🐈‍⬛ Periyodik Cetvelde Bir Grupta En Fazla Kaç Tane Element Bulunabilir

Birsonraki adımda değerlik elektronlarını bulacağız. Bu alt bölümde, 3. gruptan 12. gruba kadar olan grupların oluşturduğu dikdörtgen şekilli bloktaki elementler olan geçiş metallerini görmezden geleceğiz. Bu elementler diğerlerinden biraz farklıdır, o nedenle bu alt bölümdeki adımlar onlar üzerinde işe yaramaz. Periyot Periyodik cetvelde yatay sıralara periyot denir. Periyodik cetvelde 7 tane periyot bulunur. 1.Periyot: En kısa periyottur. Sadece 2 tane elementi bulunur. Hidrojen (H) ve Helyum (He) dur. 2.Periyot : 8 tane element bulunur. Bunlar Li, Be, B , C, N , O , F ve Ne 'dur. 3. Periyot : 8 tane element bulunur. Periyotlarınuzunlukları farklıdır. İlk periyot hidrojen periyodudur. Ve burada hidrojen (1) ile helyum (21) yer alır. Bunun ardından her birinde 8 element bulunan iki kısa periyot uzanır. Birinci kısa periyotta lityumdan (3) neona (10) kadar olan elementler, ikinci kısa periyotta ise sodyumdan (11) argona (18) kadar olan elementler Grup(periyodik tablo) Periyodik tabloda dikey sütunlara grup denir. Aynı grupta olan elementlerin kimyasal özellikleri benzerdir. Yukarı doğru dikeyce çıktıkça özellik yoğunlaşır ve belirginleşir. Bir A grubuna ait elementin son katmanında kaç elektron varsa grup sıralaması da odur. Örneğin, berilyum (Be) atomunun son Soru2. Yukarıdaki periyodik sistemde yerleri belirtilen elementlerle ilgili, I. Na elementi, K elementi ile aynı grupta ve Al elementi ile aynı periyottadır. II. F ve Br elementleri benzer kimyasal özellik gösterir. III. 3. periyot Sc elementi ile başlar. Yataysıralarda atom numaraları arttıkça, elementlerin fiziksel ve kimyasal özellikleri değişir. Periyodik cetveldeki düşey sütunlara grup denir. Aynı gruptaki elementler benzer kimyasal özellikler gösterir.Periyodik cetvelde 8 tane A ve 8 tane B olmak üzere 16 tane grup vardır. Periyodik cetvel 18 sütundan oluşur. Soru2. Katı halde elektrik akımını iyi ileten X elementi için aşağıdaki açıklamalar veriliyor. I. Periyodik tabloda daha çok sol ve orta kısımda bulunabilir. II. Periyodik tabloda 2A grubunda olabilir. III. Tel ve levha haline gelemez. IV. Erime-kaynama noktası düşüktür ve oda sıcaklığında gaz halindedir. 4OLw. 16. 3. periyot 2A grubu elementi için aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır? A Metaldir. B Oda koşullarında katı halde bulunur. C Elektron dağılımı yazıldığında 3. katmanında 2 elektron bulunur. D Atom numarası 12’dir. E 1A grubunda bulunan bütün elementlerle bileşik oluşturur. Periyodik tabloda bulunan 2A grubunda bulunan bileşik MagnezyumMg'dur. Magnezyum, A Metaldir. B Oda koşullarında katı halde bulunur. C Elektron dağılımı yazıldığında 3. katmanında 2 elektron bulunur. D Atom numarası 12’dir. Ancak,1A grubunda bulunan bütün elementlerle bileşik oluşturmaz. Cevap E'dir. 17. Periyodik sistemle ilgili verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri yanlıştır? I. A grubu elementlerinin tamamı metaldir. II. A grubu elementlerine baş grup elementleri de denir. III. Lantanit ve aktinitlere geçiş elementleri denir. A I ve II B I ve III C II ve III D Yalnız I E Yalnız II I. A grubu elementlerinin tamamı YANLIŞTIR. II. A grubu elementlerine baş grup elementleri de DOĞRUDUR III. Lantanit ve aktinitlere geçiş elementleri bu ifade kısmen ile 3A arasında kalan elementlerin tümüne geçiş elementleri d blok elementleridir. Doğru cevap B I ve III'tür. 18. Aşağıda atom numarası verilen elementlerin hangisinin grup adı doğrudur? A 11X toprak alkali metal B 3Y alkali metal C 17Z soy gaz D 13K halojen E 15M toprak metal A 11X ->Alkali metaldir. B 3Y->alkali metaldir. C 17Z->ametaldir. D 13K-> ara geçiş metalidir. E 15M-> ametaldir. Yani tek doğru cevap B seçeneğidir. 19. Periyodik sistemde yerleri belirtilen elementlerle ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur? A H ve Ar aralarında bileşik oluşturmaz. B Ca ve C bileşik oluşturmaz. C H ve Na bileşiklerinde daima elektron verir. D Na ve Ca alaşım oluşturabilir. E He ve Ar’un son katmanlarında 8 elektron vardır. 20. Periyodik sistemde aynı grupta yukarıdan aşağıya gidildikçe atom yarıçapı artarken; I. Metalik özellik II. İyonlaşma enerjisi III. Elektron ilgisi niceliklerden hangisi ya da hangilerinin artması beklenmez? A Yalnız I B Yalnız II C I ve II D II ve III E I, II, ve III Periyodik cetvelde aynı grupta yukarıdan aşağıya doğru inildikçe elementlerin; -Metalik özelliği artar. -Elektron ilgisi azalır. -İyonlaşma enerjileri azalır. Yani cevap D'dir. 21. Aşağıdaki atomlardan hangisinin çapı en küçüktür? A 8O B 9F C 11Na D 12Mg E 13Al Şimdi atom çapı atom çapı periyodik tabloda sağdan sola ve yukarıdan aşağıya gittikçe artar. O zaman bu elementleri periyodik tabloya dizdiğimizde periyodik tabloda en sağ ve yukardaki elementin atom çapı en küçüktür . Bu da periyot sayısı en küçük grup numarası en büyük element demektir. O yüzden cevabımız 9F'dir. B şıkkı 9. Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Kimya Ders Kitabı Sayfa 91 Cevabı 22. Derya tabloda verilen doğru/yanlış türündeki ifadeleri aşağıdaki gibi işaretlemiştir. 23. X Y Z 3. periyotta yanyana bulunan X, Y, Z elementleri ile ilgili; I. İyonlaşma enerjisi en büyük olan Z’dir. II. Atom hacmi en büyük olan X’tir. III. Y yarı metalse X metaldir. bilgilerinden hangisi kesinlikle doğrudur? A Yalnız I B Yalnız II C I ve II D II ve III E I, II, ve III Periyodik tabloda soldan sağa doğru gidildikçe atom numarası artar. Buna bağlı olarak soldan sağa doğru gidildikçe atom yarıçapı küçülür ve değerlik elektronları çekirdek tarafından daha kuvvetli çekilir. Bunun sonucu olarak iyonlaşma enerjiside artar. Buna göre, I. İyonlaşma enerjisi en büyük olan Z’dir. II. Atom hacmi en büyük olan X’tir. ifadeleri doğrudur. Ancak için kesin bir yargı diyemeyiz. 24. 1A grubu elementlerinden 3Li, 11Na, 19K’un metalik özelliklerinin karşılaştırılması hangi seçenekte doğru verilmiştir? A Li> Na> K B K>Na>Li C Na>K>Li D K=Li>Na E K>Li>Na Periyodik tablo, elementlerin belirli sıraya göre dizildiği tablodur. Bu dizilim eski zamanlarda kütle numarası gibi başka ölçütlere göre dizilmiştir. Fakat günümüzdeki sistemde kütle numarası değil, atom numarası artacak şekilde dizilmektedir. Soruda 1A grubu metallerinden bazılarını vermiş. Aynı grup elementlerinin son katmanlarındaki elektron sayıları değerlik aynıdır. 1A grubu değerliği 1 olan elementlerin toplandığı gruptur. Zaten sorudaki elementlere baktığımızda Li 21 Na 281 K 2881 olduğunu görürüz. Şu an yazdığım sıra periyodik tablodaki gibidir. Yani yukarıdan aşağı doğrudur. Aynı grup metallerinde aşağı inildikçe metalik özellik artmaktadır. Yani bu özelliğe göre sıraladığımızda K>Na>Li olduğunu görürüz. Doğru yanıt B seçeneğidir 25. Günümüzdeki periyodik sistemle ilgili verilen bilgilerden hangisi doğrudur? A Mendeleyev tarafından oluşturulmuştur. B Elementler artan atom kütlesine göre sıralanmıştır. C Bir periyot toprak alkali metalle başlayıp soy gazla son bulur. D Moseley’in önerisi ile atom numarasına göre düzenlenmiştir. E Bazı elementlerin yerleri boş bırakılmıştır. A Mendeleyev tarafından DOĞRUDUR. B Elementler artan atom kütlesine göre C Bir periyot toprak alkali metalle başlayıp soy gazla son YANLIŞTIR. H bir metaldir. D Moseley’in önerisi ile atom numarasına göre DOĞRUDUR. E Bazı elementlerin yerleri boş Lantanit ve Aktinitlerin yerleri aşağıda verilir. 26. X Y Z atomlarının aynı periyotta olduğu bilindiğine göre I. Çekirdek yükü en büyük olan Y dir. II. 1. iyonlaşma enerjisi en küçük olan X tir. III. Elektron ilgileri Y Z>X olacaktır. 30. Bir elementin ikinci iyonlaşma enerjisinin birinci iyonlaşma enerjisinden büyük olmasının nedeni I. Çekirdek çapının küçülmesi II. Çekirdek yükünün artması III. Elektron başına düşen çekim gücünün artması ifadelerinden hangisi ile açıklanabilir? A Yalnız I B Yalnız II C Yalnız III D I ve II E I, II ve III İyonlaşma enerjisi, atomun gaz halindeyken temel halinden bir elektronu uzaklaştırmak için gerekli olan enerjiye denir. Periyodik tabloda, aynı periyotta soldan sağa doğru gidildikçe atom yarıçapı küçülür ve değerlik elektronları çekirdek tarafından daha kuvvetli çekilir. Bunun sonucu olarak iyonlaşma enerjiside artar. çapının küçülmesi II. Çekirdek yükünün artması III. Elektron başına düşen çekim gücünün artması bunun sebeplerindendir. 31. 17 35Cl ve 17 37Cl ile ilgili; I. Kimyasal ve fiziksel özellikleri farklıdır. II. 17 35Cl nun atom çapı, 17 37Cl nin atom çapından küçüktür. III. Elektron başına düşen çekim kuvvetleri farklıdır. ifadelerinden hangisi ya da hangileri yanlıştır? A Yalnız I B Yalnız II C I ve II D II ve III E I, II ve III 32. Aşağıdaki tanımlardan hangisi yanlış verilmiştir? A İyonlaşma enerjisi Gaz hâldeki nötr atomdan elektron koparmak için gereken enerjidir. B Elektron ilgisi Gaz hâldeki nötr atomun elektron alması sırasındaki enerji değişimidir. C Orbital Elektronların bulunma ihtimalinin yüksek olduğu hacimsel bölgedir. D Uyarılmış hâl Atoma enerji verilerek elektronun daha yüksek enerji seviyesine geçme hâlidir. E Temel hâl Bağ elektronlarını çekme hâlidir. Sırayla gitmek gerekirse; A, B, C ve D seçeneklerinde verilen tüm tanımlar doğru verilmiştir. Ancak E seçeneğinde verilen tanım yanlış verilmiştir. İncelemek gerekirse temel halin tanımı; bir atomun tüm elektronlarının olabilecek en düşük seviyede olduğu halidir. E seçeneğinde verilen tanım yani bağ elektronlarını çekme gücüne de *Elektronegatiflik* denir. 33. Görselleri verilen atom modellerinin isimlerini boşluklara yazınız. 9. Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Kimya Ders Kitabı Sayfa 94 Cevabı 34. Atomlar neden ışıma yapar? Atomların uyarılması demek; ısı, ışın, enerji ve manyetik alan gibi etkilerle elektronların yerlerinin değiştirilmesidir. Atomların dışarıdan hiç enerji almamış hallerine '' Temel Hal '' denir. Temel haldeki bir atoma enerji vererek elektronunu üst seviyelerden birisine çıkarma işlemine atomu uyarma denir. Böylece üst enerji seviyesine çıkılabilceği gibi alt enerji seviyesine inilmeside sağlanabilir. Uyarılmış hal temel hale göre kararsızdır. Belli bir süre sonra eski haline geri döner. Enerji verilerek aşırı uyarılırsa elektron sonsuza uzaklaştırılmış olur ki buna iyonlaşma adı verilir. Uyarılarak üst seviyeye geçen elektronlar tekrar eski hallerine dönerken yaydıkları ışın farklı olur. Bu özellik bilim ve teknolojide bir çok farklı yerde kullanılmaktadır. MR, ultrason, lazer, x ışınları gibi. Atomlar; a Hızlandırılmış elektronlar ile b Foton bombardımanı c Sıcaklık yükseltilerek d Birbirleri ile çarpıştırılarak uyarılabilirler. ELEKTRONLARLA UYARILMA Elektronun bir atomu uyarabilmesi için enerjisinin atomun I. uyarılma enerjisine eşit ya da ondan büyük olması gerekir. Elektronların enerjisi atomun I. uyarılma enerjisinden küçükse esnek çarpışmalar gerçekleşir. Elektronlar enerji yitirmez ve atom ışıma yapmaz. 9A Bağlar - Bileşikler BAĞLARa Atomları bir arada Tutan KuvvetlerAtom veya molekülleri bir arada tutan çekim kuvvetlerine kimyasal bağ gazların atomları en kararlı atomlardır. Diğer atomlar elektron dizilişlerini soy gazlarınkine benzetmek için yani daha kararlı bir yapıya sahip olmak için kimyasal bağ yaparak bileşikleri bağlar üç grup altında İyonik Bağlar2 Kovalent Bağlar3 Diğer Bağ Çeşitleri1 İyonik Bağlar Metaller ile ametaller arasında oluşur. Ametallerin elektrona ilgileri metallere göre daha fazladır bu yüzden bileşik oluştururken metaller ametallere elektron vererek + yüklü iyonları oluşturur. Ametaller de elektron alarak - yüklü iyonları oluşturur. Bu şekilde oluşan + iyonlar ile – iyonlar arasındaki elektrostatik çekim kuvvetlerine iyonik bağ denir. Bu tür bileşiklere de iyonik bileşikler adı verilir. Ör NaCl bileşiği için;11Na 1s2 2s2 2p6 3s117Cl 1s2 2s2 2p6 3s2 3p5 şeklinde elektron dizilişleri vardır. Na atomu 1 elektron vererek Na+1 iyonunu oluşturur ve elektron dizilişini 10Ne soy gazına benzetir. Cl atomu ise 1 elektron alarak Cl-1 iyonunu oluşturur ve elektron dizilişini 18Ar soy gazına benzetir. Na+1 1s2 2s2 2p6Cl-1 1s2 2s2 2p6 3s2 3p6 şeklinde bileşiği iyonik bir bileşiktir. İyonik yapılı bileşikler oda koşullarında katı haldedir. Kırılgan yapılıdırlar, kendilerine özgü kristal yapıları vardır. Katı halde elektrik akımını iletmezler. Sıvı veya sulu çözeltileri elektrik akımını iletirler. Suda iyonlaşarak çözünürler. Elektron Nokta Yapıları Lewis Yapıları Atomlar arasındaki bağlar ve atomun değerlik elektronları sembolünün çevresinde noktalarla belirtilir. Bu gösteriş şekline Lewis yapısı nokta yapısında atomların yalnız değerlik elektronları sembolün çevresine yazılır. 2 Kovalent Bağlar Ametal atomları metallerle bileşik oluştururken elektron alarak iyonik bağ oluşturur. Ametal atomları kendi aralarında bileşik oluştururken ise elektronlarını ortaklaşa kullanarak bileşik oluştururlar. Elektronların ortaklaşa kullanılması sonucu oluşan bağlara Kovalent bağ atomları yarı dolu orbitallerindeki elektronlarını ortaklaşa kullanarak bağ oluşturur. Bu nedenle genellikle yapabilecekleri bağ sayısı yarı dolu orbital sayısı kadardır. NOT Elektron nokta yapısında kovalent bağlar ve atomlara ait nokta elektron çiftleri - ile gösterilebilir. NOT Bir atomun değerlik elektron sayısını ikiye tamamlamasına dublet, sekize tamamlamasına da oktet kuralı denir. 3 Metalik Bağ Metal atomlarının değerlik elektronları çekirdeğe zayıf kuvvetle bağlıdır ve boş orbitaller bulunur. Örneğin 11Na atomunun son enerji düzeyinde bir tane değerlik elektronu vardır. Bu elektron 3s orbitalinde bulunur ve 3p ve 3d orbitalleri boştur. Atom çekirdeği tarafından zayıf olarak çekilen bu elektron boş orbitallere geçebilir. Çok sayıda Na atomu bir araya geldiğinde Na atomlarının değerlik elektronları birbirlerinin boş orbitallerinde dolaşır ve metal atomu çekirdeklerinin arasında bir elektron bulutu oluştururlar. Bunun sonucu çekirdekler + yük kazanır. Dolayısıyla elektron bulutu ile metal çekirdekleri arasında bir elektrostatik çekim oluşur. Buna metalik bağ Elektron bulutu metallere çekiçle dövülebilme, tel haline getirilebilme, elektrik akımını ve ısıyı iletebilme özelliklerini kazandırır. BAĞLAR ve MADDENİN HALLERİMaddelerin katı, sıvı ve gaz halinde olması atom ve moleküllerin birbirlerini çekme kuvvetleri ile ilgilidir. 1 Birinci Grup Etkileşim Bu grup etkileşim, atomlar arası etkileşim olan iyonik, kovalent ve metalik bağları içine alır. İyonik yapılı maddeler oda koşullarında katı halde bulunurlar. Katı halde iletken değildirler. Kırılgan yapılıdırlar. Erime ve kaynama noktaları yüksektir. Suda iyonlaşarak çözünürler. Sıvı halleri ve sulu çözeltileri elektrik akımını iletir. Kendilerine özgü kristal yapıları vardır. NOT Moleküller ve atomlar arası bağ kuvvetlendikçe maddelerin erime ve kaynama noktası İkinci Grup Etkileşim Bu grup moleküller arasındaki etkileşimleri içerir. Bu etkileşimler şunlardır• Van der waals bağları• Dipol – dipol etkileşimi• Hidrojen BağlarıVan der waals bağları Bu tür çekim kuvvetleri kovalent bağlı moleküller ve soy gazların sıvı hallerindeki atomlar arası çekim kuvvetleridir. Bu etkileşim bir atom veya molekülde elektronların serbest hareketi sonucu oluşur. İki molekül birbirlerine yaklaştıklarında elektron – elektron itmesi sonucu kısa bir süre için molekülün bir tarafı + bir tarafı – yükle yüklenir. Bunun sonucu zayıf da olsa moleküller arası elektrostatik çekim kuvvetleri oluşur. Bu kuvvetlere Van der Waals bağları Van der Waals çekim kuvvetleri molekülün büyüklüğü ve ağırlığı arttıkça – dipol Etkileşimi + ve – kutuplu moleküllerin zıt kutupları arasında bir elektrostatik çekim kuvveti oluşur. Buna dipol – dipol etkileşimi denir. Hidrojen Bağları Florür, oksijen ve azot elementlerinin hidrojenli bileşiklerinde, H atomu ile F, O ve N atomları arasında oluşan çekim Hidrojen bağları, van der waals ve dipol – dipol bağlarından daha sağlamdır. BİLEŞİKLERİki ya da daha çok elementin kimyasal özelliklerini kaybederek belli oranlarda birleşmesiyle oluşan saf maddelere bileşik denir. Bileşikler iyon yapılı ve molekül yapılı bileşikler olmak üzere iki grupta İyon Yapılı Bileşikler Metallerle ametaller arasında oluşan bileşiklere iyon yapılı bileşikler denir. Bu bileşiklerin tümü oda koşullarında katı halde bulunurlar. Erime noktaları çok yüksektir. Kırılgan yapıdadırlar. Katı halde elektrik akımını iletmezler. Ancak sıvı hale getirildiklerinde ya da suda çözündüklerinde iyonların hareketi ile elektrik akımını iletirler. b Molekül Yapılı Bileşikler Ametal atomlarının kendi aralarında oluşturdukları bileşiklere molekül yapılı bileşikler denir. Molekül yapılı bileşikler oda koşullarında katı, sıvı veya gaz halinde bulunabilirler. Bu tür bileşikler saf halde elektrik akımını iletmedikleri gibi pek çoğunun sulu çözeltisi de iletken değildir. Ancak suda çözündüğünde az da olsa elektrik akımını iletenleri de vardır. Örneğin şeker ve alkolün sulu çözeltileri elektrik akımını iletmediği halde sirke çözeltisi zayıf iletkendir. 10 TM Periyodik Cetvel 1 Elementlerin Sınıflandırılması Günümüzde 117 element bilinmektedir. Bu elementlerden yaklaşık 90 tanesi doğal, diğerleri yapaydır. Doğal elementlerin ise %80 kadarı metal diğerleri kendi içerisinde bazı özelliklerine göre sınıflandırılmışlardır. Genel olarak elementleri; metaller, ametaller ve yarı metaller olarak üç grupta Metaller Elementlerin büyük çoğunluğunu metaller oluşturur. Metallerin pek çoğu günlük hayatımızda kullanılır. Bunlardan bazıları altın, demir, bakır, gümüş, platin bazı özellikleri metalden metale değişse de hepsinin bir takım özellikleri ortaktır. Metallerin Ortak Özellikleri • Oda koşullarında 250C sıcaklık ve 1 atmosfer basınçta cıva hariç hepsi katı haldedir.• Yüzeyleri parlaktır.• Erime ve kaynama noktaları diğer elementlere göre yüksektir.• Tel ve levha haline getirilebilirler.• Isı ve elektrik akımını iletirler.• Bileşik oluştururken daima elektron vererek pozitif değerlik alırlar.• Metallerin asitlerle reaksiyonlarında tuz ve hidrojen gazı oluşur.• Metallerin oksijenle reaksiyonlarından oksitler oluşur.• Metaller doğada atomik yapıda bulunurlar.• Metaller kendi aralarında bileşik oluşturmaz. Bazı metaller eritilerek karıştırıldığında homojen karışımlar olan alaşımları Ametaller Ametaller metallerden çok farklı özelliklere sahiptir. Hidrojen, oksijen, azot, fosfor, kükürt ve karbon ametallere örnek olarak Ortak Özellikleri • Oda koşullarında katı, sıvı veya gaz halinde bulunabilirler. • Yüzeyleri mattır.• Erime ve kaynama noktaları metallere göre düşüktür.• Katı halde kırılgan yapıdadırlar.• Isı ve elektrik akımını iyi iletmezler. Sadece karbon elementinin allotropu olan grafit iletkendir.• Bileşik oluştururken elektron alarak negatif değerlik alabildikleri gibi pozitif değerlik de alabilirler.• Oksijen ile tepkimelerinden ametal oksitler elde edilir.• Ametal oksitler su ile genellikle asit oluştururlar.• Doğada moleküler yapıda bulunabilirler. Örneğin oksijen O2 ve O3, hidrojen H2, kükürt S8, fosfor P4 şeklinde bulunabilir.• Kendi aralarında bileşik Yarı Metaller Bazı elementler hem metal hem de ametallerin özelliklerini gösterir. Bunlara yarı metaller denir. Bor, Silisyum ve Germanyum bunlara örnek olarak verilebilir. Erime ve kaynama noktaları yüksektir. 2 Periyodik Tablo Elementlerin sayılarının artması ile bu elementlerin bir takım özelliklerine göre bir cetvele yerleştirilmesi düşüncesi bilim adamlarını meşgul etmeye başladı. başlarında yaklaşık 45 element biliniyordu. İlk defa 1869 yılında Rus kimyacısı olan Dimitri Mendeleyev, elementleri artan atom ağırlıklarına göre yatay olarak sıraladı. Rus kimyacı bu işi 63 elementle 12 yatay sıra ve 8 düşey sütun kullanarak gerçekleştirdi. Henüz bulunmamış bazı elementlerin yerlerini de boş bıraktı. Ancak 1913 yılında İngiliz fizikçi Henry Moseley periyodik sistemde elementlerin atom ağırlıklarına göre değil atom numaralarına göre yerleşmesi gerektiğini buldu. Buna göre hazırlanan periyodik cetvelin bir takım özellikleri şöyledir• Elementler atom numaralarına göre yerleşirler.• Periyodik cetvelde yatay sıralara periyot, düşey sütunlara grup denir.• Aynı grup elementleri benzer fiziksel ve kimyasal özellikler gösterirler.• 8 tane A, 8 tane B olmak üzere 16 grup vardır. 8B grubu 3 sütundan oluşur.• A gruplarına baş grup, B gruplarına yan grup denir.• Aynı gruptaki elementlerin değerlik elektronlarının dağılımı aynıdır. He hariç• Periyodik cetveldeki elementler elektron dağılımlarındaki son orbitallerine göre de gruplandırılabilirler. Elektron dağılımı s ile biten elementler s bloğunu, p ile biten elementler p bloğunu, d ile biten elementler d bloğunu ve f ile biten elementler f bloğunu oluşturur.• S ve p blok elementleri A gruplarını, d ve f blok elementleri de B gruplarını oluşturur.• D blok elementlerine geçiş elementleri denir. F blok elementlerine de iç geçiş elementleri denir. İç geçiş elementleri de lantanitler ve aktinitler olarak ikiye ayrılır. Elektron dağılımı 4f ile bitenler lantanit, 5f ile bitenler aktinit adını Periyodik Cetveldeki Yerlerinin Bulunması Atom numarası bilinen bir elementin elektron dağılımından yararlanarak periyodik cetveldeki yerini En yüksek temel enerji düzeyini gösteren baş kuantum sayısı, o elementin bulunduğu periyodu En yüksek enerji düzeyindeki toplam elektron sayısı, o elementin grubunu B grubu elementlerinden en yüksek enerji düzeyindeki s ve d orbitallerindeki toplam elektron sayısı ile grup bulunur. Toplam elektron sayısı 8, 9, 10 ise element 8B; toplam elektron sayısı 11 ise 1B ve toplam elektron sayısı 12 ise 2B Periyotlar ve Gruplar 1 Periyotlar ve Özellikleri Periyodik cetvelde yatay sıralara periyot adı verilir. Periyodik cetvelde 7 tane periyot temel halde en yüksek enerji düzeyindeki orbitallere değerlik orbitalleri , bu orbitallerdeki toplam elektron sayısına ise değerlik elektronları denir. Periyodik cetvelde bir periyot boyunca sağa doğru gidildikçe değerlik elektron sayısı ve atom numarası birer birer Değerlikorbitalleri Elektronsayısı Elementsayısı1 1s 2 22 2s 2p 8 83 3s 3p 8 84 4s 3d 4p 18 185 5s 4d 5p 18 186 6s 4f 5d 6p 32 327 7s 5f 6d 7p 32 TamamlanmadıPeriyodik cetvelde ilk üç periyot kısa, 4 ve 5. periyotlar orta, 6 ve 7. periyotlar uzu ndur.• Birinci Periyot En kısa periyot olup sadece H ve He elementlerinden oluşur.• İkinci Periyot 8 element bulundurur. 3Li, 4Be, 5B, 6C, 7N, 8O, 9F ve 10Ne• Üçüncü Periyot 8 element bulundurur. 11Na, 12Mg, 13Al, 14Si, 15P, 16S, 17Cl ve 18Ar• Dördüncü Periyot 18 element bulundurur. Atom numarası 19 olan potasyum ile başlar ve atom numarası 36 olan kripton ile tamamlanır. Bu periyottaki elementlerin değerlik elektronları 4s, 4p ve 3d orbitallerinde bulunur.• Beşinci Periyot Değerlik elektronları 5s, 5p ve 4d orbitallerine yerleşir. Bu periyotta da 18 element vardır. 37 atom numaralı rubidyum ile başlayıp 54 atom numaralı ksenon ile tamamlanır.• Altıncı Periyot 32 element bulundurur. Atom numarası 57 olan lantan ile başlayıp atom numarası 70 olan iterbiyum ile tamamlanan lantanitler vardır. Periyodun ilk elementi 55 atom numaralı sezyum, son elementi ise 86 atom numaralı radon dur.• Yedinci Periyot Bu periyot atom numarası 87 olan fransiyum ile başlar. Ancak bu periyot henüz tamamlanmadığından soy gaz bulunmaz. En fazla 32 element yerleşebilecek bu periyotta 26 element vardır. Bu periyotta da atom numarası 89 ile başlayıp 102 ile biten aktinitler denilen elementler Gruplar ve Özellikleri Periyodik tablodaki düşey sütunlara grup denir. Periyodik tabloda 18 tane sütun vardır. Bu sütunlardan 8 tanesi A gruplarını diğer sütunlar ise B gruplarını oluşturur. A gruplarından 1A ve 2A periyodik cetvelin s bloğunu; 3A, 4A, 5A, 6A, 7A ve 8A ise p bloğunu oluşturur. B grupları ise d bloğu ve f bloğu elementlerinden grubu elementlerinin özel adları vardır. 1A grubuna alkali metaller2A grubuna toprak alkali metaller3A grubuna toprak metaller4A grubuna C grubu5A grubuna N grubu6A grubuna O grubu7A grubuna halojenler8A grubuna soy gazlar denir.• 1A Grubu Bu grubun en başında bulunan hidrojen metal olmamasına rağmen elektron dağılımından dolayı bu grupta yer alır. Alkali metallerin elektron dağılımı s1 ile biter. 1A grubu elementlerinin değerlik elektron sayıları 1 dir. H dışındakiler bütün bileşiklerinde +1 değerlik alırlar.• 7A Grubu Değerlik elektron sayıları 7 dir. Elektron dağılımları ns2 np5 şeklindedir. Oda koşullarında iki atomlu olarak bulunurlar F2, Cl2, Br2 ve I2 Grupta yukarıdan aşağıya inildikçe kaynama noktaları artar. Oda koşullarında F2 ve Cl2 gaz, Br2 sıvı ve I2 ise katıdır. Halojenlerin hidrojenli bileşikleri asit özelliği gösterir. Bu grup en aktif ametallerdir. Kararlı bileşiklerinde -1 değerlik alırlar. Cl, Br ve I bazı bileşiklerinde +7 ye kadar değerlik alabilir. F bileşiklerinde yalnız -1 değerlik alır.• 8A Grubu Değerlik elektron sayıları He hariç 8 tanedir. Elektron dağılımları ns2 np6 şeklindedir. He ise atom numarası 2 olduğundan elektron dağılımı 1s2 şeklindedir. Atomik yapıdadırlar. Oda koşullarında gaz halindedirler. Soy gazların tüm orbitalleri tam dolu olduğundan kararlı elementlerdir. Bileşik oluşturmazlar. Ancak özel koşullarda He, Ne ve Ar hariç soy gazların bileşikleri elde edilmiştir.• B Grubu B grubu elementlerine geçiş elementleri denir. Bu grup elementlerinin tümü metaldir. Bileşiklerinde daima pozitif değerlikler alırlar. Bu elementler d bloğunda bulunur. Isı ve elektriği iletirler. Cıva hariç katı halde bulunurlar. Periyodik cetvelin 3B ve 3B grubundaki elementler f bloğu elementleridir. 3B grubuna lantanitler, 3B grubuna aktinitler denir. 10 TM Atom Modelleri ve Elektron Dizilişi Atom Modelleri Bilim insanları doğrudan gözlenemeyen atomun yapısı hakkında dolaylı yollardan veriler toplamış, bu verileri yorumlamış ve düşüncelerini belli bir sistematik içerisinde açıklamıştır. Dolaylı yollardan elde edilen verilerden hareketle atomun yapısını aydınlatmak için tasarlanan örneklere ve açıklamalara atom modelleri denir. Atom fikri M. Ö 5. yüzyıla dayanır. Ancak ilk bilimsel model 1803 yılında Dalton tarafından ortaya konmuştur. John Dalton Atom Modeline Göre; 1. Madde çok küçük, yoğun, içi dolu ve küresel atomlardan oluşmuştur. Atom bölünmez. 2. Bir elementin atomları şekil, hacim ve kütle bakımından aynı, farklı elementlerin atomları ise bu özellikler bakımından Bileşiği oluşturan elementlerin atom sayıları arasında, tam sayılarla ifade edilen bir oran vardır.  Dalton atom modelinin bir çok ilkesi günümüzün ulaştığı bilgi ve beceriye göre geçerli değildir. Thomson Atom Modeline Göre;1. Atom + yüklü küredir. - yüklü tanecikler olan elektronlar bu kürenin içerisinde homojen Atomun yapısındaki pozitif yüklü taneciklerin sayısı, negatif yüklü taneciklerin sayısına eşit olduğu için atom nötr dür. 3. Atom , yarıçapı 10-8 cm olan bir küre şeklindedir. 4. Atomun kütlesini büyük ölçüde protonlar oluşturur. Çünkü elektronların kütlesi ihmal edilecek kadar küçüktür.  Thomson atom modeli atomun elektriksel özelliklerini açıkladığı için önemlidir. Ancak + ve - yüklerin konumları doğru tanımlanmamıştır. Rutherford Atom Modeline Göre ; 1. Kütlenin büyük bir kısmı ve pozitif yüklerin tümü atomun merkezinde toplanmıştır. Buna atom çekirdeği Çekirdek yarıçapı yaklaşık 10-12 cm , atomun yarıçapı 10-8 cm dir. Atomun büyük bir kısmı boşluktur. Elektronlar bu boşluğa Çekirdek pozitif yüklü, bir elementin bütün atomlarında aynı, farklı elementlerin atomlarında Bir atomdaki elektron sayısı çekirdekteki proton sayısına eşittir.  Rutherford atom modeli elektronların boşlukta nasıl durduklarını, konumlarını ve çekirdek ile ilişkilerini açıklayamamıştır. Bohr Atom Modeline Göre; 1. Bir atomun elektronları çekirdeğin çevresinde herhangi bir uzaklıkta olamaz. Elektronlar çekirdekten belirli bir uzaklıkta ve belirli bir enerjiye sahip yörüngelerde hareket ederler. Yörüngelere temel enerji düzeyi denir. 2. En düşük enerji düzeyine 1 olmak üzere her enerji düzeyi bir sayı veya harf ile Elektronlar çekirdek çevresindeki dairesel yörüngelerde dönerler. 4. Atomun en düşük enerjili ve en kararlı haline temel hal denir. Atomlar ısıtıldığında enerji alarak daha yüksek enerji katmanlarına geçerler. Bu tür atomlara uyarılmış atom denir. 5. Atomlar temel halde iken ışık yaymaz. Uyarılmış atomlar ise ışık yayar.  Bohr atom modeli, modern atom teorisinin gelişiminde önemli bir basamak olmuştur. Modern Atom Modeline Göre;  Elektronların çekirdek çevresinde bulunma olasılığının yüksek olduğu alanlara orbital denir.  Elektronun yerini kesin olarak hesaplamak mümkün değildir. Ancak belirli bir uzay bölgesinde bulunma olasılığı hesaplanabilir. İşte elektronların bulunma olasılıklarının yüksek olduğu bölgelere orbital denir.  4 farklı orbital bulunur. Bunlar s, p, d ve f orbitalleri olarak adlandırılırlar. s orbitali 1 tanedir. p orbitali 3 tanedir. d orbitali 5 tanedir ve f orbitali 7 tanedir. Elektron DağılımıÇok elektronlu atomlarda elektronların orbitallere dağılımı yazılırken aşağıdaki kurallar uygulanır. • Elektronlar yerleşirken her zaman en düşük enerjili olanı tercih eder. • Temel halde elektronlar çekirdeğe en yakın olan en düşük enerjili orbitalden başlayarak sıra ile en yüksek enerjili orbitale doğru doldurulur.• Bir orbital en fazla 2 elektron alır. Pauli ilkesi • Aynı enerjili orbitallere elektronlar önce tek tek yerleştirilir, sonra her orbitaldeki elektron sayısı ikiye tamamlanır. Hund kuralı • Bir orbitalin hangi temel enerji düzeyinde olduğu sembolün önüne, orbitalin içerdiği elektron sayısı orbital simgesinin sağ üst kısmına yazılarak gösterilir. Buna göre, temel hal elektron dağılım sırası1s2 2s22p6 3s23p6 4s23d104p6 5s24d105p6 6s24f145d106p6 7s25f146d107p6Küresel Simetri Orbitallerin dolu veya yarı dolu olması haline küresel simetri denir. Bu şekilde elektron dizilişine sahip olan atomlar küresel simetrik yük dağılımına sahiptir. Bu tür atomlar daha kararlıdır. 10 TM Atomun Yapısı 1 Atomun Temel Tanecikleri Bir elementin tüm özelliklerini gösteren en küçük parçasına atom denir. Atom doğrudan gözlenemeyen bir tanecik olduğundan maddenin kimyasal değişimleri incelenerek ve bilimsel deneylere dayanan akılcı öngörülerle atom modelleri oluşturulmuştur.  Dolaylı yollardan elde edilen verilerden hareketle atomun yapısını aydınlatmak için tasarlanan örneklere ve açıklamalara atom modelleri denir.  Bir elementin atomu iki temel bölüm ve üç temel tanecikten oluşur. Atomun bölümleri;1. Çekirdek2. YörüngelerAtomun temel tanecikleri;1. Proton2. Nötron3. ElektronÇekirdek; atomun çok küçük bir bölümünü oluşturur. Atomun çekirdeğinde proton ve nötron Proton; p veya p+ ile gösterilir. Kütlesi +1 olan ve yükü de +1 olan taneciktir. 2. Nötron; n veya n0 ile gösterilir. Yüksüzdür. Kütlesi 1 kabul edilir.  + yüklü protonlar birbirini iter. Bu itmenin sonucunda atomun çekirdeğinin parçalanması gerekir. Nötronlar ve çekirdek oluşurken meydana gelen bağlanma enerjisi çekirdeğin parçalanmasını engeller. Yörüngeler; atomun bir parçacığı olan elektronlar çekirdeğin etrafında sabit bir yerde durmaz. Elektronlar çekirdekten belirli uzaklıklarda hem kendi etrafında hemde çekirdeğin etrafında çok hızlı hareket eder. Elektronların çekirdek etrafında bulundukları yerlere yörünge Elektron; e veya e- ile gösterilir. -1 yüklüdür. Gerçek kütlesi 9, gram dır. Elektronlar çekirdekten belirli uzaklıklarda bulunur. Bu uzaklıklara yörünge veya katman denir. Atomlar birden fazla katmana sahip olabilir. Katmalar birer enerji seviyesidir, çekirdeğin çevresini saran küresel bir yapıya sahiptir. 7 tane enerji katmanı vardır. Bir enerji katmanının numarası n ile gösterilir. Atom Numarası Çekirdekteki proton sayısına denir. Atom numarası = proton sayısı = çekirdek yükü• Nötr atomlarda atom numarası aynı zamanda elektron sayısına eşittir. • Atom numarası elementin hangisi olduğunu anlamamızı sağlar. • Fiziksel ve kimyasal olaylarda atom numarası değişmez.• Radyoaktif olaylarda atom numarası değişebilir.• Atom numarası genelde Z ile gösterilir. Element sembolünün sol alt köşesine 11Na 12Mg 16S gibiKütle Numarası Kütle numarası, proton sayısı ile nötron sayısının toplamına eşittir. • Genelde A ile gösterilir. A = p + n• Kütle numarasına nükleon sayısı da denir.• Fiziksel ve kimyasal olaylarda kütle numarası değişmez.• Radyoaktif olaylarda kütle numarası değişebilir.• Kütle numarası element sembolünün sol üst köşesine 4He 32S gibiİzotop Atomlar Atom numaraları aynı , kütle numaraları farklı atomlara izotop atomlar denir. • Bir elementin izotop atomlarının kimyasal özellikleri aynıdır. • İzotop atomların öz kütle, çekirdek çapı, nükleon sayısı gibi bazı fiziksel özellikleri farklıdır.• Bir elementin izotop atomlarının aynı element ile oluşturdukları bileşik formülleri ve bileşiğin kimyasal özellikleri aynıdır. • Radyoaktif tepkimeler sonucunda izotop atomlar elde edilebilmektedir. İzoton Atomlar Atom numaraları farklı, nötron sayıları eşit olan atomlara izoton atomlar denir. İzoton atomların tek ortak noktaları nötron sayılarının eşit olmasıdır. İzobar Atomlar Atom numaraları farklı, kütle numaraları aynı olan atomlara izobar atomlar denir. İzobar atomların tek ortak noktaları kütle numaralarının eşit olmasıdır. İyon Kavramı Yüklü atom veya atom gruplarına iyon denir. Ör N atom, N-3 iyondur veya C atom, CN- iyondur.• Bir atom elektron alınca, aldığı elektron sayısı kadar - yüklenir. Çünkü aldığı elektronları nötrleştirecek protonu yoktur. Bir elementin elektron alması ekzotermiktir. F + e- → F- + enerji• Bir atom elektron alarak - yüklendiğinde fiziksel ve kimyasal özellikleri değişir. Elektron sayısı ve atom çapı artar. Elektron başına düşen çekim kuvveti azalır. • Bir atom elektron verince , verdiği elektron sayısı kadar + yüklenir. Çünkü elektronların ayrılmasıyla bazı protonların yükü serbest kalır. Bir elementin elektron vermesi endotermiktir. H + enerji → H+ + e-• Bir atom elektron vererek + yüklendiğinde fiziksel ve kimyasal özellikleri değişir. Elektron sayısı ve atom çapı azalır. Elektron başına düşen çekim kuvveti artar.  + yüklü iyonlara katyon , - yüklü iyonlara ise anyon denir.  İki veya daha çok sayıda atom birleşerek, pozitif veya negatif yüklü iyon oluşturabilirler. Bu iyonlara çok atomlu iyonlar denir. Ör OH-, NH4+ Tanecikler Elektron sayıları eşit olan atom ve iyonlara izoelektronik tanecikler denir. İzoelektronik taneciklerin proton sayıları farklı, elektron sayıları eşittir. 9A 1. ünite konu özeti  Priestley’in kimya bilimine en önemli katkısı oksijen gazını ilk olarak sentezlemesidir.  Kimyanın gerçek bilimsel niteliğine kavuşması ünlü Fransız bilgini Antoine Laurent Lavoisier ile başlar. Lavoisier kapalı kaplarda yaptığı deneylerde kimyasal reaksiyonlar sırasında kütlenin değişmediğini saptayarak kütlenin korunumu yasasını bulmuştur. Lavoisier sonrasında, Alman Richter 1791 de eşdeğer oranlar yasasını, Fransız Proust sabit oranlar yasasını, Jhon Dalton da katlı oranlar yasasını bularak kimyasal bileşiklerdeki nicel bağıntıları belirlemeye çalışmışlardır.  Görüldüğü gibi kimyanın bilim olma süreci deneysel ölçümlerin yorumlanması ile başlamıştır.  Kimyasal reaksiyonlarda reaksiyona giren maddelerin kütleleri toplamı, ürünlerin kütleleri toplamına eşittir. Yanma olayında toplam kütle değişmez. Yanma olayında oksijen kullanılır. Örneğin kibritin yanmasında kül ile birlikte su buharı ve CO2 oluştuğunu biliyoruz. Su buharı ve CO2 havaya karıştığı için geriye kalan külün kütlesi haliyle kibrit kütlesinden az olur. İster doğal, ister sentez yoluyla hazırlansın her bir durumda bileşiklerin bileşimlerinin sabit olduğu gözlenmiştir.  Sabit oran zaman, ortam ve çalışma şartlarından bağımsızdır. Bir bileşiğin yüzde bileşimi sabittir ya da bir bileşiği oluşturan elementlerin kütleleri arasında basit ve sabit bir oran H ve O elementlerinden oluşan H2O bileşiğinin her 9 gramında 1 gram H ve 8 gram O vardır. Bileşikteki sabit kütle oranı H/O= 1/8 dir. Dünyanın neresinde olursa olsun saf su analiz edildiğinde H/O oranı aynı olacaktır.  Bir elementin tüm atomlarının kütlesi, özelliği aynıdır. Eğer bir elementin tüm atomları kütlece aynı ise bir bileşiğin kütlece % bileşimi de tek bir değerdir. Bileşik nasıl ve ne şekilde elde edilirse edilsin. Modern kimyanın önemli kurucularından olan Dalton 1807 yılında birbirleriyle birleşen elementlerin kütle ölçümleriyle ilgili yaptığı sayısız deneyler sonucunda atomların var olabileceğini söyleyerek atomların varlığı ile ilgili ilk inandırıcı yorumu yapmıştır. Bazen aynı iki element farklı oranlarda birleşerek çeşitli bileşikler oluşturabilirler. Örneğin 64 gram bakır ile 8 gram oksijen birleşerek kiremit kırmızısı renginde bakır I oksit bileşiğini yine aynı miktarda bakır bu defa 16 gram oksijen ile birleşerek siyah renkli bakır II oksit bileşiğini oluşturur. İki element Cu ve O farklı oranlarda birleşerek farklı iki bileşik meydana getirmektedir. Her iki örnekte da bakır 64 gramdır, ancak 2. bileşiği yapmak için gereken oksijen miktarı için kullanılanın iki katıdır. Bu bileşiklerde aynı miktar 64 gram bakır ile birleşen oksijen kütleleri arasındaki oran 8/16 = ½ dir. İki element aralarında birden fazla bileşik oluşturuyorsa elementlerden birinin sabit miktarıyla birleşen diğer elementin değişen farklı miktarları arasında tam sayılarla ifade edilen basit bir oran vardır. Bu orana kat oranı denir.  Sabit ve katlı oranlar kanunları, elementlerin atom adı verilen kimyasal tepkimelerde parçalanmayan çok küçük taneciklerden oluştuğunu Katlı oranlar yasası iki elementin farklı türde bileşikler oluşturduğu durumlarda geçerlidir. Örneğin SO2 ve SO3 gibi. Ancak bileşik çiftlerindeki elementler ortak olmadığı durumlarda katlı oranlar yasasından söz edilemez. Örneğin CS2 ve CO gibi Örnek 32 g S + 32 g O = 64 g SO2 32 g S + 48 g O = 80 g SO3Eşit miktarda S ile birleşen diğer elementin O değişen miktarları arasındaki oran kat orandır. Oksijen kütleleri arasındaki kat oran 2/3 miktar S ile birleşen O kütleleri arasındaki oran, aynı miktar O ile birleşen S kütleleri arasındaki oranın tersine eşittir.  2H2g + O2g → 2H2Og Birleşen hacimler 212 H2g + Cl2 g → 2HClg Birleşen hacimler 112 3H2g + N2g → 2NH3g Birleşen hacimler 312 Amedeo Avogadro 1811 yılında Gaz halindeki bir çok element molekülünün tek atomlu değil de iki atomlu olduğunu, aynı sıcaklık ve basınçta gazların eşit hacimlerinde eşit sayıda molekül bulunduğunu kabul ederek birleşen hacim oranları yasasının açıklanabileceğini gösterdi.  Avogadro’ya göre bir gaz molekülü tepkimeye girdiğinde bölünebilmesi gerekiyordu. Halbuki o dönemlerde atomun parçalanamazlığı kabul ediliyordu. Günümüzdeki ifadesi ile ikişer atomlu hidrojen ve oksijen molekülleri H2 ve O2 reaksiyona girdiğinde oksijen molekülleri atomlarına parçalanır ve b,r hidrojen molekülüyle birleşir. Sonuçta su molekülü oluşur. Böylece iki atom arasında molekül oluşabileceği yani kimyasal bağ kavramı ortaya atılmış oluyordu. 10 TM Maddelerin Sınıflandırılması MADDELERİN SINIFLANDIRILMASIA. Saf Maddeler Aynı cins taneciklerden oluşan, fiziksel yöntemlerle bileşenlerine ayrılmayan ve belirli ayırt edici özellikleri olan maddelere denir. Bütün elementler ve bileşikler saf maddelerdir. Bütün saf maddeler tek cins atomdan oluşan homojen saf maddelerdir. • Elementler, fiziksel ve kimyasal yöntemlerle daha basit maddelere ayrılmazlar.• Elementler saf ve homojendirler.• Ayırt edici özellikleri bellidir.• Elementler sembollerle ve Özellikleri• Isı ve elektriği katı ve sıvı halde iyi ileten elementlerdir.• Aralarında birleşerek homojen karışım olan alaşımları oluştururlar. • Metalik parlaklıkları vardır.• Cıva hariç oda koşullarında katıdırlar.• Kırılmazlar, şekil verilebilirler.• Bileşik oluştururken elektron verirler. • Asitlerle tepkime vererek H2 gazı açığa çıkarırlar. NOT İki yada daha çok metalin karıştırılmasıyla alaşımlar oluşur. Alaşımlar homojen karışımlardır. Alaşımlar da katı ve sıvı halde elektriği iletirler. Ör. Çelik Fe – C , prinç Cu – Zn gibiAmetaller ve Özellikleri• Isı ve elektrik akımını iletmezler. Grafit iletir. • Oda sıcaklığında katı, sıvı ve gaz halde bulunabilirler. • Mattırlar.• Kırılgandırlar, şekil verilemez.• Aralarında bileşik ve Özellikleri• Kimyasal tepkimelere karşı son derece isteksizdirler. • Bileşik oluşturmazlar.• Erime ve kaynama noktaları çok düşüktür.• Oda koşullarında gaz halde bulunurlar. Bileşikler; İki yada daha fazla elementin tepkime sonucu oluşturduğu yeni maddeye bileşik denir. Aynı tür moleküllerden oluşmuşlardır. • Bileşikler saf ve homojen maddelerdir. • Oluşumları ve elementlerine ayrışmaları kimyasal dır. • Bileşenlerinin kütleleri arasında belirli bir oran vardır.• Formülle gösterilirler. İyonik Bileşikler;Elementlerin elektron alıp vermesi sonucunda oluşan katyon ve anyonların oluşturduğu bileşiklerdir.• Katı halde elektrik akımını iletmezler.• Sulu çözeltileri elektrik akımını iletir. • Erime ve kaynama noktaları genellikle yüksektir. • Katyonun adı + anyonun adı şeklinde değişik değerlik alabilen elementler varsa; katyonun adı + değerliği + anyonun adı şeklinde okunur. Kovalent Bileşikler; Elementlerin elektron ortaklığı sonucu oluşan bileşiklerdir.• Ametaller arasında oluşur.• Katı ve sıvı halde elektriği iletmezler.• Adlandırma yapılırken; birleşen elementlerin sayıları Latince ifade edilmelidir. B. Karışımlar İki yada daha fazla maddenin özelliklerini kaybetmeden oluşturduğu madde topluluğuna denir. • Bileşenlerinin özelliklerini gösterirler.• Belli bir formülleri yoktur.• Bileşenleri istenilen oranlarda karışır.• En az iki tür atom içerirler.• Homojen veya heterojen olabilirler.• Oluşumları ve bileşenlerine ayrılmaları fizikseldir. • Belli ayırt edici özellikleri yoktur. Homojen Karışımlar; Her yerinde aynı özelliği gösteren karışımlardır. Özel adları çözeltidir. Ör. Tuzlu su, kolonya, hava, lehim gibiHeterojen Karışımlar;Dışarıdan bakıldığında birden fazla maddenin karışımı olarak gözüken karışımlardır. 4’e ayrılırlar• Süspansiyon; katı + sıvı heterojen karışımlardır. Ör. Ayran, çamur, kum – su karışımı gibi• Emülsiyon; sıvı + sıvı heterojen karışımlardır. Ör. Zeytinyağlı su, süt, mayonez, mazot – su karışımı gibi• Aeresol; Bir gaz ortamında asılı durumda bulunan sıvı damlacıkların veya katı küçük parçacıklardan oluşan karışımlardır. • Adi karışımlar; katı + katı, katı + gaz, sıvı + gaz gibi heterojen karışımlara denir. Toprak, duman, sis gibi 9A Kütlenin Korunumu Antoine-Laurent de Lavoisier yaşamında kimyaya devrim getirmiş bir kişidir. Bu devrim, yüzyıllar boyunca simya’ adı altında sürdürülen çalışmaların bugünkü anlamda, kimya bilimine dönüşmesidir. Lavoisier bilim dünyasında en başta yanma olayına ilişkin geliştirdiği yeni kuramıyla ün kazanır. Lavoisier deneylerinden birinde bir kalay örneği ve bir miktar hava içeren bir cam balonun ağzını kapatmış ve tartmıştır. Sonra kapalı balonu bu hali ile ısıtmış ve kalayın tebeşir tozuna benzer bir toza dönüştüğünü görmüştür. Kabı yeniden tartmış ve kütlenin değişmediğini kimi kez kendi adıyla da anılan bu ilkeyi şöyle dile getirmişti Doğanın tüm işleyişlerinde hiçbir şey yoktan var olmaz. Tüm dönüşümlerde maddenin miktarı aynı kalır. Maddenin yapısındaki değişmeler kimyasal değişim olarak adlandırılır. Kimyasal değişmede değişim öncesinde maddelerin kütleleri toplamı değişim sonrasındaki maddelerin kütleleri toplamına eşit olmalıdır. 9A Katlı Oranlar Kanunu Ders Notu KATLI ORANLAR KANUNU  Katlı oranlar kanununa göre iki element birden fazla bileşik oluşturmak üzere birleşirlerse, bir elementin belli bir kütlesi ile birleşen diğer elementin farklı kütleleri arasında küçük tamsayılar ile ifade edilen bir oran vardır.  Dalton Atom Teorisi, Katlı Oranlar Kanununu basit bir şekilde açıklar. Örneğin; karbon ve oksijen ile iki tane bileşik oluşturulabilir. Bunlar CO ve CO2 dir. CO bileşiğinde bir C atomu ile bir O atomu, CO2 bileşiğinde ise bir C atomu ile iki O atomu birleşmiştir. Buna göre CO bileşiğindeki oksijenin CO2 bileşiğindeki oksijene oranı ½ dir. Bu sonuç katlı oranlar kanunu ile uyum içindedir çünkü bir bileşikteki belli bir elementin kütlesi o elementin atom sayısı ile orantılıdır.  Bu yasa iki elementin aralarında birden fazla bileşik oluşturması durumunda söz konusudur.  İki element aralarında birden fazla bileşik oluşturuyorsa, bu elementlerden birinin sabit miktarıyla birleşen diğer elementin kütleleri arasında katlı bir oran vardır.  İki bileşik arasında katlı orandan söz edebilmek için bileşikler aşağıdaki özellikleri göstermelidir• Bileşikler aynı elementlerden oluşmalıdır.• Bileşiklerin basit formülleri farklı olmalıdır. 10 TM Madde ve Özellikleri İle İlgili Tanımlar MADDE KONUSU İLE İLGİLİ TANIMLAR Madde Uzayda yer kaplayan ve kütlesi olan her şeye madde Maddenin şekil almış haline Madde Tek cins atom veya molekülden meydana gelmiş homojen Tek aynı cins atomlardan meydana gelmiş, kendinden daha basit maddelere ayrılamayan ve belirli sembollerle gösterilen saf maddelerdir. Ör. Fe, Na, ClBileşik Tek cins moleküllerden meydana gelmiş, ancak kimyasal yollarla bileşenlerine ayrılabilen ve belirli formüllerle gösterilen saf maddelerdir. Bileşikleri oluşturan atomlar arasında belirli oran H2O, CO2 , NaClKarışım Farklı cins atom veya moleküllerin fiziksel olarak bir araya gelmesi ile oluşmuş, belirli formülleri olmayan maddelerdir. Karışımları oluşturan maddeler arasında belirli bir oran yoktur. Ör. şekerli suAtom Maddenin bütün fiziksel ve kimyasal özelliklerini bünyesinde taşıyan parçacıktır. Molekül Birden çok atomun kimyasal olarak birbirine bağlanması ile oluşan Bileşiklerinde sadece + değerlilik alabilen, elektriği ve ısıyı ileten elementlere + ve - değerlilik alabilen, elektriği ve ısıyı iletmeyen grafit hariç elementlere ya da daha fazla metalin homojen olarak karışmasıyla elde edilen katı+katı çözeltilere lehimÇözelti İki ya da daha fazla maddenin birbiri içinde dağılması ile oluşan homojen karışımlara karışım Her yerinde aynı özelliği gösteren karışımlara denir. şekerli su, tuzlu suHeterojen karışım Her yerinde aynı özelliği göstermeyen, dışarıdan bakıldığında iki ayrı faz olarak görülen karışımlara denir. tebeşir tozu-su☺ Maddenin katı, sıvı, gaz olmak üzere üç hali vardır. Katıların• Belli bir biçimi vardır • Kolaylıkla sıkıştırılamazlar • Hava ile sınır oluştururlar. Bu sınıra ara yüz denir.• Akıcı değildirler• Tanecikler arasında boşluk çok azdır yada hiç yoktur Sıvıların• Belli bir biçimi yoktur. İçinde bulundukları kabın şeklini alırlar.• Kolaylıkla sıkıştırılamazlar• Hava ile sınır oluştururlar. Bu sınıra ara yüz denir.• Akıcıdırlar• Tanecikler arasında katılara göre daha çok boşluk vardır. Bu da akıcı olmalarını sağlar. Gazların• Belli bir biçimleri yoktur. İçinde bulundukları kaba yada odaya tamamen dağılırlar.• Hava ile bir sınır oluşturmadığından ara yüzü yoktur.• Tanecikler arasındaki boşluk çok fazla olduğu için kolaylıkla sıkıştırılabilirler.• Akıcıdırlar ☺ Katı  Sıvı  Gaz. Madde hal değiştirirken; katıdan sıvı ve sıvıdan gaz haline geçerken enerji almak zorundadır. Maddeyi oluşturan tanecikler aldıkları bu ısı etkisiyle enerji ile yüklenir. Katı maddeyi oluşturan tanecikler enerji ile yüklenince tanecikler arasındaki boşluk biraz artar ve madde şeklini kaybedip içinde bulunduğu kabın şeklini almaya başlar. Sıvı taneciklerine ısı verdiğimizde ise, tanecikler aldıkları enerji ile aralarındaki bağları koparır ve birbirlerinden bağımsız hareket etmeye başlarlar. İşte bu nedenle gaz molekülleri içinde bulundukları kabın yada odanın her yanını kaplarlar. ☺ Maddenin temel özellikleri; 1 Ortak özellikler Tüm maddelerde olan özelliklerdir. Kütle, hacim, eylemsizlik ve tanecikli yapı maddelerin ortak özellikleridir. a Kütle Değişmeyen madde miktarına kütle denir. Kütle eşit kollu terazi ile ölçülür ve birimi kg veya g dır. b Hacim Maddenin boşlukta kapladığı yere hacim denir. c Eylemsizlik Maddeler bulundukları konumu korumak isterler bu özelliğe eylemsizlik denir. d Tanecikli Yapı Maddeler; atom, molekül veya iyonlardan oluşan tanecikli yapıya Ayırt edici özellikler Maddeleri birbirlerinden ayıran özelliklerdir. Öz kütle, erime noktası, kaynama noktası, iletkenlik, esneklik, genleşme, öz ısı ve çözünürlük maddelerin ayırt edici özellikleridir. Aynı koşullarda madde miktarı arttıkça bu tür özelliklerin değerinde değişme olmaz. ancak madde türü değişince bu tür özelliklerin değeri değişir. ☺ Maddelerin özellikleri;1 Fiziksel özellikler Maddenin kimyasal yapısını iç yapısını değiştirmeksizin gözlenebilen ve ölçülebilen özelliklerdir. Öz kütle, çözünürlük, renk, koku, erime ve kaynama noktası, ısı ve elektrik iletkenliği fiziksel özelliklere örnektir. 2 Kimyasal özellikler Maddenin yeni maddelere dönüşmesi sırasında gözlenen özelliklerdir. Maddenin yanıcılığı, başka maddelerle verdiği tepkimeler, asit ve bazlarla etkileşimi kimyasal özelliklere örnektir.☺ Maddelerin değişimleri;1 Fiziksel değişmeler Yeni madde oluşturmayan sadece dış görünüşte meydana gelen değişmelere denir. Ör. Kağıdın yırtılması, camın kırılması, hal değişmeleri suyun donması, buzun erimesi, suyun kaynaması gibi 2 Kimyasal değişmeler Maddenin iç yapısında meydana gelen değişmelerdir. İki veya daha fazla madde etkileştiğinde yeni bir madde oluşuyorsa bu tür değişmelere kimyasal değişme denir. Ör. Kağıdın yanması, demirin paslanması, elektroliz, hamurun mayalanması. 10 FB Atomlarda Elektron Dağılımı ATOMUN KUANTUM MODELİ Elektronun yerini kesin olarak hesaplamak mümkün değildir. Ancak belirli bir uzay bölgesinde bulunma olasılığı hesaplanabilir. İşte elektronların bulunma olasılıklarının yüksek olduğu bölgelere orbital denir.  4 farklı orbital bulunur. Bunlar s, p, d ve f orbitalleri olarak adlandırılırlar. s orbitali 1 tanedir. p orbitali 3 tanedir. d orbitali 5 tanedir ve f orbitali 7 tanedir. Temel enerjiDüzeyi n Orbital türü orbital sayısı elektron sayısı 1 s 1 2 2 s,p 4 8 3 s,p,d 9 18 4 s,p,d,f 16 32 Elektron Dizilişi Çok elektronlu atomlarda elektronların orbitallere dağılımı yazılırken aşağıdaki kurallar uygulanır. • Elektronlar yerleşirken her zaman en düşük enerjili olanı tercih eder. • Temel halde elektronlar çekirdeğe en yakın olan en düşük enerjili orbitalden başlayarak sıra ile en yüksek enerjili orbitale doğru doldurulur.• Bir orbital en fazla 2 elektron alır. Pauli ilkesi • Aynı enerjili orbitallere elektronlar önce tek tek yerleştirilir, sonra her orbitaldeki elektron sayısı ikiye tamamlanır. Hund kuralı • Bir orbitalin hangi temel enerji düzeyinde olduğu sembolün önüne, orbitalin içerdiği elektron sayısı orbital simgesinin sağ üst kısmına yazılarak gösterilir. Buna göre, temel hal elektron dağılım sırası1s2 2s22p6 3s23p6 4s23d104p6 5s24d105p6 6s24f145d106p6 7s25f146d107p6 9 A Sabit Oranlar Kanunu Problemleri 2 ÇALIŞMA SORULARI1 Kalsiyum ve oksijenden oluşmuş bir bileşikteki kalsiyum kütlesinin oksijen kütlesine oranı 5/2 dir. 15 gram kalsiyumun yeterince oksijenle birleşmesinden oluşan bileşik kaç gramdır?2 Alüminyum sülfür bileşiğinde Al/S oranı 9/16 dır. 50 gram alüminyum sülfür bileşiği oluşturmak için kaç gram alüminyum kaç gram kükürtle birleşir?3 Bir miktar kalsiyum karbonat analiz edildiğinde 10g kalsiyum, 3g karbon ve 12g oksijen içerdiği bulunmuştur. Bu bileşiğin kütlece % bileşimini Bakır ile oksijen kütlece 4/1 oranında birleşerek bakırII oksit bileşiğini 15 gram bakırII oksit elde etmek için kaç gram bakır kaç gram oksijenle birleşmelidir?b 16 gram bakır ve 6 gram oksijen birleşirse kaç gram bileşik oluşur?5 S ve O elementlerinden oluşan bir bileşikte kütlece birleşme oranı S/O=2/3 tür. Bu elementlerden 6’şar gram alındığında;a Kaç gram bileşik oluşur?b Hangi elementten kaç gram artar?6 3 gram magnezyum yakılınca 5 gram magnezyum oksit bileşiği oluşuyor. Buna göre magnezyum oksit bileşiğinde;a Elementler arasındaki kütlece birleşme oranı nedir?b Elementlerin kütlece % leri nedir?7 DemirII sülfür bileşiğinde demir ile kükürdün kütlece birleşme oranı 7/4 olduğuna göre;a Oluşan bileşikteki elementlerin kütlece % lerini gram demirII sülfür elde etmek için kaç gram demir ve kükürt tepkimeye girmelidir? 9 A Sabit Oranlar Kanunu Problemleri 1 ÇALIŞMA SORULARI1 X ve Y elementlerinden oluşan bir bileşikte X/Y kütlece oranı 9/16 dır. 200 gram bileşikteki X ve Y miktarları nedir?2 FeS bileşiğinde demirin kükürte kütlece birleşme oranı Fe/S= 7/4 tür. Buna göre 220 gram FeS bileşiğinde kaç gram demir vardır?3 MgO bileşiğinde kütlece Mg/O oranı 3/2 dir. 60’ar gram Mg ve O2 birleşince kaç gram MgO bileşiği oluşur, kaç gram madde artar?4 CaCO3 bileşiğinde Ca’nın kütlece yüzdesi % nedir? Ca 40, C12, O16 5 XY bileşiğinde X/Y oranı 7/4 tür. Buna göre 28 gram X ile 12 gram Y birleşirse hangi maddeden kaç gram artar?6 X ve Y elementlerinin kütlece birleşme oranı 3/8 dir. Eşit kütlelerde X ve Y elementleri birleşince 44 gram bileşik elde ediliyor. Hangi elementten kaç gram artar?7 XY bileşiğinde X/Y oranı 7/4 tür. Buna göre 56 gram X ile 60 gram Y tepkimeye girerse kaç gram bileşik oluşur?8 Karbon ile oksijen atomlarının birleşme oranı C/O=3/8 dir. 66 gram CO bileşiğinde kaç gram oksijen bulunur?9 H2O bileşiğinde hidrojenle, oksijenin kütlece birleşme oranı H/O=1/8 dir. 3 gram hidrojenle kaç gram oksijen birleşir?10 CO bileşiğinin kütlece birleşme oranı 3/ 4 tür. 6 gram C ile 10 gram O2 tepkimeye girerse hangi elementten kaç gram artar?11 X ve Y elementlerinin birleşme oranı 13/6 dır. 39 gram X ile 20 gram Y elementi bileşik oluştururken hangi elementten kaç gram artar?12 Hidrojen ile azotun bileşik yaparken kütlece birleşme oranları 3/14 tür. 12 gram azot ile 12 gram hidrojenden kaç gram bileşik oluşur? 10TM madde ve özellikleri 1 1. ÜNİTE MADDE ve ÖZELLİKLERİ1. Maddelerin Ortak Özellikleri Maddenin türü konusunda fikir vermeyen, madde miktarına bağlı temel özelliklere denir. Bu özellikler kullanılarak maddeler birbirinden ayırt edilemez. a Kütle; değişmeyen madde miktarıdır. Sıcaklık, basınç, fiziksel hal, maddenin bulunduğu yer kütleyi etkilemez. Fiziksel ve kimyasal olaylarda kütle kaybı olmaz. Kütlenin birimi g veya kg dır. Eşit kollu terazi ile ölçülür. Ağırlık ve kütle farklı kavramlardır. Maddeye etki eden yerçekimi kuvvetine ağırlık denir. Ağırlık maddenin bulunduğu yere göre değişir. Birimi Newton dur. Dinamometre ile ölçülür. b Hacim; Maddelerin uzayda kapladıkları yere hacim denir. Birimi litre veya cm3 tür. Katı maddelerin belirli bir şekil ve hacimleri vardır. Sıvı maddelerin belirli hacimleri vardır ama belirli bir şekilleri yoktur. Gazların ise belirli bir şekil ve hacimleri yoktur. Gazlar bulundukları kabı doldurur. Hacim koşullardan etkilenir. Sıcaklık ve basınç hacmi etkiler. Sıcaklık arttıkça genellikle hacim artar. c Tanecikli yapı; Tüm maddeler atom veya molekül denilen taneciklerden oluşmuştur. Elementlerin en küçük birimi atom iken bileşiklerin moleküldür. d Eylemsizlik; Tüm maddeler kendi konumlarını korumak isterler. Madde hareket halindeyse hareketine, duruyor ise durma pozisyonuna devam etmek ister bu olaya eylemsizlik Maddelerin Ayırt Edici Özellikleri Maddelerin tanınmasında veya maddelerin birbirinden ayırt edilmesinde kullanılabilen özelliklere denir. Ayırt edici özellikler maddelerin miktarına bağlı değildir. Bu özellikler koşullara sıcaklık ve basınç bağlıdır. KATI SIVI GAZÖz kütle yoğunluk + + +Çözünürlük + + +Öz hacim + + +Kimyasal Özellikler + + +Öz ısı + + +Genleşme katsayısı + + -Esneklik katsayısı + - -Erime noktası + - -Donma noktası - + -Kaynama noktası - + -Yoğunlaşma noktası - - +a Öz kütle yoğunluk ; Maddenin birim hacminin kütlesidir. Birimi g/cm3 veya g/ml dir. Sıcaklık değişmesi katı ve sıvıların hacmini değiştirdiği için öz kütleyi değiştirir. Bazı maddeler hariç ısıtılan maddeler genleşir. Su için öz kütle değişimi, kabın hacminin sabit veya değişken olma durumuna bağlıdır. Kabın hacmi sabit ise sıcaklığın artması öz kütleyi etkilemez. Kabın hacmi sabit değilse gazın sıcaklığı arttırılırsa hacim artar, öz kütle azalır. b Öz hacim; Maddenin birim kütlesinin hacmidir. Sıcaklık ve basınç gibi koşullar öz hacmi etkiler. Birimi cm3/g dır. c Genleşme katsayısı; Sıcaklık artışıyla maddelerin hacmindeki artış genleşme katsayısı dır. Sıcaklıkla genleşme, gazlar için ayırt edici özellik olarak kullanılmaz. Gazlar, eşit sıcaklık artışı sonucu aynı oranda genleşir. d Çözünürlük; Maddenin belirli bir sıcaklıkta 100mL çözücüdeki çözünme miktarıdır. Tüm maddeler için ayırt edici özellik olarak kullanılır. e Esneklik katsayısı; Bir maddeye etkiyen değişen fiziksel etkenler maddenin boyutlarında değişmeye neden olabilir. Katıların boyutları değişebilir. Gazların esneklik katsayıları aynıdır. f Erime ve Erime noktası; Katı maddenin sıvı ve gaz haline göre molekülleri arasındaki çekim kuvveti en fazladır. Molekülleri arasındaki boşluk en azdır. Sıvı maddelerin molekülleri arasındaki boşluk katılara göre daha fazladır ve akışkan maddelerdir. Bir maddenin katı halden sıvı hale geçmesine erime, bu sıcaklığa erime noktası denir. Bir maddenin sıvı halden katı hale geçmesine donma, bu sıcaklığa da donma noktası denir. Bir maddenin erime noktası ve donma noktası aynı sıcaklık değerini gösterir. Erime noktasını etkileyen 3 faktör vardır. Maddenin cinsi, dış basınç ve maddenin safsızlığı. • Dış basınç arttıkça erime noktası yükselir buz hariç • Madde içinde safsızlık varsa erime noktası değişir. • Tanecikleri arasındaki çekim kuvveti fazla olan maddelerin erime noktası da yüksektir. Karışımların erime ve donma noktaları saf çözücünün erime ve donma noktasından düşüktür. Isı kaynağının gücü ve maddenin miktarı erime noktasını etkilemez. Isı kaynağının gücü sadece erime zamanını etkilerken, madde miktarı ise zamanı ve harcanacak olan ısı miktarını etkiler. g Kaynama ve Kaynama Noktası; Ağzı açık bir kapta ısıtılan bir sıvının buhar basıncının, dış basınca eşit olduğu andaki konumuna kaynama bu sıradaki sıcaklığa ise kaynama noktası sıvı maddelerin kaynama noktası sabittir. Kaynama süresince sıcaklık sabit kalır. Sıvı bir maddenin kaynama noktasını 3 etken belirler. • Sıvının cinsi• Açık hava basıncı; basınç yükseldikçe kaynama noktası da yükselir.• Sıvı maddenin safsızlığıBir maddenin gaz halinden sıvı haline geçişine yoğunlaşma denir. Bir maddenin kaynama noktası, yoğunlaşma noktasına Buharlaşma her sıcaklıkta gerçekleşir. Sıcaklık arttıkça buharlaşma hızı artar. Buharlaşma sıvının yüzeyinde gerçekleşir. Not Bir sıvının gaz fazındaki moleküllerinin kabın yüzeylerine uyguladığı basınca buhar basıncı denir. Buhar basıncı; sıvının cinsine bağlı olarak değişir. Sıcaklığa bağlı olarak değişir. Sıvının safsızlığına bağlı olarak değişir. 3. Maddenin Özellikleri ve Değişimleri a Maddelerin Fiziksel Özellikleri; Maddenin gözlenebilen dış yapısı ile ilgili özelliklere denir. Renk, şekil, miktar Değişme Maddenin dış yapısında meydana gelen değişimlerdir. Camın kırılması, suyun buharlaşması, tuzun suda çözünmesi, mumun erimesi gibi. Fiziksel değişimlerde maddenin kimyasal özellikleri, molekül formülü, toplam kütle değişmez. b Maddelerin Kimyasal Özellikleri; Bir maddenin başka bir maddeye dönüşümü sırasında gözlenebilen ve maddenin iç yapısı ile ilgili özelliklerdir. Yanıcılık, aktiflik, asit veya baz ile etkileşim gibi.,Kimyasal Değişme Maddenin iç yapısındaki değişimlerdir. Mumun yanması, demirin paslanması, sütten yoğurt eldesi, asitler ile etkileşim gibi. Kimyasal değişimlerde maddenin fiziksel ve kimyasal özellikleri, molekül formülleri değişir. Toplam kütle, atomların cinsi ve sayısı değişmez. 10 FB Elektron ve Proton Hakkında Gerekli Bilgiler Elektronlar eksi yüklü olduklarından elektriksel alanda pozitif kutba doğru saparlar. Elektronun yükü e = - 1, coulomb dur. Elektronun kütlesi m = 9, dır. Protonun elektrik yükü, elektronun yüküne eşit ancak zıt yan artı olup 1, coulomb dur. Protonun kütlesi 1, olup bu kütle elektronun kütlesinin 1837 katıdır.  Protonların keşfinde bir vakum tüpünde katottan çıkan , katot ışınlarına ters yönde yayılan artı yüklü ışınlara rastlanmıştır. Bu ışınlara kanal ışınları denir. Kanal ışınları protonlardan ibarettir.  Bileşiklerin elektrik akımı ile ayrışma deneylerini ilk olarak Faraday yapmıştır.  Elektronun yükünü ve kütlesini bulan bilim insanı Robert Milikan dır.  Atom ve moleküllerin kütlelerinin belirlenmesinde kütle spektrometresi kullanılır. Kütle spektrometresine göre; kütlesi küçük ve yükü büyük olan iyonlar manyetik alan içinde daha büyük sapma açısı ile saparlar.  Sürtünme ile elektriklenmede iki tür yükün olduğunu keşfeden ilk kişi Benjamin Franklin dir. Atomlarda elektrik yüklü birimlerin bulunduğunu öne süren ve bu yüklü birimlere elektron adı verilmesini öneren bilim insanı Stoney dir. 10 FB Atomun Yapısı 1. ÜNİTE – ATOMUN YAPISI1. Bölüm Atom ve ElektrikAtom Altı ParçacıklarMaddenin elektrik yüklü taneciklerden oluştuğunu gösteren ilk ciddi bulgular, Faraday’ın elektroliz ile ilgili çalışmalarında ortaya yükü ilk kez antik dönem insanları tarafından ağaç reçinesinin fosilleşmesiyle oluşan kehribarın ipek ya da yün kumaşa sürtüldüğünde küçük ve hafif cisimleri çekmesi ile gözlemlenip kumaş ve cam çubukYün kumaş ve ebonit çubukDoğada iki tür elektrik yükü mevcuttur. Bunlar pozitif elektrik yükü ve negatif elektrik yükü olarak ikisi negatif ya da pozitif yüklü iki cisim birbirini iterken, biri pozitif biri negatif yüklü olan iki cisim birbirini elektriklenmeden önce nötr durumdadırlar. Nötr dürüm demen pozitif ve negatif yüklerin madde içinde eşit olması demektir. Nötr cisimler net yük pozitif yük sayısı, negatif yük sayısından fazlaysa böyle bir cisim net pozitif yüke sahiptir. Eğer negatif yük sayısı, pozitif yük sayısından fazlaysa böyle bir cisim net negatif yüke maddenin + yüklü olması için o maddeden - yüklerin ayrılması hangi cins elektrik yükü ile yüklü olduğunu gösteren cihaza elektroskop olayında atom alışverişi olmaz. Eğer öyle olsaydı elektriklenmede bir maddenin atomunun diğer maddeye geçmesi gerekirdi. Bu gerçekleştiğinde ise iki maddenin de yapısı değişirdi. Ancak elektriklenme olayında maddelerin yapısı kitabı sayfa 17 okunacak!Kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürerek iki nokta arasında sürekli potansiyel farkı oluşturan araçlara pil üreteç adı verilir. Pillerde elektrik yükü, yüksek potansiyelli bölgeden düşük potansiyelli yere doğru pillerde kimyasal enerji elektrik enerjisine dönüşür. Bu tür pillere volta pili veya galvanik pil kitabı sayfa 19 okunacak!Faraday yaptığı deneylerde bir elementin çeşitli bileşiklerinin çözeltilerine elektrik akımı uygulamış, eksi yüklü elektrotta katotta bileşiği oluşturan artı yüklü iyonlar element olarak elde etmiştir. Faraday, katotta belirli bir miktar madde biriktirmek için gereken elektrik yük miktarının daima sabit bir değere veya bu sabit değerin basit katlarına eşit olduğunu gözlemlemiştir. Faraday, aynı miktar elektrik yüküyle çeşitli elementlerin biriken kütlelerini bu elementlerin atom kütlelerine böldüğünde sabit bir tam sayı elde yaptığı deneylerden, bir atomun ancak belirli bir miktar veya bu miktarın basit katları kadar elektrik yükü taşıyabileceği sonucu çıkarılabilir. Demek ki elektrik yükleri parçacıklar halinde taşınmaktadır. Elektrik yükünün parçacıklar halinde taşınması, elektriğin taneciklerden meydana geldiğini göstermektedir. Atomlar elektrik yükleri taşıdığı için bu taneciklerin atomlarda bulunması 1. Kanunu Elektrotlarda toplanan madde miktarı devreden geçen akım miktarı ile doğru orantılıdır. Toplanan madde miktarı yoğunluk, sıcaklık gibi niceliklere bağlı değildir. Sadece devreden geçen elektrik miktarına göre bir elektroliz deneyinde elektrotlarda toplanan madde miktarı m ;m = A . I . t formülü ile geçen A; maddeye bağlı bir sabit I; devreden geçen akım miktarı T; saniye cinsinden zamanı . t = Q elektrik yük miktarı bilindiğinden, yukarıdaki formülüm = A . Q şeklinde de 2. Kanunu İçinde farklı elektrolitler bulunan voltmetreler bir akım devresinde seri bağlanmıştır. Devreden aynı elektrik miktarı geçtiğinde açığa çıkan madde miktarı eşdeğer ağırlıkları ile doğru çözeltisinin elektrolizinde, katotta toplanan Ag miktarı şu şekilde hesaplanır1 eşdeğer gram Ag açığa çıkarmak için 96500 coulomb elektrik yükü miktarı eşdeğer gram Ag miktarı, Ag’nin atom kütlesinin etki değerine bölümüyle hesaplanır, yani;1 eşdeğer gram Ag = 108 / 1Buna göre AgNO3 çözeltisinden 108 gram Ag açığa çıkaran elektrik yükü miktarı 1 C dır. 9A Simyadan Kimyaya 1. ÜNİTE KİMYANIN GELİŞİMİ1. Bölüm Simyadan KimyayaEski çağ insanları dört ana elementin varlığına inanırlardı. Bu dört elementin farklı biçimlerde bir araya gelmesi ile farklı maddelerin oluştuğunu kabul etmişlerdir. Bu düşünce Orta Çağın sonlarına kadar devam etmiştir. Aynı dönemde bazı insanlar maddeyi altına dönüştürüp belli bir güce sahip olmayı veya ölümsüzlük iksirini elde ederek ölümü yenmeyi istemişlerdir. İnsanlar cıva Hg ve kurşun Pb bileşikleri ile birtakım işlemler gerçekleştirmişlerdir. Bilimsel dayanağı olmayan, sınama-yanılma yoluyla yapılan bu işlemler simya olarak isimlendirilmiştir. Simyadan kimyaya geçiş süreci 18. yüzyılın sonlarında deneysel bulguların kullanılması ile ortaya Eski Çağlarda Keşfedilen Maddelerİnsanlar, yıldırımların ormanlara düşmesi, şiddetli fırtınalarda ağaç dallarının birbirine sürtmesi ve yanardağdan akan lavların oluşturduğu doğal yangınlar vb. olaylarla ateşi pişirmek için kap arayışında olan insanoğlu sınama-yanılma yoluyla toprağı işleyebileceğini gördü ve topraktan kaplar yaptı. İnsan, ateşin maddeleri yaktığını ve erittiğini keşfetmiştir. İnsanlar bazı maddeleri eritip karıştırarak kullanmaya başlamışlardır. İnsanlar temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra dış görünümüne önem vermeye başladı. Önce avladıkları hayvanların kürkleri ile vücutlarını örterken sonra bu kürkleri işleyerek giyecek ihtiyacını karşılamıştır. Güzelleşmek için çeşitli yöntemlere başvuran insanlar yüzlerini bitkisel ve madensel boyalarla boyamışlardır. Kullandıkları yeşil boya maddesinin malahit, siyahın ise toz halindeki kurşun sülfür olduğu sanılmaktadır. İnsanın sınama-yanılma yoluyla keşfettiği maddelerden biri de çağ insanları keşfettikleri değişik maddeleri korunma ve tedavi amacıyla kullanmışlardır. Hastalıktan korunma ve tedavi amacıyla bitkiler de kullanılmıştır. İnsanoğlu ölüme çare bulamamış fakat sınama-yanılma yoluyla bazı hastalıkları tedavi etmeyi öğrenmiştir. Bitkileri hastalıkları tedavi etmek için kullanan insanlar elde ettikleri ürünlerin dayanıklılığını artırmak ve uzun süre bozulmadan saklamak için de çareler aramışlardır. Kükürt buharı ile ağartma ve bandırma gibi çeşitli yöntemler kullanmışlardır. Kükürt buharı ile ağartılan ürünlere kuru kaysı, kuru incir örnek verilebilir. İnsanoğlu giysilerin boyanmasında da bitkileri kullanmıştır. Hayvanların yünlerinden yaptığı giyecekleri Kıbrıs taşı FeSO4 ve alizarin gibi boyar maddelerle Simyaİnsanların zengin olma hayali diğer madenleri en değerli maden olan altına çevirme çabasıyla başlar. İlk Çağlardan beri altın hep değerli madenleri altına çevirme, bütün hastalıkları iyileştirme ve hayatı sonsuz biçimde uzatacak ölümsüzlük iksiri bulma uğraşlarına simya bu işle uğraşanlara da simyacı denir. Simya teorik temelleri olmayan sınama ve yanılmaya dayanan çalışmaları içerdiği ve sistematik bilgi birikimi sağlayamadığı için bilim değildir. Simya, kimyanın bilim öncesindeki hiçbir zaman değersiz madenleri altına dönüştürmeyi başaramasalar da, kimyanın gelişimi için birçok keşiflerde kimya bilimine aktarılan önemli bulgular arasında barut, madenlerin işlenmesi, mürekkep, kozmetik, boya üretimi, deri boyanması, seramik, cam üretimi Element Kavramının Tarihsel GelişimiAntik dönemdeki Eski Yunan filozoflarının bir bölümü maddenin sınırsız olarak bölünebileceğini kabul ederken, kimileri de atomlarına kadar parçalanabileceğini ileri sürmüştür. Antik dönemde Platon ve Aristo tarafından düşünceye dayalı, hiçbir deneysel gerçeklik temeline oturmayan bazı kavramlar ortaya Dünya’nın elementlerden oluştuğunu düşünüyordu. Aristo ise tüm maddelerin toprak, hava, ateş ve su elementlerinden oluştuğunu savunmuştur. Aristo’ya göre bu elementlerden her biri öteki üçüne dönüştürülebiliyordu. Kitap sayfa 22 Aristo’ya göre elementler şekli Rönesans döneminde geçmiş yılların getirdiği kimyasal bilgi birikimi onların uygulama biçimlerine ilişkin bir yönelim doğurdu ve böylece uygulamalı kimya’ ortaya çıkmış gelişimle bağlantılı olan yeni toplumsal gereksinimler simyacıların çalışmalarına yansımıştır. Bunun sonucu olarak da kimya artık sanayiye destekçi olarak yönlendirilmeye başlanmıştır. Böylece kimya simyadan ayrılmış, pratik ve bilimsel bir nitelik İsveçli kimyacı Berzelius berzelyus ilk defa elementlerin baş harflerini veya ilk iki harfini sembol olarak Bilim insanları yanma olayını açıklamada güçlük çekiyorlardı. Bunun en büyük nedeni ise gazlarla ilgili bilgi eksikliğiydi. 1756 da İskoçyalı Kimyager Joseph Black sabit gaz dediği CO2’i buluncaya dek bilinen tek gaz hava idi. İngiliz Kimya bilgini Joseph Priestley daha sonra deneysel olarak 10 kadar yeni gaz keşfetti. Bunlardan biri onun yetkin gaz dediği ilerde Lavoisier’in oksijen adını vereceği gazdır. elementin özellikleri elementin özelliklerielementin özellikleri nelerdirELEMENT Aynı cins atomlardan oluşan, fiziksel ya da kimyasal yollarla kendinden daha basit ve farklı maddelere ayrılamayan saf maddelere özellikleriSaf ve homojen küçük yapı taşları ve fiziksel yollarla daha basit parçalara erime ve kaynama noktaları öz kütleleri sembollerle gösterilir./alıntı/ Periyodik Cetvel Nasıl Oluşmuştur Periyodik CetvelPeriyodik Cetvel Nasıl OluştuPeriyodik Cetvel 19. yüzyıl başlarında kimyasal çözümleme yöntemlerinde hızlı gelişmeler elementlerin ve bileşiklerin fiziksel ve kimyasal özelliklerine ilişkin çok geniş bir bilgi birikimine neden sonucunda bilim adamları elementler için çeşitli sınıflandırma sistemleri bulmaya çalıştılar. Rus kimyacı Dimitriy İvanoviç Mendeleyev 1860′larda elementlerin özellikleri arasındaki ilişkileri ayrıntılı olarak araştırmaya elementlerin artan atom ağırlıklarına göre dizildiklerinde özelliklerinin de periyodik olarak değiştiğini ifade eden periyodik yasayı geliştirdi ve gözlemlediği bağlantıları sergilemek için bir periyodik tablo hazırladı. Periyodik Cetvel İle İlgili Sorular Atomun Yapısı ve Periyodik Cetvel İle İlgili SorularPeriyodik cetvel soruları1. X+3 iyonunun 10 elektronu olduğuna göre X’in periyodik cetvelindeki yeri nedir?A B D I. Atom numarasına göre düzenlenmiştir. II. Aynı gruptaki elementler benzer kimyasal özellik gösterir. III. Aynı periyottaki elementler aynı değerliği cetvelle ilgili olarak yukarıdakilerden hangileri doğrudur? A Yalnız I B I ve II C II ve III D Yalnız III3. Son yörüngelerinde 8 elektron bulunduran elementlere ne ad verilir?A Bileşik B Metal C Ametal D Soygaz4. 11Na, 20Ca, 15P, 10Ne elementlerinden hangisi ametaldir?A 11Na B 20Ca C10Ne D15P5. Nötr Y atomunun 20 protonu vardır. Y atomunun elektron dağılımı nasıldır?A 2-8-8-2 B 2-8-10 C 2-8-18 D 2-6-8-26. Üçüncü enerji seviyesinde 3 elektronu bulunan bir atomun atom numarası kaçtır?A 10 B 11 C 12 D 137. Üçüncü periyot 2A grubu elementinin atom numarası kaçtır?A6 B10 C12 D268. Elektron sayısı 18, yükü -2 olan bir atomun periyodik tablodaki yeri aşağıdakilerden hangisidir?A 8A grubu B 6A grubuC 2A grubu D 1A grubu9. Bir elementin periyodik tablodaki yerini belirleyebilmek için aşağıdakilerden hangisini gerekir?A Kütle numarası B Atom numarasıC Nötron sayısı D Yükü10. 17X elementinin periyot ve grup numarası aşağıdakilerden hangisidir?A 3. periyot, 6A grubu B 3. periyot, 7A grubuC 4. periyot, 7A grubu D 3. periyot, 3A grubu11. Periyotlar cetveli ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?A Elementler, periyotlarda atom numarasına göre Periyodik tabloda yatay sıraya grup, düşey sıraya periyot Benzer özellikler taşıyan elementler aynı grupta yer En kararlı elementler en son grupta yer I. Atom hacmi II. Değerlik elektron sayısı III. Elektron verme eğilimiPeriyodik cetvelde bir grupta yukarıdan aşağıya doğru inildiğinde yukarıdakilerden hangileri artar?A Yalnız I B Yalnız II C I ve III D II ve III13. Bir elementin periyodik cetveldeki yeri aşağıdakilerden hangisi ile belirlenir?A Atom ağırlığı B DeğerlikC Atom numarası D Kimyasal özellikler14. 20X , 11Y, 19Z elementlerinden hangileri aynı grup elementlerdir?A Y ile Z B X ile Z C X ile Y D X, Y ve Z15. I. Oda şartlarında genellikle katıdır. II. Telve levha haline getirilebilir III. Birbirleri ile alaşım yaparlar Yukarıda verilen özellikler aşağıdaki maddelerden hangisine aittir? A Soygazlar B Ametaller C Metaller D Çözeltiler16. Aşağıdakilerden hangisi elektriği iletmez?A Kükürt B Bakır C Demir D Gümüş17. Aşağıda verilen elementlerden hangisi metal değildir?A 17N B 3L C 20M D 11K18. I – Elektrik akımını iletirler. II – Pozitif yüklü iyon oluştururlar. III – Alaşım yaparlar. IV – Kendi aralarında bileşik yaparlar. Yukarıdaki özelliklerden hangisi metallere ait değildir? A I B II C III D IV19. 9X 17Y elementlerinin ortak özellikleri ile ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?A Moleküler yapıya sahiptir B Halojen olarak bilinirlerC Aynı grupta bulunurlar D Aynı periyottadırlar20. I. Doğada elementel halde bulunurlar. II. Bileşik oluşturmazlar. III. Gaz halindedirler. Bu özellikler hangi element grubuna aittir? A Soygazlar B Halojenler C Metaller D Ametaller21. I. Her periyot IA grubuyla başlar, VIIA grubuyla biter. II. 8 tane A, 10 tane B grubu vardır. III. Periyodik cetvel 7 periyottan oluşur. Yukarıdakilerden hangileri doğrudur? A I - II B I – III C II - III D I - II - III22. Periyodik cetvelin aynı gurubunda yukarıdan aşağıya doğru; numarası çapı elektron sayısıniceliklerinden hangileri artar? A Yalnız I B Yalnız III C I - II D II - III23. Alkali metaller1A grubu elementleri için verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?A Değerlik elektron sayıları birdir. B Bileşiklerinde daima + e- sayıları soygazlardan bir 12 Mg ve 9F maddelerine ilişkin;I. Her ikisi de elementtirII. Mg elektrik akımını iletir, F iletmezIII. Kaynama noktaları sabittirYargılarından hangileri doğrudur?A Yalnız I B I ve III C II ve III D I, II ve III25. Şekilde verilen atom modeli için aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?A Nötr bir atoma 8A grubu Elektron vermiş bir Kütle numarası 11 Periyodik tabloya ait bilgileri doğru-yanlış ola¬rak Peryodik cetvelde elementler atom numaralarına göre sıralanmıştır. ……….2. Yatay sıralara grup, düşey sıralara periyot denir. ……………3. Aynı gruptaki elementler benzer kimyasal özellik gösterir…………….4. Aynı periyottaki elementlerin son yörüngelerindeki elektron sayıları eşittir……..5. Aynı periyottaki elementlerin yörünge sayıları eşittir……………….6. Periyodik cetvelde sağa gidildikçe atom numarası, ametalik özellik, elekt¬ron verme eğilimi ve değerlik elektron sayısı artar……………7. Periyodik cetvelde aşağıya gidildikçe atom numarası, metalik özellik ve elektron verme eğilimi artar………………..27. Şekildeki nötr X atomu 3. yörüngesinde 2 elektron bu¬lundurmaktadır. Buna göre, X elementinin atom numarası kaçtır?28. 3. periyot 3A grubunda bulunan bir elementin +3 yüklü iyonunun elektron sayısı kaçtır?29. 3A, 8B, 10C, 17D, 18E ve 20F elementlerinden me¬tal, ametal ve soygaz olanları Periyodik Cetvel Tablosu Periyodik Cetvel TablosuPeriyodik Cetvel nedirPeriyodik Cetvel TablosuPeriyodik tablo elementleri proton sayısına göre düzenleyen bir kimyasal özelliğe sahip olan elementleri ayni grupta toplayarak element ve özelliklerini kolayca bulmamıza yardımcı olur. Nükleer Enerji Santralleri Nasıl Çalışır Nükleer Enerji Santralleri hakkında bilgiUranyum, toryum ve plütonyum gibi radyoaktif elementlerin yüksek enerji yani radyasyon yayan elementler parçalanması sonucu açığa çıkan ısı enerjisinden elektrik enerjisi üreten santrallere radyoaktif santraller denir. Nükleer santrallerde atomların parçalanmasını sağlayan üniteye reaktör denir. Atomlar reaktörlerde parçalandığında açığa çıkan nükleer enerji ile kazanlardaki su ısıtılır ve elde edilen su buharı buhar kazanlarında toplanarak basıncı arttırılır. Yüksek basınçlı su buharı türbinlere püskürtülür ve türbinleri dönderir. Türbinler dönünce türbinlere bağlı olan jeneratörler döner ve elektrik enerjisi alternatif akım üretilir. Nükleer santrallerde oluşabilecek radyoaktif nükleer sızıntı, çevre kirliliğine yol açar. Boyle-Mariotte Yasası Nedir Boyle yasası nedirBoyle-Mariotte kanunuBoyle-Mariotte Yasası NedirBoyle yasası Bazen Boyle-Mariotte yasası veya Uçucu Gazların Sıvılaştırılması olarak da bilinir, gaz yasalarından biridir. 1662'de İrlandalı doğa filozofu Robert Boyle Lismore, County Waterford, 1627-1691 tarafından ilk defa basılmıştır. Yasa, Richard Towneley ve Henry Power tarafından Boyle'ın önüne getirilmiş ve Boyle da deneyleri yapıp sonuçları basmıştır. Robert Gunther ve bazı diğer otoritelere göre, deneyin aparatını hazırlayan Boyle'ın asistanı Robert Hooke, yasayı formülize eden insan olabilir. Hooke'un matematik konusundaki becerileri Boyle'ı aşıyordu. Hooke ayrıca, deneyler için gerekli olan vakum pompalarını da icat etmiştir. Fransız fizikçi Edme Mariotte 1620-1684, Boyle'dan bağımsız olarak formülü 1676'da bulmuştur. Bu nedenle de bu yasa, Mariotte ya da Mariotte-Boyle yasası olarak da yasasına göre, sıcaklıklar sabit tutulduğu sürece, belirli ölçüde alınan bir ideal gazın hacmiyle basıncının çarpımı sabittir. Atom Numarası Nedir Atom Numarası Nasıl hesaplanırAtom Numarası NedirAtom Numarası sözlük anlamıBir atom çekirdeğinin içinde bulunan protonların çekirdeğinde yer alan proton numarası, Atomun hangi elemente ait olduğunu belirler. Dolayısıyla, hesaplanmaz; atomun hangi elemente ait olduğunun belirlenmesiyle anlaşılır. Ya da, yörünge elektronlarının tümünün iyonlaştırılmasından sonra, geride kalan çekirdeğin yükü ölçülerek belirlenebilir. Baz Nedir Bazların genel özellikleriBaz Nedir, bazlar hakkında bilgiBazlar genel olarak aşağıdaki gibi tanımlanabilirler. Arrhenius Suda çözündüklerinde sulu çözeltilerine hidroksit iyonu OH– verebilen bileşiklere maddelere bazdenir. Lowry – Bronsted Suda çözündüklerinde sulu çözeltilerinden proton alabilen bileşiklere maddelere baz denir. Lewis Kimyasal bağ yaparken kovalent bağ oluştururken elektron verebilen bileşiklere maddelere baz Özellikleri1. Suda iyon oluşturarak çözünürler. Çözeltileri elektrik akımını Tatları acıdır. Sabun köpüğünün acılığı yapısındaki sodyum hidroksitten, karabiberin acılığı yapısındaki piperidin bazından ileri Boya maddelerine etki ederler. Kırmızı turnusolu mavi, renksiz fenolftaleini pempe Amfoter metallerle Zn, Al, Pb, Sn... tepkimeye girerek hidrojen gazı Pb ve Sn da amfoter özellik gösterir. Bu elementlerin hem kendileri hem de oksitleri ve hidroksitleri amfoter özellik Elle tutulduklarında kayganlık hissi verirler. Sabunun, yumurta akının ve deniz suyunun kayganlıkları yapılarındaki bazlardan Asitleri nötrleştirirler. Yani asitlerle veya asit oksitlerle tuzları Metal oksitlerin su ile tepkimesinden elde kullanım alanı oldukça geniştir. İçtiğimiz koladan, kullandığımız ilaçlara kadar bir çok yerde asit bileşiklerine rastlarız. Örneğin hepimizin bildiği ve bir çoğumuzun kullanmış olduğu "Aspirin" yapımında bu asit bileşiklerinden yapmında bri asit olan salisilik asit sofralarımızda kullandığımız limon tuzu ise sitrik asitten başkası ise şampuan, diş macunu, sabun, traş köpüğü gibi bir çok şeyde kullanılmaktadır. Bazların sahip olduğu kaygan yapı buralarda kendini iyice hisstetirmektedir. Asit nedir Asit nedir özellikleri nelerdirAsitlerin genel özellikleriAsitler, suyla hidrojen iyonları üreten hidrojen özellikleriTadları çözeltileri elektirik akımını turnusol kağıdının rengini kırmızıya tepkimeye girerek tuz+H2 çözündükleri zamanki iyonlaşma miktarlarına göreKuvvetli tamamen iyonlaşanasitler örnHClZayıf tamamen iyonlaşamayan asitler örnCH3COOH olmak üzere ikiye iyonları çözeltiyi asidik yapar. Asitler turnusol kağıdına kırmızı renk verir. Eski Türkçe’de hamız, ve bazı kaynaklarda da ekşit çoğu asit içerir. Limonda sitrik asit, sirkede ise asetik asit bulunur. Farklı asitler, limona, sirkeye, ekşi elmaya ve şerbete keskin tadını verir. Aküler, sülfürik asit; midedeki sindirim sıvıları, hidroklorik asit içerir. Asitler, suda eridiğinde hidrojen iyonları H+ üreten madde çözeltileridir. Asit maddelerin çoğu, saf katılar, sıvılar ya da gazlar olarak bulunsa da, sadece suda eridiğinde asit gibi tepki Geomatrik cisimlerin hacimleri nasıl hesaplanır Geomatrik cisimlerin hacimleri nasıl hesaplanırSilindirin küpün dikdörtgenin kare prizmanın dik prizmanın hacimleri Geomatrik cisimlerin hacimleri nasıl hesaplanır?SİLİNDİR'İN HACMİH = taban = alırız, r taban yarıçapı, h yükseklikkonserve tenekesiörnek Taban yarıçapı 4cm ve yüksekliği 5cm olan silindirin hacmini bulunuz.π=3H= 240cmküpKÜP'ÜN HACMİH = küpün bir kenarının uzunluğuküp şekerörnek Bir ayrıtının uzunluğu 5cm olan küpün hacmini 125cmküpDİKDÖRTGENLER PRİZMASI'NIN HACMİH = en, b boy, c yüksekliğikibrit kutusuörnek Boyutları 3cm, 4cm, 5cm olan dikdörtgenler prizmasının hacmini 60cmküpKARE PRİZMA'NIN HACMİH = taban H = kare olan tabanın bir kenarı, b yükseklikörnek Taban ayrıtının uzunluğu 5cm ve yüksekliği 10cm olan kare prizmanın hacmini 250cmküpDİK PRİZMALARIN HACMİV= taban alanı X yükseklikalıntı Çemberin Tarihsel Gelişimi Çemberin Tarihsel GelişimiÇemberin TarihçesiÇemberin Tarihsel GelişimiBu şekli, diğer insan ve hayvanların gözbebekleri ile gökyüzündeki Güneş ve Ayda görüyordu. Derken, elindeki sopa ile, kum gibi düzgün yüzeylere daire çizdi. Sonra düşündü; bazı daireler küçük, bazıları ise büyük. Görüyordu ki sezinliyordu ki, dairenin bir ucundan öteki ucuna olan uzaklığı çapı, büyürse, çevresi de o kadar büyüyordu. Sonra gene düşündü, cilalı taş devri insanı, artık soyutlamasını yapmıştı. Dairenin; çevresinin uzunluğu ile çapının uzunluğu orantılıydı. Çevrenin çapa oranı, daireden daireye değişmiyor, sabit kalıyordu. Demek ki; bugünkü gösterim şekliyle, bu sabit orana dersek; Çevre/Çap = oranın sabitliği anlaşıldıktan sonra, sabit oran değerinin, sayı olarak belirlenmesi matematikçi Leonard Euler, 1737 yılında yayınladığı eserinde, daire çevresinin çapına oranı söz konusu olduğunda, bu sembolü kullandı. Leonard Euler'den önce gelen bazı matematikçiler tarafından da, bu sembol kullanılmıştır. Ancak, Leonard Euler'den sonra gelen, tüm matematikçiler bu sembolü benimseyip kullandılar. Rasyonel Sayılarda Sıralama Nasıl Yapılır Rasyonel Sayılarda SıralamaRasyonel Sayılarda Sıralama Nasıl YapılırRasyonel Sayılar SıralamaPozitif kesirlerde sıralama yapılırken aşağıdaki yollardan biri YolPaydaları eşit olan eşitlenen kesirlerden payı en büyük olan diğerlerinden daha YolPayları eşit olan eşitlenen kesirlerden paydası en küçük olan diğerlerinden daha YolPayı ile paydası arasındaki farkı eşit olan basit kesirlerde payı en büyük olan diğerlerinden daha ile paydası arasındaki farkı eşit olan bileşik kesirlerde payı en büyük olan diğerlerinden daha verilen yöntemler pozitif kesirlerde geçerlidir. Negatif kesirlerde ise durum Çemberin Kuvveti Çemberin KuvvetiÇember KuvvetiÇemberin KuvvetiKUVVET 1. Çemberin Dışındaki Bir Noktanın Çembere Göre Kuvveti [PT, T noktasında çembere teğet, [PB ve [PD çemberi kesen ışınlar Kuvvet = PT2 = PA . PB = PC . PD 2. Çemberin İçindeki Bir Noktanın Çembere Göre KuvvetiBir çemberin içindeki bir noktada kesişen iki kiriş üzerinde, kesim noktasının ayırdığı parçaların uzunlukları çarpımı sabittir. Kuvvet = PA . PB = PC . PD Çemberin üzerindeki bir noktanın çembere göre kuvveti sıfırdır 3. İki Çemberin Kuvvet Ekseni Kuvvet ekseni üzerindeki noktaların her iki çembere göre kuvvetleri Dıştan teğet iki çemberin kuvvet ekseni teğet noktasından geçer. Kuvvet ekseni çemberin merkezlerini birleştiren doğruya teğet noktasında diktir. O1O2 = r1 + r2 b. İçten teğet çemberlerin kuvvet ekseni teğet noktasından geçer. Kuvvet ekseni merkezlerden geçen doğruya teğet noktasında diktir. O1O2 = r1 – r2 c. Kesişen çemberlerde kuvvet ekseni çemberlerin kesişim noktalarından geçer ve merkezleri birleştiren doğruya diktir. O1O2 r1 + r2 Rasyonel Sayılarda Ondalık Sayılar Rasyonel Sayılarda Ondalık Sayılar Konu anlatımı Ondalık Sayılar ile ilgili çözümlü sorular RASYONEL SAYILARDA ONDALIK SAYILAR m Є Z ve n Є Z+ olmak üzere, m / 10n şeklinde yazılabilen kesirlere Ondalık Kesir, sayılara da Ondalık Sayılar denir. Yani, paydası 10' un kuvveti olan kesirler sayılar dir. Burada a ya tam kısmı, bcd ye de kesir kısmı denir. Her doğal sayının ondalık kesir kısmı sıfırdır. 5,0 ; 175,0 ; 1453,0 B. ONDALIK KESİRLERDE ÇÖZÜMLEME Bir ondalık kesri basamak değerlerinin toplamı biçiminde ifade etmeye ondalık kesri çözümleme denir. C. ONDALIK KESİRLERDE DÖRT İŞLEM 1. Toplama – Çıkarma Ondalık kesirler toplanırken, virgüller alt alta gelecek şekilde yazılır ve doğal sayılarda toplama – çıkarma işleminde olduğu gibi toplama – çıkarma işlemi yapılır. Sonuç, virgüllerin hizasından virgülle ayrılır. 2. Çarpma Ondalık kesirlerin çarpımı yapılırken, virgül yokmuş gibi çarpma işlemi yapılır. Sonuç, çarpılan sayıların virgülden sonraki basamak sayılarının toplamı kadar, sağdan sola doğru virgülle ayrılır. 3. Bölme Ondalık kesirlerin bölme işlemi yapılırken, bölen virgülden kurtulacak biçimde 10 un kuvveti ile çarpılır. Bölünen de aynı 10 un kuvveti ile çarpılarak normal bölme işlemi yapılır. D. DEVİRLİ ONDALIK AÇILIMLAR Bir rasyonel sayı ondalık yazıldığında, ondalık kısmındaki sayılar belli bir rakamdan sonra tekrar ediyorsa bu açılıma devirli ondalık açılım denir. Devreden kısım üzerine — işareti konulur. Her devirli ondalık açılım bir rasyonel sayı belirtir. Her rasyonel sayının bir devirli ondalık açılımı vardır. Bazı devirli ondalık açılımlar ondalık kesir değildir. 0,333… gibi. Çünkü rasyonel sayı olarak yazıldıklarında, ondalık kesir tanımına uymuyor. E. DEVİRLİ ONDALIK AÇILIMLARI RASYONEL SAYIYA ÇEVİRME Bir devirli ondalık açılıma karşılık gelen rasyonel sayıyı bulmak için aşağadaki yol takip edilir. Pay için “sayı aynen yazılır, devretmeyen kısım çıkarılır.” Payda için “virgülden sonra devreden rakam sayısınca 9 devretmeyen rakam sayısınca 0 yazılır.” İfadeleri kullanılır. Devreden sadece 9 ise pratik olarak bir önceki rakam 1 artırılır. Devreden sayı iptal edilir. Paydası 10 un bir kuvveti olan veya bu şekle getirilebilen her rasyonel sayı sıfır devredenli bir ondalık açılıma sahiptir. F. ONDALIK KESİRLERDE SIRALAMA Ondalık kesirlerde karşılaştırma yapılırken, soldan sağa doğru, aynı basamaktaki rakamlar karşılaştırılır. Bu karşılaştırmada, sayı değeri büyük olan rakamın yer aldığı kesir, diğerlerinden büyük olur. G. BİR ONDALIK KESRİ VERİLEN BİR BASAMAĞA GÖRE YUVARLAK YAPMA Bir ondalık kesri, kendisine eşit olarak alınabilecek yaklaşık değerlerle ifade etmeye yuvarlak yapma denir. Yaklaşık ifade etme sembolü » şeklindedir. Bir ondalık kesri, verilen bir basamakta yuvarlak yapmak için, bu basamağın sağındaki rakama bakılır. Rakamın sayı değeri; 5 ten küçük ise verilen basamaktaki rakam aynen kalır ve sağındaki basamaklar atılır. 5 ve 5 ten büyük ise, verilen basamağın sayı değeri 1 artırılır ve sağındaki basamaklar ÖRNEK SORU 1 5X – 1 kesri bileşik kesir ise, x nedir? ÇÖZÜM lx-l ≤ 5 ve x – 1 ≠ 0 olmalı -5 ≤ x – 1 ≤ 5 -5+1 ≤ x-1 +1 ≤ 5+ 1 -4 ≤ x ≤ 6 ve x ≠ 1 b/c ye tamsayılı kesir denir. 5 2/3-4 ¼=17/3-17/4=68-51/2 4 3 =17/12 bulunur. sadeleştirme ve genişleştirme yapılır. 2/3= =2-3/3-3=-6/-9=6/9 20/30= arasında toplama,çıkarma,çarpma,bölme işlemleri ve çıkarma işlemlerinde paydaların eşit olması gerekir. Örnek soru 1/2a1-/a2=1-2/2a=-1/2a=-1/2a=1/-2a problemlerinde önce parantez içi işlemler parantez ok ise önce bölme, çarpma sonra toplama ve çıkarma işlemleri yapılır. Örnek soru 3 [3.1 +5/3]1/7].1/4+1/3]6 işleminin sonucu aşağıdakilerden hangisidir? A 16 B 49/9 C 21 D 16/3 Çözüm [3.1+5/31/7.1/4+1/3]6 [ [ bulunur. Örnek soru 4 1 işleminin sonucu kaçtır? A 0 B 1/12 C 5/24 D 1 ÇÖZÜM = =3/ =1/2-1+1/2=0 10, 100, 1000,... şeklinde kesirlere ondalık sayı denir. A/10=0,a ab/10=a,b kesirler ondalık sayıya çevrildiğinde virgülden sonrası düzenli olarak sonsuza kadar devam sayılara devirli ondalık sayılar denir. Örnek soru 2/9 kesrini ondalık olarak yazarsak; ondalık sayılar rasyonel sayıya çevrilirken aşağıdaki formül kullanılır. Ab,cde=abcde-abcd/900 =sayının tamamı-devretmeyen sayı/virgülden sonra devreden kadar 9 virgülden sonra devretmeyen kadar 0 10. pozitif kesirler arasında sıralama yapılırken şu yollardan herhangi biri kullanılır. a- Paydaları eşitlenir, payı büyük olan büyüktür. b- Payları eşitlenir, paydası küçük olan büyüktür. c- Ondalık sayıya çevrilir. d- Pay ve payda arasındaki fark aynı ise basit kesirlerde payı büyük olan büyüktür. Bileşik kesirlerde ise payı küçük olan büyüktür. 3/833/2310 fark 11. Negatif kesirler sıralanırken önce pozitif gibi sıralanır, sonra sıralanma ters çevrilir. Örnek a=-1/2, b=-2/3, c=-3/5 ise a,b ve c yi sıralayınız. Çözüm 1/2 , 2/3, 3/5 sayılarını sıralayalım. Bu kesirlerin paylarını 6 da eşitlersek sırasıyla; 6/12, 6/9, 6/10 olur. 6/12-3/5>-2/3 a>c>b bulunur 12. Rasyonel sayılarda arada olma iki rasyonel sayı arasında sonsuz çoklukta rasyonel sayı vardır. xÖrnek soru 1örnek soru ½ ile 2/3 rasyonel sayıları arasında ve paydası 36 olan kaç tane rasyonel sayı yazılabilir? Çözüm 1/2 =18/36 ve 2/3=24/36 18 12 1/2Örnek soru 0,0039/0,13=39/10000/13/100 =39/ örnek soru x pozitif bir ondalık bir tamsayı olduğuna göre, x in virgülden sonraki kısmı nedir? Çözüm X+1/20 X+0,05=1,00 ↓ 0,95+0,05=1,00 öyleyse x in virgülden sonraki kısmı 0,95 olur. Örnek soru 1,2,3,4,5 rakamlarının ikisinden oluşturulan iki basamaklı bir sayı pay, öteki ikisinden oluşturulan iki basamaklı bir sayıda payda olmak üzere, elde edilebilecek kesirlerden en küçüğünün yaklaşık değeri nedir? Çözüm Sayımız 23/54 ≡ 0,43 bulunur. Örnek soru Bir sayıyı 0,25 ile çapmak, bu sayıyı kaça bölmektir? Çözüm A. 0,25 A. 25/100= Bir sayıyı 0,25 ile çapmak bu sayıyı 4 e bölmek demektir. Örnek soru A=11/10, B=101/100, C= 1001/1000, D= 10001/10000 Olduğuna göre, bu sayıları sıralayınız. 11/101000, 101/100100, 1001/100010, 10001/100001 11000/10000, 10100/10000, 10010/10000, 10001/10000 paydaları eşit olan pozitif kesirlerden payı büyük olan daha büyük olduğu için a>b>c>d bulunur. Örnek soru 0,5161616... devirli periyodik ondalık sayısını rasyonel sayı biçiminde ifade ediniz. Çözüm 0,5161616...=0,516 =516-5/990=511/990 ÖRNEK SORU 2-1/2+1/2+2/3+4/3-3+1/3 ÇÖZÜM 2-1/2+2+1/2/3+4/3-3+1/3 =2+2/13-10=2/3=8/ Bulunur. Örnek soru Dört arkadaş bir tepsi baklavayı şekildeki gibi paylara göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur? payı hakan’ın payından azdır. payı, ALİ’NİN payından fazladır. payı, MERAL’in payına eşittir. payı, AYŞE’nin payına eşittir. Çözüm 1/42 +3/8+1/8=2/8+3/8+1/8=6/8 Tamamı 8/8 dir. Ayşe’nin payı 8/8-6/8=2/8=1/4 Meral’in payı Ayşe’nin payına eşit olur. Örnek SORU 3/22/2-2/22/3 İşleminin sonucu kaçtır? Çözüm 3/ 3/413/14=3-12/4 =-9/4 bulunur. Örnek soru A=6/7,b=10/11,c=12/5 sayılarının küçükten büyüğe doğru sıralanışı nedir? Çözüm Payı paydasından büyük olan pozitif kesirler 1 den büyük, paydası payından büyük olan pozitif kesirler 1 den küçük olduğu için a ve b,1 den küçük, c,1 den büyüktür. Prizmaların Genel Özellikleri Prizmaların Genel ÖzellikleriPrizmaların Genel Özellikleri NelerdirPrizma, optikte düz yüzeyleri olan ve ışığı kıran saydam bir cisimdir. Yüzeyler arası açıları uygulamaya bağlı olarak genellikle camdan yapılır ancak tasarlanıldığı dalgaboyuna özel olarak herhangi bir saydam malzeme de prizma ile üstünde durduğumuz ölçü doğrusunun ancak bir tarafını görebiliriz. İki prizmayı üst üste koyarak doğrunun her iki tarafını birden görebiliriz. Bu prizmalara çift prizmalar denir. Bu tip prizmalar; ölçü alırken, bir noktadan bir doğruya inen dik doğruyu ve bir doğrudan bir noktaya çıkan dik doğruyu bulmamızı Prizmaların Formülleri 8. Sınıf Prizmaların Formülleri 8. Sınıf8. Sınıf Prizmaların FormülleriKARE alanı= alan alanı x yükseklik__= alanalt taban+üst taban+yan alan= alan alanı alanalt taban+üst taban+yan alan= alanı x yükseklik= ÜÇGEN alanı alan alantaban alanları+yan alan=2.+ V=taban alanı x yükseklik= alan çevresi x yükseklik= Alanı Alan Taban Alanları + Yan Alan=2. V=taban alanı x yükseklik= PRİZMAalıntıKARE DİK PRİZMAalıntıalıntı Çemberin Bulunuşu çemberi kim buldu Çemberi kim bulduPi sayısının bulunuşuÇember ile pi sayısının bulunuşunu bağdaştırabiliriz. Genellikle bilinen en basit pi sayısı pek fazla birşey ifade etmese de yaygınca kullanılır ve bu bakımdan anlamlıdır. Bu sayı aslında bir orandır ve dairenin çevresinin çapına bölümünden elde edilir. Bu oran 3,14 olarak bilinir. Bunu kendiniz de ölçebilirsiniz, mesela evde herhangi bir dairesel cisim bulun fakat mümkün olduğunca büyük olmasına dikkat edin. Elinizde bir bardak var diyelim, eğer bir mezura ile bardağın önce çevresini daha sonra da çapını ölçüp bölerseniz her zaman sonucuna ulaşırsınız. Tabi sonucun aslına en yakın olması için gerçekten hassas bir ölçüm yapmak animasyonda pi sayısının ispatı olarak inçlik çapa sahip bir dairenin doğrusal olarak açıldığında 4 inçlik bir mesafeye karşılık geldiği gösteriliyor. Anlaşılacağı üzere 4 inççevre / çap = Görüldüğü üzere pi sayısı aslında çok basit bir temele sahiptir ve değiştirilemez bir sabit orandır. Fakat aynı zamanda Pi sayısı bir irrasyonel sayı olduğundan, hiçbir zaman sonlu bir tamsayı düzeninde ifade edilemez ve virgülden sonra sonsuz sayıda tekrarsız rakam içerir. Babilliler’den beri ortadoğu ve akdeniz uygarlıklarının pi sayısının varlığından haberdar oldukları bilinmektedir. Farklı antik uygarlıklar pi sayısı için farklı sayıları kullanmıştır. Örneğin MÖ 2000 yılı dolaylarında Babilliler π = 3 1/8, Antik Mısırlılar ise π = 256/81 yani yaklaşık 3,1605′i kullanmaktaydı. Yine de çok uzunca bir süre π’nin bir irrasyonel sayı olup olmadığı anlaşılamamıştır. 1761 yılında Johann Heinrich Lambert’in yayımladığı ispatla sabitin irrasyonel bir sayı olduğu kanıtlanmıştır. Günlük kullanımda basitçe 3,1416 olarak ifade edilmesine rağmen gerçek değerini ifade etmek için periyodik olarak tekrar etmeyen sonsuz sayıda basamağa ihtiyaç vardır. İlk 65 basamağa kadar ondalık açılımı şöyledir3, 14159 26535 89793 23846 26433 83279 50288 41971 69399 37510 58209 74944 5923 Çemberin Doğruyla İlişkisi Çember ve doğruÇemberin Doğruyla İlişkisiKİRİŞÇemberin bir noktasından diğer noktasını birleştiren doğru iki noktada kesen doğru parçasına kesen bir ortak noktası olan doğruya teğet denir. Rasyonel Sayılarda Merdivenli İşlemler Rasyonel Sayılarda Merdivenli İşlemlerRasyonel Sayılarda Merdivenli İşlemler Ve Çözümler Merkezi belli olmayan bir çemberin merkezi nasıl bulunur? Bir çemberin merkezi çapının orta noktasıdır. Yani çemberin çapı bulunarak merkezi bulunabilir. ikinci dereceden bir bilinmeyenli denklemler ikinci dereceden bir bilinmeyenli denklemler ikinci dereceden bir bilinmeyenli denklemler konu anlatımıİKİNCİ DERECEDEN BİR BİLİNMEYENLİ DENKLEMTANIM a, b, c reel sayı ve a 0 olmak üzere , ax2+bx+c=0 ifadesine , x e göre düzenlenmiş ikinci dereceden bir bilinmeyenli denklem denir. Denklemi sağlayan eğer varsa x reel sayılarına denklemin kökleri, tüm köklerin oluşturduğu kümeye denklemin çözüm kümesi, çözüm kümesini bulmak için yapılan işleme de denklem çözme –7x+6=0 ifadesi x e bağlı ikinci dereceden bir bilinmeyenli bir denklemdir.•Bu denklemde; a=4, b=-7 ve c=6 2y2 –5y+1 = 0İfadesi y ye bağlı ikinci dereceden bir bilinmeyenli bir denklemde; a=2, b=-5 ve c= 1 ax3 + 3x2 + 4x3 –ax –2 = 0Denklemi ikinci dereceden bir bilinmeyenli denklem olduğuna göre, a kaçtır?ÇÖZÜM ax3 + 3x2 + 4x3 –ax –2 = 0 a+4x3 + 3x2 –ax –2 = 0Denkleminin ikinci dereceden bir denklem olması için denklemde x3 lü terim halde, a + 4= 0 => a= -4 olur. KÖK + bx + c =0 ifadesi çarpanlarına ayrılabiliyorsa her çarpan sıfıra eşitlenerek kökler x-1 x-1 x-3 + x-5 =0Denkleminin kökleri x1 ,x2 olduğuna göre x1 + x2 toplamı kaçtır?ÇÖZÜM x-1 x-1 x-3 + x-5 =0 x-1 x-5 + x-1 x-3 = 0 x-1 x-5 + x-3 = 0 x-1 2x – 8 = 0 x-1= 0 => x1 =1 veya 2x-8= 0 => x2 = 4 tür. x1 + x2 = 1 + 4 = 5ÖRNEK 4x + 2 . 42-x –18 = 0 denkleminin kökleri toplamı kaçtır?ÇÖZÜM 4x + 2 . 42-x –18 = 0 4x + 2 . 42 . 4-x –18 = 0 1 4x + 32 . 4x –18 = 0 4x2 –18 .4x + 32 = 0 -16 -2 4x –16 . 4x –2 = 0 4x –16 = 0 => 4x = 16 => x1 = 2 1 4x –2 = 0 => 4x = 2 => x2 = 2 1 5 O halde, x1 + x2 = 2+ 2 = 2 0 ax2 + bx + c = 0 denkleminde; c i a + b + c = 0 ise köklerden biri 1, diğeri a dır. - c ii b = a + c ise köklerden biri -1 , diğeri a dır. ÖRNEK 9x2 + 17x + 8 = 0 denkleminde; a = 9, b = 17 , c = 8 b = a + c olduğundan bu denklemin kökleri x1 = -1 ve x2 = - 8 dur. 9nÖRNEK m + 2x2 + m – n + 2x –n = 0ikinci derece denkleminin köklerinden biri 6 ise, bu denklemin kökleri toplamı kaçtır?ÇÖZÜM m + 2x2 + m – n + 2x –n = 0 denkleminde, a = m + 2, b = m –n + 2, c = -n ve b = a + c olduğundan denklemin köklerinden biri -1 dir. Diğer kök 6 olduğundan kökler toplamı -1 + 6 = 5 + bx + c = 0 a ≠ 0 ndenkleminin köklerini diskriminant yöntemi ile = b2 –4acni 0 ise iki farklı reel kök > 0 olmak üzere denklemin köklerin -b + -b n x1 = 2a ve x2 = 2a şeklinde x2 – 4x + m + 1 = 0 denkleminin eşit iki kökünün olması için m kaç olmalıdır?ÇÖZÜM Denklemin eşit iki kökün olması için = 0 olmalıdır. = -42 –4 .1. m + 1 0 = 16 –4m = 12 –4m m = 3 a + 1x2 –2a + 7x + 27 = 0 a ≠ -1 olmak üzerendenklemin kökleri eşit olduğuna göre, a’ nın alabileceği değerler toplamı kaçtır? 1998 / ÖSYSÇÖZÜM a + 1x2 –2a + 7x + 27 = 0 denklemin kökleri eşit ise = 0 olmalıdır. = 4. a + 72 –4 . 27 . a + 1 0 = a2 + 14a + 49 – 27a –27 a2 - 13a + 22 = 0 Bu denklemi sağlayan a değerlerinin toplamı -13 a1 + a2 = - 1 = 13 ≠ 0, ax2 + bx + c = 0 denkleminin; i Simetrik iki kökünün olması için b = 0 olmalıdır. ii Simetrik iki reel kökünün olması için, b = 0 ve a .c > 0 ax2 – a2 –4 x + 4 = 0 denkleminin simetrik iki reel kökü olduğuna göre, a kaçtır?ÇÖZÜM ax2 – a2 –4 x + 4 = 0Denkleminin simetrik iki reel kökünün olması için,a2 –4 = 0 ve 4 .a > 0 –4 = 0 => a = -2 ve a = 2 a p .q= 2 2pq = p2 + q2 p2 –2pq + q2 = 0 p – q2 = 0 ise p – q = 0 p = q halde, kökler eşit olduğundan =0 x2 –2x + a = 0 denkleminin kökleri x1 ve x2 olduğuna göre a’ nın hangi değeri için x1 + x2 + x1 . x2 = 5 olur?ÇÖZÜM x2 –2x + a = 0 denkleminin kökleri x1 ve x2 ise x1 + x2 = 2 ve x1 . x2 = a dır. O halde, x1 + x2 + x1 . x2 = 5 => 2 + a = 5 a = 3 x2 + x1 + 4x –3x2 = 0 denklemin kökleri sıfırdan farklı olan x1 ve x2 x2 + x1 + 4x –3x2 = 0 denkleminde, a = 1, b= x1+4, c=-3x2 c x1x2 = a => x1x2 = -3x2 x1 = -3 tür. -b x1 + x2 = a => x1 + x2 = -x1 –4 x2 = -2x1 –4 x2 = -2-3 –4 x2 = 2 olur. O halde, denklemin büyük kökü x2 = 2 VERİLEN İKİNCİ DERECE DENKLEMİN YAZILMASIa ≠ 0 olmak üzere, kökleri x1 ve x2 olan ikinci dereceden denklem a . x – x1 . x – x2 = 0 dir. Bu denklem düzenlenirse, x2 –x1 + x2 . x + x1 . x2 = 0 denklemi elde edilir. ÖRNEK Kökleri –2 ve 3 olan ikinci dereceden denklem nedir?ÇÖZÜM Kökleri x1 ve x2 olan ikinci dereceden denklem x2 –x1 + x2 x + x1 . x2 = 0 dır. x1 = -2 ve x2 = 3 ise denklem x2 – -2 + 3x + -2 . 3 = 0 x2 –x -6 = 0 ÇÖZÜMLERİ fxfx > 0, fx . gx x = 1 3-x = 0 => x = 32x = 1 ve x = 3 birer tane olduğundan tek katlı x -∞ 1 3 +∞ - + - 0 0 +.- = - {x * 1≤ x ≤ 3, x € R}ÖRNEK x+2 . x-2 x + 1 ≤ 0ÇÖZÜM1x + 2 = 0 => x = -2 x –2 = 0 => x = 2 x + 1 = 0 => x = -12x = -2, x = 2 ve x = -1 kökleri birer tane olduğundan, tek katlı x -∞ -2 -1 2 +∞ - + - + 0 ∞ 04+ . + . + = + Ç = {x € R x ≤ -2 veya –1 x = 2, x = 4 1-x 5+x = 0 => x = 1, x = -5Şimdide her birinin ayrı ayrı işaretini inceleyelim. x -∞ -5 1 2 4 +∞x-24-x - - - + -1-x5+x - + - - -İşaret tablosunda görüldüğü gibi, birinci eşitsizliğin -, ikinci eşitsizliğin + olduğu bölge [-5, 1] aralığıdır. O halde, çözüm kümesi Ç = [-5, 1] + bx + c > 0 eşitsizliğinin daima sağlanması için a > 0 ve = b2 – 4ac m m –22 –4m –2 . m –1 2dir..........2 1 ve 2 yi sağlayan m değerleri m 0 b a . fk > 0 c k 0 b a . fk > 0 c k > -b olmalıdır. 2aiv a . fk = 0 ise, k köklerden birine eşittir. Bu durumda aşağıdaki üç maddeye bakılır. -bak > 2a ise x1 a . f2 1 . 22 –2m –2 + m -m + 2 m > 2 p + 6x2 + 17p + 1x + 5p –2 = 0 denkleminin gerçel kökleri x1 ve x2 x2 olması için p’nin alabileceği değerler nedir?ÇÖZÜM Denkleminin kökleri x1 x2 şartlarını sağladığına göre,x1x2 < 0 ve x1 + x2 < 0 dır. c 5p – 2x1x2 = a = p + 6 < 0 ...................... 1 -b 17p + 1x1 + x2 = a = p + 6 < 0...................2p + 6x2 + 17p + 1x + 5p –2 = 0 p -6 -1 2 x1x2 + - - +x1 + x2 - + - - ÇÇ = -1 , 2 dir. Enerji ve Enerji Çeşitleri ENERJİ NEDİR?Enerji kısaca iş yapabilme yeteneğidir. Tıpkı uzunluklar gibi skaler büyüklüktür. Toplamda 8 ana enerji çeşidi verdır. Bunlar potansiyel, kinetik, ısı, ışık, elektrik, kimyasal, nükleer ve ses enerjisidir. Unutmamamız gereken ise hiçbir enerjinin kaybolmadığıdır. Olsa olsa başka bir enerji türü ENERJİBir cismin konumu ve durumu yüzünden sahip olduğu enerjidir. Gerilmiş bir yayda, havada duran bir cisimde ve iple tavandan asılı bir modelde potansiyel enerji vardır. Kısaca yüksekliği olan ya da gerilmiş/sıkıştırılmış tüm cisimlerde potansiyel enerji ENERJİKinetik enerjiye sahip olmak için bir cismin hareket ediyor olması lâzımdır. Yani kinetik enerji hızı olan cisimlerin sahip olduğu enerji çeşididir. Bunlara örnek olarak koşan çocuk, dönen tekerlek ya da yüksekten düşen bir top ENERJİSİCisimlerin sıcaklıkları yüzünden sahip olduğu enerjidir. Sıcaklığı yüksek ya da düşük bütün maddelerin ısı enerjisi vardır. Örnek verecek olursak ampul, elektrik sobası, jeotermal enerji, ısıtıcılarELEKTRİK ENERJİSİBu enerji türü bu sitedeki ana başlıklardan birini oluşturur. Cisimlerin elektrik yükleri sebebiyle sahip oldukları enerjidir. Eğer bu konu hakkında daha çok bilgi edinmek istiyorsanız buraya ENERJİSİBu enerji türü karanlık bir odayı aydınlatabilecek bir enerji türüdür. Zaten adı üstünde. Yanan odun, ampul, Güneş, lamba vb. şeyler bir şekilde sahip oldukları enerjinin bir kısmını ışık enerjisine ENERJİMaddelerin kimyasal reaksiyonlarda bulunması sonucu ortaya çıkar. Yanma, Yakma ve benzeri olaylar bir enerji sonucu olur ve onlar da bir enerji açığa ENERJİFisyon veya füzyon sonucu meydana gelir. Nükleer santrallerden bu şekilde elektrik elde eder. Bir şemasını görmek için buraya tıklayın.SES ENERJİSİSesin enerjisi olduğunu nasıl anlayabiliriz? Şu örnekle açılanabilir Camın kırılması. Hani o yüksek şiddetteki çığlıkların kırdığı camları anımsayın. Bunlar sesin enerjisi yüzündendir. Zilin kinetik enerjisi ses ve biraz da ısı enerjisine dönüşür. Yani kol zile vurdukça sesin çıkması enerji DÖNÜŞÜMÜDaha önce de bahsettiğimiz gibi hiçbir enerji kaybolmaz. Sadece dönüşüm sonucu başka bir enerji türü olur. Yani, evrendeki enerji toplamı değişmez. Buna enerjinin korunumu denir. Bu kısmı daha çok şekiller vasıtasıyla anlatmak istiyorum. Şekilleri görmek için başlıklara örneğimiz hidroelektrik santrali. Kademe kademe anlatmakta yarar gelen suyun kinetik enerjisi barajda potansiyel enerjiye potansiyel enerji kapaklardan akarak doğrusal hareketle bir kinetik enerjiye da türbin görevi devralır. O doğrusal hareketi dairesel harekete çevirir; ama hâlen kinetik türbinden aldığı bu enerjiyi elektrik enerjisine çevirir ve trafolara sonra uzun bir yolculuk sonrası evinize gelen elektrik fırınlarda ısı enerjisine, saç kurutma makinelerinde ısı enerjisine ve kinetik enerjiye, ampulde ise ışık enerjisine 5 kademe atlatmış olan kinetik enerji sonunda bizim yararımıza çalışmış ANİ FREN YAPMASIBu hidroelektrik santralinin işleyişinden daha basittir; ama sonuç olarak enerji dönüşümü olduğu için yazmak yakıtın yanması kimyasal enerji basınç yaratarak pistonu aşağı iter ve bu enerjisini kinetik, doğrusal krank miline mili alığı bu enerjiyi doğrusaldan dairesele çevirir ve tekerleklere aldığı bu dairesel hareketi doğrusal harekete çevirir ve araba hareket etmeye sonra sürücü önüne bir şey çıkınca durmaya kalarsa arabanın hareketi yavaşlar, yani kinetik enerjisi de enerji kaybolmaz, sadece ses ve ısı enerjisine dönüşür. Fren balatalarının disklere sürtmesi sonucu ses ile ısı ve lastiğin sürtünmesi sonucu da yine ısı ortaya ENERJİPotansiyel enerji belli bir yükseklik ya da gerginliği olancisimlerin sahip olduğu enerji türüdür. Biz aşağıda sadece yükseklik bahsini olan her şeyin potansiyel enerjisi de vardır. Bu enerji gerektiğinde kullanılarak başka enerjilere dönüşebilir örneğin bir kitabı yüksekte tutarken bırakırsak potansiyel enerjisi kinetik enerjiye dönüşür.POTANSİYEL ENERJİYİ HESAPLAMAPotansiyel enerji 3 şeye bağlıdır cismin kütlesi, cismin yerden yüksekliği ve yerçekimi. Bunların hepsiyle doğru orantılıdır, yani biri arttığında potansiyel enerji de verilen bilgilere de dayanarak potansiyel enerjinin fomülünü vermek istiyorum. Hatırlarsanız Enerjiyi “E”, potansiyel enerjiyi de “EP" olarak x yerçekimi x yükseklik yani EP=m x g x hÖrnekKütlesi 10 kg olan bir taş yerden 5 m yüksekte duruyor. Bu taşın sahip olduğu potansiyel enerji kaç Joule’dür? g=10N/s2EP= . 10 m/s2 . 5 mEP=10kg m2/s2EP=10 JKİNETİK ENERJİBir cismin kinetik enerjisinin 0’dan büyük olması bize o cismin hareket ettiğini anlatır. Yani kinetik enerji sadece hareketlilerde mevcuttur ve bu enerjiyi “cismin hereket ettiği için sahip olduğu enerji” diye tanımlarız. Bu enerji elektrik üretmede ENERJİYİ HESAPLAMAKinetik enerji, potansiyel enerjiden farklı olarak 2 şeye bağlıdır cismin kütlesi ve cismin hızı. Bunların ikisiyle de doğru enerjinin fomülü şu şekildedir. Hatırlarsanız Enerjiyi "E", kinetik enerjiyi de "EK" olarak x m x v2Örnek2 saniyede 520 m yol alan ve 300 000 kg kütleye sahip olan bir Boeing 747’nin sahip olduğu kinetik enerji tam hız giderken kaç Joule’dür?EK = ½ . 260 .260 . 300 000EK = 2602. 150 000EK =10 140 000 000 J Maddenİn Ayrilmasi MADDENİN AYRILMASIDoğada binlerce tür madde vardır. Maddeler doğada genellikle karışım hâlinde bulunur. Başkaca maddelerden arıtılmış katışıksız maddelere saf madde, iki ya da daha fazla maddenin karıştırılmasıyla oluşan katışığa karışım denir. Örneğin; demir, alüminyum, oksijen, su, şeker, naftalin, yemek tuzu vb. saf maddeler iken; hava, toprak, süt, kan, kum, tuzlu su vb. karışım hâlindeki oluşturan maddeler bileşen adıyla anılır. Örneğin; hava bir karışımken, havayı oluşturan azot, oksijen vb. gazlar hava karışımının hâlindeki maddeler, karışımı oluşturan bileşenlerin karışım içindeki dağılımına göre homojen ve*ya heterojen karışımlar olmak üzere ikiye ayrılır. Karışımı oluşturan bileşenlerin dağılımı, karışımın her nokta*sında aynı ise homojen karışım denir. Homojen karışımlara çözelti de denir. Karışımın her noktasında madde dağılımı farklı ise heterojen karışım olarak nitelendirilir. Örneğin; hava, tuzlu su, şekerli su, limonata, mürekkep homojen karışım iken; toprak, süt, buzlu su, ayran, kan, su, zeytinyağı heterojen KÜTLE FARKI İLE AYIRMAKatı madde karışımlarındaki bileşenlerin öz kütleleri farklı ise bu farktan yararlanarak ayırma işlemi kütle farkı ile ayırma yöntemi endüstride geniş ölçüde kullanılır. Farklı öz kütleye sahip iki katının ayrılması istendiğinde, bu maddeler karışımı önce toz hâline getirilir. Toz hâlindeki karışım; öz kütlesi, karışımı oluşturan maddelerin öz kütleleri arasında bir değerde olan ve bu maddelerle etkileşmeyen sıvı içine atılır. Öz kütlesi, içine atıldığı sıvıdan büyük olan madde çöker, diğeri sıvı üstünde toplanır. Böylece karışımı oluşturan bileşenler birbirinden ayrılır. Örneğin; mermer tozu ve naftalin karışımı su içine atıldığında, öz kütlesi suyun öz kütlesinden büyük olan mermer tozu dibe çöker. Naftalinin öz kütlesi suyun öz kütlesinden küçük olduğundan su üstünde tereyağı elde edilmesinde, tereyağı ile ayra*nın öz kütlelerinin farklılığından yararlanılır. Krema, makine ya da yayıkta çalkalanır. Tereyağının öz kütlesi ayranın öz kütlesinden küçük olduğundan kremadan ayrılarak ayran üzerinde öz kütleleri birbirinden farklı birbiri içinde çözünmeyen iki sıvının oluşturduğu karışımlar su - zeytinyağı gibi, ayırma hunisi yardımıyla ayrılır. Ayırma hunisine boşaltılan karışımda öz kütlesi büyük olan altta toplanır. Diğeri ise üstte toplanır. Ayırma musluğu yardımıyla altta toplanan sıvı karışımdan FARKI İLE AYIRMAHayvancılıkla uğraşılan yörelerde, peynir ve tereyağını uzun süre saklayabilmek için peynir ve tereyağı tuzlanır. Peynir kullanılmadan önce suda yıkanır, suda bekletilir. Tuz suda çözünerek peynirden ayrılır. Böylece peynirin tuzu giderilmiş olur ki bu yöntem, çözünürlük farkı ile maddelerin ayrılmasına örnek oluşturur, öyleyse bir karışımı, bileşenlerinin herhangi bir çözücüdeki çözünürlükleri farkından yararlanarak verdiğimiz örneklerde, karışım oluşturan bileşenlerin suda çözünmesinden ya da çözünmeme*sinden yararlandığı açıktır. Ancak bazı karışımları oluşturan bileşenlerden iki ya da daha fazlasının aynı çözen*de çözündüğü durumlarla da karşılaşılır. Bu durumda karışımı bileşenlerine ayırmak için bileşenlerin farklı çözücülerdeki çözünürlüklerinin farklı oluşundan yemek tuzu, kükürt ve mermer tozundan oluşan bir karışımdan yemek tuzu suda çözünerek ayrılır. Kalan karışım karbon tetraklorür ile yıkanırsa kükürt, karbon tetraklorürde çözünerek mermer tozundan ayrılmış farkı ile karışımları bileşenlerine aynına yöntemleri endüstride, madenlerin zenginleştirilmesinde, meyve sularının deriştirilmesinde, bitkisel yağların elde edilmesinde, kimyasal ürünlerin saflaştırılmasında DEĞİŞTİRME SICAKLIKLARI FARKİ İLE AYIRMAMaddelerin, katı, sıvı ve gaz olmak üzere üç hâlde bulunduğunu; ısı enerjisinin maddeleri etkilediğini ve maddelerde hâl değişikliğine neden olduğunu biliyorsunuz. Hâl değişikliği ısı alış verişi ile olur. Madde ısı aldı*ğında sıcaklığı artar. Katı bir maddenin sıcaklığı, erime sıcaklığına ulaştığında madde sıvı hâle geçer. Yani sırasında madde katı ye sıvı hâlini bir arada bulundurur. Örneğin; bir buz parçası ısıtılırsa, yavaş yavaş erir. Bu safhada suyun katı ve sıvı hâli bir aradadır. Isıtma sürdürülürse, buz tamamen eriyerek sıvı hâle ya da yere döktüğünüz suyun bir süre sonra buharlaştığını bilirsiniz. Soğuk loş günlerinde su biri*kintileri veya akarsuların buharlaştığını görmüşsünüzdür. Evinizde çaydanlıkta ısıttığınız suyun, yüzeyinden ha*fif hafif buharlaştığına çoğu kez tanık olmuşsunuzdur. Buharlaşarak gaz hâline geçen maddeler soğutulduğunda tekrar sıvı hâle döner. Gaz hâlindeki maddelerin ısı kaybederek sıvı hâle geçmesine, yoğunlaşma açıklamalarımızdan sıvıların her sıcaklıkta buharlaştığını, sıvıların buharlaşması için kaynamalarının ön koşul olmadığını anlamışsınızdır. Ayrıca kaynama esnasında buharlaşmanın ve buharlaşma hızının arttığını, fakat kaynama ya da erime - donma olayının belirli bir sıcaklıkta gerçekleştiğini hâlde maddelerin erime donma ve kaynama noktalarının yani hâl değişim sıcaklıklarının farklı oluşundan yararlana*rak karışımları bileşenlerine ayırmamız mümkün olmalıdır,Sizler kaynamakta olan tuzlu suyun, suyu buharlaştıkça tuzluluk oranının arttığını, buharlaşan deniz su*yundan geriye tuz vb. artıkların kaldığını, bu yöntemle de deniz suyundan Konya ilimizde tuz gölünden tuz el*de edildiğini AYRIŞMASIKonumuz içinde madde hakkında bilgiler edinirken, saf maddeleri elementler ve bileşikler olarak sınıfla*mış ve bunlara örnekler vermiştik. Çeşitli yöntemlerle ayrıştırılmaya çalışıldığında değişik özellik gösteren hiç*bir yabancı maddeye ayrılmayan saf maddelere element denir. Demir, bakır, alüminyum, altın, gümüş, cıva, platin, oksijen, hidrojen, helyum, argon vb. bilinen element sayısı günümüzde 111' çok element ya da maddenin kimyasal bir tepkime sonucu belirli oranlarda birleşerek oluşturduk*ları yeni özellikteki maddeye bileşik az sayıda elementin birleşmesinden milyonlarca türde bileşik oluşur. Oluşan bileşiklerin özellikle*ri, kendilerini oluşturan elementlerin ya da maddelerin özelliklerinden tamamen farklıdır, örneğin; hidrojen ve oksijen gazlan belirli bir oranda birleşerek kendilerinden tamamen farklı su bileşiğini oluşturur. Su, tuz, şeker, etilalkol, karbondioksit vb. birer kendilerini oluşturan saf maddelere ayrılması fiziksel bir olay, öz kütle, çözünürlük, erime, kaynama ve yoğunlaşma sıcaklığı vb. özellikler maddelerin fiziksel özelliğidir. Bu özelliklerden yararlanarak ka*rışımları bileşenlerine ayırmak üzere deneyler plânladık. Maddelerin ayırt edici özelliklerinden yararlanarak ve fiziksel yöntemler kullanarak karışımları bileşenlerine ayırdık. Ancak maddeler, karışımlar hâlinde bulundukları gibi daha kompleks ve karmaşık bir yapı olan bileşikler hâlinde de bulunur. Şeker, yemek tuzu, sodyum klorat, aspirin gibi sayamayacağımız kadar çok madde yanında, canlılığın vazgeçilemez bir parçası olan su da bir bile* farklı olarak bileşikleri bileşenlerine ayırmak, ayırt edici özellikler yanında daha başka kimyasal teknikleri ve daha fazla bilgiyi gerektirir. Biz bu tekniklerden, ısı enerjisi ile ayırma ve elektrik enerjisi ile ayırmadan elektroliz söz edeceğiz. Hepsi de kimyasal bir olaya dayalı bu yöntemlerle bileşikleri bileşenleri*ne ayıracağız. Ancak şunu unutmamanız gerekir ki her bir bileşiği bileşenlerine ayırmak başka başka kimyasal teknikleri gerektirir, örneğin; kireç taşını kalsiyum karbonat ısı etkisiyle sönmemiş kireç kalsiyum oksit ve karbondioksitle ayırmak mümkünken, suyu ısı enerjisiyle bileşenlerine ayıramayız. Suyu ancak elektrolizle bile*şenlerine ENERJİSİ İLE AYRIŞTIRMA ELEKTROLİZIsıtma, damıtma, kristallendirme gibi yöntemlerle pek çok bileşik, daha basit maddelere ayrışamaz. Bunun için daha güçlü bir tekniğe ihtiyaç vardır. Elektrik enerjisiyle kimyasal bir ayrıştırma yöntemi olan bu teknik elektrolizdir. Elektrik akımı iletkenliği sağlayan maddeler elektrolit maddeler sanayide birçok maddeni elde edilişinde, metallerin saflaştırılmasında yaygın olarak kullanılır. En önemli uygulamaları, yemek tuzunun elektrolizinden klor ve sodyum hidroksit üretimi ve alüminyum oksitten alüminyum üretimidir. Ayrıca kaplamacılıkta nikelaj, kromaj vb kullanılır. Elektrik enerjisi ile bileşikleri basit maddelere ayrıştırma işlemi kimyasal AYRIŞTIRMA TEKNİKLERİBileşiklerden başkaca saf maddeleri ısı ve elektrik enerjisi yardımıyla elde ettik. Ancak bu tekniklerin dı*şında saf maddeler olan bileşiklerden başkaca saf maddeleri elde etmek için değişik ayrıştırma teknikleri de kul*lanır. Örneğin; maden yataklarından çıkarılan demir oksit içeren cevher, yüksek fırınlarda kok kömürü ile birlik*le ısıtılarak tepkimeye sokulur. Kok kömürü, demir oksidin oksijenini tutar, böylece demir elde edilir. Teknikte kurşun, çinko ve krom da benzer yöntemle elde saf olarak elde etmenin bir başka yolu da bu metallerin çözeltilerini kendilerinden daha aktif olan bir metal ile tepkimeye sokmaktır. Örneğin; balar sülfat bileşiğinden bakın saf olarak elde etmek için bakır sülfatın sudaki çözeltisi, bakırdan daha aktif olan metalik alüminyum ya da çinko ile tepkimeye sokulur. Alümin*yum ya da çinko metali çözeltiye geçerken bakır, serbest hâlde alüminyum ya da çinko üzerinde toplanır. Bu yöntem sanayide bazı metallerin üzerini kaplamakta da elektrolizi ile hidrojen ve oksijene ayrışır. Ancak civayı, bakırı, oksijeni, hidrojeni elektroliz etmeye çalışsak, bunları ısıtsak, kömürle kızdırsak, daha basit saf maddelere ayrıştırılamaz.. Bileşiklerin ayrıştırılması sonucu oluşan saf maddeler daha basit saf maddelere ayrıştırılamıyorsa, bu saf maddelere element denir. Deneylerle saf olarak elde edilen oksijen, hidrojen, bakır vb. maddeler birer elementtir. Değişik işlemlerle bu saf maddelerden, ancak kütlesi daha büyük olan yeni saf maddeler bileşikler elde VE BİLİMSEL DAVRANIŞIN ÖNEMİAkılcılık, evrende gerçekleşen olaylara, insanın aklını kullanarak bir neden bulması, her olayın doğal bir nedeni olduğunun bilinmesi ve deney tüpündeki renksiz iki sıvıyı birbirine karıştırıp vişne renkli bir başka sıvı elde ettiğinde; aklımızda uyanan soru, ilk renksiz sıvıların ne olduğu, tepkimeden hangi sıvının çıktığıdır. Oysa aynı deneyi, ay*nı sıvılarla ama bu sıvıları size su olarak tanıtıp sahnede süslü sürahilerin içinde yapan sihirbaz, şeytanî güçle*rin yardımıyla vişne suyu oluşturduğunu söyleyebilecek, pek çok kişiyi de öğretmen arasındaki ayırım, bilimsel düşünceyle hurafe arasındaki ayırımdır. Aklını doğru kul*lanmayı öğrenen insan; yaşamı boyu rahat edecek, başkalarının kendisini kandırmasına izin vermeyecek, gördü*ğü her olayın nedenini başka bir doğal olayda bildiği, gerçek anlamda bilimsel düşünen ilk insan yurdumuzda, Anadolu'da yaşadı. İzmir'in gü*neyinde, Miletos adlı kentte, 7. yy'da doğdu. Adı Thales Tales'ti Matematikteki ustalığı, bugün kendi adıyla anılan teoremleriyle karanlığı içindeki toplumda, bilimsel düşünen ilk insan olarak Thales, 28 Mayıs 585'teki güneş tutulmasını önceden hesaplamış ve bir savaşa engel o güne değin kimsenin çözemediği bir sorunu çözmüş, piramitlerin gölgelerini ölçerek yüksek*liklerini bulmuştu. Ardından gelen Anadolulu düşünürler, Güneş ve Ay tutulmaları, Dünya'nın yuvarlaklığı, Dünya haritası*nın çizilmesi gibi bugün bile insan yaşamında önemini koruyan pek çok doğru bilgiyi düşüncenin en önemli iki aşaması yine bu dönemde Anadolulu bilgeler tarafından gerçekleştirildi Ephesoslu Herakleitos Efesli Heraklos, evrenin durağan olmadığını, her şeyin "akış" içinde olduğunu gördü ve gerçeğe "zaman" boyutunu ekledi. Bu durumu; "Aynı ırmağa iki kez girilemez." diyerek Demokritos, bugün bile aynı adla anılan "ATOM"' fikrini ortaya davranışın temelinde her şeye kuşkuyla bakmak vardır. Her bilgi alınır, bir kez daha aklın süzge*cinden geçirilir. Böylece her bilgi, her kullanımda bir kez daha denetlenir, eksiklikleri varsa tamamlanır, yanlış*ları varsa düzeltilir. Böylece bilimsel bilgi her kullanımda bir kez daha doğrulanır, sağlamlaşır. Bilimsel düşünü*şün sağlamlığı buradan düşüncenin yılmaz savunucusu olan Büyük Önder Atatürk, 1924 yılındaki bir söylevinde "Dün*yada her şey için, uygarlık için, hayat için, basan için, en gerçek yol gösterici bilimdir, fendir." diyerek ülkenin çağdaşlaşması ve uygarlaşması için bilimin yol göstericiliğine güvenilmesini Kemal'in erdemi, işte bu çağdaş dünyaya Türk toplumunun ayak uydurmasını sağlamasındadır. Elementin özelliğini taşıyan en küçük parçasına NumarasıBir elementin unda bulunan proton sayısıdır. Protonlar + yüklü olduklarından pozitif yük sayısı ya da çekirdek yükü şeklinde ifade edilebilir. Atom numarası = Proton sayısı = Çekirdek yükü Kütle Numarası = Proton sayısı + Nötron sayısı eşitliği yüksüz bir için, çekirdekte kaç proton varsa çekirdeğin etrafındaki yörüngelerde de o kadar elektron veya – yüklü ya da gruplarına iyon denir. elektron verirse + yüklü iyon oluşur ve katyon olarak isimlendirilir. elektron alırsa – yüklü iyon oluşur ve anyon olarak isimlendirilir. Bir X atomu için; nötron sayısı, elektron sayısı aynı kütle numaraları farklı olan atomlara izotop atomlar izotopudur. İzotop atomların kimyasal özellikleri aynıdır. Fiziksel özellikleri farklıdır. İzotop iyonların elektron sayıları farklı ise kimyasal özellikleri de farklıdır. ALLOTROPKimyasal özellikleri aynı aynı dan oluşmuş, fiziksel özellikleri renk, kaynama noktası, erime noktası, uzaydaki dizilişleri farklı olan maddelere allotrop maddeler grafit, amorf karbon, üç madde de yapısında yalnızca karbon C u içerir. Fakat uzaydaki dizilişleri ve bağların sağlamlığı farklı olan gazı ve O3 Ozon gazı birbirlerinin allotropudur. Allotrop için bilinmesi gereken en önemli özellik ise;Allotrop maddeler bir başka madde ile reaksiyona girdiklerinde aynı cins ürünler + O2 2CaO3Ca + 2/3 O3 2CaO Teorisi Elektron dalga özelliği göstermektedir. Atomdaki elektronun aynı anda yeri ve hızı bilinemez. Elektronların bulunma ihtimalinin fazla olduğu küre katmanları vardır ve bu katmanlara orbital denir. ELEKTRONLARIN DİZİLİŞİPauli Prensibi Elektronlar yörüngelere yerleştirilirken ; 2n2 formülüne uyarlar.n yörünge sayısı, 1,2,3 .......... gibi tamsayılar Son yörüngede maksimum 8 elektron bulunur. Buna göre, her yörüngedeki elektron sayısı 1. yörünge = 2 elektron2. yörünge = 8 elektron3. yörünge = 18 elektron4. yörünge = 32 elektron konfigürasyonBir atomun elektronlarının hangi yörüngede olduğu ve orbitallerinin cinsinin belirtildiği yazma düzenine Elektronik konfigürasyon denir. n Baş kuant sayısı olup 1, 2, 3, ... gibi tam sayılardır. Elektronun hangi yörüngede olduğunu belirtir. l Yan kuant sayısı olup, orbital adı olarak bilinir, s, p, d, f gibi harflerle önce düşük potansiyel enerjili orbitallere yerleşirler. Dört değişik enerji düzeyi Enerji seviyesi en düşük orbitaldir. 2 elektron s orbitalinden sonra elektronlar p orbitallerine yerleşir. px , py , pz olmak üzere 3 tanedir. p orbitalleri toplam 6 elektron 10 elektron alır ve toplam 5 tanedir. p orbitallerinden sonra elektronlar d orbitallerine f orbitalleri toplam 14 elektron alır ve 7 tanedir. Enerji düzeyi en yüksek olan Sayısı n Yörüngedeki orbital sayısın2Yörüngedeki elektron sayısı 2n21..........1 1 tane s22. ......... 4 1 tane s, 3 tane p83. .........9 1 tane s, 3 tane p, 5 tane d184. ......... 16 1 tane s,3 tane p, 5 tane d,7 tane f32Bir atomun elektronları yörüngelere yerleştirilirken okların sırası takip edilir. Bunlar bu sıra ile yazılırsa aşağıdaki gibi 2s2 2p6 3s2 3p6 4s2 3d10 4p6 5s2 4d10 5p6Peryot Dizilişi yapılan elementin en son yazılan s orbitalinin başındaki sayıya periyot Son yörünge orbitalleri s ve p ile bitiyorsa A grubu, d ve f ile bitiyorsa B grubu elementidir. A grupları son yörüngelerindeki s ve p orbitallerindeki elektronların toplamıyla bulunur. X 1s2 2s2 2p6 3s2 3p6 dizilişine göre atom 3. periyot, 8A TABLO Elementlerin atom numaralarına göre belirli bir kurala uyarak sıralanması ile periyodik cetvel oluşur. Periyodik cetvelde yatay sıralara periyot, düşey sıralara grup denir. Periyodik cetvelde 7 tane periyot, 8 tane A grubu, 8 tane B grubu vardır. 8B grubu 3 tanedir. Her periyot kendine ait olan s orbitali ile başlar p orbitali ile biter. Diger bir ifade ile 1A grubu ile başlayıp 8A grubu ile sona erer. A grubu elementleri s ve p blokunda,B grubu elementleri d ve f blokunda grubu elementlerine geçiş elementleri denir. Bunların tamamı metaldir. Periyodik cetvelde A grubu elementlerinin özel isimleri vardır. Periyodik cetvelde aynı grupta bulunan elementlerin değerlik elektron sayıları aynı olduğundan benzer kimyasal özellik gösterirler. METAL-AMETAL ve SOYGAZ'IN ÖZELLİKLERİ MetalAmetalSoygaz Grup numarası 1A,2A, 3A, ve B gruplarında bulunan elementler metaldir. Kendilerini soygaza benzetmek için son yörüngelerindeki elektoronları vererek+değerlik alırlar. 1A+1, 2A +2Kesinlikle - değer almazlar. Kendi aralarında bileşik bileşik oluştururlar. İndirgen özellik gösterirler. Tel ve Levha haline gelebilirler. Elektirik akımını iletirler. Tabiatta genellikle katı halde bulunurlar . Grup numarası 5A ,6A,7A, olanlar ametaldir. Soygaza benzeme yani son yörüngelerindeki elektronları 8'e tamamlamak için elektron alarak- değerlik alılar. 5A-3,6A,-27A-1...Fakat+ değerlik alabilirler. Kendi aralarında ve me-tallerle bileşik oluşturur-lar. Yükseltgen özellik göste-rirler. Tel ve levha haline gel-mezler. Elektirik akımını iletmez-ler. Tabiatta genelde gaz ve çift atomlu moleküller halinde bulunurlar. F2,N2,02... Grup Numarası 8A olanlar soygazdır. Kararlıdırlar,elektron alış-verişi yapmazlar. Bileşik yapmazlar Orbitalleri doludur. Tabiatta tek atomlu gaz halinde bulunur-lar. • BİLEŞİK OLUŞUMUa. Metal + Ametalb. Ametal + AmetalMetaller son yörüngelerindeki elektronları vererek + değerlik ise son yörüngedeki elektronları 8'e tamamlamak için elektron alarak - değerlikli formülünü bulabilmek için öncelikle bileşiği oluşturacak elementlerin değerlikleri tespit edilir. Bu değerlikler en küçük katsayılar şeklinde genel ifadesi ile X+m ile Y-n iyonu XnYm bileşiğini oluşturan atomların her ikisi de ametal olduğunda farklı bileşik formülleri ve İYON ÇAPI HACMİ Peryot numarası yörünge sayısı arttıkça atom hacmi büyür. Grup numarası arttıkça atom hacmi küçülür. Çünkü yörünge sayısı aynı kalmakta fakat çekirdek yükü ve çekirdeğin elektronları çekme gücü artmaktadır. Bir atom ya da iyon elektron aldıkça çapı büyür, elektron verdikçe çapı küçülür. Örneğin; X atomunun hacmi X-n iyonunun hacminden küçük, X+n iyonunun hacminden - 1 6C, 14Si, 3Liatomlarının çaplarını karşılaştırınız?ÇözümPeryot numarası büyük olanın çapı en büyük olduğundan Si çapı en ile 3Li aynı peryotta olduğundan, grup numarası proton sayısı arttığı içinçekirdek çekimi büyük olanın çapı küçük olacağından 3Li çapı 6C nun çapından büyüktür. Sonuç olarak çaplar arasında Si > Li > C ilişkisi ENERJİSİ Gaz halindeki bir atomdan bir elektron koparmak için verilmesi gereken enerjiye iyonlaşma enerjisi 1. iyonlaşma enerjisi elektronu koparmak için verilen enerjiye 2. iyonlaşma enerjisi elektronu koparmak için verilen enerjiye 3. iyonlaşma enerjisi bir atom için daima Periyot numarası arttıkça iyonlaşma enerjisi azalır. Gruplarda iyonlaşma enerjisi sıralaması,1A < 3A < 2A < 4A < 6A < 5A < 7A < 8Aşeklindedir. Örnek - 2 Bir X atomu için;Xg X+2g + 2e–X+1g X+2g + e–X+1g X+3g + 2e–DH = 340 = 215 = 625 göre X atomunun 1. iyonlaşma enerjisi, 2. iyonlaşma enerjisi ve3. iyonlaşma enerjisi değerleri kaçtır?Çözüm1. denklem 2 elektronu uzaklaştırmak için verilen enerjidir. Yani 1. ve 2. iyonlaşma enerjileri toplamıdır. 2 elektronu koparmak için toplam 340 enerji kkal. 2'inci elektronu uzaklaştırmak için verilen enerji olduğuna göre 2. iyonlaşma enerjisi 215 O zaman 340 – 215 = 125 1. iyonlaşma enerjisidir. 625 X atomunun 1 elektronu uzaklaşmış durumundan 2e– daha uzaklaştırmak için gereken enerjidir. Yani 2. ve 3. iyonlaşma enerjileri toplamıdır.2. = 215 olduğuna göre; 3. iyonlaşma enerjisi = 625 – 215 = 410 dir. KAYNAK 9. Sınıf Kimya Ders Kitabı Meb Yayınları 2. Ünite Atom ve Periyodik Sistem Sayfa 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95 Üniteyi Bitirirken Soruları ve Cevapları9. Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Kimya Ders Kitabı Sayfa 88 CevabıAşağıdaki metinde boş bırakılan yerleri verilen uygun sözcüklerle doldurunuz. Metinle ilgili soruları Simgesi a Si olan silisyumun proton sayısı 14’tür. Elementlerin proton sayısı aynı zamanda b atom numarasını da verir. Periyodik sistem c artan atom numarasına göre ve benzer d kimyasal özelliklerine göre düzenlenmiştir. Periyodik sistemde yatay sıralara e periyot düşey sütunlara f grup denir. Bir elementin katman elektron dağılımı yazıldığında g katman sayısı periyot numarasını, son katmandaki h elektron sayısı grup numarasını verir. Silisyum periyodik tabloda ı 3 periyot ve i 4A grubunda bulunur. Son katmanlarında genellikle 1, 2, 3 elektron bulunduran, yeni kesildiğinde yüzeyleri parlak olan ve ışığı yansıtan elementlere j metal denir. Bu elementler ısıyı ve elektrik akımını iyi iletirler. Çoğu tel ve levha hâline getirilebilir, dövülerek işlenebilir, üzerlerine vurulduğunda çınlar. Fiziksel-kimyasal özellikleri genellikle metallerin tersi olan mat görünümlü, ısıyı ve elektrik akımını iletmeyen elementlere k ametal denir. Silisyum görünüm olarak ve bazı fiziksel özellikleri bakımından metallere, kimyasal özellikleri bakımından ise ametallere benzer. Bu nedenle l yarı metal sınıfına Atomların katman elektron dağılımları ile periyodik sistemdeki yerleri arasındaki ilişkiyi Bir elementin periyodik sistemdeki yerini bulmak için elementin numarasına bakarız. Örneğin;1A grubundaki Na elektron dizilimi11Na 2 – 8 – 1 elementin yerini bulmak için yukarıda da gösterdiğim gibi ilk önce ayırıyoruz. Grubunu bize veren son katmanında ki rakam, periyodunu veren ise katman K elementinin yerini bulmak için bakarsak;19K 2 – 8 – 8 – Metallerin özellikleri nedir? İletken yapılıdırlar, Isıyı ve elektriği iyi iletirler➜ Eğilip bükülebilme ve kolay şekil alabilme gibi bir niteliğe sahiptirler➜ Metaller birbirleri ile alaşım oluşturabilirler➜ Elektron verme eğilimleri yüksektir➜ Düşük iyonlaşma enerjisine sahiptirler➜ Ametallerle iyonik bağlı bileşikler oluştururlar➜ Periyodik cetvelin sol bölümünde yer alan metaller parlak görünümlüdürler3. Ametallerin özellikleri nedir? – katı, sıvı, gaz halindedirler İyot=I , karbon=C , fosfor = P , kükürt = S katı Brom= Br sıvı Azot=N , Oksijen=O, Hidrojen=H klor=Cl gaz 2 – Yüzeyleri mattır3- Isı ve elektriği iyi iletmezler4- Tel ve levha haline gelemezler5- İki ve daha fazla atomludurlar molekül yapılı6- Kendi aralarında bileşik yaparlar7- Kendi aralarında alaşım yapmazlar8- Elektron alma özelliğindedirler Anyon= – 9- Kendi aralarında Kovalent bileşik yaparlar10- Canlıların yapısında bolca bulunurlar11- Erime-kaynama noktaları düşüktür12- 4A,5A,6A,7A grubunda bulunurlar13- Sulu çözeltileri ASİT özelliği taşır4. Yarı metal nedir? Yarı metaller sahip oldukları özellik doğrultusunda iki bileşeni içerisinde barındırır. Metal ve ametaller özelliğinin ikisinden de biraz vardır bunlara yarı metal denir. Yarı metal olan elementler silisyum, bor, antimon, tellür, polonyum, arsenik gibi elementlerdir. 3A, 4A, 5A ve 6A element gruplarında yer Periyot ve grup nedir? nedir Periyodik tabloda yatay sütunlara denir . 1. periyot , 2. periyot vb. Grup nedir Periyodik tabloda dikey sütunlara denir . 1. grup , vb. 6. 12Mg ve 😯 elementlerinin katman elektron dizilimini yazarak, periyodik tablodaki yerlerini ve sınıfını Mg= Magnezyum atomudur. 12 atom numarasına sahiptir. Katmanları 2 8 2’ Grup, 3. periyottur. Görünüşü; Gümüş Beyazıdır. Atom ağırlığı 24,312 g/mol’ atomudur. 8 atom numarasına sahiptir. Katmanları 2 6’dır. 2. katmanında 4 elektronu bulunan elementin atom numarası aşağıdakilerden hangisidir? A 6 B 10 C 12 D 18 E20Cevap Soruda sadece elektron sayısı verilerek elementin atom numarası istenmiş. Öyleyse bu elementi nötr yani elektron ve proton atom numarası sayısı eşit diye düşünmeliyiz. Verilen maddemize X dersek X= 24 şeklinde bir elektron dağılımı mevcuttur. 2+4= 6 tane protonu vardır. ₆X şeklindeki elementimiz ₆C olan elementtir. Yani karbondur. 4A karbon grubu elementleri arasında yer almaktadır. Bu bilgiler ışığında doğru yanıt A 4. katmanında 2 elektron bulunduran bir element için, I. 4A grubunda bulunur. II. Kırılgandır. III. Isı ve elektriği iyi iletir. bilgilerinden hangisi ya da hangileri doğrudur? A Yalnız I B Yalnız II C Yalnız III D II ve III E I, II, ve IIICevap 4. katmanında 2 elektron bulunan element 2A grubu elementidir. 2A grubu elementleri metal özelliklerini taşırlar. Metaller şekillendirilmeye yatkındırlar , kırılgan değildirler. Yüksek elektrik ve ısı iletkenliğine bu özellikler göz önünde bulundurulursa sorunun cevabı yalnız III, C Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Kimya Ders Kitabı Sayfa 89 CevabıAşağıda verilen periyodik sistemi göz önünde bulundurarak periyodik sistemle ilgili soruları “Periyodik sistem, benzer kimyasal özellikte olan elementler alt alta gelecek şekilde düzenlenmiştir.” Yukarıda verilen bilgiyi bozan istisnai durumlar var mıdır? Varsa Periyodik cetveli 1A grubundan itibaren inceleyecek olursak, öncelikle 1A grubunun ilk elementi olan Hidrojenin metal değil ametal olduğunu grubunda yer alan Bor elementi ametal özellikler gösterir. 7A grubunda yer alan Flor elementi yaptığı bileşiklerde yalnızca -1 değerlik alır. 8A grubunda yer alan soy gazların değerlik elektron sayısı 8’dir, ancak burada da Helyum istisnaidir ve değerlik elektron sayısı 2’dir. Geçiş metalleri itibariyle başlar, öncesinde Yukarıdaki periyodik sistemin üzerinde elementleri metal, ametal, yarı metal ve soy gaz olarak 1A, 2A, 3A grubu elementler metal, 4A grubu elementler yarı-metal ve 8A grubu elementler soy olarak 7A grubu halojenler olarak Aynı grupta bulunan elementlerin kimyasal özelliklerinin birbirine benzer olması dışında başka ne gibi ortak özellikleri vardır? Aynı grupta olan elementler benzer kimyasal ve fiziksel özellik grupların isimleri şu şekildedir ve hepsinin kendi içerisindeki grupları Alkali metaller grubu2A Toprak alkali metaller grubu3A Toprak metaller grubu7A Halojenler grubu8A Soygazlar grubuB Grubu Geçiş elementleri d ve f bloğu elementleri12. Periyodik sistemin 8A grubu elementleri için hangisi yanlıştır? A Hepsinin son katmanında 8 elektron bulunur. B Tek atomlu halde bulunurlar. C Oda sıcaklığında gaz halde bulunurlar. D Kararlıdırlar E Erime kaynama noktaları çok grubu elementler soygazlar ya da asal gazlar olarak bilinirler. Bu gruptaki elementler tek atomlu halde bulunurlar, tepkimeye girmezler B doğru Bu gruptaki elementler oda sıcaklığında gaz haldedirler C doğru Bu gruptaki elementler karalı yapıdadırlar son yörüngedeki değerlik elektron sayısı, D doğru Bu gruptaki elementlerin erime ve kaynama noktaları düşüktür E doğru Ancak bu grubun ilk elementi olan Helyum’un son yörüngesinde 8 değil yalnızca 2 değerlik elektron Bir elementin periyodik sistemdeki yerinin bulunması için I. Atom numarası II. Nötr atomunun elektron sayısı III. Nötron sayısı IV. Çekirdek yükü bilgilerinden hangisinin tek başına bilinmesi yeterlidir? A Yalnız I B Yalnız III C I ve II D II, III ve IV E I, II, ve IVCevapPeriyodik cetvelde elementler atom numaralarına göre dizilmişlerdir. Bu nedenle tek başına atom numarasının bilinmesi yeterlidir I doğru. Nötr atomda elektron sayısı=atom numarası olduğundan tek başına bu bilgi de yeterlidir II doğru Nötron sayısı bize kütle numarasını bulmak için fayda sağlar, bu nedenle burada işimize yaramaz III yanlış. Çekirdek Yükü=Proton sayısı=atom sayısı olduğundan, tek başına çekirdek yükü de atomun yerinin bulunması için yeterlidir. Doğru cevap E Periyodik sistemle ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır? A 8A grubu elementleri oda koşullarında tek atomlu gaz halindedirler. B 7A grubu elementleri genellikle iki atomlu moleküller halinde bulunurlar. C 2A grubu elementlerinin elektron alma istekleri yoktur. D 1A grubu elementleri kendileriyle aynı periyotta bulunan elementlerden daha büyük atom hacmine sahiptir. E 4A grubu elementlerinin tamamı grubu elementler, kararlı yapıdadırlar ve tepkimeye girmezler. Tek atomlu gaz haldedirler A doğru. 7A grubu elementler halojenlerdir ve genellikle iki atomlu halde bulunurlar B doğru 2A grubu elementler metaldir ve metallerin elektron alma değil verme istekleri vardır C doğru Aynı periyotta soldan sağa gidildikçe atom hacmi küçülür D doğru 4A grubu elementler yarı metaller olarak geçerler. Hem metal hem ametal özellik gösterirler. Bu nedenle E şıkkı Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Kimya Ders Kitabı Sayfa 90 Cevabı15. Metaller bileşik oluştururken; I. Kimyasal özellikleri değişir. II. Elektron sayıları artar. III. Proton ve nötron sayıları değişmez. bilgilerinden hangisi ya da hangileri doğrudur? A Yalnız I B Yalnız II C Yalnız III D I ve III E I, II, ve IIICevapMetaller bileşik oluştururken; kimyasal özellikleri değişir. Bu yalnızca metaller için değil bileşik oluşturan tüm elementler için geçerlidir I doğru Elektron sayıları ARTMAZ! Metaller e- almaz, e-verir, dolayısıyla e- sayıları AZALIR II yanlış Proton ve Nötron sayıları değişmez. Bileşik oluşturma e-aktarımı ya da e- paylaşımı yolu ile gerçekleşir, çekirdekte yer alan proton ve nötronların sayılarında herhangi bir değişiklik olmaz III doğru. Cevap I ve III- D 3. periyot 2A grubu elementi için aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır? A Metaldir. B Oda koşullarında katı halde bulunur. C Elektron dağılımı yazıldığında 3. katmanında 2 elektron bulunur. D Atom numarası 12’dir. E 1A grubunda bulunan bütün elementlerle bileşik tabloda bulunan 2A grubunda bulunan bileşik MagnezyumMg’dur. Magnezyum,A Oda koşullarında katı halde Elektron dağılımı yazıldığında 3. katmanında 2 elektron Atom numarası 12’ grubunda bulunan bütün elementlerle bileşik E’ Periyodik sistemle ilgili verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri yanlıştır? I. A grubu elementlerinin tamamı metaldir. II. A grubu elementlerine baş grup elementleri de denir. III. Lantanit ve aktinitlere geçiş elementleri denir. A I ve II B I ve III C II ve III D Yalnız I E Yalnız IICevapI. A grubu elementlerinin tamamı metaldir. ➜ A grubu elementlerine baş grup elementleri de denir. ➜ DoğrudurIII. Lantanit ve aktinitlere geçiş elementleri denir. ➜ Aslında bu ifade kısmen ile 3A arasında kalan elementlerin tümüne geçiş elementleri denilir. Bunlar d blok elementleridir. Doğru cevap B I ve III’ Aşağıda atom numarası verilen elementlerin hangisinin grup adı doğrudur? A 11X toprak alkali metal B 3Y alkali metal C 17Z soy gaz D 13K halojen E 15M toprak metalCevap BA 11X –>Alkali 3Y–>alkali 17Z–> 13K–> ara geçiş 15M–> Periyodik sistemde yerleri belirtilen elementlerle ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur? A H ve Ar aralarında bileşik oluşturmaz. B Ca ve C bileşik oluşturmaz. C H ve Na bileşiklerinde daima elektron verir. D Na ve Ca alaşım oluşturabilir. E He ve Ar’un son katmanlarında 8 elektron Periyodik sistemde aynı grupta yukarıdan aşağıya gidildikçe atom yarıçapı artarken; I. Metalik özellik II. İyonlaşma enerjisi III. Elektron ilgisi niceliklerden hangisi ya da hangilerinin artması beklenmez? A Yalnız I B Yalnız II C I ve II D II ve III E I, II, ve IIICevap Periyodik cetvelde aynı grupta yukarıdan aşağıya doğru inildikçe elementlerin; Metalik özelliği artar, Elektron ilgisi azalır, İyonlaşma enerjileri azalır. Yani cevap D’ Aşağıdaki atomlardan hangisinin çapı en küçüktür? A 8O B 9F C 11Na D 12Mg E 13AlCevap Şimdi atom çapı atom çapı periyodik tabloda sağdan sola ve yukarıdan aşağıya gittikçe artar. O zaman bu elementleri periyodik tabloya dizdiğimizde periyodik tabloda en sağ ve yukardaki elementin atom çapı en küçüktür . Bu da periyot sayısı en küçük grup numarası en büyük element demektir. O yüzden cevabımız 9F’dir. B şıkkı9. Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Kimya Ders Kitabı Sayfa 91 Cevabı22. Derya tabloda verilen doğru/yanlış türündeki ifadeleri aşağıdaki gibi X Y Z 3. periyotta yan yana bulunan X, Y, Z elementleri ile ilgili; I. İyonlaşma enerjisi en büyük olan Z’dir. II. Atom hacmi en büyük olan X’tir. III. Y yarı metalse X metaldir. bilgilerinden hangisi kesinlikle doğrudur? A Yalnız I B Yalnız II C I ve II D II ve III E I, II, ve IIICevap Periyodik tabloda soldan sağa doğru gidildikçe atom numarası artar. Buna bağlı olarak soldan sağa doğru gidildikçe atom yarıçapı küçülür ve değerlik elektronları çekirdek tarafından daha kuvvetli çekilir. Bunun sonucu olarak iyonlaşma enerjisi de artar. Buna göre, I. İyonlaşma enerjisi en büyük olan Z’dir, II. Atom hacmi en büyük olan X’tir. ifadeleri doğrudur, Ancak III. yargı için kesin bir yargı 1A grubu elementlerinden 3Li, 11Na, 19K’un metalik özelliklerinin karşılaştırılması hangi seçenekte doğru verilmiştir? A Li> Na> K B K>Na>Li C Na>K>Li D K=Li>Na E K>Li>NaCevap Periyodik tablo, elementlerin belirli sıraya göre dizildiği tablodur. Bu dizilim eski zamanlarda kütle numarası gibi başka ölçütlere göre dizilmiştir. Fakat günümüzdeki sistemde kütle numarası değil, atom numarası artacak şekilde dizilmektedir. Soruda 1A grubu metallerinden bazılarını vermiş. Aynı grup elementlerinin son katmanlarındaki elektron sayıları değerlik aynıdır. 1A grubu değerliği 1 olan elementlerin toplandığı gruptur. Zaten sorudaki elementlere baktığımızda Li 21 Na 281 K 2881 olduğunu görürüz. Şu an yazdığım sıra periyodik tablodaki gibidir. Yani yukarıdan aşağı doğrudur. Aynı grup metallerinde aşağı inildikçe metalik özellik artmaktadır. Yani bu özelliğe göre sıraladığımızda K>Na>Li olduğunu görürüz. Doğru yanıt B seçeneğidir25. Günümüzdeki periyodik sistemle ilgili verilen bilgilerden hangisi doğrudur? A Mendeleyev tarafından oluşturulmuştur. B Elementler artan atom kütlesine göre sıralanmıştır. C Bir periyot toprak alkali metalle başlayıp soy gazla son bulur. D Moseley’in önerisi ile atom numarasına göre düzenlenmiştir. E Bazı elementlerin yerleri boş Mendeleyev tarafından oluşturulmuştur. ➜ Elementler artan atom kütlesine göre sıralanmıştır. ➜ Bir periyot toprak alkali metalle başlayıp soy gazla son bulur. ➜ Yanlıştır. H bir Moseley’in önerisi ile atom numarasına göre düzenlenmiştir. ➜ Bazı elementlerin yerleri boş bırakılmıştır. ➜ Genelde, Lantanit ve Aktinitlerin yerleri aşağıda X Y Z atomlarının aynı periyotta olduğu bilindiğine göre I. Çekirdek yükü en büyük olan Y dir. II. 1. iyonlaşma enerjisi en küçük olan X tir. III. Elektron ilgileri Y Y>Z30. Bir elementin ikinci iyonlaşma enerjisinin birinci iyonlaşma enerjisinden büyük olmasının nedeni I. Çekirdek çapının küçülmesi II. Çekirdek yükünün artması III. Elektron başına düşen çekim gücünün artması ifadelerinden hangisi ile açıklanabilir? A Yalnız I B Yalnız II C Yalnız III D I ve II E I, II ve IIICevap C31. 17 35Cl ve 17 37Cl ile ilgili; I. Kimyasal ve fiziksel özellikleri farklıdır. II. 17 35Cl nun atom çapı, 17 3Cl nin atom çapından küçüktür. III. Elektron başına düşen çekim kuvvetleri farklıdır. ifadelerinden hangisi ya da hangileri yanlıştır? A Yalnız I B Yalnız II C I ve II D II ve III E I, II ve IIICevap E32. Aşağıdaki tanımlardan hangisi yanlış verilmiştir? A İyonlaşma enerjisi Gaz hâldeki nötr atomdan elektron koparmak için gereken enerjidir. B Elektron ilgisi Gaz hâldeki nötr atomun elektron alması sırasındaki enerji değişimidir. C Orbital Elektronların bulunma ihtimalinin yüksek olduğu hacimsel bölgedir. D Uyarılmış hâl Atoma enerji verilerek elektronun daha yüksek enerji seviyesine geçme hâlidir. E Temel hâl Bağ elektronlarını çekme E33. Görselleri verilen atom modellerinin isimlerini boşluklara Dalton, Thomson, Rutherford, Bohr9. Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Kimya Ders Kitabı Sayfa 94 Cevabı34. Atomlar neden ışıma yapar?Cevap Atom, Bir elementin tüm özelliklerini taşıyan en küçük taneciğine verilen addır. Atomun ışıma yapmasını şöyle açıklayabiliriz; Elektronun dışarıdan enerji alarak daha yüksek enerji düzeyine geçmesine atomun uyarılmış hali denir. Atom uyarılmış halde kararsızdır. Kararlı olmak için düşük enerjili temel hale geçer. Temel hale geçerken aldığı enerjiyi ışıma olarak geri Temel hal ve uyarılmış hal ne demektir? hal; Bir atomun bütün elektronlarının en düşük enerjili haliyle sahip olduğu durumundaki dağılıma hal; Bir atoma yeterli enerji verildiğinde bir orbitaldeki bir atom bu enerji seviyesinde daha yüksek enerjili bir orbitale geçebilir. Bu tür atomlara uyarılmış atom Atom numarası 36 olan X elementinin nötron sayısı proton sayısından 11 fazladır. Buna göre bu elementin kütle numarası kaçtır?Cevap➜ Proton = 36➜ Nötron = 11 + proton ise➜ Nötron = 47 olur➜ Kütle no = proton + nötron = 36 + 47 = 8337. Kütle numarası 56 olan Fe elementinin nötron sayısı proton sayısından 4 fazladır. Nötr demir atomunun elektron sayısı kaçtır?Cevap Bu soruyu çözmek için öncelikle bilmemiz gerekenler şunlardır Atom numarası = Proton sayısı Proton Sayısı + Nötron Sayısı = Kütle Numarası Şimdi bunları öğrendiğimize göre sorumuzu çözmeye başlayalım. Atom numarası 36 olarak verilmiş o halde proton sayısı da 36’dır. Nötron sayısı, proton sayısından 11 fazlaymış o halde 36+11=47 tane nötron vardır. Kütle numarası da proton ve nötron sayılarının toplamı kadar olduğu için 36+47=83 olarak = 8338. Cua iyonuna ait atomda n=p+5 eşitliği vardır. Kütle numarası 63 olan Cua iyonunun elektron sayısı 28 olduğuna göre a kaçtır?CevapN=nötron sayısıp=proton Kütle numarasıa=iyon değeriCu^{a} [/tex] şeklinde iyon değeri bize ;p+5=n ve p+n= p+p+5=2p+5=6363-5=58 58/2=29 ➜ proton sayısıelektron sayısı + iyon değeri= proton sayısı 28 + a=29 ise a = +1 Guatr ve tiroit kanserinin tedavisinde kullanılan iyot elementinin atom numarası 53 kütle numarası 131 olduğuna göre, elektron ve nötron sayısını bulunuz?Cevap Elektron 53, Nötron 7840. Bohr Atom Modeli için; I. Hidrojen gibi tek elektronlu atomların yapısını açıklar. II. Elektron temel hâlden üst enerji seviyesine çıkarken enerji alır. III. Elektron üst enerji seviyesinden temel enerji seviyesine dönerken ışıma yapar. yargılarından hangisi yada hangileri doğrudur? A Yalnız I B Yalnız II C I ve II D II ve III E I, II ve IIICevap E41. Bohr atom modeli ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangileri doğrudur? I. Elektronlar çekirdeğin etrafında dairesel yörüngelerde hareket eder. II. Çekirdekten uzaklaştıkça enerji seviyelerinin enerjisi de azalır. III. Bütün atomlar temel haldeyken tüm elektronları 1. enerji düzeyinde bulunur. A Yalnız I B Yalnız II C I ve II D II ve III E I, II ve IIICevap A42. Bohr atom modeline göre uyarılmış bir atomda 3. enerji düzeyinden 1. enerji düzeyine inen bir elektron için, I. Atom ışıma yapar. II. Elektron 3. enerji düzeyindeyken uyarılmış, 1. enerji düzeyindeyken temel haldedir. III. Elektron 3. enerji düzeyindeyken kararsızdır. IV. Elektronun enerjisi artar. yargılarından hangisi ya da hangileri yanlıştır? A Yalnız I B Yalnız III C Yalnız IV D II ve IV E I, II ve IIICevap Bohr atom modeline göre bir elektron uyarılırsa, temel haline dönmek isteyecektir. Bunun içinse dışarı ışıma yapması gerekmektedir. Öncüllere baktığımızda 1 ve 2. öncüllerin doğru olduğunu açıklamış oldum zaten. 3. öncülde bu bağlamda doğrudur. Kararsız ki temel hale dönmek istiyor. Ancak 4 numaralı öncül yanlıştır. Işıma yaptığında dışarı enerji verir ya da başka bir deyişle enerji Rutherford ’un altın levha deneyiyle; I. Atom hacminin büyük kısmı boşluktur. II. Pozitif yükler küçük bir hacimde toplanmıştır. III. Elektronlara çarpan α tanecikleri geri yansır. IV. Elektronlar katmanlarda bulunur. yargılarından hangisine ya da hangilerine ulaşılamaz? A III ve IV B Yalnız I C I ve II D I, II ve IV E I, III ve IVCevap Bu deneyde Rutherford, α tanecikleri olarak bilinen He+2 çekirdeklerini ince, altın bir levhaya yollamıştır. Yolladığı bu taneciklerin büyük bir bölümü sapmadan altının içinden geçebilmiş, belli bir bölümü içeri doğru sapmış, çok küçük bir bölümü ise geldiği yöne geri dönmüştür. İçinden geçen büyük kesim, atomun büyük bir kısmının boş olduğunu; içeri saoan kısım negatif yükleri yani elektronları; geri seken kısım ise pozitif yükleri yani protonları temsil öncüller incelendiğinde 1 ve 2nin doğru, 3 ve 4ün yanlış olduğu ortaya cevap A X2Y32- iyonunun 58 elektronu vardır. Buna göre X in proton sayısı kaçtır? 8Y A 20 B 18 C 17 D 16 E 15Cevap D45. Proton ve nötron sayıları bilinen bir taneciğin, I. Elektron sayısı II. Çekirdek yükü III. Nükleon sayısı niceliklerinden hangileri kesinlikle bulunabilir? A Yalnız I B I ve II C I ve III D II ve III Cevap D9. Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Kimya Ders Kitabı Sayfa 95 Cevabı46. Amonyak NH3 bileşiğindeki nötron, proton ve elektron sayıları hangi seçenekte doğru verilmiştir? 147 N, 11H A 10 10 10 B 10 7 10 C 17 17 17 D 24 24 24 E 10 10 7Cevap B47. 27Al3+ iyonu ile 168O2- iyonu izo elektroniktir. Buna göre Al atomunun nötron sayısı kaçtır? A 14 B 16 C 18 D 20 E 27Cevap A48. 2nnX, 2n+2 n+1Y3-, 2n+2n+2Z2- tanecikleri için aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır? A X ile Z izotondur. B Y ile Z izobardır. C Y ile Z izotopdur. D Y ile Z izoelektroniktir. E X, Y, Z aynı grupta C49. İzotop Atomlar için, I. Proton sayısı farklıdır. II. Kütle numarası farklıdır. III. Fiziksel özellik farklı, kimyasal özellik aynıdır. yargılarından hangisi yada hangileri doğrudur? A Yalnız I B I ve II C I ve III D II ve III E I, II ve IIICevap Proton sayısı aynı, nötron sayısı farklı olan atomlara izotop atomlar denir. İzotop atomların yaptığı bileşikler ve bağlanma biçimleri aynı, ancak kütleleri farklıdır. Başka bir değişle fiziksel özellikleri farklı, kimyasal özellikleri aynıdır. Soru incelenirse proton sayısı aynı olması gerektiğinden birinci öncül yanlıştır. Proton sayısı aynı, nötron sayısı farklı olunca mecburen kütle numarası da farklı olmak zorundadır. Yani ikinci öncül doğrudur. Üçüncü öncülü zaten açıklamıştım yukarıda. Yani cevap D Çekirdeğinde 19 protonu 21 nötronu bulunan X atomunu izotopu aşağıdakilerden hangisidir? A 40 19X B 40 20X C 27 13X D 39 18X E 39 19XCevap E51. Katman elektron dağılımı X2- olan iyonun nötron sayısı 8 olduğuna göre X atomunun p, e, n sayıları arasındaki ilişki aşağıdakilerden hangisidir? A ep=n C ep>n E p>e=nCevap B52. Mg2+ iyonunun katman elektron dağılımı bilindiğine göre; Mg atomunun I. Son katmanındaki elektron sayısı II. Çekirdek yükü III. Proton sayısı IV. Kütle numarası bilgilerinden hangilerine ulaşılabilir? A Yalnız I B II ve IV C I ve II D I, II ve III E I, II, III ve IVCevap D53. Xm iyonu Y+ iyonuna 2 elektron verdiğinde iyon yükleri eşit olmaktadır. Buna göre m sayısı kaçtır? A -3 B -2 C -1 D +1 E +2Cevap A“9. Sınıf Meb Yayınları Kimya Ders Kitabı Sayfa 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95 Cevabı“ ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

periyodik cetvelde bir grupta en fazla kaç tane element bulunabilir