🍻 Beyin Göçünün Olumsuz Etkileri Neler Olabilir

Facebook’un “beyin-bilgisayar arayüz” teknolojisiyle ilgili bir girişime yakın zamanda 1 milyar dolar değerinde bir yatırım yaptığı tahmin ediliyor. “CTRL-labs” isimli bu girişim, bileğe takılarak cilt üzerinden sinir sinyallerini algılayan ve bunları cihazları kontrol etmek üzere hareket sinyallerine dönüştüren Strestenkaynaklanan bazı hormonların salgılanması beyni olumsuz etkileyerek hafızayı da etkiler. Bu araştırmalara göre kronik stres beyindeki glutamat reseptörlerinin azalmasına sebep olur ve böylece beynin frontal lobunun (ön bölgesi) işlevinde sorun çıkar. Bu nedenle uzun süreli stres insanların karar verme gücünü ve Katılımcıların büyük bir bölümü beyin göçünün Türkiye açısından olumsuz etkilere yol açtığını vurgulamışlardır (f:17). Bazı katılımcılar ise olumsuz etkini n kısa Zorunlu Göç ve Psikolojik Etkileri. 07.01.2013 - 16:48. Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abulfez Süleymanov Turuncu Dergisi’nin son sayısında dünyanın birçok bölgesinde hala yapılan zorunlu göç ve psikolojisini anlattı. Zorunlu göç durumu her zaman psikolojik travmalara gebe. Zira mülteci alıştığı Stresin sağlık üzerindeki etkileri – Stresle başa çıkma yolları. Stres ve stresin etkileri hem ruh sağlığınızı hem de fiziksel sağlığınızı olumsuz anlamda etkileyebilir. Fark etmemiş olabilirsiniz, fakat baş ağrısı, uykusuzluk veya yorgunluk gibi fiziksel rahatsızlıklarınızda stresin etkisi olabilir. Bu yazımızda pek fazla zararı yoktur. Dış beyin göçü ise iyi yetişmiş yetenekli işgücünün gelişmiş ülkelere akışı şeklinde algılanabilir ve ülkeye zararı çok büyüktür. Türkiye beyin göçü en fazla olan 34 ülke içinde 24. sırada yer almakta olup, maalesef iyi eğitim gören yüz kişiden 59’unu. elinden kaybetmektedir. Beyin Göçünün Olumsuz Etkileri Nedir. Eğitilmiş insan sermayesinin fakir ülkelerden akışı/kaçışı batı dünyasının bilim ve ekonomisini artırırken, göç veren ülkelerin gelişmelerini yavaşlatmakta / engellemektedir. Buda beyin göçünün az gelişmişlikle özdeşleşmesi anlamına gelmektedir. zWY5. Türkiye’de Genel Durum Türkiye ve beyin göçü konusuna baktığımızda Türkiye’nin 1960’larda batıya , çoğunlukla da Avrupa’ya mühendis ve doktor göndermiş olduğunu görürüz. İşçi göçlerinin de hız kazandığı bu dönemde giden doktor ve mühendisler, devamında göç kararı alacak kişilere örnek niteliği taşımıştır. Günümüze baktığımızda ise bilhassa ulaşım ve teknolojinin ilerlemesi ve yurtdışında eğitim alma olanakları ile yurtdışına giden gençlerin Türkiye’ye oluşturduğu maliyet, beyin göçünün Türkiye açısından daha çok üzerinde durması gereken bir konu olduğunu göstermiştir. Öyle ki şu an eğitim ve çalışma amacıyla yurtdışına giden Türkiye vatandaşlarının oranının bundan 30 yıl öncesinde olana göre çok daha fazla olduğu ve önümüzdeki günlerde daha da artacağı rahatlıkla görülmektedir. An itibariyle Türkiye, Birleşmiş Milletler kaynaklarına göre yurtdışında çalışmak üzere en çok kalifiye çalışan gönderen 24. sıradaki bir orta gelirli ülkedir. Eğitime bakıldığında ise yine Türkiye’den bir çok öğrencinin yurtdışına, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’ne gittiğini görüyoruz. Amerika’da okuyan Türk öğrenci sayısı Çin ve Hindistan gibi kalabalık ülkelerden sonra gelmektedir ve ilk 10 ülke içerisinde bulunmaktadır[1]. Bu veriler, konunun Türkiye için önemini daha rahat kavramamızı sağlamaktadır. Eğitimin Rolü Eğitimin uluslararası boyut kazanması bir yandan ülkeler arası bilgi ve kültür paylaşımını ilerleterek ve teknolojik gelişmeyi özendirirken, öte yandan, bazı önemli riskleri de beraberinde getirmektedir. Uluslararası Üniversite Birliği‟nin IAU 2005 yılında yaptığı ankete katılan ülkeler, eğitimin ticarileşmesi ve eğitim kalitesinin düşmesiyle beraber “beyin göçü”nü en önemli riskler arasında görmektedir[2]. Günümüz koşullarında, ülkelerarası seyahati kolaylaştıran ve bilgi akımlarını yaygınlaştıran yeni teknolojiler sayesinde nitelikli insan göçünün olumsuz etkilerinin azaldığı öne sürülmektedir. Bu yüzden “beyin göçü” yerine “beyin dolaşımı” ve “beyin gücü” gibi kavramlar literatürde yerini almıştır. Şüphesiz bu gelişmeler, gelişmekte olan ülkeler de dahil olmak üzere, tüm ülkeler için önemli faydalar sağlamaktadır. Örneğin, nitelikli insan göçü iki yönlü bilgi ve tecrübe aktarımlarına neden olmaktadır. Bu da çoğunlukla üniversiteler ve yüksek eğitim kurumları aracılığıyla gerçekleşen bir durumdur. Türkiye, yurt dışına öğrenci gönderen ülkeler içinde önemli bir kaynak ülke konumundadır. Türkiye’den yurt dışına giden öğrencilerin bir kısmı devlet tarafından desteklenmektedir. Bu destek, Türkiye’ye dönüp devlet kurumlarında yada üniversitelerde zorunlu hizmet yapma koşuluna bağlı olduğu için belli bir ölçüde geri dönüşü teşvik etmekte, ancak göçü tamamen önleyememektedir. Öğrenciler, yurt dışında çalışarak Türkiye’de zorunlu hizmet koşulundan kurtulabilmektedir. Ancak yurt dışında okuyan Türk öğrencilerin daha büyük bir çoğunluğu kendi olanaklarıyla veya ailelerinin desteğiyle başta ABD gibi önemli merkezler olmak üzere çeşitli ülkelerde eğitimlerini sürdürmektedir. Bu öğrencilerin sayılarına bakıldığında Türkiye’den yurt dışındaki yükseköğretim sektörüne aktarılan maddi kaynağın da önemli boyutlarda olduğu anlaşılmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı istatistiklerine göre yurt dışında okuyan özel öğrencilerin sayısı civarındadır. UNESCO istatistikleri ise bu sayıyı nerdeyse iki katı olarak göstermektedir[3]. Öte yandan Türkiye Uluslararası Eğitim Fuarları IEFT Genel Koordinatörü Deniz Akar, Türkiye’de her geçen gün çeşitli sebeplerden ötürü yurtdışında eğitime olan ilginin arttığını ve Türkiye’nin her sene yurtdışında eğitime harcadığı paranın 2 milyon dolar seviyesinde olduğunu belirtmiştir[4]. Türk öğrenciler için yurtdışı eğitim sürecinin ardından edinilen yurt dışı iş tecrübesi geri dönme olasılığını önemli derecede azaltmaktadır. Bunun bir nedeni yurt dışında görülen eğitimin daha çok o ülkenin gereksinimlerine yönelik olmasıdır. Örneğin, yurt dışı eğitimini tamamlayan öğrenci, geri döndüğünde kendi alanında iş bulamamaktadır. Bu yüzden devlet kurumları, yurt dışına öğrenci gönderirken, seçilen öğrenim alanlarının ulusal bilim ve teknoloji hedeflerine yönelik olmasına dikkat etmelidir. Halen uygulanmakta olan yurt içinde öğretim elemanı yetiştirme programlarını genişletmek ve bu yolla yetiştirilen öğretim elemanı sayılarını artırmak bu yönde önemli bir strateji olabilir. Yurt dışında geçirilen sürenin uzaması geri dönme olasılığını azalttığı için devlet burslarının kısa dönemli eğitimler için verilmesi beyin göçünü önlemek bakımından uygun bir politika olarak düşünülebilir[5]. ÇÖZÜM STRATEJİLERİ Beyin Göçünün Durdurulması Literatürde beyin göçünün durdurulması hakkında alınması gereken tedbirler belirlenirken daha çok göç sebeplerinin tespiti ve buna paralel olarak izlenmesi gereken politikaların ne olması gerektiği ön plandadır. Bu konuda Grubel ve Scott göç sebeplerini; yüksek gelir arayışı, yüksek mesleki imkanlar ve daha fazla kişisel özgürlükler olarak üç ana sebebe indirerek buna karşı şu tedbirlerin alınmasını önermiştir Dünyadaki gelir farklılıklarının azaltılması; fırsat eşitsizliğinin en aza indirilmesi; göçün daha da zorlaştırılması ve nihayet mevcut ekonomik kayıpların ülkeler arasında telafi sistemi ile dengelenmesidir[6]. Diğer bazı çalışmalarda ise çözümün kalkınmakta olan ülkelerin gelişme hızının artırılmasından geçtiği belirtilmektedir. Buna göre kalkınmış ve kalkınmakta olan ülkelerce izlenecek politikalar ayrı ayrı tespit edilmiştir. Bu noktada benzer bir yaklaşım tarzı ise göçü azaltmak yönünde en etkili tedbirlerin hangi tarafça alınabileceğidir. Yani göçü önleme yönündeki sorumluluk esas itibariyle göç çeken ülkelere mi, yoksa göç yoluyla kayıp veren ülkelere mi düşmektedir ? Ayrıca bu konuda Birleşmiş Milletler ve bu örgüte bağlı UNESCO , WHO, OECD, Uluslararası Göç Komitesi gibi uluslararası kuruluşların rolü de tespit edilmeye çalışılmaktadır. Literatürde beyin göçüne, kişilerin daha iyi imkanlar adına eğitim almak veya çalışmak üzere yurtdışına gidip, oraya yerleşmeleri konusuna kişisel özgürlük hakları açısından bakanlar, kişisel özgürlükleri sınırlayıcı herhangi bir uygulamaya gitmemek; içinde bulunulan toplumun ihtiyaç ve menfaatlerinin ön plana alınmasını savunanlar ise bu konuda kısıtlayıcı önemleri benimsetmek eğilimindedir. Burada bilim adamlarının, mühendis ve doktorların, bilimsel çalışma yapmak maksadıyla seyahat özgürlüklerine, mesleki bilgi ve görgülerini geliştirmeye yönelik çabalarına, daha verimli olacaklarına inandıkları topraklara yerleşmelerine set çekilerek, devlet zoruyla bu göçleri tamamen durdurmak gibi, bilim adamlarının göçünü tamamen serbest bırakmak da birbirine tamamen zıt iki uç görüşün ifadesidir. Bunun yerine, daha çok, kişisel özgürlükleri zedelemeksizin kendi ülkelerine fevkalade yararlı olabilecek bu kişilerin dış göçten caydırılması için ne yapılabileceğinin araştırılması gerekir.[7] Dışarıya göç eden yüksek vasıflı meslek adamları ve uluslararası öğrencilere karşı izlenebilecek politikalara baktığımızda farklı olasılıklarla karşılaşırız. Bir kere beyin göçü, göç alan ülkelerin talebi neticesinde ortaya çıktığına göre gelişmiş ülkelerin kendi eğitim sistemlerini güçlendirmeleri halinde bu konudaki mevcut açıklarını kapatmaları dolayısıyla diğer ülkelerden bilim adamı taleplerini kısmaları mümkündür. Bu yapılmadığı takdirde, açığın kapatılması için diğer ülkelerden bilim, teknoloji ve tıp alanlarında yetişmiş insan gücü çekilmesi sürecektir. Göç veren ülkelerde ücretlerin yükseltilmesi de bir diğer çözümdür. Amerika Birleşik Devletleri’ndekilerle , İngiltere ve diğer bazı Batı Avrupa ülkelerindeki doktor, matematikçi, kimyager ve ekonomistler arasındaki ücretler karşılaştırıldığında Amerika’daki ücretlerin, diğerlerinden aşağı yukarı 3 kat daha fazla olduğu görülmektedir. Göç veren ve alan ülkelerde ücretlerin tam eşitlenmesi beklenmese bile, göçü önlemek için yurtiçi ücretlerin artırılmasına bir çözüm olarak bakılmaktadır. Ücretlerin artırılmaması halinde beyin göçünü gerçekleştirme isteği bireyler üzerinde daha hissedilir olacaktır. Göçün sebeplerinden biri de kalkınmakta olan ülkelerdeki doktor, mühendis ve bilim adamlarının kendi ülkelerinde uygun bir mesleki atmosfere sahip olmamaları olduğuna göre, bu atmosferin yaratılması yönünde çeşitli tedbirler alınmalıdır. Ayrıca kısa dönemli mesleki yurtdışı ziyaret programlarının desteklenmeside bir tedbir olarak görülmektedir. Göç eden bilim adamı veya yüksek vasıflı işgücünün kendi ülkesinde gördüğü eğitimin maliyetinin iadesini öngören uluslararası bir telafi sistemi ile göçten doğan kaybın karşılanabilmesi ve yeni gidişlerin azaltılması amaçlanmaktadır. Alınması gereken diğer bazı tedbirler ise uluslararası öğrencilerle ilgilidir. Örneğin göç mevzuatının düzenlenmesi yoluyla bu öğrencilerin öğrenimlerini bitirince kendi ülkelerine dönmeleri amaçlanmaktadır. Türkiye’de de buna benzer bir çalışma TÜBİTAK tarafından 2013 yılında başlatılmıştır ve yurtdışında –çoğunlukla üniversitelerde- çalışmakta olan bazı kişiler geri Türkiye’ye dönmeye başlamışlar yani tersine beyin göçünü gerçekleştirmeye başlamışlardır[8]. Geriye Dönüş, Diaspora, Beyin Gücü Beyin göçünün göç veren ülkeler açısından ortaya çıkardığı ters etkileri dengeleyecek mekanizmalardan birisi, belli bir süre yurt dışında kalıp, orada bilgi ve deneyimini arttırdıktan sonra, nitelikli işgücünün ülkesine dönmesi ile ortaya çıkan kalkınma etkileridir. Bu durumda “geçici göç” olarak adlandırılan bir olgu ortaya çıkmaktadır. Bu unsurun, dönüşün gerçekleşmesini kolaylaştıracak ortamın sağlanması durumunda, göç veren ülkenin kalkınmasında önemli bir kazanım yaratacağı açıktır. Literatürde, beyin gücünün geri dönüşlerinin göç veren ülkeler açısından sağlayacağı yarar üzerine herhangi bir kuşku bulunmamakla birlikte, bu argüman görgül veriler ile yeterince desteklenir nitelikte değildir. Birçok araştırmacı, geri dönüş argümanı çerçevesinde göç yerine “beyin dolaşımı” gibi kavramları kullanmayı tercih etse bile, bu tercihe neden olan geri dönüş eşiği tam olarak belirlenememektedir. Ayrıca geri dönüşlerin oranı göçmenlerin ülkelerine ve uzmanlık alanlarına göre büyük farklılıklar göstermektedir. Mezuniyet sonrası beş yıl içinde, ABD’de çalışmayı sürdüren doktoralı uzmanların oranı Koreliler’de %11’i; Meksikalılar’da%30’u; İngilizler’de %59’u; Hintliler’de %79’u; Çinliler’de ise %88’ibulmaktadır[9]. Yani buradan anlamamamız gereken, eğitim ve çalışma amacıyla yurtdışına giden bir kişinin, o ülke kurallarına ve sistemine alışması, orada düzenini kurmasından sonra tekrar ülkesine dönmesini beklemenin çok olası bir durum olmadığıdır. Beyin göçünün, göç veren ülkeler üzerindeki olumsuz etkilerini dengeleyici ve göçü, göç veren ülkenin kalkınmasında yararlı bir unsur haline getireceği varsayılan diğer bir mekanizma da, literatürde yaygın adıyla bilinen“diaspora”lar çerçevesinde ortaya çıkan etkilerdir. Beyin göçü tartışmalarında, etkisini 1990’lı yılların sonunda giderek arttıran bu yaklaşım, göç veren ülkelerin vatandaşlarının geriye dönmeseler bile, yaşadıkları ülke ile kendi ülkeleri arasında ticaret, iş, teknoloji transferi, akademik işbirliği gibi çeşitli ağlar yoluyla yapacakları katkıların bilgi, teknoloji ve yatırım transferi bağlamında göç veren ülkelerin ekonomik kalkınmasına katkıda bulunacağını savunmaktadır. Diaspora etkilerini öne çıkaran yaklaşımlar, yurt dışında göçmenlerin meslek ve aile yaşamında bir düzen kurdukları, bu bağlamda geriye dönme olasılıklarının düşük olduğu varsayımından yola çıkmaktadırlar. Dolayısıyla, geri dönüş olmaksızın, uzmanların kendi aralarında oluşturacakları ağlar ile elde edecekleri deneyimleri ülkelerinin kalkınma çabalarına yardımcı olabilecek bir güç olarak algılama ve bunu bir politika aracı olarak kullanma, yaklaşımın temel özelliğidir[10]. Göç veren ülkelerin kalkınmasında diaspora etkilerinin de analizi, göç veren ülkelerdeki ortamın koşullarının ne denli önemli olduğunu göstermektedir. Bu ortam sağlandığı zaman, kısa ve orta erimde, göç veren ülkeler açısından olumlu etki potansiyelinin yüksek olduğu düşünülmektedir. Nitekim, Türkiye bağlamında bu şekilde bir etkinin ortaya çıkma potansiyeline yönelik olarak, yurt dışında yaşayan mühendisler üzerine yapılan çalışmada, mühendislerin %65,8’i, Türkiye’ye mesleksel anlamda katkı yapmayı düşündüklerini; %10,3 gibi göreli olarak küçük bir kısmı ise bu şekilde bir destek vermeyi düşünmediklerini, %24’ü ise bu yönde bir destek vermeyi düşünmekle birlikte bu desteğin biçimine ilişkin herhangi bir fikirlerinin olmadığını belirtmişlerdir. Öne çıkan destek biçimleri ise, ortak çalıma ve projeler; e-ağlar ve forumlar oluşturarak çalışma; uluslararası seminer, konferans ve toplantılar düzenleyerek bilgi paylaşımında bulunmak ve uzmanlık alanına yönelik işlerde Türkiye için danışmanlık hizmet vermektir[11]. Dünya’daki Başlıca Uygulamalar – Arjantin Uygulaması Latin Amerika ülkeleri içinde Arjantin, bilim adamlarının geri dönüşüne organize gayret gösteren ve göçü önleme çalışmaları resmi olarak eğilen ülkelerden biri olarak örnek teşkil etmiştir. Bu ülkede bilim adamlarının statüsündeki iyileştirmelere gerekli destek, Bilimsel ve Teknik Ulusal Araştırma Kurulu’ndan gelmiştir. Bu program çerçevesinde, öncelikle yurtdışında bulunan Arjantinli bilim adamları araştırılmış; onlara, geri dönüşlerini teşvik etmek üzere bazı ayrıcalıklar tanınmıştır. Örneğin normal vergi çok ağır olmasına rağmen, geri dönüşü özendirmek için bilimsel alet ve cihaz, bir otomobil ve kişisel eşyalar ithalinde toplamı 4000 dolara varan vergi muafiyeti getirilmiştir. Aynı zamanda geri dönecek bilim adamlarının uygun kürsülere yerleştirilerek, araştırma yapacakları yer, ekipman yardımı ve çalışmaları için gerekli fonlarla desteklenmesine özel önem verildiği görülmektedir. Bu program çerçevesinde, kendilerine çeşitli ayrıcalıkların tanındığı 474 kişiden 288’i geri dönmüştür.[12] – Hindistan Uygulaması Hindistan’da yurtdışına göç etmiş kabiliyetli bilim adamlarının geri dönüşünü sağlamak üzere 1958 yılında başlayan bir program Hindistan Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Konseyi tarafından desteklenmiştir. Yurtdışındaki Hintli bilim adamı ve meslek adamlarının, kendilerinden istifade edilebilmesini teminen devamlı bir iş bulmalarına kadar geçecek sürede, uygun ücretle istihdamları garanti edilmiştir. Bu çerçevede 1966 Ekim’ine kadar 2000’i aşkın kişinin geriye döndüğü rapor edilmektedir. Bunlardan yüzde 65’ine yakını devamlı işler bulurken, yüzde 28’i bir yıldan fazal bir süre aynı çerçevede kalmış ve yüzde 7’si de yabancı ülkelere geri dönmüştür.[13] – Kanada Uygulaması Kanada’da 1964’te “Geri Getirme Operasyonu” isimli bir uygulamaya geçilmişti. Bu uygulama ile Kanada’nın yurtdışındaki öğrencilerinin akademik sahada ve kamu ve özel sektör alanlarında mevcut kariyer imkanlarından haberdar edilmesi amaçlanmaktaydı. Bu sistem akademik camia ve devletçe desteklenmiştir. 1966 yılı boyunca akademik personelden oluşan yedi ayrı ekip, ABD ve Avrupa’daki üniversiteler ile sanayi işletmelerinde çalışan Kanadalıları ziyaret etmiştir. Bu ziyaretler neticesinde, ülkeden ayrıldıktan hemen sonra ülke ile bağların koptuğu ve eğer uygun iş imkanları sağlanırsa, öğrencilerin ekserisinin geri dönmeye hazır olduğu anlaşılmıştı.[14] – Meksika Uygulaması Son yıllarda Meksika, yurtdışında bulunan Meksikalı bilim adamlarına kapılarına açmış bulunmaktadır. Meksika Bilim ve Teknoloji Ulusal Konseyi, beyin göçünü tersine çevirme işlemini başarı ile tamamladıklarını söyleyerek, “Bilim ve araştırma bütçesini 30 milyon dolardan 200 milyon dolara çıkartarak, mali darboğaz sorununu da gidermiş bulunuyoruz” şeklinde yol haritalarını da belirtmişlerdir. – Uzak Doğu Uygulaması Uzak Doğu’daki ülkelerde yurtdışındaki elemanlarla irtibat kurmaya yönelik çeşitli programlar başlatılmıştır. Kore ve Filipinler’de bu yolla çok sayıda bilim adamının çalışmalarından yararlanıldığı görülmektedir. Filipinler uygulaması iki safhada gerçekleştirilmesi planlanan “Balık Bilim Adamı Programı” olarak bilinmektedir. Bu program çerçevesinde dışarıdaki bilim adamları iki haftalık bir süre için ülkeye danışman olarak veya konferans vermek üzere çağrılmakta ve bu yolla ülkesindeki son gelişmeleri yakından izleme imkanı doğmaktadır. İkinci safhada ise bilim adamının yüksek ücret, gümrük kolaylıkları gibi bazı ayrıcalıklarla en az iki yıl süreyle ülkesinde kalması teşvik edilmektedir.[15] – Birleşmiş Milletler Uygulaması İlk defa 21 Ekim 1976’da Türkiye’de uygulanmasına başlanan TOKTEN projesi’nin benzerleri daba sonra UNDP Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından diğer gelişmekte olan ülkelerde de uygulanmaya başlanmıştır. Bu projeler 1992 yılında dünyada 40’a yakın gelişmekte olan ülke tarafından uygulanmaktadır. Projenin amacı çeşitli nedenlerle yurtdışında yaşayan ve çeşitli ihtisas dallarında isim yapmış bilim adamları, teknisyen ve uzmanlardan yararlanılmasıdır.[16] – Türkiye Uygulaması Türkiye’deki beyin göçü problemine baktığımız zaman bugüne kadar varolan uygulamaların meslek adamlarına yönelik ve öğrencilere yönelik olmak üzere iki farklı şekilde gruplandığını görmekteyiz. Meslek adamları ile ilgili uygulamalara baktığımız zaman mevcut yaklaşımlardan birisi “Yurtdışındaki Yerleşik Uzmanlar Yolu İle Bilgi Transferi TOKTEN – Transfer of Knowledge Through Expatriate Nationals Programı”dır. Bu program aracılığı ile yurtdışına göç etmiş elemanların bulundukları yerde yurt kalkınmasına hizmet etmeleri amaçlanmıştır. TOKTEN aslında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Yönetim Komitesi tarafından onaylanan “Yeni Boyutlar” politikası çerçevesinde, ilk defa 21 Ekim 1976 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti ile UNDP tarafından ortaklaşa “Teknolojinin Türkiye’ye Yeniden Transferi” adı altında uygulanmaya başlanmıştır.[17] Proje kapsamındaki uzmanlar iki ila on iki hafta arası değişen ve gerektiğinde tekrarlanabilen kısa süreli danışmanlık hizmeti vermek üzere Türkiye’ye davet edilmektedir. Başta elektrik, fizik, makine, inşaat, kimya, endüstri mühendisliği, telekomünikasyon, metalurji mühendisliği, bilgisayar bilimleri gibi 35 dalda hizmet vermektedir. 1993 yılı başına kadar 450’ye yakın uzmandan bu yolla yararlanılmıştır[18]. 1993 yılında kendilerinden yararlanılan yurtdışındaki eleman sayısı 26’dır. Bu 26 yüksek seviyeli elemanın asıl çoğunluğu %77 ise ABD’de bulunmaktaydı. Bahsettiğimiz TOKTEN projesi dışında Türkiye’de çeşitli kesimler tarafından başlatılan çalışmalardan biri de “Tersine Beyin Göçü Projesi”dir. Bu proje ile sahasında otorite olan yurtdışındaki Türk bilim adamlarının yurda geri döndürülmesi amaçlanmaktadır. Beyin göçünü tersine çevirme projesi çerçevesinde meslek adamları dışında yurtdışındaki öğrencilerle iletişim kurma girişimleri de bir diğer uygulamadır. Örneğin 1992 yılında Genç Yönetici ve İş Adamları Derneği bu amaçla başlattığı proje için ABD’de okuyan Türk öğrencilere erişmiştir, eğitimleri devamında teşvikler ile Türkiye’de çalışma hayatlarına başlamaları sağlanmıştır.[19] Beyin göçü ve öğrenciler konusunda bir diğer önemli nokta özel üniversitelerdir. Türkiye’de, yabancı ve yurtdışındaki Türk öğretim üyelerinden yararlanılmasına imkan verecek bir diğer gelişme ise özel üniversitelerin kurulmasıdır. Bu üniversitelerden örnek verek verecek olursak Koç Üniversitesi kuruluş amacını “Koç Üniversitesi’ne tahsis edilen 100 milyon dolarlık fon ile pekala dünyanın en iyi, en ünlü üniversitelerinde en azından 400 öğrenciyi okutup mecburi hizmet görevi ile bünyemize katabilirdik. Ama bizim amacımız Türkiye’de örnek bir kuruluş, örnek bir üniversite kurmak ve memleketimize vasıflı insan yetiştirebilmektir.”[20] Bu tip üniversiteler öğrencilerinin yurtdışı deneyimi edinmesine, yabancı kültürün tanınmasına imkan veren uygulamalara sahiptir. Son yıllarda devlet ve vakıf üniversitelerinde artış gösteren Erasmus, Mevlana gibi öğrenci değişim programları da yine benzer bir amaç güderek, yurtdışına gönderilen öğrencilerin hem yabancı kültürü tanımaları, hem dilini ve sosyal, mesleki hayatının işleyişini öğrenerek geri ülkesine dönmesi ve bu bilgilerin aktarılmasını amaçlamaktadır. Özellikle Türkiye’nin Avrupa Birliği ile entegrasyonunda önemli bir yer tutan bu ve benzeri programlar, öğrencilerin farklı kültürleri tanıyıp kendi ülkelerinde bunun tanınmasına ön ayak olmaktadır. Türkiye, sahip olduğu yurtdışındaki yüksek vasıflı meslek adamları ve öğrencilerin yurda geri dönüşünü veya onlardan yararlanmayı düşünürken yani beyin kaybını en aza indirgemeye çalışırken yabancı bilim adamları ile yüksek vasıflı insan gücünü ve uluslararası öğrencileri de Türkiye’ye çekmek istemektedir. Bu bakımdan özellikle 1990’lı yılların başından itibaren eski Sovyet ve diğer doğu bloku ülkelerinden gelebilecek bilim adamları ve öğrenciler önemli bir potansiyel arz etmektedir[21]. Türkiye söz konusu grup için, açılıp girilebilecek ilk kapılardan biridir ve bunu temin etme amacıyla YÖK ve BDT işbirliği ve ayrıca TÜBİTAK desteği ile ülkemize anılan ülkelerden bilim adamı davet edilmektedir. 2005 yılında Türkiye’de “Afrika yılı” ilan edilmesi ile başlayan süreçte Afrika’dan Türkiye’ye gelen öğrencilerin oranında da %57’lik bir artış olduğu görülmektedir.[22] Her sene yaklaşık dört bine yakın eğitim bursu Afrikalı öğrencilere verilmektedir. Bunun sonucunda ise Türkiye’de eğitim almış olan yabancı öğrencilerin Türkiye’de kalarak bilgi ve becerilerini Türkiye’ye aktarması olasıyken, kendi ülkelerine dönmeleri durumundada karşılıklı geliştirilecek ekonomik, siyasi ve kültürel işbirliği ile de çift taraflı bir ilerleme kaydedilemsi söz konusudur. Tavsiyeler Özellikle 1980’lerden itibaren Türkiye’de beyin göçünden doğan yetişmiş insan gücü kaybının durdurulması için sarf edilen gayret neticesinde bu konuda önemli bir mesafe kaydedilmiştir. Tersine Beyin Göçü Projesi ile hem yurtdışında yetişmiş meslek adamları ve hem de öğrencilerimizle irtibat kurulmasına ve onların Türkiye’ye geri döndürülmesine imkan sağlayıcı bir yaklaşım içine girilmiş ve çeşitli programlar ile de yurtdışında yerleşmiş elemanların bilgi ve deneyimlerinden kaldıkları yerden istifade edilmesine çalışılmaktadır. Ancak Türk meslek adamlarını geri döndürmeye yönelik projenin umulan faydayı vereceği de tartışmalıdır. Çünkü bu uygulamaların başarı şansı bilim adamlarına verilen vaatlerin yerine getirilmesine bağlıdır. Ancak Türkiye’nin şu an için içerisinde bulunduğu ekonomik koşullar, bu alanda rahatça mali kaynak verebilme şansının önüne geçmektedir. Bunun yerine belirli dönemler için yurtdışında yaşayan yetkin çalışanların ve bilim adamlarının Türkiye’ye gelerek bilgi ve deneyimlerini aktarabileceğide bir başka kabul gören yaklaşımdır ve günümüzdede özellikle üniversiteler bünyesinde bu olay gerçekleşmektedir. Bu konuda en yaygın tavsiyeler Türkiye’de geçici görevler, bilimsel toplantılar, ziyaretçi üyelik gibi yollar ile bilgi paylaşımının gerçekleşmesidir. Eğitim açısından baktığımızda ise Türkiye’de her geçen gün var olan vakıf üniversitelerinin sayısının artmasının olumlu bir durum olduğunu görmekteyiz. Öyle ki bu üniversiteler sahip oldukları çeşitli imkanlar ile öğrencilerin yurtdışında aldığı eğitimi alabilmekle beraber ülke dışına çıkmak zorunda kalmadan yüksek donanıma erişebilmektedirler. Bundan birkaç sene öncesine oranla devlet ve vakıf üniversitelerinin daha çok öğrenci değişim programına sahip olması, bu yollarla Ortadoğu’dan, Asya ve Afrika ülkelerinden farklı programlar ile daha çok yabancı öğrencinin Türkiye’de eğitim alması Türkiye açısındanda hanesine yazılan artı puandır ve daha da desteklenmesi tavsiye edilen bir durumdur. Literatürde kendisine çok fazla yer bulamamış olmasına rağmen “ağ yaratma” olgusu beyin göçü ile yaşanan olumsuz etkileri azaltarak kurulacak olan ağlar ile yurtdışında yaşayan, çalışan ve öğrenciler ile Türkiye’de olanların arasındaki etkileşim artacak, bilgi akışı ve transferi gerçekleşecek, bu da ekonomik olarak olmasa bile, uzun vadede entellektüel sermayenin zenginleşmesine sebep olacaktır. Yurtdışında eğitim alan bir öğrencinin ya da yetenekli bir çalışanın tekrar Türkiye’ye dönmesi sadece ekonomik yada mesleki imkanlarla da açıklanamaz. Türkiye’de yüksek ekonomik gelir sağlanabilecek, mesleki gelişimin ne iyi seviyede başarılabileceği “çekim merkezleri” oluşturulması en önemli kaygılardan birisi olmalıdır. Bu, daha çok akıllara üniversite kampüslerini getiren bir olgudur ve bu konuda yürütülen çalışmaların artırılması halinde bu çekim merkezlerinin yurtdışındaki beyin gücünün yerelleşmesi anlamında büyük öneme sahiptir. Yine bu konuda özel üniversitelerin varlığının isabetli bir gelişme olduğunu söyleyebiliriz. Bir bütün olarak gerek özel sektörce ve gerekse devlet tarafından Batı standartlarında yeni üniversitelerin kurulmasına ve mevcutların ihyasına gidildiği takdirde beyin göçü önlenebileceği gibi özellikle Türk Cumhuriyetleri, Rusya Federasyonu, Doğu Avrupa ve Orta Doğu’dan gelecek bilim adamları ve öğrenciler için Türkiye’nin bir bilim ve kültür merkezi olması ve dolayısıyla beyin kazancı elde etmesi mümkündür. Ancak bunların tamamının ön koşulu olarak , siyasi iradenin istek ve yöneliminin bu konuda olması gerekmektedir. Yazan Övül ÖZLÜK [1] Güngör, N. 2007. An Investigation of Students’ Return Intentions. ERC Working Papers in Economics , sayfa 3, Ortadoğu Teknik Üniversitesi , Ankara [2]Ibid, sayfa 2 [3]Güngör, N. 2007. An Investigation of Students’ Return Intentions. ERC Working Papers in Economics , sayfa 4, Ortadoğu Teknik Üniversitesi , Ankara [4] Yurdışında eğitime 2 milyon dolar , Hürriyet Gazetesi , 17 Ekim 2013 , Son Erişim Tarihi 22 Kasım 2013 Cuma 1856 [5][5]Güngör, N. 2007. An Investigation of Students’ Return Intentions. ERC Working Papers in Economics , sayfa 6, Ortadoğu Teknik Üniversitesi , Ankara [6] Grubell ve Scott, [7]Kurtuluş, B. 1999. Amerika Birleşik Devletleri’ne Türk Beyin Göçü. Alfa Yayınları Dizi no 30, sayfa 108 , İstanbul, Türkiye [8] Tersine beyin göçü başvurusu 5 kat arttı , , son erişim tarihi 22 Kasım 2013 Cuma 2229 [9]Gökbayrak, Ş. 2008. Uluslararası Göç ve Kalkınma Tartışmaları Beyin Göçü Üzerine Bir İnceleme. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi , Cilt 63 Sayı 3 Sayfa 78 [10] Ibid, sayfa 78 [11]Gökbayrak, Ş. 2008. Uluslararası Göç ve Kalkınma Tartışmaları Beyin Göçü Üzerine Bir İnceleme. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi , Cilt 63 Sayı 3 Sayfa 79 [12]Kurtuluş, B. 1999. Amerika Birleşik Devletleri’ne Türk Beyin Göçü. Alfa Yayınları Dizi no 30,sayfa 111-112 , İstanbul, Türkiye [13] Ibid, sayfa 113 [14]Kurtuluş, B. 1999. Amerika Birleşik Devletleri’ne Türk Beyin Göçü. Alfa Yayınları Dizi no 30 , sayfa 115, İstanbul, Türkiye [15] Ibid, sayfa 116 [16]Kurtuluş, B. 1999. Amerika Birleşik Devletleri’ne Türk Beyin Göçü. Alfa Yayınları Dizi no 30 , sayfa 116, İstanbul, Türkiye [17]Ibid, sayfa 117 [18]TÜBİTAK Uluslararası Daire Başkanlığı, TOKTEN Sekreteryası Broşürü, Ankara, 1994 [19]Hürriyet, 27 Şubat, 1994, sayfa 6 [20]Kurtuluş, B. 1999. Amerika Birleşik Devletleri’ne Türk Beyin Göçü. Alfa Yayınları Dizi no 30 , sayfa 120, İstanbul, Türkiye [21]Ibid, 121 [22]Türkiye – Afrika ilişkileri, Son erişim tarihi 23 Mayıs 2014 , OLUMLU VE OLUMSUZ BEYİN FREKANSLARININ İNSAN ÜZERİNDEKİ ETKİSİ İnsanlar arasında güvensizlik, hırs, kin, düşmanlık arttığında, beyinlerinden yayılan dalgaların frekansı son derece sıkıcı bulut oluşturur. Stres bulutlarının kapladığı alanlarda yaşayanlar ne yapsalar mutlu olamazlar, sürekli gerginlik, huzursuzluk ve kavga isteği duyarlar. Birbirlerine sevgi, saygı, güven, yardımcı olma düşüncesindeki insanların oluşturduğu dalgaboylarının frekansı ise, rahatlama sakinlik sağlar. İnsan bulunduğu ortamdan kaçma duygusu hissediyorsa şiddet frekansı; ortamdan ayrılmak istemiyorsa karşılıklı sevgi dalgaları hâkimdir orada. Beyin göçü nedir, beyin göçünün olumsuz sonuçları hakkındaki yazımızı sizler için hazırladık. Zeki ve yetenekli bilim insanlarının farklı yerlere göç etmesine beyin göçü denir. Zeki beyinler gittikleri ülkelere önemli katkılar sağlarken göç ettikleri ülkelerde ise olumsuz sonuçlar olmaktadır. Temel sebep bulundukları ülkede bu beyinlere gereken önemin verilmemesinden geçmektedir. Bundan ötürü bu bilim insanları kendilerine hak ettiği değer ve önemi veren başka ülkelere göç ederek orada çalışmaya başlar. Örneğin eski bir siyasetçi olan Necmettin Erbakan zamanında bir tank projesine imza attı ve ordumuz bu projeye sıcak bakmayınca projesini Almanya da açtı ve orada üretimi yapılan tankları para karşılığı satın almak zorunda kaldık. Beyin göçünün olumlu etkileri Göç alan ülkeler gelişir. Dünya çapında güç sağlar, Teknolojik gelişmeler sayesinde istihdam artar. Sosyal hayat refahı artar. Olumsuz etkileri Göç veren ülkeler geri kalır. Daha sonra bu üretimleri para karşılığı satın almak zorunda kalır. Güçlenme zorlaşır. İstihdam azalır. Beyin Göçünün Sonuçları hakkındaki yorumlarınızı sitemizde paylaşabilirsiniz. ÖzBu araştırmanın amacı beyin göçü bağlamında kendini çeşitli konularda gerçekleştirme ihtiyacı hisseden ekonomik kaygılar, sağlık, güvenlik, Siyasal politikalar, kültürel zemin ve fiziki şartlar nedeniyle iyi eğitim görmüş, yetenekli ve alanlarında uzmanlaşmış kişilerin menşei ülkelerinden bir başka ülkeye göç etmesinin altında yatan sebeplerin araştırması ve bu sebep ve sonuçların anlaşılması için çerçeve sunmaktır. Kavramsal olarak beyin göçünün tanımı yapıldıktan sonra beyin göçü oluşum şekline göre altı farklı kategoride ele alınıp beyin göçüne ilişkin teorik yaklaşımlar açıklanmıştır. Bu araştırmamızda, nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine mülakat tekniği gerçekleştirilmiş olup yurtdışına beyin göçü yapmış 6 nitelikli bireyle yapılmıştır. Beyin göçü için tercih edilen ülkeler İngiltere, Almanya, Abu-Dabi’dir. Katılımcıların %66,7 si erkek % 33,3’ü kadın bireylerden oluşmaktadır. Katılımcılardan bir tanesi akademisyen-spiker diğer 5 tanesi mühendislik alanlardan mezundur. Araştırmada elde edilen veri ve bulguların yanı sıra TUİK tarafından açıklanan Uluslararası Göç İstatistikleri, dünyadaki kronolojik beyin göçü hareketleri ile Türkiye deki beyin göçü hareketleri hakkında bilgiler ile 2019 ’beyin göçü’’ istatistiklerine de yer kelimeler Göç, Beyin Göçü, TransnasyonalizmGirişBu çalışmada problem, amacı ve sınırlılıklarıyla ilgili tanımlar yer almaktadır. en güçlü sermayesi bilgiyle donatılmış beyin gücüdür. Bilime ve eğitim öğretim ar-ge çalışmalarına verilen önem her geçen gün artmaktadır. Transnasyonel transfer anlamına gelen beyin göçü olgusu az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerden çok gelişmiş ülkelere yüksek nitelikli bireylerin göçünü ifade etmektedir. Beyin göçü her dönem var olmakla beraber son yıllarda daha çok ivme kazandığı da istatiksel veriler ile gözler önüne serilmektedir. Bu istatiksel verilere bakıldığında Türkiye beyin göçü veren en fazla 34 ülke içinde 24. Sırada yer almaktadır. Bir toplumun gelişmişlik düzeyi bilim ve teknoloji üretmesiyle artar. Üniversite mezunlarının%70’nin meslekleriyle ilgili iş bulamaması sonucunda alakasız işlerde çalışması, eğitim ve öğretim sistemindeki çarpıklıklar yabancı dilde eğitimin yetersizliği ve ar-ge, teknolojik gelişmelere yapılan yatırımların sınırlılığı problem yaratmaktadır. Sebep ve sonuçları bağlamında itici ve çekici etkenler ışığında beyin göçü olgusunun önemi, sorunsalları ve amacını detayları ile bu çalışmada açıklamak amaçlanmıştır. Unutulmaması gereken bir başka etken de beyin göçü verilen ülkelerdeki yüksek nitelikli bireylerin menşei ülkelerine döviz havaleleri ve diaspora faaliyetleri sağlamasıdır. Türkiye’yi çekim merkezi haline nasıl getirebilmemizle ilgili kısım önerilerde göçleri daha çok ekonomik ve siyasi nedenlere dayanır. Bir ülkedeki ekonomik koşulların yetersiz olma­sı ve siyasi baskılar beyin göçlerini artırmaktadır. Bunun yanı sıra bilim ve teknoloji politikalarındaki yanlışlıklar, işsizlik, eğitim sistemindeki çarpıklıklar beyin göçlerini doğuran diğer nedenler arasında gösterilebilir Günay, 2017.BaşlıklarGöç KavramıBeyin GöçüTransnasyonalizmBeyin Göçünün KategorileriBeyin Göçüne Teorik Yaklaşımlar Beyin Göçünün Tarihsel Süreçteki GelişimiDünyada Beyin Göçünün Kronolojik DeğişimiTürkiye‟Den Yurtdışına Beyin Göçü HareketleriBeyin göçünün olumlu etkileriBeyin göçünün olumsuz etkileriTersine Beyin göçünün olumlu etkileriBeyin göçüne iten etkenler nelerdir? Beyin göçüne çeken etkenler nelerdir? Evren ve örneklemAraştırmanın Amacı Yöntem Araştırmanın TekniğiVeri Toplama Aracı Araştırma Soruları Ve Hipotezler Araştırma Bulguları Ve Veri AnaliziBeyin Göçü Yapmış Bilim İnsanlarımızGöç KavramıGöç’ün tanımın da Ekonomik, toplumsal, siyasi sebeplerle bireylerin veya toplulukların bir ülkeden başka bir ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitme işi, taşınma veya Çalışmak ve kendine daha iyi yaşama olanakları bulmak umuduyla, insanların oturdukları yeri bırakıp başka yörelere giderek orada kesin ya da geçici olarak yerleşmelerine denmektedir GöçüTürkiye açısından beyin göçü olgusuna bakıldığında beyaz yakalı dediğimiz alanında uzmanlaşmış lisans ve lisansüstü eğitim görmüş bireylerin ülkedeki çevresel ve ekonomik kaygılarda dolayı, daha rahat koşullarda çalışıp kariyer edinmek için ülkelerini terk ederek başka ülkelere doğru gitmeleri beyin göçünü göçünün başlıca belirleyicileri; işsizlik gelmekle beraber liyakat ve ehliyete bakılmadan yapılan işe alımlar, nepotism, özlük haklarının korunmaması, aynı işe eşit maaş verilmemesi, olumsuz istihdam koşulları, kpss gibi dayatmalardan dolayıdır. Bu sebeplerden ötürü artık yurtdışında eğitim ve çalışma olanaklarının da devlet veya STK’ lar tarafından sağlanan burslarla birlikte YÖK ve TUBİTAK dan da burs alma yolu ile yurtdışına eğitim öğrenim görenlerin bilinç düzeylerinin yükselmesi mezun olduklarında da yurtdışında çalışma ve kariyer yapma talep sayısında artış olmuştur. Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinde yer aldığı üzere her ülke vatandaşlarına eşit eğitim hakkı sunmak zorundadır AİHM, 2015.İleri düzeydeki meslek ve bilim adamları ile uzmanların bir başka gelişmiş ülkede yerleşip çalışmak amacı ile kendi ülkelerinden ayrılması “İlim araştırmaları için kredi darlığı Avrupa’dan Amerika’ya beyin göçüne sebep olmaktadır.” – Falih Rıfkı Atay TDK Transnasyonalizm İnsanların geleneksel ülke sınırlarının ötesine esnek hareket etmeleri; birden fazla milletle ve toplumla sosyal, politik, kültürel ve ekonomik bağlar kurmaları olarak tanımlanmaktadır. Bu bağlamda yeni bir ülkede yaşama, çok kültürlülük, uyum ve entegrasyon sürecinde insanların ihtiyaçları çeşitlenmiş ve yeni ihtiyaçları ortaya Göçünün Kategorileri “Beyin göçü” kavramının daha iyi ifade edilebilmesi için altı farklı kategoriye ayırabiliriz; Beyin Bolluğu Taşması Bir ülkedeki nitelikli insan fazlasından yararlanılmaması ve bu elemanların nitelikli insan talebi bulunan ülkeler tarafından İhracı Beynin başka bir ülkeye ihraç edilmesi ile oluşan beyin göçü şeklidir. Beyin ihracı mukayeseli avantajlara sahip üretimleri gerçekleştirmek amacıyla ticari ortaklıklar yoluyla ortaya çıkabilmektedir. Barbados, Filipinler 1419 gibi bazı ülkeler bu tür beyinleri ekonomilerinde kullanma olanaklarının olmaması nedeniyle ihraç etmeye Değişimi Bu tür bir işlem, ülkeler arasında eğitim, tecrübe, bilgi edinme açısından karşılıklı fayda elde etmek amacıyla öğrenci, araştırmacı ve bilim adamı değişimini kapsamaktadır. Bu tür beyin göçüne daha anlamlı olarak beyin değişimi de denilebilir. Transnasyonal “beyin değişimi” yeni bir kavram değildir ve uluslararası ortaklıklarda, özel bilginin kamu mallarına transferinde ve fikirlerin yayılmasında önemli bir anlam ifade etmektedir. Bu uygulamalar günümüzde hızla Kurutma Az gelişmiş ülkelerdeki AGÜ “beyin” göçünü yaratan önemli faktörlerden biridir. Bir bedel olmaksızın, hayati kaynakların kaybedilmesi olarak yorumlanan beyin kurutma, aslında gazeteciler ve son zamanlardaki bilimsel tartışmalarda kullanılan hileli aldatıcı, kasıtlı bir terimdir. Nitelikli insanın kendi ülkesinde yararlı olmayacak bir biçimde kullanılması, köreltilmesi sosyal faydasının az olması şeklide ifade edilebilir. ünal, 2020Sanal beyin göçü Coğrafi olarak yer değiştirmeden başka ülkelere hizmet etmek anlamına beyin göçü Kendi ülkesinde yaşarken yabancı menşeli ülkeler adına çalışmak anlamına gelmektedir. Bilinen beyin göçü oranına göre çok daha Göçüne Teorik Yaklaşımlar aCazibe kutupları kavramı; dünyanın belirli yerleri, ileri kültür merkezlerine, gelişmiş teknoloji ve yüksek sosyo-ekonomik refah düzeyine sahip olmaları sebebiyle yetişmiş insanlar için bir cazibe kutbu oluştururlar. Bugün dünyanın cazibe kutupları Kuzey Amerika Ve Avrupa’ Talep Dengesi kavramı; Nitelikli insan gücü, ihtiyaç fazlası ise bir başka yerde ihtiyaç duyulursa talep edilen yere göç eder. Erdoğan, 2003cİtici ve Çekici kuvvetler kavramı; ekonomik etkenler, mesleki ve akademik etkenler, sağlık ve güvenlik, özgürlük ve bağımsızlık gibi unsurlar çekici unsurlardır. İtici unsurlar bilim, teknoloji politikaları, eğitim sistemi, kariyer ve çalışma ortamı, politik nedenler, siyasal ve sosyal Göçünün Tarihsel Süreçteki GelişimiTürkiye’ye eğitimli ve nitelikli insan göçü, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Asya ve Balkanlardan ve daha sonraları Nazi döneminde de Almanya’dan olmuştur. Türkiye’ye 18. yüzyıldan sonra göç hareketlerinin potansiyel kaynakları Orta Asya ve Balkan ülkeleri olmuştur. 1771’den 1989’a kadar Anadolu’ya göçlerle gelen insan sayısının yaklaşık 10 milyon dolayında olduğu tahmin edilir. Bunun 7,8 milyonu Cumhuriyet’in ilanına kadar, 2,2 milyonu da Cumhuriyet devrinde göç etmiştir Üçcan, 1993.Dünyada Beyin Göçünün Kronolojik DeğişimiYılLarSebepSonuç1940-1945II Dünya savaşı ve Nazi baskılarıYahudi bilim adamları Avrupa’dan kaçtı1960-1970 başlarıGelişmiş ülkelerin ekonomik seviyesi yüksek,Profesyonelleri yetersiz,Seçerek profesyonel göçmen alımıBirleşmiş Milletlere göre bu tarihler arasında yaklaşık 300000 profesyonel doktor ve mühendis III. Dünya ülkelerinden endüstrileşmiş ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya vs. ülkelere göç etti. Göç oranı yüksek ve artan seviyede. Göçün 2/3’ü yukarıdaki ülkelere oldu. Göçün yarısı Asya ülkelerinden ülkelerde durgunluk,Gelişen ülkelerin beyin gücü üretimi plansız artıyor, Gelişen ülkeler eğitim sistemini dış isteklere uyarladı, Petrol üreten ülkelerin aşırı uzman ihtiyacı doğdu, Gelişmiş ülkelerde yüksek nitelikli işgücü profesyonellere talep göçmenlik politikaları kalifiye iş gücü göçü kişiye ulaştıGöçenlerin çoğu Avrupa’dan ABD’ ye sonrasıDünyada 50,5 milyon üniversiteye kayıtlının 19 milyonu III. Dünya Dünya ülkelerinde üniversiteye kayıtlı sayısı ekponensiyel olarak arttı ve 7 yılda iki katına çoğu III Dünya ülkelerinden ABD ve Avrupa’ya SonrasıRusya ve doğu bloku savaşlar dünya Üniversite öğrencilerinin ¼’üne bloğu bilim adamları ülkelerini terk SonrasıABD, III Dünya ülkelerinden beyin göçünün %54’ünü ve Çinli kolej mezunlarının %3’ü ABD’ye bilim adamı ve mühendislerin %12’si, doktorların %23’ü ve bilgisayarcıların %40’dan fazlası yabancı ülke ve Afrikalılar ABD’de en fazla eğitimli etnik üniversitelerindeki 3 kişiden biri dünyaya ihraç bir eğitimin yıllık ortalama maliyeti 15-20 bin $ABD Asya’dan son aldığı milyon göçmenin hemen hemen tamamı yüksekokul veya en iyi kolej mezunlarıdır. ABD 300 bin Hintli ve Koreli, 730 bin Filipinli ve 400 bin Çinlinin %65-70’i Yüksekokul ve kolej mezunudur. Sadece İran, ve Tayvan’dan aldıklarının %15’i kolej mezunudur. Kolombiya’nın beyin göçünden yıllık kaybı Hindistan’ın 2 milyar dolar civarında. Meksika’dan yurt dışına gönderilenlerin %79’u geri dönmüyor. Nijerya’dan ABD’ye 100 bin kişi göç yıl 100 bin Hintli ABD’ye Silikon Vadisinde 30 bin Hintli profesyonel vardır.Kaya, 2003Türkiye‟Den Yurtdışına Beyin Göçü HareketleriÜlkeler arasındaki her çeşit nitelikli birey akışı beyin göçü olarak kabul edilmez Thomas, 1973. Nitelikli bireylerin kapasitelerinin altında kullanılmaları sonucu göç etmeleri, beyin göçü olarak değerlendirilemez. Bu türden bir göç zararlı olmayan bir tür beyin taşması olarak kabul edilebilir Thomas, 1973. Beyin göçünün diğer bir çeşidi de gizli beyin göçüdür Adams, 1971.Beyin göçü genellikle az gelişmiş ülkelerden gelişmiş ülkelere doğru olsa da başka tür beyin göçü biçimleri de vardır Ghosh, 1982.En fazla beyin göçü veren 34 ülke içinde 24. sıradayız. Türkiye iyi yetişmiş beyinlerinin yaklaşık %60’ını kaybediyor. TÜBİTAK Bursiyerlerinin dönmeme oranı % dışında 50 bin öğrencimiz bulunuyor. Üniversite öğrencilerinin %80’i geleceğini yurt dışında görüyor. Yurt dışına gitmek isteyen öğrencilerin %20’sini geri dönmek dışından vatana dönenler mutlu değiller. Yurt dışında ortalama yıllık üniversite maliyeti 20 bin $ .Yurt dışındaki 50 bin öğrencinin 30 bininin 5 yıllık eğitim sonunda Doktora veya Lisans+Masterdönmeme/beyin göçünün maliyeti 3 milyar $.Bu para gelişmiş ülkelere karşılıksız hibe edilmektedir. Türkiye, Dünya’da beyin göçü en fazla olan 34 ülke içinde 24. sırada yer almakta olup maalesef iyi eğitim gören 100 kişiden 59’unu elinden kaybetmektedir. Yapılan bir ankette ülkemizdeki gençlere göre Türkiye’nin en önemli sorunları %38 siyasi istikrarsızlık, %31 beyin göçü ve istihdam, %24 ekonomik krizlerdir. Beyin göçü genellikle gençlerin doktor, mühendis ve bilim adamlarıyla bu akım başlamıştır. Yurtdışında ’den fazla öğrencimiz vardır. Türkiye yurtdışına en fazla öğrenci gönderen 11. ülkedir. Üniversite öğrencilerinin %80’i geleceğini yurtdışında görmekte ve %77’si ülkeye kesin dönüş yapmak istememektedir. Kaya, 2003Önerilen YazıSosyal Medya Bağımlılığının Farklı Kuşaklar Üzerindeki EtkisiBeyin göçünün olumlu etkileri1 Nitelikli olmayan bireylerin emek göçü için bir başka ülkeye göç etmesi, menşe ülkesine döviz havaleleri açısından Beyin göçünün nüfusta azalmaya sebep olması kişi başına düşen milli gelirden daha az kişinin daha çok pay alacağı anlamına da Yurt dışında yerleşik hale gelen aynı ülke vatandaşları diaspora yoluyla ülkelerine bilgi, teknoloji ve yatırım transferi yapabilirler. Bunun en iyi örneklerinden biri Çin modeli beyin göçü göçünün olumsuz etkileri1Yüksek nitelikli bireylerin göçü menşe ülke açısından olumsuz bir Beyin göçü yüksek nitelikli iş gücünün ve öğrencilerin geçici süreyle de olsa yokluğuna bağlı olarak üretken kapasitenin kaybına neden Yükseköğrenimdeki kamu yatırımlarının geri dönüşünü asgari seviyeye Ülkenin kalkınması engellenir, ülkede bilim çok geri kalır, ülkenin gelişmesi uzun sürer.Tersine Beyin göçünün olumlu etkileri1 Bir başka ülkeye daha iyi iş imkânları için göç eden kişiler menşe ülkelerine döndükleri zaman ekonomiye artı bir değer olarak katkı Bireyin yurt dışında kendini geliştirdiği iş alanındaki tecrübelerini menşe ülkesinde kullanması ülke ekonomisine ciddi avantajlar Dışarıda eğitim alarak dönen insan sermayesi yabancı araştırma kurumları ile bağı kuvvetlendirir bilgi akışı ve işbirliği imkânları Yurtdışında eğitim alarak dönen girişimci insanlar teknolojide ihracat fırsatı Ülkesine geri dönenler, transnasyonal olarak iyi iletişim kurarak ortak girişimler ve para transferi Yurtdışında başarılı girişimlerde bulunan kişiler işletme alanında yönetim deneyimleri kazanır ve dünya çapında iletişime geçişi Dışarıda eğitim alarak dönenler daha yüksek beceriler arayan kişileri teşvik Nitelikli ihracatta olası riski azaltır bireysel eğitim yatırımlarından umulan geri dönüşü Ülkesine yatırımları geri dönenler, iç ekonomide nitelik arayışını Yurtdışındaki en iyi okullarda doktorasını tamamlayıp Türkiye’ye dönen akademisyenler, gelişmiş Ar-Ge faaliyetleri yürütüp Türkiye’de doktora öğrencileri yetiştirirler. Türkiyenin Beyin göçü Sorununa Kısa Bir BakışBeyin göçüne iten etkenler nelerdir? Siyasal ve politik nedenler, Ayrıştırmalar, ideolojik söylem ve sıkıntılar ve güvenlik sorunu, Hak adalet temelli sorunlar, kendi ülkesinde kendini gerçekleştirememesi, Ekonomik sıkıntılar, insan hakları ve saygı duyulmaması, marka etiketli kıyafet giyince otomasyon sistemi olmayan dükkân çalışanlarının fazla para alması, yaptığı işin değer ve saygı görmemesi, gündelik hayatın sıkıntıları, kurumun isteği üzerine gidilmesi, trafik sorunu, eğitim sistemi,Türkiye’deki çalışma saatlerinin uzun olması, yapılan işin zorluğu, Askerlik meselesi, güvenlik sorunu, politik kolejci çocukların altında ezilmekten bıkmaktan, ihtiyarladın artık çek git diye gözünün içine bakılması, Liyakat ve ehliyete uyulmaması, gelecek ve ekonomik kaygılar sebebi, kendini menşei ülkede gerçekleştirememesi, nepotist, Türkiye’de bildiklerim ya da yapabildiklerim para etmiyor, 55 yaşındayım, Türkiye’de genç insanlar işsiz konumda. Bundan ötürü bana değil gençlere rağbet edecektir. Bildiklerime talep yok, emeklilik haricinde bir gelecek işin saygınlığının ve doğruluğunun kalmaması, sansür uygulanması, Sosyal şartların kısıtlılığı, eğitim ve kültür eksikliği, araba kullanmaktan korkmak, medeniyet ve saygının olmaması, yarış halinde olunması, siyasi olaylar, habercilikteki kutuplaşmalar, yabancı dile önem verilmemesi, eğitim kalitesi, kpss dil eğitiminin eksikliğinden dolayı yurtdışı projelerini alamaması, yurtdışından gelenlerin müdür olması, şirkette yükselme şansının azlığı, gelecek kaygısı, kariyer edinmek, daha özgür ve bağımsız yaşamak için, kadınlara yönelik sosyal baskı, psikolojik göçüne çeken etkenler nelerdir? Çok çeşitlilik ve çokkültürlülük, Hayallerini gerçekleştirebilmek, rahat yaşayabilmek, kendini gerçekleştirebilmek, büyük işler başarabilmek hayalini gerçekleştirebilmek, insan hakları ve saygı duyulması, rahat yaşamak, kişilik haklarına saygı, varlığını eğitim sisteminin alt yapısının sağlam ve kaliteli olması, ulaşım alt yapısı sorunun olması trafik sorunu yok. Çok kültürlülüğün vermiş olduğu avantajla ülke algısından dünya algısına geçmiş olmak, yabancı dil, kanunlarla yasaklanmış nepotist, insan haklarına saygı, hava kirliliği yok, ulaşım ağlarının gelişmiş sebepler, düzenli bir şehir, yaptığı işin Türkiyeye göre çok daha kolay olması, çalışma saatlerinin kısa olması, Hayallerini gerçekleştirebilmek, yurtdışında akademik eğitimin vermiş olduğu etiket ve prestij, güvenlik suç oranın çok az olduğu bir ülke, deport edilmemek yıllık iş hayalini gerçekleştirebilmek, Kendini ispat edebilmek, çocuğuna güzel bir gelecek sağlamak, ekonomik sebepler, deneyimli insan vasfı ile bakılması, seküler bir ülke olması,Sosyal şartların fazlalığı, ekonomik unsurlar, insan ve hayvan haklarına saygılı oluşu, vahşetin yasak olması, her şeyin insan üzerine kurulması, sosyal devlet politikasını benimsemesi, eğitim kalitesi, dil eğitiminin iyi olması, refah seviyesinin yüksek olması, yeşil alanların çok olması, güvenlik, daha özgür daha rahat yaşam, gıdanın ucuz oluşu, arabanın çok ucuz oluşu, çocuk eğitiminin kalitesi, çevreciler yemek gıda kültür, kpss gibi işe alınma şartlarının için Yurtdışı iş deneyimi, yabancı dil öğrenimi, aileden bağımsız yaşayabilmek, sosyal ve örneklemAmaçsal örnekleme çalışmanın amacına bağlı olarak bilgi açısından zengin durumların incelenerek derinlemesine araştırma yapılmasına olanak tanır. Belli ölçütleri karşılayan belli özeliklere sahip olan bir veya daha fazla özel durumlarda çalışılmak istenildiğinde tercih edilir. Büyüköztürk, 2015Bu tür örneklemede araştırmacı kimlerin seçileceği konusunda kendi yargısını kullanır ve araştırmanın amacına en uygun alanları örnekleme alır. Balcı, 2018Ölçüt örnekleme örneklemin problemle ilgili olarak belirlenen niteliklere sahip kişiler, olaylar, nesneler ya da durumlardan oluşturulmasıdır. Büyüköztürk, 2015Analiz birimi Yüksek nitelikli beyin göçü yapmış bireylerÇalışma evreni modeli seçilmiş olup seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden amaçsal örneklemenin ölçüt örnekleme türü seçilmiştir. Ölçüt örnekleme için yurtdışına beyin göçü yapmış yüksek nitelikli bireyleri göçe iten ve çeken sebep sonuç bağlamındaki olguların derinlemesine araştırılması ile Kasım 2020 ile 13 Aralık 2020 tarihlerinde zoom üzerinden 6 nitelikli bireyle derinlemesine görüşme Amacı Bu araştırmanın amacı beyin göçü bağlamında kendini çeşitli konularda gerçekleştirme ihtiyacı hisseden ekonomik kaygılar, kültürel zemin ve fiziki şartlar nedeniyle iyi eğitim görmüş ve yetenekli ve alanlarında uzmanlaşmış kişilerin menşei ülkelerinden bir başka ülkeye göç etmesinin veya göç etmek istemesinin altında yatan sebepleri araştırmaktır. Yöntem Bu çalışma yüksek nitelikli lisan yüksek lisans ve doktora mezunlarını kapsamaktadır. Beyin göçü yapmış nitelikli bireylerle, beyin göçü olgusu konusunda Nitel yaklaşıma dayalı olarak gerçekleştirilen bu araştırmada nitel araştırma desenlerinden nitel yöntem tekniklerinden derinlemesine mülakat deseni kullanılmıştır. Derinlemesine mülakat demografik sorular ile 10 sorudan oluşmaktadır. Derinlemesine mülakat ile toplanan veriler değerlendirilerek analiz TekniğiBu araştırmada nitel örneklem çeşitlerinden ”derinlemesine mülakat “seçilmiştir. Derinlemesine mülakat ile beyin göçü yapmış nitelikli bireylerden cinsiyet, yaş, medeni durum, gelir durumları, beyin göçü olgusu ve nedenleri ile ilgili görüşleri, düşünceleri ve deneyimleri hakkında bilgi Toplama Aracı Bu araştırma da veri toplama tekniklerinden biri olan “Derinlemesine mülakat” den yararlanılmıştır. Derinlemesine mülakat içeriğinde; Sosyo-demografik bilgiler, olgusal ve yargısal sorulardan oluşmaktadır. Derinlemesine mülakat; zoom görüşmesi iletişim metotları ile 6 kişiye Soruları Ve Hipotezler Bu araştırma beyin göçlerinin neden yapıldığı veya yapılmak istenmesini ele almayı amaçlamaktadır. Katılımcıların beyin göçü yaptıkları veya yapmak istediklerini çeşitli değişkenler açısından değerlendirilmiştir. Araştırmada aşağıdaki sorulara yanıt aranmıştırKatılımcılar menşei olduğu ülkeyi terk etmek suretiyle beyin göçüne iten ve çeken nedenler vardır? H1 Araştırmaya katılanları, beyin göçüne iten ve çeken nedenler katılanlar, beyin göçüne iten ve çeken nedenler beyin göçünün sonuçları bağlamında beklentileri karşılanmış mıdır?H2 Araştırmaya katılanlar, beyin göçünün sonuçları bağlamında beklentileri katılanlar, beyin göçünün sonuçları bağlamında beklentileri Bulguları Ve Veri AnaliziAraştırma için seçilenler nitelikli bireylerden oluşmaktadır. Toplam 6 nitelikli birey ile görüşülmüştür. Bunlardan beş tanesi çeşitli mühendislik alanları mezunları olup bir tanesi spiker ve akademisyendir. Gidilen ülkeler üç İngiltere, iki Almanya, bir Abu –Dabi olduğu tespit 282Cinsiyet Erkek3Medeni Durum Bekâr4Eğitim Durumu Bilgisayar mühendisliği5Gelir Durumu Türkiye’de Alt Gelir grubu/İngiltere de Üst Gelir grubu6Gidilen Ülke İngiltere7Beyin göçüne iten etkenler nelerdir?Siyasal ve politik nedenler, Ayrıştırmalar, ideolojik söylem ve sıkıntılar ve güvenlik sorunuHak adalet temelli sorunlar, kendi ülkesinde kendini gerçekleştirememesi, Ekonomik sıkıntılar, insan hakları ve saygı duyulmaması, marka etiketli kıyafet giyince otomasyon sistemi olmayan dükkân çalışanlarının fazla para alması, yaptığı işin değer ve saygı görmemesi, gündelik hayatın sıkıntıları, kültür8Beyin göçüne çeken etkenler nelerdir?Çok çeşitlilik ve çokkültürlülük, Hayallerini gerçekleştirebilmek, rahat yaşayabilmek, kendini gerçekleştirebilmek, büyük işler başarabilmek hayalini gerçekleştirebilmek, insan hakları ve saygı duyulması, rahat yaşamak, kişilik haklarına saygı, varlığını 502Cinsiyet Erkek3Medeni Durum Evli4Eğitim Durumu Makine Mühendisi5Gelir Durumu Türkiye’de üst gelir grubu/İngiltere’de üst gelir grubu6Gidilen Ülke İngiltere7Beyin göçüne iten etkenler nelerdir?Çalıştığı kurumun isteği üzerine gidilmesi, trafik sorunu, eğitim sistemi,8Beyin göçüne çeken etkenler nelerdir?Tayin, eğitim sisteminin alt yapısının sağlam ve kaliteli olması, ulaşım alt yapısı sorunun olması trafik sorunu yok. Çok kültürlülüğün vermiş olduğu avantajla ülke algısından dünya algısına geçmiş olmak, yabancı dil, kanunlarla yasaklanmış nepotist, insan haklarına saygı, hava kirliliği yok, ulaşım ağlarının gelişmiş olması, Erkek3Medeni Durum Evli4Eğitim Durumu Yüksek lisans Bilgisayar Mühendisi5Gelir Durumu Türkiye’de üst gelir grubu/Abu-Dabi’de üst gelir grubu6Gidilen Ülke Abu-Dabi7Beyin göçüne iten etkenler nelerdir?Türkiye’deki çalışma saatlerinin uzun olması, yapılan işin zorluğu, Askerlik meselesi, güvenlik sorunu, politik gerginlik8Beyin göçüne çeken etkenler nelerdir?Ekonomik sebepler, düzenli bir şehir, yaptığı işin Türkiyeye göre çok daha kolay olması, çalışma saatlerinin kısa olması, Hayallerini gerçekleştirebilmek, yurtdışında akademik eğitimin vermiş olduğu etiket ve prestij, güvenlik suç oranın çok az olduğu bir ülke, deport edilmemek için, Erkek3Medeni Durum Evli4Eğitim Durumu Metalürji Mühendisi5Gelir Durumu Türkiye’de orta gelir grubu/alt gelir grubu6Gidilen Ülke İngiltere7Beyin göçüne iten etkenler nelerdir?Kulüpçülerle, kolejci çocukların altında ezilmekten bıkmaktan, ihtiyarladın artık çek git diye gözünün içine bakılması, Liyakat ve ehliyete uyulmaması, gelecek ve ekonomik kaygılar sebebi, kendini menşei ülkede gerçekleştirememesi, nepotist, Türkiye’de bildiklerim ya da yapabildiklerim para etmiyor, 55 yaşındayım, türkiyede genç insanlar işsiz konumda. Bundan ötürü bana değil gençlere rağbet edecektir. Bildiklerime talep yok, emeklilik haricinde bir gelecek görmemesi8Beyin göçüne çeken etkenler nelerdir?20 yıllık iş hayalini gerçekleştirebilmek, Kendini ispat edebilmek, çocuğuna güzel bir gelecek sağlamak, ekonomik sebepler, deneyimli insan vasfı ile bakılması, seküler bir ülke olması, Kadın3Medeni Durum Bekâr4Eğitim Durumu Eğitim Fakültesi /Spiker, Akademisyen5Gelir Durumu Türkiye’de Üst Gelir Grubu/Üst Gelir Grubu6Gidilen Ülke Almanya7Beyin göçüne iten etkenler nelerdir?Yaptığı işin saygınlığının ve doğruluğunun kalmaması, sansür uygulanması, Sosyal şartların kısıtlılığı, eğitim ve kültür eksikliği, araba kullanmaktan korkmak, medeniyet ve saygının olmaması, yarış halinde olunması, siyasi olaylar, habercilikteki kutuplaşmalar, yabancı dile önem verilmemesi, eğitim kalitesi, kpss olması,8Beyin göçüne çeken etkenler nelerdir?Sosyal şartların fazlalığı, ekonomik unsurlar, insan ve hayvan haklarına saygılı oluşu, vahşetin yasak olması, her şeyin insan üzerine kurulması, sosyal devlet politikasını benimsemesi, eğitim kalitesi, dil eğitiminin iyi olması, refah seviyesinin yüksek olması, yeşil alanların çok olması, güvenlik, daha özgür daha rahat yaşam, gıdanın ucuz oluşu, arabanın çok ucuz oluşu, çocuk eğitiminin kalitesi, çevreciler yemek gıda kültür, kpss gibi işe alınma şartlarının Kadın3Medeni Durum Bekâr4Eğitim Durumu Yüksek Lisans/Endüstri Mühendisi5Gelir Durumu Türkiye’de üst gelir grubu/üst gelir grubu6Gidilen Ülke Almanya7Beyin göçüne iten etkenler nelerdir?Yabancı dil eğitiminin eksikliğinden dolayı yurtdışı projelerini alamaması, yurtdışından gelenlerin müdür olması, şirkette yükselme şansının azlığı, gelecek kaygısı, kariyer edinmek, daha özgür ve bağımsız yaşamak için, kadınlara yönelik sosyal baskı, psikolojik sebepler8Beyin göçüne çeken etkenler nelerdir?Prestij için Yurtdışı iş deneyimi, yabancı dil öğrenimi, aileden bağımsız yaşayabilmek, sosyal nedenler,Beyin Göçü Yapmış Bilim İnsanlarımızAziz Sancar Biyokimya profesörü, DNA onarımı, hücre dizilimi, kanser tedavisi ve biyolojik saat üzerinde çalışmalarını yürüten dünyaca ünlü bilim insanımızdır. ABD bilim vakfı genç araştırmacılar ödülü ABD foto biyoloji derneği ödülü tubitak bilim ödülü, Nobel kimya ödüllerine layık görülmüştürCanan Dağdeviren bitmeyen kalp pilinin mucidi dünyaca ünlü bilim insanı aynı zamanda meme kanserinde erken teşhis yapan elektronik sutyeni, sindirilebilir sensor, demans ve Alzheimer için beyne ilaç aktarılabilen iğnenin Şahin ve Özlem Türeci Biontech şirketinin ceosu, corona virüs aşını bularak tarihe adlarını altın harflerle Erdemir Malzeme bilimi, yüzey mühendisliği ve triboloji üzerine yaptığı araştırmalarla tanınmış Türk bilim insanımızdır. Nanoteknoloji kullanarak yapay elmas özelliği taşıyan buluşu ile R&D ödülünü 4 kez tane buluşu için patent Yaşargil Nöroşiroloji alanında rakipsiz kabul edilen Yaşargil, geliştirdiği yöntemlerle çok zor ve hassas bölgelerdeki tümörlerin alınabileceğini Öz kalp hastalıkları uzmanı olan ve New York Columbia üniversitesinde görev yapan Türk kalp cerrahı, yaptığı çalışmalar ve yazdığı kitaplarla günel beyin ve damar cerrahisinde dünyada isim yapmış hotamışlıgil Harvard üniversitesinde genetik ve kompleks hastalıklar bölüm başkanlığı görevini yürütüyor. obezite, şeker hastalığı ve kalp hastalıklarıyla ilgili kendisine patent kazandırmış çalışmaları yücel frida afişi ve rüyamdaki Amerika, 28 gün, panama terzisi, kadınlar ne ister ve daha birçok Hollywood filminin afişlerini yapma başarısını özel nasanın en başarılı astrofizikçilerinden olan özel bilim adamı Einstein’ın aralarlarında bulunan 20 dehadan oluşan büyük fikirler listesinde yer Ertan Abd’nin en seçkin 10 klinik hekimi arasında yer alan gastroentelog dünyaca ünlü methodist hastanesinde sindirim hastalıkları konusunda tıbbi direktörlük görevini Çiftçioğlu Amerikan uzay ve havacılık dairesi Nasa da çalışan Türk araştırmacı tekxastaki Johnson uzay merkezinde görev Ercan alp Abd enerji bakanlığı laboratuarlarında araştırmalar yapan bin yıllık metal heykeli röntgen cihazında analiz ederek,1949 yılında icat edilmiş olan radyo karbon tekniğine son volkan ABD’de yaşayan ünlü psikanalist Türk bilim adamı. Yaptığı çalışmalarla psikiyatri alanında dünyanın en prestijli ödülü sayılan “Sigmund Freud” ve “En iyi eğitmen Ödülü”nü Garan New York Presbytarian Hastanesi Elektro fizyoloji Bölümü Başkanı olan Türk doktor, ABD’de en çok tercih edilen hekimler listesinde yer Sunal Ankara Devlet Balesiyle gittiği Japonya’daki bir yarışmada Anvers Kraliyet Balesi Müdürü Robert Denvers’ın Belçika’ya davet etmesi üzerine Belçika’ya yerleşti ve kariyerine hala burada devam Çakmak Ulusal Kurtuluş Savaşı kahramanlarından Mareşal Fevzi Çakmak’ın torunu olan bilim adamı Princeton Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde deprem konusunda çalışmalar Ve DeğerlendirmeBeyin göçü olgusuna günümüz şartları açısından bakarken iletişimin oldukça gelişmiş olması ve ekonomi, kültür ve siyaset gibi birçok alanda yoğun bir etkileşimin yaşanıyor olmasını görmek görmenin yanı sıra menşei ülkeyi bırakıp başka bir ülkeye giden vasıflı bireylerin göçünün önlenmesinden çok teknolojinin yardımıyla bu insanlardan sağlanacak bilgi transferinin gerçekleştirilmesinin üzerinde durulmasında fayda Amerika ve Kanada gibi ülkelerin yetişmiş ve eğitimli insan kaynaklarını çekmek için başvurdukları özendirici ve kolaylaştırıcı politikalar sayesinde beyin göçü yapmak isteyenlerin sayısında artış olmaktadır. Beyin göçü olgusunu gerçekleştiren önemli kanallardan biri de yurtdışında gerçekleştirilen eğitim ve öğretim politikası üzerinde belli düzenlemelerin yapılması göçü olgusunu gerçekleştiren önemli kanallardan biri de yurtdışında gerçekleştirilen eğitim ve öğretim görmenin kolaylığını arttırmaktadır. Yurtdışında gerçekleştirilen eğitimi bir süreç olarak kabul edip bu sürecin etkili bir şekilde yönetilmesi gerekmektedir. Lise dönemlerine kadar inen yurtdışı eğitim öğretim görmenin, üniversite, yüksek lisans veya doktora mezunu olmak için yurtdışına giden öğrencilerin gittiği ülkenin kaynaklarını kullanmayı tercih etmesinden ötürü orda kalmak ve hayvan haklarına oldukça hümanist eşitlikten yana tavır sergileyen çok gelişmiş ülkelerde sokak hayvanları ya sahiplenmiş ya da barınakta olmalarının yanı sıra koruyucu aile politikası gibi hayvanlarında nu politikaya dâhil edilmesi takdire şayan bir durum olarak dikkat çekmektedir. Yurtdışına beyin göçü yapmanın ülkelerin sağlamış oldukları politikalardan bazıları şunlardır; İngiltere gitmek isteyenler için Ankara antlaşması, Almanya’ya gitmek Almanca öğrenme vizesi, iş arama vizesi, Amerika’ya gitmek için green card vs. Almanya da emek göçü yapmış olanlara Almancı, beyin göçü yapmış bireylere de yeni Almancılar deniyor. Almanya hükümetinin dört çocuk doğuran anneleri emekli etmesi o bakımdan cazibe merkezi haline gelmesini sağlıyor. 18 yaşına kadar çocukların eğitim öğretim ve sağlık alanlardaki üstün yararlarının gözetilmesi ebeveyne verilen çocuk maaşı da cazip gelmektedir. Gittikleri her ülkeye kendi kültürlerini götürdükleri için bir Türk mahallesinde sanki kendi ülkesindeymiş hissine ve doyumuna kavuşmaktadırlar. Türkiye ye dönmek isteyenler bile bunu geciktiriyor. Bunun bir sebebi de dolar kurlarının sabit olması ve vergi alınmamasıdır. Transnasyonal ülkelerde çok çeşitlilik ve çok kültürlüğün getirmiş olduğu Melez Kültürlerle bir arada yaşamanın bir avantajı da birçok farklı konuda yeni fikirleri düşünmeye itmesi ufkunun genişlemesi açısından büyük önem arz etmektedir. Deport edilme korkusundan dolayı gittiği ülkelerin kurallarına azami derecede riayet edilmektedir. Pandemi döneminde ülkemiz bilişim alt yapısını tam oluşturmadan uzaktan eğitime geçilmesi ile birçok sorunsalla karşı karşıya gelirken İngiltere de okulların açık olması eğitim ve öğretim sistemlerine ne derece önem verdiklerinin bir kanıtıdır. İngiltere de 400 yıllık eğitim ve öğretim okulları bulunmaktadır. Türkiyeyi cazibe merkezi haline getirebilmek için gerekli her alanda politikalar geliştirilmelidir. Bilim alanında eğitim ve öğretime, teknolojik alanda ar-ge çalışmalarına siyasal ve sosyal alanlarda düşünce özgürlüğü, refah yaşam şartlarının oluşturulması, güvenliğin sağlanması, sağlık hizmetlerinde tam yaralanılması, dezavantajlı grupların haklarının korunması, teşvik edici politikaların belirlenmesi beyin göçü olgusunun tersine beyin göçü olarak evrilmesi açsından büyük önem arz 1Öğrenimini tamamlayarak menşei olduğu ülkeye dönen bireylerin kendi potansiyelleri göz önünde bulundurularak iş tatminleri yükseltilip liyakat ve ehliyetleri doğrultusunda istihdam edilmeleri Yurtdışında almış oldukları eğitim ve görgü çerçevesinde kendilerini gerçekleştirebilmeleri amacıyla yeni araştırma kurumları sosyal siyasal ve ekonomik nedenlerle beyin göçü yapmak isteyen vatandaşlar ve diğer eşit durumdaki vatandaşlar için yaşam standartlarının daha yüksek olması beyin göçü akışını göçü yapmış bireylerin Türkiye’deki ekonomik gelir düzeyi ile gidilen ülkedeki gelir düzeyleri ile karşılaştırmalı çalışmalar D. 1971. The brain drain. New York Mc B. N. 1982. Economics of brain migration. New Delhi Deep & A. 2018. Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntem, Teknik ve İlkeler. In A. Balcı, Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntem, Teknik ve İlkeler. Ankara Pegem Akademi Ş. A. 2015. Bilimsel araştırma yöntemleri. Retrieved ocak 21, 2021, from B. Ö. 2016.Erdoğan, İ. 2003. Beyin_Gocu_ve_Turkiye. Retrieved 11 17, 2020, from researchgate E. A. 2017. Dünya’da ve Türkiye’de göç yönetimi. . Retrieved 11 17, 2020, from Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi P. 2003. Beyin Göçü/Erozyonu. iş,güç endüstriilişkileri ve insan kaynakları dergisi , Cilt 5 Sayı 2 Sıra 13 / No Retrieved 11 16, 2020, from G. 2020, 07 18. euronews. Retrieved 11 15, 2020, from Retrieved 11 16, 2020, from 2020, 07 17. Retrieved 11 15, 2020, from ULUSLARARASI GÖÇ İSTATİSTİKLERİ Beyin göçü Sorununa Kısa Bir Bakış. Retrieved from UFUK2020 m. 2020, 12 8. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDE BEYİN GÖÇÜ . Retrieved from Çekebilir Sosyoloji Ne Demek? Beyin göçü ülkenin en değerli manevi varlığıdır. Eğitim alıp iyi bir üniversite bitirdikten sonra hizmetlerinin karşılığını ülkesinde bulamadığında başka ülkelere giderek çalışmayı tercih etmeleri beyin göçüdür. Ülkelerin yetiştirdikleri mühendis, doktor, bilim insanlara değer vermemelerinden kaynaklanır. Bir ülkenin geleceğini belirleyen unsur bilgili, eğitimli insanlar olacağından beyin göçü kaybetmesi yerine alması gerektiğidir. Kendisine daha iyi imkanlar sunan, hak ettiği değer veren projelerde çalışması sağlanması insanları kendisine çeker. Nasıl bugün az gelişmiş ülkelerde yaşayan insanlar gelişmiş ülkelere gidiyorsa beyin göçü de tam bunu anlatıyor. Aslında normal karşılanılan durumlardandır, sahip çıkılmaması sonucunda insanlar farklı yaşam alanları aramaktadır. Aldıkları eğitimin karşılıksız olması, farklı ülkelerde insanların daha kaliteli şekilde yaşamlarını sürmesi şeklinde anlaşılabilir. Beyin göçünün olumlu etkileri Beyin göçü alan ülkelerde gelişimler devam eder Ülkeler ekonomik anlamda yatırım alır, kazançları artar Gelişen ülkeler dünya çapında ekonomik ve bilim alanında güç sahibi olur Teknolojik gelişmeler sayesinde ülkenin refah durumu yükselir Beyin göçünün olumsuz etkileri Göç veren ülkeler teknolojilerini ve bilgilerini kaybederler Dış ülkeden alınacak ürünler maliyetleri oldukça yükseltir Ekonomik anlamda güç kaybına sebep olur Ülke genelinde geçim sağlanması zorlaşır İstihdam eksikliği yaşanır Başa dön tuşu

beyin göçünün olumsuz etkileri neler olabilir