🥍 Performans Kaygısı Nasıl Kontrol Edilir
PerformansKaygısı Nasıl Kontrol Edilir? Başarı kaygısı kişinin, kendini devamlı topluluk önünde deneyerek yenebileceği bir süreçtir ancak çoğu kişi buna cesaret edemez. Başkalarının eleştirilerinden korkmak, çevrenin onu yargılayacağını düşünmek birçok kişinin başarı kaygısı üzerine gitmesini engeller.
Sınav performansını olumsuz etkileyen sınav kaygısı neden olur? Performans anksiyetesi denilen durum nedir? Anksiyete ne demek ve kaygı duygusu nasıl geçer? Tüm bu soruların cevaplarını birlikte inceleyeceğiz. Anksiyete genellikle yüksek enerjili bir durum ve depresyon düşük enerjili bir durum olarak kabul edilir.
Zeka testi insanların birçok açıdan beyinsel işlevini ölçen testlerin bütünüdür. Bu süreçte genellikle; Mantıksal zekayı ölçen IQ testi, Duygusal zekayı ölçen EQ testi, Ruhsal zekayı ölçen SQ testi uygulanır. IQ testi ile bireyin zeka yaşı, gerçek yaşına bölünür ve 100 ile çarpılır. Ortaya çıkan sonuç
PerformansDeğerlendirmenin Çalışanlar İçin Önemi Performans değerlendirme işletme ve onun yöneticileri açısından önem taşıdığı kadar, çalışanlar açısından da önem taşır (Moon, 1997, s. 9). Günümüzde iş süreçlerinin değişmesi ve gelişen teknoloji iş yapış şekillerini de değiştirmektedir.
vebecerileri nasıl kullanacağını göstermesini ister. •Oluşturulan ölçütlere göre yeterlik derecelerini ortaya koyma olanaklarına sahip olurlar. 22 Performans Değerlendirme nasıl olmalıdır? Performans değerlendirme gözlenebilen bir performans veya somut bir ürünle sonuçlanmalıdır.
CinselSorunlar #Eşcinsellik #CinselTakıntılar🎬Kanala abone olmayı, videoları beğenmeyi ve yeni videolardan haberdar olmak için bildirim zilini 🔔 açmayı un
PC performans testi için WinSAT’ı işlemcinizi, ekran kartınızı, RAM hızınızı ölçmek ve daha detaylı bir Windows 10 performans değerlendirmesi yapmak için kullanabilirsiniz. Öncelikle aşağıdaki adımları izleyin: Başlat Menüsüne girip çalıştır yazın. Aramada karşınıza çıkan uygulamaya sağ tıklayıp
SM4fd. Psikoloji İstanbul Danışmanlık Eğitim ve Araştırma Merkezi uzmanları tarafından hazırlanan “Sınav Kaygısı ile Baş etme ve Performans Geliştirme Programı” adaylara daha iyisini başarmak için gerekli anahtarı sunuyor… Hayatımız sınavlarla geçiyor. Her yıl ÖSS, SBS, KPDS, ALES gibi pek çok sınava katılan aday sayısı 5 milyonun üzerinde. Bu sürecin ailelerle birlikte yaşandığı göz önünde bulundurulursa her yıl Türkiye nüfusunun dörtte biri sınav stresi yaşıyor. Sınavın önemi ne kadar büyükse yaşanan kaygı da bununla orantılı olarak artabiliyor. Üniversite sınavı gibi adayın gelecek yaşantısı için çok büyük önem atfettiği sınavlarda bazen yalnızca kaygının önlenememesi nedeniyle başarısızlık ortaya çıkabiliyor. Oysa kaygı ile baş etme öğrenilebilen bir beceri. Duyduğu kaygıyı kontrol altına alan herkes, daha üstün performans gösterebilir… Normal düzeydeki kaygı kişiye, istek duyma, karar alma, alınan kararlar doğrultusunda enerji üretme ve bu enerjiyi kullanarak performansını yükseltme açısından yardımcı oluyor. Ancak yaşanan kaygı çok yoğun olduğunda kişinin potansiyelini ortaya koymasına engel olan bir durum ortaya çıkıyor. Kişi yaptığı işe odaklanamıyor, dikkatini toplamakta zorlanıyor. Bu etkilerin zamanı ve miktarı kişiden kişiye değişiyor. Pek çok kişi daha sınava hazırlanırken kaygı yaşamaya başlıyor. Bu durum tam sınav öncesinde iyice alevleniyor ve sınavda bireyin yapacağı işe odaklanmasını engelleyerek gerçek potansiyelini ortaya koymasını önlüyor. Sınav öncesinde huzursuzluk, ellerin titremesi, terlemesi, ağızda kuruluk, baş ağrısı, midede kramp ya da bulantı ve uyku problemleri gibi ortaya çıkan belirtiler, sınav sırasında dikkatini toplayamama, soruyu tekrar tekrar okuyup anlayamama, bildiği halde yanlış cevaplama, cevap kağıdında kaydırma yapma, yapamayacağını düşünerek sınavı terk etme, sınav öncesindeki göstergelerin sınav esnasında da devam etmesi kaygının önemli göstergeleri olarak ortaya çıkıyor. Psikoloji İstanbul Danışmanlık Eğitim ve Araştırma Merkezi, uzman psikologlarının hazırladığı ve ihtiyaca özel olarak şekillendirilen bireysel ve grup çalışmaları aracılığıyla sınav kaygısı ile baş etmeye ve maksimum performansa ulaşmaya yardımcı oluyor. “Sınav Kaygısı ile Baş etme ve Performans Geliştirme Programı” ile bu kaygıyı kontrol altına almanız ve sınav performansınızı geliştirmeniz mümkün… Psikoloji İstanbul, bu programla yaşam boyu sahip olunacak Kaygıyla Başa Çıkabilme Becerilerinin edinilmesi, Her türlü Performans Engellerinin aşılması, Akademik Performansın artması, Ders Çalışma Motivasyonunun artması, Strese Toleransın artması, Olumlu Düşünme Becerilerinin artması, Hedef Belirleme Becerilerinin edinilmesi,Meslek Yöneliminin belirlenmesi, Olumlu Kişilik Özelliklerinin yerleştirilmesi, Yaratıcı Potansiyelin ortaya çıkarılması gibi çok değerli kazanımlar da sunuyor.
“Sınav kaygısı nedir ve neden olur?”, “Öğrenciler sınava hazırlanırken neden sınav stresi yapar?”, “Sınav kaygısı artınca ne olur?”, “Sınav stresi nasıl geçer?”.. gibi sorular aklınıza takılıyorsa veya çocuklarınız ya da yakınlarınız bu durumu yaşıyorsa bu yazıyı okuyup, onlara destek olabilirsiniz. Sınavlardan konu açılınca ya da sınav anında düşüncelerinizi kontrol edemiyor ve kalbiniz hızla atmaya mı başlıyor? Öncelikle bilmelisiniz ki YALNIZ DEĞİLSİNİZ.. Hepimiz hayatımızda en az bir kere sınava girmişizdir ve bu girdiğimiz sınav öncesinde aşırı kaygılı ya da stresli hissettiğimiz zamanlar illaki olmuştur. Sınavlar; özellikle günümüz gençlerinin yaşamlarında birer dönüm noktası haline gelmiştir. Bu sebeple; aşırı stres ve kaygı beraberinde olumsuz sonuçları da getirmiş oluyor. Aslında, bir miktar sınav kaygısı yaşamak oldukça tipiktir. Hatta araştırmalara göre biraz kaygı duymanın bizi önceden çalışmaya, sınav sırasında tetikte kalmaya ve eldeki göreve odaklanmaya motive etmeye yardımcı olduğunu gösteriyor. Bu yüzden, yüksek düzeyde kaygı, konsantrasyonu ve testlerde iyi performans gösterme yeteneğini etkileyebilir. Herkesin sınav kaygısı deneyimi birbirininden farklıdır. Bu nedenle, kaygı düzeyleri kişiden kişiye farklılık gösterir. Tıpkı konudan konuya ve testten teste farklılık gösterdiği gibi.. Hepsi bir şekilde öğrencinin veya kişinin teste verdiği değere bağlıdır. Yıkıcı etkilere sahip olan yüksek kaygı ve stres ile baş etmek için sınavlardan önce bazı önlemlerin alınmasında fayda var. Sınav kaygısıyla, endişe duyguları ve kendinden şüphe duymak, sınav performansınızı etkileyebilir ve sizleri mutsuz edebilir. İster ilkokul ister ortaokul öğrencisi olun, ister üniversite öğrencisi olun, ister kariyer gelişimi veya sertifikasyon için testlere girmesi gereken bir çalışan olun, sınav kaygısı herkesi etkileyebilir. Kaygı, olması beklenen olumsuz bir sorunla ilgili endişe duyma olarak tanımlanır ve kaygı aslında doğal bir insan tepkisidir. Yani; savaş ya da kaç savunma mekanizmamızın bir göstergesidir. Savaş ya da kaç hakkında test yapma ile ilgili olarak düşünürsek, testin kendisi tehdittir ve vücudumuzun tepkileri genellikle bizimle tehdit arasına mesafe koyma girişimlerimizdir. Yine de bir sınavda savaş ya da kaç, her zaman veya sıklıkla bizi “kurtaracak” sonuçlar vermez. Sınav stresi ve sınav kaygısı durumunda vücutta birtakım fiziksel değişiklikler uykusuzluk, karın ağrı, mide bulantısı, kusma, baş dönmesi, titreme, çarpıntı, terleme gibi meydana gelir. Kaygı düzeyini bazen öğrencilerimiz veya kişiler doğru kontrol edemeyebilirler, ellerinde olmadan strese yenik düşebilirler, bu durum kendisinin baş edebileceğinden büyük bir sorun olabilir. Böyle durumlarda uzman desteği alınmasının çok büyük faydası olacaktır. Sınav kaygısının sebebi belirlenip, başa çıkma yöntemleri/becerileri geliştirilir. Böylece öğrencilerin veya kişilerin sahip olduğu bilgileri verimli kullanmasına destek olunur. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Erken boşalma, bir erkek seks sırasında partnerinin istediğinden daha erken orgazm olduğunda ortaya çıkar. Bu durumu teşhis etme kriterleri arasında, erkeğin neredeyse her zaman penetrasyondan sonraki bir dakika içinde boşalması veya boşalmayı neredeyse hiçbir zaman geciktirememesi yer alır. Çoğu erkek için boşalmaya kadar geçen ortalama süre yaklaşık beş dakikadır. Erken boşalma birçok erkeği etkiler ve kişinin hayal kırıklığına uğramasına ve utanmasına neden olabilir. Hatta bazı erkekler bu yüzden cinsel yakınlıktan kaçınmaya bile çalışır. Bununla birlikte erken boşalma; danışmanlık alınarak, boşalmayı geciktirmek için cinsel teknikler ve ilaçlar kullanılarak tedavi edilebilir. Sorunu ele alarak, sen ve partnerin seksten zevk alabilirsiniz.[1] 1 Duraklatma-sıkma yöntemini dene. Sen ve eşin istekliyseniz boşalmayı geciktirmeyi öğrenmek için duraklatma-sıkma yöntemini deneyebilirsin.[2] [3] Partnerine girmeden penisi uyar. Boşalmak üzere olduğunda fark et. Partnerinden penisini başın şaftla birleştiği yerden sıkmasını iste. Partnerin, boşalma ihtiyacı azalana kadar birkaç saniye sıkmalıdır. 30 saniye sonra ön sevişmeye devam et ve gerekirse tekrarla. Bu, kontrolü ele almana yardımcı olacak ve eşine hemen boşalmadan girmeni sağlayacaktır. Duraklatma-sıkma yönteminin bir başka varyasyonu da dur-git tekniğidir. Bu, eşin penisi sıkmaması dışında, duraklatma-sıkma yöntemiyle aynıdır.[4] 2 Kendi kendine yardım tekniklerini kullan. Bunlar, boşalmayı geciktirmene yardımcı olabilecek kendi kendine uygulayabileceğin yöntemlerdir[5] Seksten önce mastürbasyon yap. Akşamın ilerleyen saatlerinde seks yapmayı planlıyorsan bir veya iki saat önce mastürbasyon yapmayı dene. Aldığın uyarı miktarını azaltacak kalın bir prezervatif kullan. Bu, orgazm olmanı geciktirebilir. Uyarı miktarını artırmak için tasarlanmış prezervatif kullanmaktan kaçın. Boşalmadan hemen önce derin nefes al. Bu, boşalma refleksini durdurmana yardımcı olabilir. Ayrıca dürtü geçene kadar sıkıcı bir şey hakkında düşünmeye geçmek yardımcı olabilir. 3 Seks yaptığın konumu değiştir. Genelde üstteysen aşağıya geçmeyi veya boşalmak üzereysen partnerinin senden uzaklaşmasına izin verecek bir konuma geçmeyi düşün.[6] Boşalma dürtüsü geçtikten sonra seks yapmaya devam et. 4 Danışmanlık al.[7] Bunu tek başına veya partnerinle yapabilirsin. Bu, aşağıdakilerle başa çıkmada yardımcı olabilir[8] [9] [10] Performans kaygısı veya hayatındaki diğer stresler. Bazen erkekler ereksiyon olmaktan veya ereksiyonu sürdürmekten endişe duyuyorlarsa çok hızlı bir şekilde boşalma düzeni geliştirebilirler. Gençken travmatik bir cinsel deneyim. Bazı psikologlar, erken cinsel deneyimlerinde suçlu hissetmeyi veya keşfedilme korkusunu içeriyorsa çok çabuk boşalmayı öğrenmiş olabileceğini düşünüyor.[11] Sen ve eşin ilişkinde sorunlar yaşıyorsan bu katkıda bulunan bir faktör olabilir. Sorun yeniyse ve önceki ilişkilerde olmamışsa durum bu olabilir. Durum buysa çift danışmanlığı yardımcı olabilir. 5 Topikal anestezikleri dene. Bu ilaçlar reçeteyle veya reçetesiz olarak sprey veya krem olarak temin edilebilir. Cinsel ilişkiden önce onları penisine uygularsın ve hislerini azaltır, doruk noktasını geciktirmeye yardımcı olur. Bazı erkekler ve bazen eşleri de geçici bir duyarlılık kaybı ve azalmış zevk bildirmişlerdir. Yaygın olanlar şunları içerir[12] Bu topikal seçeneklerin herkes için yararlı olmadığını unutma.[13] Lidokain Prilokain 1 Kendi kendine yardım teknikleri işe yaramadıysa bir doktora git. Bazen erken boşalma, tedavi edilmesi gereken altta yatan başka bir sorunun bir belirtisidir. Olasılıklar şunları içerir[14] [15] [16] Diyabet Yüksek tansiyon Alkol veya uyuşturucu kullanımı Multiple skleroz Prostat hastalığı Depresyon Hormonal dengesizlik Nörotransmiterlerinle ilgili sorunlar. Nörotransmiterler, beynindeki sinyalleri ileten kimyasallardır. Boşalma sistemindeki anormal refleksler Bir tiroid hastalığı Prostatında veya idrar yolunda bir enfeksiyon Ameliyat veya travmadan kaynaklanan hasar. Bu yaygın değil. Kalıtsal bir durum. 2 Doktoruna Dapoxetin Dapigra hakkında danış. Bu ilaç, seçici serotonin geri alım inhibitörü SSRI antidepresanlara benzer, ancak erken boşalmayı tedavi etmek için geliştirilmiştir. Nispeten yeni bir ilaçtır ve genellikle doktorunun bu sorunu tedavi etmeye çalışacağı ilk şeydir. Bu ilaç sana reçete edildiyse onu seksten bir ila üç saat önce alacaksın.[17] Günde bir defadan fazla içme. Baş ağrısı, baş dönmesi ve kendini iyi hissetmeme gibi yan etkilere neden olabilir. Kalp, karaciğer veya böbrek rahatsızlığı olan erkekler için uygun değildir. Başka antidepresanlar dâhil diğer ilaçlarla da etkileşime girebilir. Diğer seçenekler arasında seçici serotonin geri alım inhibitörü grubuna dâhil ilaçlar olan paroksetin, sertralin, fluoksetin ve sitalopram bulunur.[18] Seçici serotonin geri alım inhibitörlerinin tipik tam etkileri her gün alınan Dapoxetine gibi anında görülmez, kullanmaya başladıktan yaklaşık iki hafta sonrasına kadar görülmez. 3 Orgazmı geciktiren diğer ilaçlar hakkında doktorunla konuş. Bu ilaçlar, erken boşalmanın tedavisinde kullanım için onaylanmamıştır, orgazmları geciktirdikleri bilinmektedir. Doktorun, gerektiğinde veya günlük olarak alman için bunları reçete edebilir.[19] Diğer antidepresanlar. Olasılıklar arasında sertralin Zoloft, paroksetin Paxil, fluoksetin Prozac, Zedprex veya trisiklik klomipramin Anafranil gibi diğer seçici serotonin geri alım inhibitörleri bulunur. Yan etkiler mide bulantısı, ağız kuruluğu, baş dönmesi ve sekse olan ilginin azalmasını içerebilir. Tramadol Ultramex. Bu ilaç ağrıyla mücadele etmek için kullanılır. Yan etkilerinden biri de boşalmayı geciktirebilmesidir. Diğer yan etkiler mide bulantısı, baş ağrısı ve baş dönmesini içerir. Fosfodiesteraz-5 inhibitörleri. Bu ilaçlar genellikle erektil disfonksiyonu tedavi etmek için kullanılır. Sildenafil Viagra, Revatio, tadalafil Cialis, Adcirca ve vardenafil Levitra, Staxyn bunlar arasında yer alır. Yan etkiler arasında baş ağrısı, kızarma, görme değişiklikleri ve burun tıkanıklığı bulunur. Bu wikiHow makalesi hakkında Bu sayfaya defa erişilmiş. Bu makale işine yaradı mı?
Yemek yemeyle ilgili kaygıyı kontrol etmek, pek çok kişi tarafından paylaşılan bir endişedir. Çünkü tıkınırcasına yemek yemekten ve ağzınıza bir şey koyma ihtiyacından kaçınmak için kendi başına daha iyi yemek yemek o kadar zor değildir. Genellikle sağlıksız olan ve yapılan tüm fedakarlıkları mahvetmek için mükemmel bir bahane Şimdiye kadar. Ya yeni bir diyete başladınız, ya işle ilgili sorunlarınız, kişisel sorunlarınız var ya da nedeni her ne ise Yemek yeme konusunda endişeniz varsa ve bunun çok önemli bir şey olduğunun farkındaysanız, bu, acilen yememeniz gereken bir şeyi yeme ihtiyacınızın üstesinden gelmenize yardımcı olacak bazı ipuçları bulmak için ideal bir fırsattır. Esas olarak, endişenizin sizi yenmesine izin verirseniz, öğünler arasında küçük bir atıştırma, aşırıya kaçmaya dönüşebilir. Bu da motivasyonunuzu ve coşkunuzu kaybetmenize neden olacaktır. Indeks1 Yemek yeme kaygısı Nasıl önlenir? Gün boyunca birkaç küçük Yemekler arasında doğramak için sirkeli Yüksek kakao içeriğine sahip Bol sulu İyi uykular2 Yemek yeme konusundaki endişenizi kontrol etmek için iradenizi çalıştırın Fiziksel bir ihtiyacı karşılamak için değil, kaygıdan yediğinizin farkında olmak çok önemlidir. Çünkü ancak o zaman doğru zamanda etkili bir çözüm sunabileceksiniz. Nasıl kontrol edeceğinizi bilmek istiyorsanız kaygı yemek için, aşağıdaki ipuçlarını kaçırmayın. Gün boyunca birkaç küçük öğün Günde birkaç kez yemek yemenin kilo vermenize yardımcı olduğu kanıtlanmış bir şeydir. Ancak sadece bu da değil, her 3 saatte bir yemek yemek yeme kaygısını kontrol etmenize yardımcı olur. Böylece vücudunuzu iyi beslersiniz, gün boyunca hareket etmek için enerjiniz olur ve bir sonraki öğüne çok iştahla gelmekten kaçınırsınız. Tabii ki, her zaman kontrollü rasyonlar, çok eksiksiz bir kahvaltı ve öğle yemeği, hafif bir akşam yemeği ve öğün aralarında iki veya üç atıştırma olmalıdır. Yemekler arasında doğramak için sirkeli turşu Sirke, frenk soğanı, havuç veya zeytin turşusu gibi turşular, düşük kalorili içerikleri nedeniyle öğün aralarında atıştırma için mükemmeldir. Öğleden sonra veya yemeklerden önce, iştahınızı azaltmanıza yardımcı olacak mükemmel bir başlangıç olabilir. Ayrıca sirke, diyette bir değişiklik başlatırken çok yaygın olan mide rahatsızlığını azaltmaya yardımcı olur. Yüksek kakao içeriğine sahip çikolata Yemek yeme kaygısını yönetmenin ana sorunlarından biri, genellikle tatlı, sağlıksız ve kalorisi yüksek bir şey istemenizdir. Ancak, bitter çikolata gibi daha sağlıklı seçenekleri tercih kakao yüzdesi %75'in üzerinde. Çok acı olduğu için, bir ya da iki onstan daha fazlasına sahip olmak gibi hissetmek zor. Bol sulu kalın Çoğu durumda açlık, susuzlukla karıştırılır, bu da aslında aç olmadan dürtüsel olarak yemenize neden olabilir. Bunu önlemek için gün boyunca kendinizi çok iyi nemlendirmeyi unutmayın. Günde en az iki litre su için Ve aşerme öncesi böceği hissettiğinizde, bir bardak su için ve birkaç dakika bekleyin. Beyninizin ihtiyacını karşıladığının sinyalini almasına izin vermek için kendinizi başka şeylerle eğlendirmeye çalışın. İyi uykular İyi uyuyan insanların daha kolay kilo verdiği kanıtlanmıştır. Beyni "sıfırlamak", vücudu dinlendirmek ve enerjiyi yeniden kazanmak için gerekli olmanın yanı sıra, sağlıklı bir duygusal durumu korumak için uyku şarttır. Duygusal olarak iyi değilseniz, gün boyunca yemek yeme konusunda endişeli hissetmeniz daha olasıdır. Yemek yeme konusundaki endişenizi kontrol etmek için iradenizi çalıştırın Genellikle gözden kaçan çok önemli bir şey, bir kilo verme diyetine veya büyük diyet değişikliklerine başlamadan önce yapılması gereken duygusal çalışmadır. İrade gücü, azar azar ve bazı öz kontrol egzersizleriyle üzerinde çalışılabilir. Örneğin, diyet yaptığınızı 4 rüzgara duyurmaktan kaçının. olan insanlar olduğunu bilin bir beklenti, kendi kaderini tayin etme gücünü test edecek. Kendinize hedefler oluşturun, kısa sürede ulaşabileceğiniz gerçek hedefler. Bu hedefe ulaşmak için kendinizi ödüllendirinKendinize bir kitap, sahip olmak istediğiniz bir şey satın alın, ancak yenilebilir ödüllerden kaçının. İrade sorunlarınız varsa, hafta sonu yiyecek şeklinde verilen bu küçük ikram, öz kontrolünüzü test edecek. Ve hepsinden önemlisi, yemek bir ihtiyaçtır. İyi olmak, sağlıklı olmak ve yaşayabilmek için yemelisiniz. Doğru yiyin ve kaygıyı kontrol edebilirsiniz yemek için. Makalenin içeriği şu ilkelerimize uygundur editoryal etik. Bir hata bildirmek için tıklayın burada.
Performans Kaygısı Hayatın olağan akışından birisi de elbette kaygılanmak. Yaşadığımız Dünya’da hiç kimsenin kaygısız olması zaten mümkün değildir. Optimal düzeyde yaşanan kaygının ise bazen bizi motive ettiği de olur. Fakat, bazı durumlarda yaşanılan kaygı, optimal düzeyin çok çok üzerine çıkar ve birçok sorunun meydana gelmesine sebep olur. Çeşitli tipleri olan kaygı, duygu durum bozukluğu başlığı altında da incelenebilir. Günümüzde hem çocuklarda hem de yetişkinlerde sıklıkla karşılaşılan kaygılardan birisi de performans kaygısıdır. Performans Kaygısı Nedir? Kaygı çeşitlerinden birisi olan performans kaygısı; adından da anlaşılacağı üzere belirli bir etkinlikte bulunmaya yönelik duyulan kaygıdır. Topluluk önünde sunum yapmak, iş görüşmesine gitmek, önemli bir sınava girmek, konuşma yapmak gibi stres ya da kaygıya yol açabilecek durumlar, performans kaygısını tetikleyebilmektedir. Buda performans kaygısıyla gelen olumsuz duyguları pekiştirerek, kaygıyla birlikte fiziksel semptomların da ortaya çıkmasına neden olacaktır. Performans Kaygısına Genel Bakış Performans kaygısı, kontrol edilebildiği zaman bir sorun teşkil etmez. Ancak; kişi karşıdaki bireyler tarafından değerlendirilecek olmaktan ötürü kaygı duyarsa, çeşitli bilişsel, fizyolojik ve davranışsal istenmeyen durumlar meydana gelebilir. “Yetersizim, başarısız olacağım” gibi düşünceler bilişsel düzeyde ele alınırken fizyolojik düzey incelendiğinde “mide- bağırsak sorunları yaşamak, kalp atışında hızlanma, sık soluma, terleme” gibi semptomlarla karşılaşılır. Davranışsal olarak ele alınan performans kaygısı atağı esnasında kişiler, “ kaçma- kaçınma taktikleriyle” birlikte o an ile baş edemeyeceğini düşünüp çeşitli işlevsel olmayan davranış örüntüleri gösterebilirler. Göz önünde olan birey ve meslek gruplarında sık gözlemlenen performans kaygısı eğer ki yoğun düzeyde yaşanıyor ise odaklanma, bellek gibi zihinsel süreçlerde de bozulmaya sebep olabilir. Çocuklarda Performans Kaygısı Çocuklarda performans kaygısı genelde ilköğretim başladıktan sonra görülse de kimi zaman daha erken yaş gruplarında da görülebilmektedir. Akademik ve sosyal baskıyı okuduğu süreç boyunca daima hisseden çocuklar ve ergenler; geleceğe yönelik planları yaparken normal olarak endişeye kapılabiliyorlar. Fakat; yukarıda da bahsettiğimiz gibi kaygının derecesi burada çok önemli bir ayrıntı. Tahammül edilemeyen ve kontrol altına alınamayan performans kaygısı, şiddetine göre çeşitli sorunları da beraberinde getirebiliyor. Sporda, sosyal ortamlarda, sunumda, sahnede görev almada, sınıf içinde ve sınavlarda performans kaygısının belirtilerini iyi şekilde gözlemleyebiliyoruz. Buna ek olarak zaten çocuklar ve ergenler; performans kaygısına sahip ise daha sınava gitmeden de çeşitli belirtiler verebiliyor. Burada ise ailelere büyük görev düşüyor. Çocuğun sınav başta olmak üzere diğer sosyal faaliyetlere nasıl yaklaştığı, ne mazeretler uydurduğu ve ne tür fiziksel belirtiler verdiğini dikkatlice izlemek ve not almak gerekiyor. Performans kaygısına sahip olan çocukların ortak özelliği Sınava yaptıkları çalışmaların karşılığını tam olarak alamazlar, ya da alamayacaklarına inanırlar. Bunun sebebi ise sınav esnasında kaygı ile mücadele etmelidir. Sınava odaklanma konusunda ciddi bir zorluk yaşayan çocuklar, o anlarda çevresinden duyacağı sözleri düşünür dururlar. En önemlisi ise korktuğu şeyin başına gelmesidir. Anne babanın “neden olmadı, her desteği sağladık” gibi cümleleri kurması da çocuk için son nokta olur ki bu, çocuk agresifleşmediği ve sessiz kaldığı sürece devam eder durur. Sınıfta cevabını bildikleri soruyu yanıtlamazlar. Sunum gibi sahnede konuşmayı gerektiren durumlarda rol almak istemezler. Sosyal ortamda söz istemezler ve hiç karışmak istemezler. Performans Kaygısını Nasıl Anlarız? Performans kaygısının genel belirtileri; Ellerde ve seste titremeler Terleme şikâyeti Kendini daima hasta hissettiğini ifade etme ve kronik karın ağrıları Nabızda artış ve bunun kronikleşmesi Ağızda kuruluş başlaması Konuşmayı engelleyecek derecede boğazda daralma hissinin yaşanması Uyuştuğunu hissetmek İçe kapanma hali Yoğun korku ve bitmeyen bir endişe duymak Performans kaygısı düşünceleri; “Başarısız olacağım” cümlesini sık sık kurmak. “Başaramazsam rezil olurum” düşüncesine sahip olmak. “Bunu beceremeyeceğim” tarzında cümleler kurmak. “Yanlış cevabı verirsem herkes bana gülecek” gibi önyargılarda bulunmak. “ Herkes sahnede beni izliyor ama ya konuşacağım metni unutursam” gibi felaket senaryoları üretmek “Sınavdan yüksek puan alamazsam ben mahvolurum “ gibi cümleler kurmak. “Doğru cevabı biliyorum fakat belki yanlıştır, bundan ötürü komik duruma düşmek istemiyorum” deyip ders içi konuşmaya katılmamak. “Toplum içinde küçük düşmek istemiyorum. “ cümlesini sık sık kurmak Performans Kaygısı Tedavisi EMDR terapileri günümüzde; özgüven problemleri, çekingenlik sorunları, sosyal fobileri, sınav kaygılarını, travmatik deneyimleri için sıklıkla uygulanıyor. Çocuklarda ve ergenlerde de etkili ve hızlı sonuç veren EMDR terapilerinde; deneyimler ve anı görüntüleri son derece önemlidir. Performans kaygısı yaşayan kişilerde de geçmişe ait negatif deneyimler, olumsuz inanç ve duygular; beyin tarafından nötürlenmediğinde performans kaygısı gibi çeşitli problemler gün yüzüne çıkmaya devam edebiliyor. EMDR terapisi ile beyinde yer alan negatif anılar ve deneyimler nötrleniyor. Performans kaygısı bozukluklarında bilişsel-davranışsal terapilerinde çok faydalı olduğu gözlemlenmiştir. Hangi terapi yönteminin uygulanacağına seans içinde, seansın gidişatına göre karar verilmek en sağlıklısıdır. Performans kaygısı tedavilerinde gerek görüldüğü durumlarda ilaç yardımı da alınmaktadır.
performans kaygısı nasıl kontrol edilir