🐖 Dünyada Dört Mevsim Yaşayan Ülkeler
Dörtmevsim yazı, muhteşem bir doğası var. Hükümet istikrarsızlığı, trafik, eski araç kullanımından kaynaklı kirlilik, altyapı sorunları gibi sorunları olsa da, burada yaşayan
Dünyadakırsal turizm hem ekonomik, sosyal, kültürel, çevresel ve politik açıdan, hem de tüketim ve ulaşım modellerinde dönüşüm sağlayarak boş zaman davranışlarını ve seyahatleri yeniden şekillendirmektedir (Wanda George, Mair, ve Reid, 2009: 1).
deyaşayan tüm insanların yaklaşık üçte biri Findir. Doğu Finlandiya’da iklim, Avrasya takım kıtasının bir sonucu ola rak kıtasaldır. Tüm ülke boyunca Finlandiya'da dört mevsim yaşanır. Yaz nispeten biraz yağmur eşliğinde yemyeşil ve güneşli geçer. Sonbahar genellikle yağmurludur ve kış yoğun kar
Dört mevsim maydanoz yiyin. Yetiştirmesi kolay, bol ve ekonomik bir besin olan maydanoz, dört mevsimde ve her öğünde yenilmesi gereken bir nebat. Ancak sofraların süsü olarak değil, ana bir besin olduğunu bilerek yenilmeli. Mümkünse -ki mümkündür- maydanozu doğramayın ve tertemiz suda iyice yıkadıktan sonra yaprağıyla ve
İsrailde yaşayan Türk sayısı - 6.000 İtalyada yaşayan Türk sayısı - 6.415 Türkmenistanda yaşayan Türk sayısı - 6.000 Yunanistanda yaşayan Türk sayısı - 3.564 Kuveytte yaşayan Türk sayısı - 2.781 Romanyada yaşayan Türk sayısı - 3.201 B.A.E yaşayan Türk sayısı - 2.651 Kırgızistanda yaşayan Türk sayısı - 1.968
4 Mevsimi Yaşayan Ülkeler. Türkiye ne kutup bölgelerine nede ekvatora yakın bir yer olduğu için dört mevsim olan kış, yaz, ilkbahar ve son bahar mevsimlerini yaşayan ülkeler arasındadır. Türkiye dışında dört mevsimi yaşayan ülkeler; İtalya, Yunanistan, İspanya, Bosna, Türkmenistan, Azerbaycan
DörtMevsim Sıcak Ülkeler. Dubai; Tarihi değeri olmasa da modern ve yüksek yapılarıyla dikkatleri üzerine çeken Dubai, yılın 365 günü yaz olan ülkelerdendir. Yılda ortama 5 gün yağış görülür. Lüksün her halini görebileceğiniz ülke Türkiye’ye yakın olmasıyla da çok fazla tercih ediliyor. Ne zaman gidilir?
29P7x. İngiltere, Almanya , Portekiz, Ukrayna, Belçika, İsviçre, Hollanda, Polonya ve Avusturya gibi geçmişi gelecekle buluşturan önemli şehirlere sahip olan Avrupa ülkeleri ile özle konsepti tatiller planlayabilirsiniz. Doğanın ve tarihin sokaklarına sindiği bu ülkelerin şehirlerinde unutulmaz anılar İngiltere Birleşik Krallık'ı meydana getiren dört ülkeden en büyük ve merkezî olanı. Avrupa'nın batısında, Büyük Britanya adasında bulunur. İngiltere halkına İngilizler adı, 5. yüzyılda Saksonlarla birlikte adayı istila eden Cermen halkı Angluslardan İngilizce Angle kaynaklanır. Angleland Anglus diyarı olarak kullanılan isim, zamanla günümüzdeki şekline dönüşmüştür. Ülkeyi tanımlamak için Türkçede kullanılan İngiltere sözcüğü ise İtalyancadaki Inghilterra ve Fransızcadaki Angleterre adlandırmalarına dayanmaktadır. Terra; toprak, arazi anlamlarına gelmektedir. İngiltere adı günümüzde yaygın olarak uluslararası medyada ve zaman zaman da resmî düzeyde Birleşik Krallık veya Büyük Britanya anlamında kullanılır.[6] İngiltere kavramının siyasi, ekonomik ve kültürel efsanesi yaşamakla birlikte; kendi yerel hükümetleri olan İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'nın aksine günümüzde İngiltere isimli bir siyasî oluşum veya hükümet Büyük Britanya adasının merkezi ve güney üçte ikisini kaplar. Kuzeyde İskoçya, Batıda Galler ile komşudur. Britanya takımadalarında Avrupa'ya en yakın olan ülkedir Fransa'dan en dar kısmı 52 km genişliğinde olan Manş Denizi ile ayrılır. Manş Tüneli, ülkeyi Avrupa Kıtası'na bağlar. Fransa-İngiltere sınırı, kanalın tam ortasından iklimi değişken bir yapıya sahiptir ve kışlar yumuşak yazlar serin geçer. "Gulf Stream" sıcak su akıntısı iklim üzerinde büyük kısmı alçak tepelerle kaplıdır. Ancak kuzeye doğru biraz daha dağlık bir görünüm alır, Pennine Dağları ülkeyi kuzeyden güneye doğru ikiye ayırır. Buna karşın dağlar fazla yükselmez. En yüksek nokta, 978 m. irtifadaki Scafell Pike zirvesidir.[8] Tepelik bölgeyle dağlık bölge arasındaki sınırı Tees-Exe hattının oluşturduğu kabul edilir. Doğuda düz bir bataklık bölge olan the Fens yer alır. Bataklığın büyük kısmı tarım amacıyla en büyük kentlerinin hangileri olduğu tartışmalı bir konudur. Sıralama "kent" kelimesinin farklı tanımlanmasıyla değişmektedir, oturdukları şehrin önemini yüksek göstermek isteyenler kendilerine uygun tanımı seçmektedir. Ancak hangi tanım esas alınırsa alınsın, Londra İngiltere'nin en büyük kenti olduğu gibi dünyanın da önemli kentleri arasındadır. Özellikle merkezi ve kuzey İngiltere'deki bazı kentler nüfus ve faaliyetler açısından önem taşır Manchester , Birmingham, Leeds, Liverpool, Newcastle, Sheffield, Bristol, Coventry, Leicester, Nottingham ve Hull en büyük doğal limanı merkezi güney kıyıda yer alan Poole'dür. Bu limanın, Avustralya'daki Sidney'den sonra, dünyanın en büyük ikinci doğal limanı olduğu iddia Almanya Orta Avrupa'da bir ülkedir. Kuzeyinde Kuzey Denizi, Danimarka, ve Baltık Denizi; doğusunda Polonya ve Çek Cumhuriyeti; güneyinde Avusturya ve İsviçre; ve batısında Fransa, Lüksemburg, Belçika, ve Hollanda bulunur. Almanya km2'lik bir alanı kaplar ve ılıman iklim kuşağının içinde yer alır. Yaklaşık 83 milyon insanın yaşadığı ülke, Avrupa Birliği'ndeki en büyük nüfustur. Berlin başkent ve en büyük şehir, Bonn federal bir şehir. Diğer büyük şehirler Hamburg, Münih ve Köln. Almanya, Amerika Birleşik Devletleri'nden sonra, dünyanın en çok göç alan ikinci ülkesidir. 100 yılından önce Cermen halkları Cermanya olarak isimlendirilen bölgede yaşamışlardır. 10. yüzyıldan 1806 yılına kadar Cermen bölgeleri Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu'nun bir parçası oldu. 16. yüzyıl boyunca kuzey Almanya bölgeleri, Protestan Reformu'nun merkezi oldu. Cermen halkı ilk olarak 1871'de Fransa-Prusya Savaşı sırasında ulus-devlet haline geldi. II. Dünya Savaşı sonrasında, 1949'da, Almanya savaşı kazanan devletler tarafından iki devlete bölündü. Bu iki devlet 1990 yılında birleşti. Batı Almanya daha sonra adı Avrupa Birliği olan Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun 1957'deki kurucu üyelerindendir. Birleşmeyle Doğu Almanya da 1993'te bu birliğe üye olmuştur. Almanya Schengen bölgesi'nin bir parçası ve Avrupa ortak para birimi Euro'yu 2002'de kabul etmiş bir federal parlamenter cumhuriyettir. On altı eyaletten oluşmaktadır Bundesländer. Başkenti ve en büyük şehri Berlin'dir. Almanya Birleşmiş Milletler'e, NATO'ya, G8'e üyedir ve Kyoto Protokolünü imzalamıştır. Almanya 2007 yılına göre, GSYİH'ye göre dünyanın 3. büyük ekonomisi ve en çok ihracat gerçekleştiren ülkesidir. Ülke dünyada gelişme için en çok bağışta bulunan ikinci ülke konumundadır. Buna karşın ülke, askeri harcama bütçesi olarak 6. sıradadır. Ülke, sosyal güvenlik sistemiyle yüksek yaşam seviyesine sahiptir. Almanya, Avrupa meselelerinde yüksek ülke nüfusu ve ekonomik gelişmişliğiyle dünya seviyesinde kilit rol oynamaktadır. Almanya birçok bilim ve teknoloji alanında lider durumda olarak kabul edilmiştir. AlmanyaPORTEKİZ Portekiz ya da resmî adıyla Portekiz Cumhuriyeti Avrupa'nın güneybatısında İber Yarımadası üzerinde yer alan, Avrupa Kıtası'nın en batısındaki ülkedir. Portekiz kuzeyden ve doğudan İspanya ile, güneyden ve batıdan da Atlas Okyanusu ile çevrilidir. Atlas Okyanusu'nun kuzey yarım küredeki bölümünde bulunan Azorlar ve Madeira takımadaları özerk yönetimleriyle birlikte Portekiz'in birer yıl boyunca Portekiz toprakları, ülkenin kültürünü, tarihini, dilini ve etnik yapısını etkileyen ve içlerinde Fenikeliler, Yunanlar, Romalılar, Cermenler, ve Endülüs Emevileri'nin de bulunduğu çeşitli medeniyetlerin geçişine tanık olmuştur. 5. yüzyılda Portekiz ülkesi Douro Nehri'nin ağzındaki Portu günümüzdeki Porto şehri ile Cale günümüzdeki Vila Nova de Gaia şehirlerine istinaden Latince Terra Portucalis diye anılıyordu. 1093 yılında Kastilya ve Leon Kralı VI. Alfonso, krallığının güneybatısındaki toprakları Henrique de Borgonha'ya vererek Portus Cale Kontluğu 'nu kurdu. Comes Portucalensis denen bu kontluk sonraki yıllarda bağımsız bir krallığın doğuşuna sahne olmuştur. 15. ve 16. yüzyıllarda Brezilya'dan Filipinler'e uzanan Portekiz İmparatorluğu dünyanın önde gelen ekonomik, politik ve kültürel güçlerinden biriydi. 20. yüzyılda imparatorluğun sona ermesiyle birlikte Portekiz Avrupa'ya dönmüştür ve günümüzde dengeli demokratik yapısıyla Avrupa Birliği'nin bir parçasını anakarada bulunan toprakları, en büyük nehri olan Tejo Nehri ile ikiye bölünür. Kuzey kısmı içeride düzlükler barındıran ve dört yerde kesintiye uğrayarak tarıma elverişli alanlar yaratan dağlık bir bölgedir. Tejo Nehri ile Algarve arasındaki güney kısmı genelde serin ve yağmurlu bir iklime sahip kuzeyden daha ılık ve kuru bir iklime sahip ovalardan oluşur. Alentejo'dan dağlarla ayrılan Algarve bölgesi ise Fas ve Güney İspanya'ya benzer bir Akdeniz iklimine Adaları ve Madeira Orta Atlas Okyanusu üzerinde yer alır. Bu adaların bazıları 1957 yılı gibi yakın geçmişe kadar volkanik olarak etkindi. Portekiz'in en yüksek noktası Pico Adası'nda bulunan m. yüksekliğinde eski bir yanardağ olan Pico Dağı' Ukrayna , Doğu Avrupa'da bir ülke. km² yüz ölçümüyle tamamı Avrupa'da olan en geniş ülkedir. Doğusunda ve kuzeydoğusunda Rusya, kuzeybatısında Beyaz Rusya, batısında Polonya, Slovakya ve Macaristan, güneybatısında Romanya ve Moldova ile kara sınırı vardır. Ayrıca güneyde Karadeniz ve Azak Denizi'ne kıyısı yasama, yürütme ve yargının ayrı olduğu, yarı başkanlık sistemi ile yönetilen bir üniter devlettir. Başkenti ve en büyük şehri Kiev'dir. Sovyetler Birliği'nin dağılmasından bu yana Ukrayna, yedek ve yarı askerî güçler de hesaba katıldığında Rusya'nınkinin ardından Avrupa'daki en büyük ikinci silahlı kuvvetlere sahiptir. km² mi² yüz ölçümü ve km mi kıyı şeridi ile Ukrayna, dünyadaki en geniş 46. ülkedir. Tamamı Avrupa'da olan en geniş ülke ve Avrupa'daki en geniş ikinci ülkedir BELÇİKA Belçika , resmî adıyla Belçika Krallığı, Batı Avrupa'da bulunan bir devlettir. Avrupa Birliği'ne üye ve birliğin ve NATO gibi bazı uluslararası organizasyonların merkezlerini barındırır. 30,528 km²'lik bir alanı kaplayan ülkenin nüfusu yaklaşık 11,4 milyon ve Latin dünyası arasında bir sınır oluşturan Belçika'da Felemenkler tarafından Felemenkçe, Valonlar tarafından Fransızca ve küçük bir Alman grup tarafından Almanca konuşulur. Belçika federal bir devlet yapısına sahip olup Felemenkçe'nin resmî dil olduğu Flaman Bölgesi, Fransızcanın resmi dil olduğu Valon Bölgesi ve her iki dilin de resmî dil sıfatını taşıdıkları Brüksel Başkent Bölgesi'nden oluşur. Son olarak, tamamı Valon Bölgesi'nin sınırları içinde kalan ve Almanya'ya komşu Almanca konuşan küçük bir topluluk, Valon bölgesine bağlı olmakla birlikte bazı alanlarda özerkliğe sahiptir ve yaşadıkları bölgede Almanca resmi dildir. Belçika'nın dilsel çeşitliliği ve bununla ilgili politik ve kültürel anlaşmazlığı, Belçika tarihine ve yönetim sistemine yansımıştır. Belçika adı, Kelt ve Cermen karışımı bir halk olan Belgae'lerin yaşadığı, Roma eyaleti Gaul'ün en kuzeyindeki Gallia Belgica'dan kaynaklanır. Belçika, Hollanda ve Lüksemburg tarihsel olarak Benelüks'ten daha büyük bir alanı kaplayan Alçak Ülkeler diye anılır. Orta Çağ'ın bitiminden 17. yüzyılın başlarına kadar ticari ve kültürel açıdan bir refah merkezi olan ülke 16. yüzyıldan 1830'daki Belçika Devrimi'ne kadar Avrupa güçleri tarafından birçok muharebeye sahne olarak Avrupa'nın savaş alanı olarak tanımlanmış. ve bu unvanı I. Dünya Savaşı ile II. Dünya Savaşı ile de üzerine ülke hevesle Endüstri Devrimi'ne katılmış ve 20. yüzyıl boyunca Afrika'da birçok koloni kurmuştur. Belçika'da 20. yüzyılın ikinci yarısına ise bir yandan Felemenkler ve Frankofonlar arasındaki çatışma diğer yandan Flaman ve Valon Bölgeleri arasındaki eşit olmayan ekonomik gelişme damgasını vurmuştur. Bu hala devam eden çatışmalar ülkede üniter devlet yapısından federal devlete doğru bir dizi reformun yapılmasına neden İsviçre federal otoritelerin merkezi Bern ile birlikte 26 kantondan oluşan federal cumhuriyet. Batı Avrupa'da bulunan ülkenin kuzey sınırında Almanya, batısında Fransa, güneyinde İtalya, ve doğusunda Avusturya ile Lihtenştayn yer denize kıyısı olmayan, Alpler, İsviçre Platosu ve Jura Dağları arasında bölünen, km² yüzölçümüne sahip bir ülkedir. Alpler toprakların daha fazla bölümünü işgal ederken, yaklaşık 8,5 milyon insandan oluşan İsviçreli nüfus çoğunlukla en büyük şehirlerin bulunduğu platoda yoğunlaşmıştır. Bu şehirlerin arasında iki küresel kent ve ekonomik merkez olan Zürih ve Cenevre de vardır. İsviçre Konfederasyonunun uzun bir silahlı tarafsızlık tarihi vardır -1815 yılından bu yana uluslararası bir savaş durumu olmamıştır- ve 2002 yılına kadar Birleşmiş Milletler'e katılmamıştır. Yine de etkin bir dış politika sürdürmektedir ve sıklıkla dünya çapında barış kurma girişimlerine katılır. İsviçre aynı zamanda Kızılhaç'ın doğduğu ülkedir ve ikinci büyük BM merkezi de dahil olmak üzere çok sayıda uluslararası organizasyonun ev sahibidir. Avrupa seviyesinde, Avrupa Serbest Ticaret Birliğinin kurucu üyelerindendir ve Schengen Bölgesinin bir parçasıdır – yine de dikkate değer olarak Avrupa Birliğinin ve Avrupa Ekonomik Alanının bir üyesi kişi başına düşen net olmayan yerli ürün bakımından dünyadaki en zengin ülkelerden biridir ve her bir yetişkin için en yüksek malvarlığına finansal ve finansal olmayan sahiptir. Zürih ve Cenevre sırasıyla dünyadaki ikinci ve sekizinci yaşam kalitesine sahip şehirler olarak sıralanmaktadır. Nominal GSYİH bakımından dünyanın on dokuzuncu, satın alma gücü paritesine göre otuz altıncı büyük ekonomisine sahiptir. Malların ihracatında yirminci, ithalatında on sekizinci dil ve kültür açısından dört ana bölgeye ayrılabilir Almanca, Fransızca, İtalyanca konuşulan bölgeler ile Romanşça konuşulan vadiler. Bu nedenle, çoğunluğunun Almanca konuşmasına karşın ortak etnik ya da ortak dile bağlı bir İsviçre ulusundan sözedilemez. Ülkeye duyulan güçlü bağlılık duygusunun kaynağı ortak tarihsel zemin, federalizm ve doğrudan demokrasi gibi paylaşılan değerler ve kendini Alplerde yaşayanlar olarak tanımlama üzerine kurulmuştur. İsviçre Konfederasyonu'nun kurulması geleneksel olarak 1 Ağustos 1291 olarak kabul edilir ve her yıl yıldönümünde İsviçre Ulusal Günü Hollanda , Hollanda Krallığı'nı meydana getiren dört ülkeden biri. Topraklarının çok büyük bir kısmı Batı Avrupa'dadır, ayrıca Karayipler'de üç adası kuzey ve batıda Kuzey Denizi, güneyde Belçika, doğuda ise Almanya ile komşudur. Hollanda'nın Rotterdam kenti, Avrupa'nın en büyük limanlarından meşruti monarşi ile yönetilen bir Avrupa ülkesidir. Hollanda nüfus yoğunluğu fazla olan bir ülkedir. Ülke topraklarının çoğunluğu deniz seviyesinin altındadır. Hollanda Avrupa Birliği, NATO, OECD üyesidir. Hollanda aynı zamanda Schengen Bölgesi ve Benelüks topluluğunun bir parçasıdır. Belçika ve Lüksemburg ile birlikte Benelüks ülkelerini oluşturan 3 ülkeden biridir. Ayrıca Kyoto Sözleşmesi'ni imzalamıştır. Ülke Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne, Uluslararası Adalet Divanı'na Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne ve Europol'e ev sahipliği özellikle peynirleri, yel değirmenleri, bisikletleri, laleleri, Holştayn adı verilen inekleri ve sosyal hakları ile tanınır. Hollanda'da eşcinsel evlilik üç büyük nehir tarafından iki ana bölgeye bölünür. Bu nehirler Ren ve onun ana kolları olan Waal ile Meuse nehirleridir. Bu nehirler tarihte derebeylikler arasındaki sınırı oluşturduğundan birtakım kültürel farklılıklara yol güneybatısı bir nehir deltasıdır ve Scheldt Nehri'nin iki kolu buradan denize dökülür. Ren nehrinin sadece bir kolu kuzeydoğuya doğru akar, bu da IJssel Nehri'dir ve IJsselmeer'e dökülür. Bu nehir de dil açısından bir bölünme yaratır, nehrin doğusunda yaşayanlar Hollanda Aşağı Saksoncası ağzını konuşurlar. POLONYAPolonya, Orta Avrupa'da bulunan bir ülke. Komşuları, batıda Almanya, güneybatıda Çek Cumhuriyeti, güneyde Slovakya, kuzeydoğuda Rusya ve Litvanya, doğuda Beyaz Rusya, güneydoğuda Ukrayna ve kuzeyde Baltık Denizi'dir. Ülke km²'lik yüzölçümüyle Avrupa'nın dokuzuncu, dünyanın altmış dokuzuncu büyük ülkesidir. Yaklaşık 38,5 milyonluk nüfusuyla dünya sıralamasında en kalabalık 33. her yıl artan turist sayısı nedeniyle küresel turizm pazarında önemli bir yere sahiptir. Polonya'da turizm, ülke ekonomisinde özel bir paya sahiptir. En popüler şehirler; Kraków, Varşova, Wroclaw, Gdansk, Poznan, Szczecin, Lublin, Torun, Zakopane, Wieliczka'daki Tuz Madeni ve Oswiecim'deki Auschwitz-Birkenau Alman Nazi toplama kampıdır. En iyi eğlence yerleri arasında Polonya'nın Masurian Göl Bölgesi, Baltık Denizi kıyısı, Tatra Dağları Karpatlar'ın en yüksek sıradağları, Südetler ve Bialowieza Ormanı bulunmaktadır. Polonya, 2012 yılında Dünya Turizm Örgütü'nün sıralamasında ülkeye gelen turist sayısıyla 17. sırada yer aldı. Polonya, 2004 yılında Avrupa Birliği'ne katıldıktan sonra birçok kez turistler tarafından ziyaret edilen bir ülke olmuştur. Doğası, tarihi yerleri ve kültürel etkinlikleri Polonya'ya turist çekiyor. Bu durum her yıl milyonlarca turistin ülkeyi ziyaret etmesiyle sonuçlanıyor. Turist Enstitüsüne göre 2006 yılında 15,7 milyon turist, 2007 yılında ise 15 milyon turist ülkeyi ziyaret etti. 2012 yılında Polonya'yı 13,5 milyon turist ziyaret etmiştir 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası için gelen kişi sayısı bu istatistiklere dahil değildir. 2013 yılında 15,8 milyon, 2016 yılında ise 17,5 milyon turist Polonya'yı ziyaret Avrupa'da denize kıyısı olmayan, dokuz eyaletten oluşan ülke. Batıda Lihtenştayn ve İsviçre, güneyde İtalya ve Slovenya, doğuda Macaristan ve Slovakya, kuzeyde ise Almanya ve Çek Cumhuriyeti ile komşudur. Avusturya Batı'da Konstans Gölü'nden doğuda Neusiedl Gölü'ne kadar uzanır. En doğu noktasından en batı noktasının uzaklığı 570 kilometre, en kuzey noktasından en güney noktasının uzaklığı yaklaşık 300 Alpler üzerinde kurulmuş bulunduğundan ülkenin aşağı yukarı dörtte üçü dağlık arazidir. Kuzeyde ülkeyi batıdan doğuya kateden Tuna Nehri'nin ülkedeki uzunluğu 350 kilometredir. Bu kısımlar en alçak yerlerdir. Alpler Avusturya'da ülkeyi batıdan doğuya doğru üç sıra halinde kaplamışlardır. Ülkenin en yüksek dağı 3798 m ile "Grossglockner" bakımından çok zengin olmasına rağmen bu göller çok küçüktür. En büyük gölü Neusiedl Gölü'dür ki, yüzölçümü 320 km² dir. Bunun bir kısmı da Macaristan'a dağları, ormanları ve vadileri yaz ve kış aylarında ideal tatil yerleridir. Göller, dağlar ve vadiler, çeşitli sporları ile ünlüdür. Viyana ise müzik, güzel sanatlar ve tarihi eserlerin merkezidir. Operalar, sanat galerileri bale gösterilerinin verildiği salonlar başşehirde toplanmıştır. Kış aylarında binlerce ziyaretçi, kayak yapmaya Avusturya'ya gelmektedir. Hollanda Almanya Belçika Avrupa Turizm Gündem Güncel Haberler
1427 Son Güncelleme 2316 Hong Konglular Thai Chi ile en uzun yaşayan insanlar Dünyada yaşam süresinin en uzun olduğu ülke Hong Kong 84 yıl. Birçok sağlık dergisinin dikkat çektiği üzere, Kanton geleneğinde saldırgan olmayan bir savaş sanatı olan Thai Chi, insanların ileri yaşlarına kadar aktif ve sağlıklı kalmasını sağlıyor. Buharda pişmiş yemekler ve çay da Kantonluların dengeli beslenmesine katkı sağlıyor. Japonya kadın intiharlarındaki artış nedeniyle ikinciliğe düştü Japonya'da yaşam süresi yıl. Japonya üç yıl önce kadın intiharlarındaki artış nedeniyle sıralamada ikinciliğe düştü. Ancak Japonya beslenme tarzı nedeniyle yaşam beklentisinin çok yüksek olduğu bir ülke. İspanya'nın sırrı Akdeniz Diyeti İspanya'da yaşam süresi yıl. Ülke, doktorların sağlıklı ve uzun bir ömrün sırrı olduğunu söylediği Akdeniz Diyeti ile ünlü ülkede, taze sebze ve balık tüketilen ülkede, zeytin ve fındık yağı kullanılması nedeniyle şişmanlar da sağlıklı. İsviçre İyi sağlık hizmeti, erişilebilir sağlıklı beslenme İsviçre'de yaşam süresi yıl. Bunun nedeni de sağlık hizmetlerindeki yüksek standart ve iyi beslenmenin nüfus açısından erişilebilir olması. Ülkenin en yaşlı kadını unvanına erişen 1897 doğumlu Rosa Rein 2010'a kadar yaşamıştı. İtalyanların uzun yaşam sırrı zengin-yoksul arasında uçurum olmaması İtalya'da ise ortalama yaşam süresi yıl. Saygın sağlık dergisi The Lancet'a göre, İtalyanların uzun yaşamasının nedeni, ülkede yoksullar ile zenginlerin milli gelirden aldığı payın başka ülkelerin aksine daha dengeli olması. Bu, nüfusun çoğunluğunun, yoksullar için lüks olarak algılanan sağlıklı ve taze gıdalara ulaşabilmesine olanak tanıyor. Singapur'da sağlık hizmetleri yaşamı uzattı Singapur'da yaşam süresi yıl. Ülkede son 30 yılda önleyici ve tedavi edici sağlık hizmetlerindeki iyileşme nedeniyle yaşam süresi beklentisi yüksek düzeyde. OECD ülkeleri arasında en az obez Fransa'da Fransa'da ortalama yaşam süresi yıl. OECD ülkeleri arasında obezite oranının en düşük olduğu Fransa'da, bu nedenle yaşam süresi beklentisi de yüksek düzeyde. Yaşam tarzı ve sağlık hizmetleri Avustralya'da patlama yarattı Avustralya'da ortalama yaşam süresi yıl. Dünya Sağlık Örgütü, Avustralya'da sağlıklı yaşam tarzının yaygınlaşması ve sağlık hizmetlerinin gelişkinliğinin ülkede yaşam süresi beklentisinde patlama yarattığını belirtiyor. Üç ülke eşit yaşam süresine sahip Listede yaşam sıralamasında 9. sırada üç ülke var. İsrail, Lüksemburg ve Güney Kore. Bu ülkelerde ortalama yaşam süresi yıl. Yaşam beklentisi en yüksek ülke İsrail İsrail'de de ortalama yaşam süresi Güney Kore ve Lüksemburg gibi yıl. Yaşam süresi beklentisinin de dünyada en yüksek olduğu ülke, zorunlu askerlik ve savaşa rağmen İsrail. Lüksemburg Avrupa'nın en sağlıklı ülkesi Lüksemburg'da daa ortalama yaşam süresi yıl. Küçük nüfuslu ülke Avrupa'nın geri kalanıyla karşılaştırıldığında kişi başına düşen gelir açısından daha yüksek bir düzeye sahip. Bu da iyi bir sağlık hizmeti ve sağlıklı beslenme anlamına geliyor. Karşılaştırmaya göre, Lüksemburg Avrupa'nın en sağlıklı ülkesi. Güney Kore'de orta sınıfın refahı yaşam süresini artırdı Güney Kore'de ortalama yaşam süresi yıl. Ülkede yaşam beklentisi, ekonomideki gelişimden istifade eden orta sınıfın son yıllardaki hızlı büyümesiyle arttı. OECD diğer ülkelerle kıyaslandığında riskli bir hal alan hava kirliliği konusunda uyarıyor. İzlanda dünyanın en iyi beslenen ülkesi İzlanda'da ise ortalama yaşam süresi yıl. Beslenme uzmanlarının yaptığı oylamaya göre İzlanda dünyanın en iyi beslenen ülkesi. Bu da diyabet ve kalp rahatsızlıkları riskini azaltıyor. İsveç'te yaşamı uzatan su kalitesi İsveç'te yaşam süresi 82 yıl. İsveçliler tüm OECD ülkeleri ortalamasının iki yıl üzerinde bir süre yaşıyor. OECD, su kalitesinin nüfusun sağlığına katkısına işaret ediyor. yaşam süresi dünya ekonomik forumu OECD ülkeler
Birleşmiş Milletler tarafından yayınlanan rapora göre dünyanın en yaşanılası 10 ülkesini sizler için listeledik. Herkesin doğduğu ve büyüdüğü yer kendisi için farklı bir anlam taşır ve bir başka güzel gelir. Ancak bu durumu göz ardı ettiğimizde sunduğu sosyal olanaklar ve yaşam standartlarıyla bazı ülkeler gerçekten yaşamak için en iyileri. Birleşmiş Milletler kısa bir süre önce, insanların uzun ve sağlıklı bir şekilde yaşadığı ülkeleri gösteren İnsani Gelişme Raporunu yayınladı. Bu rapordaki ülkeler yaşam beklentisi, eğitim, cinsiyet eşitliği ve finansal servet gibi kategorilere göre listelendi. İsterseniz lafı fazla uzatmadan dünyanın en yaşanılabilir 10 ülkesine geçelim. 10. Kanada İnsanlarının kibarlığıyla bazen alay konusu olsa da, sunduğu sosyal yaşam olanakları sayesinde Kanada birçok kişinin yerleşmeyi düşündüğü yerlerin başında yer alıyor. Bu ülke eğitim açısından en üst sıralarda yer alıyor. 9. İzlanda İzlanda’daki insanların ömürleri ortalama yıl sürüyor ve ülkedeki kişilerin yaşamdan beklentileri çok yüksek. 8. İrlanda İrlanda’da suç oranları oldukça düşük, son paylaşılan bilgilere göre cinayet oranı 100 bin kişide düzeyinde. 7. Hollanda Hollanda’nın tek eksisi düşük oranda bir gelir eşitsizliği olması bunun dışında bu ülkede muhteşem bir yaşam sürebilirsiniz. 6. Singapur Bu ülkenin insanları İzlanda’dan daha uzun süre yaşıyorlar. Singapurun ortalama yaşam süresi 83 yıl. 5. Danimarka Sıralamada Danimarka Singapur ile eşit yere sahip. Ülkede maaşlara göre hesaplanan cinsiyet farkı % olarak tespit edildi. 4. Almanya 2014 yılının Ekim ayı itibariyle nüfusun %96’sından fazlasının orta öğretime sahip olduğu Almanya’da üniversite eğitimi tamamen ücretsiz olarak veriliyor. 3. İsviçre İsviçre sağlık konusunda dünyanın en üst sıralarında yer alan ülkelerden biridir. Buradaki insanlar da ortalama olarak 83 yaşına kadar yaşarlar. 2. Avustralya Avustralya uzun eğitim süreleriyle dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler çoğu öğrencinin yaklaşık 20 yıldır okula gittiğini açıkladı. 1. Norveç Son 13 yıldır Norveç, hayat standardı ve eğitim düzeyinde yüksek sıralarda yer alıyor. Ayrıca ülkenin kamu tarafından finanse edilen sağlık sistemi sayesinde ortalama yaşama süresi 82 yıl civarında. BM’nin raporuna göre dünya son dönemde yaşamak için daha iyi bir yer haline geliyor. 800 milyon insan hala açlıkla boğuşuyor olsa da, son 25 yılda 1 milyardan fazla insan aşırı yoksulluktan orta seviye gelir düzeyine yükseldi. Kaynak
DÜNYADA DÖRT MEVSİMİ YAŞAMAYAN ÜLKELER HANGİLERİDİR?Kelebeklerime mevsimlerden bahsederken, ülkemizde dört mevsimin de yaşandığını, fakat dünyadaki bütün ülkelerin bizim ülkemiz kadar şanslı olmadığını söyledim. Onlara da araştırmaları için görev vermiştim. İşte dört mevsimin yaşanmadığı ülkeler 60 derece enlemin kuzeyi ile Ekvator ve çevresi ile 60 derece güney kutbundaki ülkelerdir. Bunlar; Kuzey Yarım Kürede Olanlar İsveç, Norveç, Finlandiya, Rusya'nın Kuzeyi, Alaska, Greenland, Kanada'nın Kuzeyi.. Ekvator ve ÇevresiEkvator, Colombia, Birezilya'nın kuzeyi, Cabon, Congo, Kenya, Tanzania, Somalia, İndonesia, Malaysia, Ethiopia'nın Güneyi.. Güney Yarım Kürede Olanlar Antartica. NOT 21 Mart-23 Eylül tarihleri arasında Kuzey Kutup Noktası 6 ay gündüz, Güney Kutup Noktasında ise 6 ay gece yaşanır. 21 Eylül-23 Mart tarihleri arasında Kuzey Kutup Noktası 6 ay gece, Güney Kutup Noktasında ise 6 ay gündüz yaşanır. Araştırmalarım sırasında tek mevsim yaşayan ülkenin de olduğunu öğrendim. Kelebeklerime de bahsettim. Tek Mevsim Ülke Malezya Mevsimsiz coğrafyanın örneklerinden olan Malezya'da tek mevsim yaşanmaktadır. 4 mevsimin aynı anda yaşandığı ülkemize göre oldukça ilginç bir durum. Malezya'da senenin her ayı aynıdır. Bazı yüksek yerlerde hafif serin olmasına rağmen diğer her tarafta tropik bir iklim hakim. Oldukça nemli ve bunaltıcı hava sık sık yağan yağmurlarla serinliyor. Bütün yıl boyu böyle devam ediyor. Hava 1-2 gün sıcak gidiyor. Her an yağmur yağsa da serinlese diyorsunuz. Ve beklenen yağmur sonrası ortalık güzel bir serinliyor. Sıcak dolayısıyla havanın nem oranı tekrar hızla artmaya başlıyor. Yine yağmur beklentisi. Durum böyle devam ediyor.
Her mevsimin ayrı bir güzelliği var; herhalde bu konuda kimse farklı düşünmez. Aralık ayı ile birlikte dünyanın kuzeyine yüzünü gösteren kış mevsimi de karlarla kaplanan dağ zirveleri, tıka basa dolan kayak merkezleri, romantik aşıkların şömine önündeki sohbetleri ve battaniye altında izlenen romantik filmler gibi birbirinden keyifli ayrıntılarla birlikte geliyor. Kış mevsiminde tatil yapmanın keyfi bir başka ve kış mevsiminde mutlaka görülmesi gereken yerler var. Yazımızda kışın bile yaz tatili yapılabilecek sıcak ülkeleri listeledik. Yine de bazı ruhlar için, soğuğa dayanmak zor; mümkünse dört mevsimin her biri yaz olmalı! Kışın üç ay soğuk havada yaşamaya bile dayanamayan, dört duvar arasına kapanmaktan hoşlanmayan ve kendini hep sahillerde ya da denizin tuzlu sularında hayal edenlerden biri de sizseniz, doğru başlıktasınız demektir. Kış mevsiminde bile yaz tatili yapmanın yolu, ekvator çizgisine olabildiğince yaklaşmaktan ya da bulunduğunuz yarı küreyi değiştirmekten geçiyor. Kışın yaz tatili yapma tutkusunu taşıyanlar arasında, sayıca en çok kış ayları için balayı rotaları düşünen balayı çiftleri göze çarpıyor. Gerçekten de düğünün ya da nikahın mevsimi ne olursa olsun, balayı ile yapılan final her zaman kızgın kumlarda ve serin sularda bitmeli. Gelin adaylarının hayalleri arasında kimi zaman kumsalda gelinlikle dolaşmak ya da kumların üzerine isim yazarak fotoğraf çekimi yapmak gibi sahneler de olabiliyor. Aynı şekilde, doğum günü gibi özel bir günün şerefine de kış ortasında yazı yaşamak ve böylece sevdiğiniz insanı mutlu etmek isteyebilirsiniz. Ülkede mevsim ne olursa olsun, sizin niyetiniz deniz, kum ve güneşten oluşan keyifli bir yaz tatili yapmaksa, kışın yaz tatili yapılabilecek tüm ülkeleri ve ayrıntılarını sizin için bir araya getirdik. İçindekilerKışın Yaz Tatili Yapabileceğiniz Kuzey Yarım Küre Ülkeleri Dominik CumhuriyetiKübaTaylandMaldivlerDubaiBarbadosKamboçyaHindistanGambiya Cape VerdeKışın Yaz Tatili Yapabileceğiniz Güney Yarım Küre ÜlkeleriSeyşellerBrezilyaAvustralyaArjantinMadagaskarYeni ZelandaPeru Kışın Yaz Tatili Yapabileceğiniz Kuzey Yarım Küre Ülkeleri Aralık ile başlayıp Şubat sonunda biten kış döngüsü, elbette yalnızca ekvatorun kuzeyi için geçerli. Aynı tarihlerde güney yarım kürede yaz mevsimi yaşanıyor. Ekvator çizgisinin kuzeyinde kalmasına rağmen, Şubat ortasında bile yazı yaşayan ülkeler yok mu peki? Elbette var. Daha çok tropik ada ülkelerinden oluşan bu ülkeler listesini “dört mevsim boyunca yaz tatili yapabileceğiniz yerler” gibi de değerlendirmeniz hata olmaz. Çoğu vize gerektirmeyen bu ülkeler, yol boyu harcamanız gereken miller nedeniyle de güney yarım küreye göre daha avantajlı olacaktır. Kimi yazlık destinasyonlar 24 saate yakın uçak yolculukları ve aktarmalar gerektirirken, kuzey yarım kürede saatler içinde ulaşabileceğiniz yakın sayılabilecek adresler de var. Kış ortasında yaz tatili yapmak tüm dünyada lüks sayıldığından, fiyatlar da çoğunlukla üst segmente göre. Erken rezervasyon ise hem ulaşım hem de konaklamada tasarruf için yegane doğru hamle olabilir. Dominik Cumhuriyeti Türkiye’de özellikle Survivor yarışmaları ile adını duyuran Dominik Cumhuriyeti, Karayipler’de yer alan bir ülke. Dominik birçok bakımdan “tropik” kelimesinin de sözlükteki karşılığı gibi. Avrupalı, Amerikalı ya da Asyalı fark etmeksizin tüm dünyadan turistlerin adeta akın ettiği ülkede yok yok. Lüks otellerde konaklamak, masmavi sulara dalış yapmak ve tropik ada hayatının tadını çıkarmak yılın her döneminde mümkün. Dominik için belki de en güzel haber ise Türk vatandaşları için vize gerektirmeyen ülkelerden biri olması! Ülkenin başkenti Santo Domingo’ya ulaşmak için aktarmalı bir uçuşu ve 5 bin lira seviyesinin altına düşmeyen ulaşım masraflarını dikkate almalısınız. Havalimanı şehre 30 dakika kadar bir mesafede yer alıyor. Başkent aynı zamanda bir UNESCO Dünya Mirası şehri. Gece hayatı, alışveriş seçenekleri ve kumsallar oldukça renkli. Sheraton ve Intercontinental gibi otel zincirlerinin burada şubeleri var. Mutlaka görmeniz gereken güzellikler ise Santa Maria Le Menor Katedrali, Ulusal Kütüphane Binası ve Kraliyet Evleri Müzesi olarak sayılabilir. Şehirde otobüs tipi toplu taşıma kullanmak pek mümkün değil ancak turist sayısı çok olunca taksi dolmuşlar belli başlı yerlere ulaşımda kolaylık sağlıyor. Dominik Cumhuriyeti’ne kadar geldiğinizde, yeşil muzlarla ve avokadoyla yapılan mangu, Hindistan cevizi ile hayata geçirilen tarifleri ve sancocho adı verilen yöresel baharatlı yemeği mutlaka deneyimlemelisiniz. Küba Hem tatil hem de kültür turu yapmak isteyenlerin adresi, orijinalliğini tamamen koruyan Küba sokaklarından başkası değil elbette. Dominik Cumhuriyeti’nin okyanus komşusu Küba’yı daha uygun fiyatlarla tatil yapmak için de özellikle tercih edebilirsiniz. UNESCO’ya göre tüm dünyadan insanların hayatları boyunca en çok görmek istedikleri ülke burası. Özellikle Havana şehrinde renk renk evler, canlı müzik grupları ve eski tip Amerikan arabaları sizi bekler. Küba koşullarına uyum sağlamak için ise, bankaların olmadığı, kredi kartların kullanım dışı olduğu bir dünyaya kendinizi hazırlamalısınız. Gece hayatı denildiğinde festival ve etkinliklerle dolu ışıltılı Küba mekanları akla geliyor. Yerliler son derece renkli, fiyatlar Ocak ve Mayıs ayları arasında kesinlikle yaza göre daha uygun. Küba’dan satın alabilecekleriniz arasında puro, rom ve kahve gibi seçenekler var. Yeme içme mekanlarında ise, tercihinizi özellikle ızgara et, avokado, kızarmış muz ya da fasulyeli pilav gibi lezzetlerden yana kullanmalısınız. Yaz tatilinde denizden yana beklentisi yüksek olanlar sahilde su sporları ile ilgilenebilirler. Sörf, jet ski ya da dalış gibi seçeneklerin her biri Küba sınırları dahilinde oldukça popüler. Tayland Resmi adı Tayland Krallığı olan ülke, Güneydoğu Asya’da sömürgeleşmeyen tek ülke olarak da asaletini koruyor. Muson yağmurlarının ülkeye uğramadığı aylar Kasım’da başlıyor ve Şubat’la sona eriyor. Bu da demek oluyor ki, kış mevsiminde yolunuzu gönül rahatlığıyla Taylanda düşürebilirsiniz. Konaklama imkanlarının son derece gelişmiş olduğu bu ülke, bölgesinin en çok turist çeken ülkesi. Dolayısıyla da mekanlarda iletişim problemi yaşamanız pek mümkün değil. İstanbul ile Bangkok arasında direkt uçuşlar var. Uçuşlar 9 saat sürüyor. Fiyatlarda ancak erken rezervasyon ile avantaj sağlamak mümkün olabilir. Aksi halde ücretler bütçeyi zorluyor. Acı, tatlı, ekşi ve tuzlu lezzetlerin her birini aynı tabakta tadabileceğiniz Tayland mutfağı, ilk anda midenizi rahatsız edebilir. Yine de hem lüks restoranlara hem de sokak yemeklerine şans vermeyi ihmal etmeyin. Erişteler, körili tavuklar ve acı ekşi çorbalar Tayland sakinleri için baş tacı niteliğine sahip. Tatilinize deniz, güneş ve plaj dışında katabilecekleriniz gece hayatı ve masaj olarak belirtilebilir. Kendinizi bunların hiçbirinden mahrum etmeyin. Yağmur ormanlarında doğa gezileri, çeşit çeşit orkideler ve berrak deniz dinlendirici bir tatil adına tüm beklentilerinizi karşılayacaktır. Başkent Bangkok’a kadar gelmişken Budizm hakkında da daha detaylı bilgi almak isteyebilir ve turistik durumdaki tapınakları ziyaret edebilirsiniz. Maldivler Turkuaz suları, beyaz renkli kumları, bungalov evleri ve Türk vatandaşlarından vize istememesi ile gönüllere taht kuran bir balayı cenneti var sırada. Burası için kış dönemi kesinlikle bildiğimiz kışlardan çok farklı. Maldivler seyahatiniz boyunca doğanın hiç bilmediğiniz yönlerini ve cömertliklerini keşfedebilirsiniz. Üstelik gece boyu kumsalda yakılan ateşin karşısında dinlenebileceğiniz, gündüz ise bol bol güneşlenebileceğiniz, yormayan bir tatil olur bu. İnsan yaz tatilinden daha ne ister ki? Maldivler’de isteseniz de yoğun bir gece hayatına rastlamanız söz konusu değil. Bunun yerine, yerel halkın yaşadığı adalara yolunuzu düşürebilirsiniz. Burada gün içinde renkli sarayları ve farklı mimarideki camileri ziyaret etmeniz mümkün. Yerel adalarda, resort otellerde karşılaşacağınız hayal ülkenin aksine son derece gerçekçi sahneler hakim. Beyaz kumdan oluşan Maldiv adaları ise atoll olarak adlandırılıyor ve mutlaka bir ziyareti hak ediyor. Dubai Nihayet yakın sayılabilecek bir lokasyon ile karşınızdayız. Yumuşak iklimi ile Dubai, balayı tatilcilerinin de favorileri arasında. Lüksün ve şatafatın her köşe başında karşınıza çıkacağı bu Arap ülkesinde, oteller 3 yıldızdan başlıyor ve 7 yıldıza kadar yükseliyor. Tatilciler deniz ve kumsalın tadını çıkarmanın yanında, jeep safari gibi çöl etkinliklerinden büyük keyif alıyor. Dünyanın en yüksek binalarından biri olan Burj Khalifa ya da Türkçe adıyla Burç Halife’yi görmeden de Dubai’den dönmek olmaz. Buradaki şehir manzarası, herhalde dünyada görebileceğiniz sayılı güzelliklerden de biri. Palmiye Adaları, Dubai Müzesi ve Cumeyra şehri de yine ziyaretinizi bekleyen yerler arasında diyebiliriz. Dubai için ne yazık ki Türk vatandaşlarından vize talep ediliyor. Bu haber can sıkıcı olmakla birlikte, güzel olan bir şey varsa o da seferlerin sıklığı. İstanbul’dan haftanın her günü Dubai’ye doğru uçuşa geçebilirsiniz. Üstelik yalnızca 4 saat 30 dakika havada kalarak kış ortasında mevsim değiştirmeniz mümkün. Bu da demek oluyor ki, Dubai için yapacağınız tüm harcamalara ve vize evrak koşuşturmasına değer. Ülkenin resmi dili Arapça olsa da dört bir yanda İngilizce konuşuluyor. Yılın belirli dönemlerinde yerlilerden çok turistlerle karşılaşmak da imkan dahilinde. Caz festivalleri, sanat galerileri ve kültür etkinlikleri de sizi şaşırtmasın. Herhangi bir günde Dubai sokaklarında yürürken ses, ışık ve su gösterilerine doyacağınıza da emin olabilirsiniz. Dubai ziyaretlerinin olmazsa olmazlarından biri de Ferrari World’u ziyaret etmek. Buranın araba tutkusunun doruk noktası olduğunu belirtmek hata olmaz. Barbados Az bilinen yerleri ilk keşfeden olmaktan hoşlanıyorsanız, yapabileceğiniz güzel bir tercih de Barbados. Bu ülkeye arkadaş grubunuzdan birilerinin daha önce gitmediğine rahatlıkla emin olabilirsiniz. Tropikal iklime sahip rüya ülke Karayipler’de yer alıyor. Uzun beyaz kumsallarda ılık rüzgarlar eserken, Aralık ve Mayıs arasında yağmur yağmaması da büyük bir avantaj. Şeker kamışı çiftlikleri, otlu ve baharatlı yemekler, kızartılmış balıklar ve her çeşit taze deniz ürünü bir anda etrafınızı saracak. Ülkede aynı zamanda Crop Over adında festival düzenleniyor. En turistik etkinliğin bu olduğunu söylemek hata olmaz. Konaklama, gece eğlencesi ve yeme içme mekanları yönünden aradığınızı büyük ihtimalle Barbados’ta bulacaksınız. Halkın yaşam standardı yüksek, etnik detaylar göze çarpıyor. Ülkede hem İspanyol hem de İngiliz geçmişinden izler var. Sadece bembeyaz sahillerde dinlenmekle kalmayıp kendinizi biraz da Barbados sokaklarına atmayı isteyebilirsiniz. Türkiye’den Barbados’a direkt uçuş yapma şansınız yok ancak tek bir aktarma ile başkente ulaşmanız mümkün. Barbados yazısını güzel bir haberle bitirmek gerekirse, bu cennet ülke için Türk vatandaşlarının vizeden muaf olduklarını müjdeleyebiliriz. Kamboçya Tayland ve Vietnam ile komşu bir ülke olan Kamboçya, özellikle Koh Rong Adası ile kış mevsiminde yaz tatili fırsatı sunuyor. Beyaz kumlardan oluşan pürüzsüz plajların toplam uzunluğu 50 kilometreyi zorluyor. Gün batımı sırasında buradaki plaj partilerinde bulunmak ise kesinlikle paha biçilemez bir deneyim. Kamboçya’da farklı kültürlere, farklı bir mutfağa ve farklı koşulların eşsiz bir mozaiğine şahit olacaksınız. Burada turistik tesisler de var; fakirlikle boğuşmakta olan halk da. Ulaşım maliyeti hatırı sayılır bir seviyede olsa da; Kamboçya içinde yapacağınız harcamalar Türk Lirası’na döndüğünüzde içinizi acıtmayacaktır. 12. yüzyılın başlarında inşa edilen Angkor Wat Tapınağı’nı da Kamboçya ziyaretiniz boyunca mutlaka görmelisiniz. Hindistan Gezi tutkunlarına Kasım ve Şubat ayları aralığında önerilen en güzel destinasyonlardan biri de Hindistan. Burada sıcaklar kış boyu ideal seviyelerde oluyor; aksi halde gerçek yaz mevsimini yaşamak istemezsiniz! Nüfusuyla ve yüzölçümüyle Hindistan yaz aylarında dev bir hamama dönüşüyor diyebiliriz. Hindistan’da tercih edebileceğiniz tatil destinasyonu ise Goa. Burası elde kitapla şezlonga uzanıp sahil keyfi için ideal. Kalabalığın içine dalmak isteyenler ise soluğu Delhi’de almalı. Ülkenin başkenti Yeni Delhide yapabileceğiniz birçok şey var. Öncelikle Hint mutfağının bol acılı ve baharatlı yiyecekleri karşısında temkinli olmaya çalışın. Zincir otellerden rezervasyon yaptıracak olursanız menü sıkıntısı da çekmezsiniz. Kızıl Kale, Lotus Tapınağı, Hint Kapısı ve Hümayun Türbesi gezi listenizdeki yerlerini mutlaka almalı. Hindistan’a kadar gelmişken aynı zamanda maneviyata da zaman ayırmak isteyebilirsiniz. Burada camiler de var, Buda rahipleri de. Çılgın Hindistan kalabalığında ve trafiğinde her tür insan görmek mümkün. Yaz tatilinden beklentiniz sadece deniz ve güneş değilse, rotayı Delhi’ye çevirmekten çekinmeyin. Hindistan yolculuğu da, artan seferler sayesinde eskiye göre çok daha kolay. İstanbul’dan Delhi’ye neredeyse haftanın her günü direkt uçuş mevcut. Gambiya Biri Afrika ateşi mi dedi? Kış döneminde tam da ihtiyacımız olan şey bu değil mi? Gambiya dediğimizde gerçek anlamda egzotik bir kaçış noktası anlıyoruz. Batı Afrika’da yer alan ülkeye Türk turistler biraz yabancı kalabilir; ancak dünyanın geri kalanı burayı keşfetmeye çoktan başlamış bile. Atlas Okyanusu’na kıyısı bulunan ülke, ekvator çizgisine de çok yakın. Hal böyle olunca, erişilebilir bir cennet karşımıza çıkıyor. Gambiya için ne yazık ki vize gerekli. Ülkedeki otellerin konforu ve evrenselliği ise tartışmasız bir düzeyde. Ülkede en çok tüketilen lezzetler okyanustan elde edilen tazecik deniz ürünleri olarak sıralanabilir. Avrupa sömürgeliğinden kalan yılların etkisiyle ülke aynı zamanda dünya mutfağına da açılıyor. Gambiya’nın başkenti Banjul ziyaretiniz için iyi bir başlangıç noktası olabilir. Altın kumlu plajlarda, size palmiye ağaçları gölgeleriyle eşlik edecek. Cape Verde Hemen elinize bir dünya haritası almış olabilirsiniz; zira burası dünyanın az bilinen bir noktası. Yeşil Burun Adaları olarak da bilinen ülke, Senegal açıklarında bir Afrika ülkesi. Yazı boyunca çok fazla Afrika ülkesiyle karşılaşmanız ise asla şaşılacak bir şey değil. Gizli hazinelerle dolu bir cennet olan Afrika’da birçok bilinmeyen kumsal var. Dört mevsim güneş arayanlar için, Cape Verde’nin dünyanın yeni Karayipler’i ilan edildiğini de hemen belirtelim. Burası aynı zamanda nesli tükenme tehlikesinde olan Caretta Caretta türü deniz kaplumbağaları için güvenli bir yuva. Yolunuz Yeşil Burun Adaları’na düşerse, seyahat etmeniz gereken noktalar Praya, San Filipe, Tarrafal, Porto Novo, Mindelo ve Maio olarak sıralanabilir. Adalara daha çok cruise tipi turlar düzenleniyor. Resmi dilin Portekizce olduğu adada eskudo isimli para birimi kullanılıyor. Özellikle Mindelo’da tüm nüfusun yüzde 90’ından fazlası yaşıyor. Bu da demek oluyor ki burada eğlence ve karnavallara doyabilirsiniz. Porto Novo ise başka bir Afrika ülkesi olan Benin’in başkenti olmakla birlikte, gemi turlarının rotasında kendine yer buluyor. Bu turlar daha çok Kasım ve Aralık aylarında kuzeydeki ziyaretçileri cezbederek ülke ekonomilerine de katkı sağlıyor. Kışın Yaz Tatili Yapabileceğiniz Güney Yarım Küre Ülkeleri Ekvator belki hayali bir çizgi; ancak dünya adlı küreyi doğru biçimde ayırmayı da başarıyor. Kuzeyde çoğu yer beyaza kesilirken, dünyanın güneyinde her yer yaz mevsimini yaşıyor. Bu nedenle güney yarım küre tercihi Kasım sonundan Mart’a kadar sizi yaz tatili konusunda yanıltmayacaktır. Böylesi bir tatil planlarken önemli olan ise, hem turistik hem de uygun fiyatlı yerler bulmak. Aksi halde okyanuslar aşıp kıtalar değiştirmeyi mecbur kılan bu seyahat daha ulaşım aşamasında belinizi bükebilir. En doğrusu rezervasyon için kışı bile beklememek. Söz konusu Avustralya ya da Seyşeller gibi tüm Avrupalılar ve Amerikalılar için uzak bir memleketse tahmin edersiniz ki, tüm kuzey halkı erken rezervasyonla tasarruf etmeye çalışıyor! Dünyanızı 180 derece değiştirecek bu tatil için en cazip fikirlere aşağıda ulaşabilirsiniz Seyşeller Güneşi özleyenlerin tercihi, aynı zamanda bozulmamış bir doğa harikası da olan Seyşeller olabilir. Burada palmiye ağaçlarının eşsiz gölgesinde okyanus iklimine ve mercan kayalıkların parıltısına doyabilirsiniz. Madagaskar’ın kuzeyinde yer alan ülke, Hint Okyanusu’nda bulunuyor. Seyşeller sınırları dahilinde tam 115 ada var. Ünlü tur şirketleri, kış boyunca buraya neredeyse her hafta turlar düzenliyor. Euro cinsinden ücretlendirilen turlar 6 ya da 8 günlük olarak organize ediliyor. Turkuaz sularda, inci gibi adalarda konaklamak elbette insanın kendisini biraz şımartması demek. O nedenle maddi konularda da olabildiğince cömert olmalısınız. Praslin Milli Parkı, Seyşeller’de görmeniz gereken yerlerin başında geliyor. Ayrıca burası tüm dünyadan dalış tutkunlarının da ilk tercihi. Seyşeller’de yapabileceğiniz adrenalin dolu yazlık aktivitelerin başında köpek balıkları eşliğinde dalmak var. Elbette güvenli koşullar sağlandıktan sonra! Seyşeller’de yaşayan tüm bitki ve hayvan türlerinin UNESCO tarafından koruma altında bulunduğunu da belirtmeden geçmeyelim. Hem doğa hem de güneş tatili isteyenler için Seyşeller’deki birbirinden güzel adalar kesinlikle doğru seçim. Ananas, mango, ekmek ağacı meyvesi, körili tavuk ve Hindistan cevizli köriyi mutlaka deneyeceğiniz tatlar listesine dahil etmelisiniz. Brezilya Atlas Okyanusu kıyılarında bir Güney Amerika ülkesi olan Brezilya’nın toprakları esasında ekvatorun her iki yanına da yayılıyor. Bu nedenle tropik ülkeyi tek bir sınıfa dahil etmek de mümkün değil. Kış döneminde ziyaret etmek için ise, Salvador ve Rio De Janeiro gibi güney şehirlerini gönül rahatlığı ile tavsiye edebiliriz. Bildiğiniz gibi Şubat ayında kuzey yarım kürede en hararetli kış koşulları yaşanırken, Rio’da Brezilya Karnaval’ı düzenleniyor! Niyetiniz kış mevsiminde bir Rio gezisi yapmaksa bunu mutlaka Şubat’taki festival dönemine denk getirin. Bikiniler içinde samba gösterisi yapan yerli halk sizin de içinizi ısıtacaktır. Tabii pullardan, payetlerden ve her tür ışıltıdan ilham alan muhteşem kostümlerden bahsetmiyoruz bile. Havainas adı verilen yöresel parmak arası terliklerin ve Brezilya usulü kahvelerin tadını hem Brezilya tatiliniz boyunca çıkarabilir hem de hediyelik olarak yanınızda taşıyabilirsiniz. Üstelik Brezilya için vize uygulamasının olmaması da yabana atılmayacak güzellikte bir haber. Brezilya mutfağında bol zeytinyağlı, sarımsaklı ve taze deniz mahsüllü lezzetler ön plana çıkıyor. Pirinç, fasulye ve kurutulmuş et de yine Brezilyalıların uzun dönem favorileri arasında. Kumsallarda ve sokaklarda seyyar tezgahlar bulunuyor ve sokak yemekleri de sıkça tercih ediliyor. Festival dönemine denk gelirseniz, iki üç kat artan fiyatlara da hazırlıklı olun. Yine de kendinizi biraz daha şımartarak, bir samba okuluna kayıt yaptırmayı ve festivalde sahne almayı bile düşünebilirsiniz! Brezilya, sahip olduğu iklim ve kültür çeşitliliği sayesinde, hayal gücünüze sınır koyacağınız son yer olabilir. Avustralya Sadece bir ülkeyle değil, dev bir kıtayla da karşı karşıyasınız. Hayatınızda yaptığınız en uzun yolculuk bu seyahat olabilir. Çok iyi bir planlamaya, mümkünse bir tur şirketine, değilse de erken rezervasyona kesinlikle ihtiyacınız var. Baştan uyarmak gereken konu, tüm kıtayı aynı anda gezmenin asla mümkün olmadığı. Tabii Avustralya için tüm kış mevsimini programlayabiliyorsanız o başka! Mümkünse Sydney’e seyahat edin ve buranın Kasım’dan başlayıp Mart’a kadar süren son derece ılıman ikliminin tadını doya doya çıkarın. Örneğin aynı dönemde daha kuzeyde mercan kayalıkları ziyaret etmek isterseniz, karşınıza kesintisiz yağmurlar çıkabiliyor, aman dikkat. Kamp hayatı, kangurular, doğal yaşam ve bol oksijen Avustralya için anahtar sözcükler olarak sayılabilir. Yapmadan dönmeyeceğiniz şeylerin bir listesini yapın ne de olsa bir daha bu kadar uzun bir yola çıkmanız mümkün olmayabilir. Telafisi olmayan bir Avustralya yolculuğu için, sabah saatlerine kadar Melbourne’de müzikle iç içe olmak da kulağa hoş geliyor. Sydney’deki Opera Binası ve Liman Köprüsü ise, fotoğraf çektirmenin her turist için adeta bir zorunluluk olduğu yapılar arasında yer alıyor. Köprünün ve opera binasının haşmetli fotoğraflarına ve yeni yıl dönemindeki ışıltısına alışık olduğumuz için; gerçekte sahip oldukları hacme de şaşırabilirsiniz. Bizden uyarması. Sydney’de gezilecek tüm yerleri ve diğer detayları Sydney Seyahat Rehberi yazımızdan okuyabilirsiniz. Arjantin Tangonun doğum yeri Arjantin, vize istemeyerek gönülleri fetheden bir başka güney ülkesi. Burayı deniz tatilini kültür turuyla birleştirmek için ziyaret etmeniz fazlasıyla mümkün. İspanyol ve İtalyanların Arjantin topraklarında etnik izleri var. Ülkenin bugünkü hali ise başlı başına bir kültür ve sanat hazinesi. Her daim meraklıların içini kıpır kıpır eden ezgilerden ve Aralık’la birlikte en sıcak günlerini yaşamaya başlayan yaz mevsiminden söz ediyoruz ne de olsa. Buenos Aires şehir anlamında Arjantin’deki ilk tercihiniz olmalı. Latin mutfağı ise hem gözünüze hem de gönlünüze hitap edecek lezzetler ile dolu. Örnek vermek gerekirse bu mutfağa özgü empanadas adlı börekten başlayabiliriz. Yerba mate ise Arjantin’in milli içeceği olarak mutlaka tadımlarınızda yer almalı. Kongre Sarayı, Metropolitan Müzesi, Casa Rosada, Pilar Kilisesi ve Obelisk gibi yapılardan hangisiyle gezmeye başlayacağınız tamamen size kalmış. Hava koşulları son derece uygun olacağından sokaklarda tişörtle dolaşmanız mümkün. Bu durumun bir diğer güzel yanı ise, Arjantin yoluna düşerken son derece hafif bir valizle idare edebilecek olmanız. Buenos Aires’e Türk Hava Yolları direkt olarak uçuşlar düzenliyor, yani aktarma ile vakit kaybetmeyeceksiniz. Aktarma olmaması, bagaj güvenliği yönünden de bir avantaj. Pesonun değeri Türk Lirası’nın altında olduğundan; konaklama ve ulaşım boyunca yaptığınız harcamaları Arjantin içinde telafi etme şansınız da var. Madagaskar Dünyanın dördüncü büyük adasına hoş geldiniz! Burada sizi Kasım ve Nisan ayları arasında sıcak bir iklim bekliyor. Yalnızca yağışlara karşı önleminizi almanızda fayda var. Farklı etnik kökenlere sahip insanların kendi inanışlarını doğrudan yaşayabildikleri bu ülkede turizm nedeniyle bozulan hiçbir şey görmeyeceksiniz. Aksine, Madagaskar seyahati en çarpıcı deneyimlerinizden biri olabilir. Madagaskar’ın ne yazık ki vizeye tabi olduğunu hatırlatmak gerekiyor. Yine ülkeye girişlerle ilgili bir hatırlatma da aşı üzerine. Buraya seyahat etmeden 10 gün kadar önce, mutlaka sarıhumma aşısı yaptırmış olmalısınız. Son dakikada kötü bir sürpriz yaşamamak için, bilet aşamasında acentenizden bu konuda bilgi isteyebilirsiniz. Mango ağaçları, kakao ve vanilya gibi tropikal iklime dair aklınıza gelen tüm ürünlerle Madagaskar çatısı altında tek seferde karşılaşmanız mümkün. Madagaskar’ın bir başka ilgi çekici özelliği ise buradaki bitki ve hayvan türlerinin çoğunun dünyanın başka bir yerinde bulunmaması. Bu da demek oluyor ki, Madagaskar geziniz boyunca mutlaka doğa yürüyüşlerine çıkmalı ve mümkünse safari yapmalısınız. Nosy Be adasının ise ülkeye bağlı en turistik ada olduğunu belirtebiliriz. Skatia Plajı, Isalo Ulusal Parkı, Kraliyet Tepesi ve Tamatave gibi lokasyonları ise mutlaka bir kenara not almalı; buralara yolunuzu düşürmelisiniz. İzole bir ada olmasına rağmen, dünya mutfağına bu kadar açık olması ise Madagaskar hakkında şaşkınlık verici bir bilgi. Balık ve deniz ürünleri dışında pirinç de ağırlıklı olarak Madagaskar mutfağında kendine yer buluyor. Madagaskar’a direkt uçuş bulamasanız da, Air France gibi firmalar aracılığıyla aktarmalı uçuşları mümkünse erken rezervasyon ile satın alabilirsiniz. Yeni Zelanda Sınırları neredeyse 270 bin metrekareye varan bir alan ve bol oksijenden oluşan bir ada ülkesi. İşte yeşilin ve mavinin en güzel birleşmelerinden biri olan Yeni Zelanda, aklınıza bu tanımlamalarla kazınabilir. Başkenti Wellington olan ülke, kuzey yarım kürenin en soğuk günlerinde yazı yaşıyor. Dolayısıyla da Kasım’dan sonra Yeni Zelanda yoluna düşebilen tatilciler çok şanslı. Pasifik Okyanusu’na göre güneybatı yönünde kalan ülkeyi keşfetmek her zaman için bir ayrıcalık. Bangkok, Seul ya da Hong Kong gibi bir noktadan aktarma yaparak Yeni Zelanda’ya ulaşabilirsiniz. Aktarmalar ve değişen saatlerle birlikte bir günü gidişte ve dönüşte gözden çıkarmanız en iyisi. Ne de olsa, dünyanın öbür ucuna seyahat etmek dedikleri tam da bu! Yeni Zelanda seyahatinizde ayrıca hediyelik eşyalara da ciddi bir bütçe ayırmanız yerinde olur, çünkü deniz kabuklarından ve camdan yapılan sanat eserleri unutulmaz güzellikte. Evinizin en güzel köşelerinde bu dekoratif unsurlara yer vermek istemeniz son derece normal. Tatlı patates, kırlangıç balığı, orfoz ya da karavide Yeni Zelanda’ya özgü tatmanız gereken lezzetler denildiğinde ilk akla gelenler olarak sayılabilir. Biftek ya da kuzu etinin de son derece lezzetli marineleri Yeni Zelanda’nın lüks restoranlarında karşınıza çıkacaktır. Son olarak Yeni Zelanda seyahatiniz için vizeye ihtiyaç duyacağınızı da hatırlatmakta fayda var. Peru İklim konusunda kafa karıştıran bir ülke var sırada. Tıpkı Brezilya’da olduğu gibi, Peru’da da ekvator çizgisine yakınlık iklim koşullarını ve dünya algısını karmaşık bir hale getiriyor. Şöyle söyleyelim, Peru’da tüm dünya iklimlerinin yüzde 90’ına bir şekilde rastlanıyor. Ülkede 30 farklı iklim mevcut. Tabii burası yüz ölçümü bakımından komşusu Brezilya ile kıyaslanamaz. Hal böyle olunca ülkeyi keşfetmek de daha kolay. Burada doğal kaynaklar, tarih ve kültür bakımından paha biçilemez bir servet yatıyor. Bu nedenle sadece deniz tatili için Peru’yu ziyaret etmenin büyük haksızlık olacağını söylemek gerek. Ülkede İspanyol ve Kızılderili kültürleri, Peru mutfağına da yansıyarak varlıklarını devam ettiriyor. Bol pirinçli, deniz ürünlü ve patatesli yemekler neredeyse tüm tropik seyahatlerde olduğu gibi Peru’da da karşınıza çıkabilir. Burada ek olarak son derece yağlı ve baharatlı lezzetler de var. Peru’ya aktarmasız bir yolculuk yapmanız mümkün olmadığı gibi, neredeyse tüm bir gün boyu havalimanlarında ve uçakta olmaya da kendinizi hazırlamalısınız. Şubat ve Mart ayları boyunca burada bir karnaval düzenlendiğini, dolayısıyla da fiyatların yükseldiğini hatırlatmış olalım. Bunun yanında, karnaval döneminde tüm şehirler olduklarından da daha güzel bir hal alıyor ve adeta renk cümbüşü haline geliyor. Konaklama ve yeme içme mekanlarında doluluğun da tavan yaptığı bu özel dönemde Peru sokaklarında olmayı isteyebilirsiniz.
dünyada dört mevsim yaşayan ülkeler