🌉 Evimizde Nasıl Bir Iş Bölümü Var
Becerive yetenekler bölümü hazırlanırken dikkat edilmesi gerekenler. İlk olarak elinize bir kâğıt kalem alın ve bir çizgi çizerek sayfayı iki kısma ayırın. Birinci kısma başlık olarak Profesyonel Beceriler, ikinci kısma da Kişisel Beceriler yazın. Bu beceri ve yetenekler bölümünü doğru şekilde doldurmanıza
ImperialHotel Tokyo, Chiyoda: Tarafsız yorumları okuyun, gerçek gezgin fotoğraflarına bakın. Tripadvisor’ın interaktif haritasını kullanarak konuma ve yakındaki restoran ve gezilecek yer seçeneklerine göz atın.
İşgeliştirme bölümü (Eski Çalışan) - istanbul'da - 29 Ocak 2020. Aegon maaşları iyi olmasına rağmen bir patron şirketinden farksız. Hollanda firması oluşu yanıltmasın. Ben İş Geliştirme Bölümünde çalıştım. İş Geliştirme Bölümünün bağlı olduğu Grup Başkanı hanımefendi B.B. tam bir stres kaynağı
Adalet bölümü önü açık bir bölüm adalet sarayların da adliyelerde, hukuk Bürolarında gibi ve daha fazla yerde iş bulma imkanı vardır. Ayrıca adalet bölümünün önü açık olmasının diğer sebebi Hukuk bölümüne geçiş yapabilirsiniz. Bu sebeple İş olanaklarınız ve maaşınız iki katına çıkmış olacaktır.
EvdeÜretilen Ürünlerin Satışı İçin Ücretsiz, Masrafsız ve Komisyonsuz Mağaza Hizmeti Veren Pazaryerimiz Açıldı. Bunları Bilelim 10.03.2020 1108. Evimizde.com sitemizin " Evde Üretilen Ürünlere Özel Ücretsiz ve Komisyonsuz Mağaza " bölümü açıldı. Ev yapımı ürünlerin hiçbir mağaza açılış ücreti, mağaza
Buyflash web application makeover ile ilişkili işleri arayın ya da 21 milyondan fazla iş içeriğiyle dünyanın en büyük serbest çalışma pazarında işe alım yapın. Kaydolmak ve işlere teklif vermek ücretsizdir.
Bilişimteknolojileri alanı; internet, prosedürler, intranet ve iletişim araçları gibi bir çok sayıda detaylara sahiptir. Bilişim alanı küreselde son 50 senedir var olan ancak bugün günümüzde olağan üstü derecede öneme sahip bir sektördür. Gelişme değeri oldukça yüksek olan bilişim alanı, dünyadaki gelişmiş bir
PGrkH. Mekatronik Mühendisliği Bölümü Geleceği Var Mı ? Merhaba Sayın Okurlarımız. Ülkemizde daha bir kaç yıl öncesine kadar adı pek bilinmese de yurt dışında oldukça popüler olan ve ülkemizde de yavaş yavaş öğrencilerin ilgi gösterdiği bölümlerden birisidir Mekatronik. İngilizce “Mechanics ve Electronics” uyarlanmasıyla bu ismi ülkemizde almıştır. Özellikle üniversite de bu bölümü tercih edecek olan öğrenciler bölüm hakkında araştırma yapmaktadır. Ayrıca bölümü okuyanlarda bu alandan mezun olduktan sonra ne gibi yerlerde iş bulunabilir bunun üzerine araştırmalarını sürdürmektedir. Öncelikle şunu belirtelim ki Elektronik,Makine ve Yazılım Kontrol Mühendisliğinin birleşimden oluşan ürünler,cihazlar üretiminde bu mühendislere ihtiyaç Mühendisliği okumak istiyorsanız şunu söyleyebiliriz ki teknolojiye ilginizin olması gerekmektedir. Çünkü bu mühendislik dalı son teknoloji hatta geleceğin teknolojisini günümüzde kullanarak akıllı cihazlar üretmektedir. Örnek vermek gerekirse Çamaşır Makineler,Buzdolapları ve evimizde ki diğer akıllı beyaz eşyalar bu mühendislerin geçerek sizleri daha da bilgilendirelim. Mühendis oldum çamaşır makinesi mi üreteceğim demeyin sakın. Ülkemizde hatırı sayılır derecede dev beyaz eşya markaları var. Ve bu firmalar yoğun bir şekilde Mekatronik Mühendisi aramaktadır. Benim gözüm daha yükseklerde diyenler içinde İş Sahaları genişlemektedir. Şu şekilde örnek verelim. Mayın Tarama Robotları,Gece Görüş Sistemleri,Bankamatikler gibi günlük yaşantımızda kullandığımız ya da kullanacağımız ürünlerin üretilmesinde geliştirilmesinde Mekatronik Mühendisleri faaliyet göstermektedir. Ayrıca Otomotiv Firmalarında, Uçak Bakım Firmalarında yani Havacılık sektöründe, Akıllı Robot üretimi yapan firmalarda çalışabilirler. Yurt dışı eğitimi önemli bir konudur. Yüksek Lisans Yaparsanız gerçekten çok iyi şirketlerde iş bulabileceğinizin garantisi var. Sadece ülkemiz için değil yurt dışında çalışabilirsiniz. Anacak Eğitimi zordur dersleri ağırdır diyebiliriz. Genellikle matematik ağırlık dersler üniversitelerde geçiş imkanı var mı ? Elbette. 2 yıllık Meslek Yüksek Okulunun Makine Bölümlerinden mezun olanlar Dikey Geçiş Sınavını kazanırlarsa ve tercih edeceği üniversite o bölümden alım yapacaksa 4 yıllığa geçişi mevcuttur. Yani 2 yıllık bir Makine Bölümü öğrencisi Mekatronik Mühendisi olabilir. Alt kısımda yer alan en fazla tercih edilen üniversitelerin Mekatronik Mühendisliğinde 2014 ve 2015 yıllarında almış olduğu öğrencilerin kontenjanları,taban ve tavan puanları yer almaktadır. Üniversiteye gitmek için bu kadar puan almış olmanız gerekiyor. Durumu son olarak özetleyecek olursak dünya genelinde teknoloji bu kadar hakimken bu mühendislerin boşta kalmayacağını ilerisi için çok ihtiyaç olacağını kesin bir dille söyleyebiliriz. Kazanmak için yüksek puan almış olunması gerekmektedir. Çalışma alanları devlet kurumlarında ve özel sektörlerde olabiliyor. Devlette Roketsan,TUBİTAK gibi kurumlarda çalışırken özel sektörde ilgili teknoloji devlerinde iş bulunabilir. Üniversite Adı Programın Adı Kon Taban Puan Tavan Puan Yıldız Teknik Üniversitesi Mekatronik Mühendisliği İngilizce 41 440,37297 455,70969 Yıldız Teknik Üniversitesi Mekatronik 36 433,51526 459,30489 Bahçeşehir Üniversitesi Mekatronik İngilizce Tam Burslu 8 432,26440 442,89966 Marmara Üniversitesi Mekatronik Mühendisliği 40 403,47060 422,06689 KaynakEditör Bir önceki yazımız olan Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Mezunları Nerelerde Çalışabilir? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.
Ailede sorumluluk almanın, iş bölümü yapmanın ve dayanışmanın önemi Ailede sorumluluk almanın, iş bölümü yapmanın ve dayanışmanın önemi nedir? Evde yapılması gereken işler nelerdir? Bu işleri kimler yapıyor? Ailenize yardımcı olmak için neler yapıyorsunuz? Evdeki sorumluluklarımız nelerdir? Evinizde yapılan işlerin paylaşılması gerekli midir? Evimizde, günlük yapılması gereken işler vardır. Bu işlerin çoğu, büyüklerimiz tarafından yapılır. Ama bizim de sorumluluk alabileceğimiz işler vardır. Odamızı, çalışma masamızı, oyuncaklarımızı toplayabiliriz. Giysilerimizi katlayabiliriz. Sofrayı hazırlamada ve toplamada yardımcı olabiliriz. Temizlik yapılırken toz alabiliriz. Alışverişte poşetleri taşımaya yardımcı olabiliriz. Böylece aile bireylerinin iş yükünü azaltmış oluruz. Bunları paylaşarak yapmak işlerimizi kolaylaştırır. Aile içi sorumluluklarımız nelerdir? Babam, her evin kuralları olduğunu söyler. “Bu kurallar, aile bireylerinin görevleri ve sorumlulukları ile ilgilidir. Hoşlansak da hoşlanmasak da evdeki görevlerimizi ve sorumluluklarımızı yerine getirmeliyiz.” der. Evimizin kuralları yazılı değildir ama aile bireyleri olarak bu kuralları bilir, gereğini yaparız. Evde uyduğumuz kurallar nelerdir? • Ağabeyim ve ben erken yatar, erken kalkarız. • Sabah kahvaltılarını ve akşam yemeklerini ailece hazırlar, birlikte yeriz. • Eve geliş saatlerimize dikkat ederiz. Gecikeceksek aile büyüklerimize haber veririz. • Evdeki eşyaları özenli kullanır, evimizin düzenini koruruz. • Evimizdeki kaynakları tutumlu kullanır, para tasarrufu yaparız. • Kişisel eşyalarımızın, odamızın düzenini sağlarız. • Evimizi, giysilerimizi temiz tutarız. • Gürültü yapmaktan, birbirimizi rahatsız edecek davranışlardan kaçınırız. • Aile bireylerimize karşı saygılı ve anlayışlı oluruz. • Gerektiğinde aile bireylerimizle yardımlaşırız. • Evdeki görevlerimizi ve sorumluluklarımızı yerine getirir, evimizin kurallarına uyarız. – Annem ve babam sabahları işe gidiyor, akşama kadar çalışıyorlar. Eve geldiklerinde de yardımlaşarak ev işlerini yapıyorlar. Evde çok iş olduğundan ağabeyim ve ben de onlara yardımcı oluyoruz. – Hafta sonları bazen balkonu ben süpürürüm, bazen de ağabeyim süpürür. Çiçeklere su verme işini ben üstlendim. Evde biriken çöpleri sokaktaki çöp bidonuna atma işini ise ağabeyim üstlendi. İkimiz de sofranın kurulup kaldırılmasına yardımcı oluruz. – Evimize kanarya almayı ben önermiştim. Bu nedenle kanaryamızın bakımından ben sorumlu olmak istedim. Gerçi bazen bu konuda ağabeyimden yardım istiyorum. Örneğin, kafesin temizliğini birlikte yapıyoruz. – Evde yapmaktan en çok hoşlandığım iş ise yemek yapan anneme mutfakta yardım etmektir. Annem, evimizdeki birçok işin sorumluluğunu üstlenir. Bu nedenle çok yorulduğunu düşünürüm. Evdeki sorumluluklarımı yerine getirirsem onun daha az yorulacağını bilirim. – Odamın, kişisel eşyalarımın düzenini sağlamak evdeki sorumluluklarımdandır. Bu sorumluluklarımın gerektirdiği görevleri eksiksiz yaparım. – Oyun oynadıktan sonra oyuncaklarımı dolabıma ya da oyuncak kutuma koyarım. – Ders çalıştıktan sonra masamı düzenli bir şekilde bırakır, hatta silerim. Kitaplarımı, çantama veya kitaplığıma kaldırırım. – Sabahları uyanınca hemen yatağımı toplarım. Odamın gün boyunca düzenli görünmesine ve temiz kalmasına dikkat ederim. Odamın temizlenmesinde aile büyüklerime yardımcı olurum. – Giysilerimi temiz tutmaya özen gösteririm. Temiz giysilerimi katlayarak ya da askıya takarak dolabıma yerleştiririm. Kirli giysilerimi ortada bırakmam, kirli sepetine koyarım. Ayakkabılarımı çıkarınca fırçalayıp gerekirse boyayarak dolaba kaldırırım. – Bizler ailemizin huzuru ve mutluluğu için evdeki görevlerimizi ve sorumluluklarımızı yerine getiririz. Gerçekleştiremediğimiz bir sorumluluğumuz olursa bu konuda aile bireylerimizi bilgilendiririz. Aile içi sorumluluk ve ailede yardımlaşmanın önemi nedir? Aile içerisinde bireylerin görev ve sorumlulukları vardır. Bu görev ve sorumluluklarını yerine getirirken yardım alabilirler. Ailemizde bir birimize yardımcı olmalıyız. Mesela sofra hazırlanırken; annemiz yemeği, biz tabakları, kaşık ve çatalları, babamız suyu, abimiz veya ablamız ekmeği getirirse birlikte sofrayı hazırlamış oluruz. Böylelikle annemize yardım etmiş, onun işini kolaylaştırmış oluruz. Buna benzer birçok konuda aile bireyleri birbirine yardım ederek işlerini kolaylaştırabilirler. Ailede yardımlaşma varsa; o ailede birlik ve beraberlikte vardır. Birlik ve beraberlik huzur ve mutluluk kaynağıdır. Mutlu ve huzurlu bir aile için, sizlerde ailenize daha fazla nasıl yardımcı olabilirsiniz düşünün bakalım. Evimizde uyulması gereken kurallar vardır. Bu kurallar evimizde mutlu, huzurlu bir şekilde yaşamak için vardır. Ailedeki herkes bu kurallara uymak zorundadır. Evimizin kurallarına uymaz sak tartışmalar ve kavgalar olabilir. Evde herkes kendine düşen sorumluluğu yerine getirmeli, diğer bireylere de yardım etmelidir. Bizler ev işlerinde anne babamıza yardım etmeliyiz. Aile içinde herkesin belli bir sorumluluğu vardır. Herkes sorumluluğunu yerine getirmelidir. Ailede herkes birbirine yardım etmelidir. Her işi bir kişiden beklememelidir. Sofra kurulurken annemize yardım edebiliriz. Badana yapılırken babamıza yardım edebiliriz. Evde herkes birbirine yardım ederse işler daha çabuk biter. Hem de aile içinde sevgi ve saygı artar. Aile hayatımızın düzenli olması için yapılması gereken işler vardır. Yemek yapılması, bulaşık ve çamaşırların yıkanması, yatakların toplanması gibi. Bu işleri aile bireylerinden birisinin yapması çok zordur. Bu nedenle bu işlerin iş birliği içinde yapılması gerekir. Ailede iş birliği ve dayanışma aile bireyleri arasındaki bağlılığı güçlendirir. Sevgi ve saygıyı artırır. Ayrıca iş birliği ve dayanışma işlerin kısa sürede bitmesini sağlar. Evdeki işleri aile bireylerinden yalnızca birinin yapması adil değildir. Sevgi, saygı, bağlılık, şefkat, vefa, dayanışma ve iş birliği aileyi bir arada tutan değerlerdir. Aile bireyleri üzüntülerini ve sevinçlerini paylaşırlar. Bu durum, ailedeki dayanışmanın en güzel örneğidir. Sevinçlerin aile bireyleriyle paylaşılması mutluluğu artırır. Üzüntülere ortak olunması ise sorunları azaltır. Her iki durum da aile bireylerini birbirine bağlar. Aile içerisinde sürdürülen anlayış ve iş bölümü toplum hayatına da yansır. Ailelerdeki huzur ve mutluluk, toplumu da mutlu ve huzurlu kılar. Aile içinde yaşadığımız en küçük topluluktur. Temel bir aile; anne, baba ve çocuklardan oluşur. Bazı ailelerde büyükbaba, babaanne veya anneanne de bulunabilir. Ailede anne, baba ve çocukların görev ve sorumlulukları farklıdır. Aileden aileye kimin hangi görevi yaptığı değişiklik gösterebilir. Ama en genel anlamda aile bireylerin görevleri şu şekilde olabilir. Baba; çalışarak aile geçimi için para kazanır, aileyi korur. Annemle birlikte aldıkları kararlarla bizi daha iyi bir ortamda yaşamamızı sağlar. Bizlerin sorunları ile ilgilenir. Onlara çözüm bulur. Evimizi ilgilendiren arızaların yapılmasında koordine eder, bazen kendisi yapar. Annem; ev içi işleri genellikle annem yapar. Mesela bulaşık, çamaşır, ev temizliği, alışveriş, çocukların bakımı. Bazı anneler çalışarak aile geçimine yardımcı olur. Çocuklar, anne ve babaya ev işlerinde yardımcı olurlar, derslerine çalışırlar. Ailede herkesin bir rolü vardır. Herkes rolünün gerektirdiği sorumlulukları yerine getirir. Ailemizde işleri yönlendiren, idare eden birileri vardır. Bu, bazen annemiz, bazen babamız, bazen de biz olabiliriz. Herkesin, üzerine düşen ve aileyi ilgilendiren konularda liderlik yapması gerekir. Bir lider doğru kararlar alabilen, topluma yol gösteren, yapılması gerekenleri planlayan ve düzenleyen biri olmalıdır. Çağdaş Türk ailesinde kadın erkek eşitliği vardır. Anne ve baba, ailenin tüm gereksinimlerini karşılarlar. Çocukları yetiştirmek ve onların iyi eğitim almalarını sağlamak için uğraşırlar. Karşılaştıkları sorunları birlikte çözerler. Sorumlulukları eşit olarak paylaşırlar. Bunları yerine getirirken karşılıklı sevgi, saygı ve hoşgörü içerisinde olurlar. Ev işlerinden aile bireyleri sorumludur. Çocukların da aile içinde görev ve sorumlulukları vardır. Örneğin odalarını düzenli tutmak, sofranın hazırlanmasında anne ve babasına yardımcı olmak, çocukların yapabileceği işlerdendir. Çocuklar, varsa küçük kardeşlerinin bakımında da anne ve babalarına yardımcı olabilirler. Aileleriyle birlikte alışverişe çıkabilirler. İş bölümü yapmayı ve sorumluluklarımıza uygun davranmayı ilk ailede öğreniriz. İş bölümü sayesinde değişik görev ve hizmetler karşılıklı yardımlaşmayla kolaylıkla yerine getirilir. Ailemizde görev dağılımı yaparken nelere dikkat etmeliyiz? Benim adım Tuğçe. Bizim evde işler çabucak biter. Nasıl mı? Aile bireyleri, üstüne düşen görev ve sorumlulukları zamanında yerine getirir. Örneğin ben toz alırım, odamı toplarım. Evimizdeki çiçekleri sular, kuşumuz Maviş’in bakımını yaparım. Aile büyüklerim ise temizlik, alışveriş vb. işleri yaparlar. Böylece ailemle birlikte eğlenmeye, gezmeye bol bol vaktimiz kalır. Her evde yemek pişirmek, temizlik yapmak, odaları toparlamak, alışveriş yapmak gibi pek çok iş vardır. Bu işlerin tümünü aile bireylerinden sadece bir kişinin yapması çok zordur. Bu nedenle aile içinde işlerin kolayca yapılabilmesi ve aile bireylerinin mutlu, huzurlu olabilmesi için iş bölümü yapılmalıdır. Evdeki herkes görev ve sorumluluklarını zamanında yerine getirmelidir. Aile içinde yapılan ev işleri nelerdir? Alışveriş yapmak Bahçeyi düzenlemek Çamaşır yıkamak Çiçekleri sulamak Çöpleri atmak Ekmek almak Market alışverişi yapmak Odaları toparlamak Oyuncakları toplamak Sofrayı kurmak Temizlik yapmak Yemek yapmak Misafir geleceği için evde temizlik yapılıyor. Ailenizin size ihtiyacı var. Ailenize nasıl yardımcı olabilirsiniz? Ailenizle pazara gidip alışveriş yaptınız. Eve geldiğinizde nasıl yardımcı olabilirsiniz? Evinizde hangi görev ve sorumlulukları yerine getiriyorsunuz? Hangilerini yaparak ailenize yardımcı olursunuz? Evde yemekleri yapabiliriz. Odamızı düzenleyebiliriz. Bozulan musluğu tamir edebiliriz. Meyveleri yıkayabiliriz. Evde beslediğimiz hayvanların bakımını yapabiliriz. Oyuncaklarımızı toplayabiliriz. Aşağıdaki ifadelerden doğru olanları ve yanlış olanları belirtiniz. Evimizde yapılması gereken işleri paylaşırız. Evdeki bütün işleri annemiz yapar. Evdeki tamirat işlerini yapabiliriz. Sorumluluklarımızı zamanında yaparız. Okul çantamı hazırlamak benim görevimdir. Odamı toplamak ablamın görevidir.
Eveettt, söz verdiğim gibi Şemsa Denizsel röportajıyla karşınızdayııımmmm… Şemsa ve HSBC Türkiye el ele nefis bi sosyal proje yürütüyorlar, Artan Mutfağı… Beni tanıyan herkes, içinde sosyal fayda’ olan konulara özel ilgim olduğunu bilir… Toplumun yararına ve gelişimine yönelik gerçekleşen her projeyi bu yüzden yürekten destekliyorum. İşte Artan Mutfağı da böyle bir proje… Amacı, evimizde kalan artan malzemeleri değerlendirip, yeni lezzetler yaratmak… Kalan bir kase yemeği dökmek yerine, ondan 4 kişiyi doyuracak bir lezzet türetmek. Küresel ısınma ve gıda krizinin konuşulduğu bu dönemde, gıda israfı ve sürdürülebilirlik konusunda farkındalık yaratmayı hedefleyen bu projeyi çok kıymetli buluyorum. Emeği geçen herkesi avuçlarım patlayıncaya kadar alkışlıyoruummmm… Şemsa ile Artan Mutfağı’ndan girdik, tüketim toplumundan çıktık. Farkındalığımın arttığı keyifli bir sohbet oldu.. Röportajı okuyan, “Çevremiz için dünyamız için ben tek başıma ne yapabilirim ki?” diye düşünen aranızdan birini bile harekete geçirse, kendimi acayip işe yaramış hissedeceğim.. Şimdi sözü Şemsa’ya bırakıyoruummmm… Tebrikler! Yine şahane bir işe imza attın. HSBC Türkiye ile “Artan Mutfağı” diye bir proje başlattın. Hadi senden dinleyelim, nedir bu… -Hepimizin evinde yemek artıyor. Bazen de malzeme kalıyor. N’apıyoruz? Hooop çöpe atıyoruz! Bu, yanlış bir kafa. Biz aslında böyle görmedik büyüklerimizden. Artan Mutfağı, benim icat ettiğim bir şey değil. Bizim kültürümüzde zaten var olan bir şey. Ben, tekrar “Aslımıza rücu edelim” diyorum. Aynı zamanda, sıfır atık için 5R teorisini destekleyen bir sosyal proje. Nedir 5R? -Refuse Reddet, Reduce Azalt, Reuse Yeniden Kullan, Recycle Geri Dönüştür ve Rot Kompost Yap şeklinde özetleyebilirim. Artan Mutfağı’nda amaç, evimizde kalan artan malzemeleri değerlendirip, yeni lezzetler yaratmak. Hedefimiz, gıda israfı ve sürdürülebilirlik konusunda farkındalık yaratmak. Ne mutlu bana ki, HSBC Türkiye’yle güçlerimizi birleştirdik. Güzel ve faydalı bir işe imza attığımızı düşünüyorum. Sen oldum olası bu kafadaydın zaten… -Aynen öyle! Lokantamı da böyle işlettim. Bir gün zeytinyağlı bezelye yaptıysam ve arttıysa, ertesi gün onu bezelye çorbasına çevirip lokantamda sattım. Üstelik inanılmaz lezzetli oldu. Evde de böyle yaşıyorum. Gıda israfı kötü bir şey. Dahası iklim değişikliği var. Toprağı kaybediyoruz. Artan Mutfağı, işte buna “dur” demenin bir yolu. Tamam, hiçbirimiz, tek başımıza dünyayı kurtaramayız. Ama bir şey yapıyor olmamız gerekiyor. Artan Mutfağı’yla hepimiz bir şekilde ucundan tutabiliriz. Buna bütün kalbimle inanıyorum. Bu yüzden de böyle bir farkındalık yaratmak istedim. Sen, her şeyi dönüştürmemiz gerektiğine inanıyorsun… -Evet “Alırım, atarım… Alırım, tüketirim… Parasıyla değil mi kardeşim!” algısına karşıyım. Hepimiz karşı olmalıyız! Üzerimize giydiğimiz tişört, delininceye kadar giymek durumundayız. Dönüştürmek zorundayız. En çok da gıdayı dönüştürmek zorundayız. Bizler, toprağa borçluyuz! Her şey topraktan geliyor ve biz toprağı kaybediyoruz. Artanı değerlendirip, tekrar kullanıma sokup, kıymet katarak yeniden yapmak amacım. Ben böyle yaşıyorum. Kendi mutfağımda sürekli dönüştürüyorum. Başkalarına da bu konuda ilham vermek istedim. Bazen bayatlamış bir ekmekten, başka malzemeler de kullanarak, çok da havalı bir şey çıkarabiliyorum. Ya da kalmış bir yemeği, cennete çevirebiliyorum. Ama bu sadece bana özgü değil, herkes yapabilir. Mesela sucuklu kuru fasulyeden, bir kuru fasulye ezmesi yaptım, inanılır gibi değil. Parmaklarını yersin! Ben insanlara ilham vermek istiyorum. Olay bu. Aslında kendime de meydan okuyorum. “Bundan bir şey çıkmaz!” denen şeyden, bir şey çıkarıyorum. Hadi sıra sizde… Siz de yapın… Yapabilirsiniz… Sen biraz ayrık otusun. Kolay kolay kurumlarla bir araya gelmezsin. HSBC Türkiye’yle nasıl ortak bir noktada buluştunuz? -Onların, 2030’a kadar kendi organizasyonlarında, müşteri tabanında da 2050’ye kadar “sıfır karbon emisyonu” diye bir hedefi var. Bunu önemsiyorlar ve bu yönde birtakım çalışmalar yapıyorlar. Artı, kendi yaşadığı coğrafyayı iyileştirmek isteyen küçük start-up’lara ve sosyal sorumluluk projelerine destek veriyorlar. Çok hoşuma gitti. Benzer pencerelerden baktığımızı gördüm. Ben mesela gıda malzemeleriyle yan yana gelmiyorum. Çünkü bunu yapmak, paketli ürüne “evet” demek. Ben tam tersini savunuyorum. “Küçük üretici” diyorum “Zanaat mahsulü olmalı” diyorum. “Toprağa da önem vererek çalışıyor olmalı” diyorum. Maalesef paketli gıdalar için bunu söyleyemeyiz. O yüzden onlarla yan yana duramıyorum. Kendim de kullanmıyorum zaten. Birileriyle güçlerimi birleştireceksem, felsefemiz uyuşmalıydı. HSBC Türkiye’yle uyuştu. En çok gönlümü çelen şu oldu, WWF Türkiye’yle iş birliği yapmışlar, Büyük Menderes Havzası’nda yağmur suyu hasadı yapıyorlar. Bunu alkışlamamak mümkün değil. Yağmur suyu hasadı tam olarak nedir? – Ben, kendi yaptığımı anlatayım. Çatılardan yağmur akıyor di mi? Olukları bir gidere, onu da bir havuza bağlıyorsun. Evimde tam da bunu yaptım. Havuzda biriken o yağmur suyuyla, sulama yapıyorum. Zeytinlerimi onunla suluyorum. Onlar da Büyük Menderes havzasında bunun çok daha büyüğünü yapmışlar. Geçen sene 2400 ton yağmur suyunu hasat etmişler ve tarımda kullanılmış bu. Doğanın sana verdiğini yine doğaya kullanıyorsun. Dünyanın geleceğini gözeten tercihleri özendirmek istiyorlar. Artan Mutfağı’na da inandılar. Çünkü kendi hedef kitleleri için de bilinçli bir farkındalık olduğunu düşündüler. Peki ne yapıyorsunuz şu anda? -Proje kapsamında sosyal medyada, artan malzemelerle yaptığım 11 yemek tarifi yayınlıyorum. Kendi hesabımdan, HSBC Türkiye’nin hesabında da yayınlanıyor. Herkesi dahil etmek istediğimiz için de, Instagram’da bir “Challenge” başlattım. Siz de artan malzemelerle kendi yemeğinizi yapabilirsiniz. En orijinal tarifi yayınlayan kişiyi seçeceğim ve onunla birlikte kendi mutfağımda, yine artan malzemelerle bir yemek yapacağız. 12. videoyu, challenge’ın galibiyle çekeceğiz yani. Patates haşladın kaldı mesela… Püre yaptın kaldı… Patates yemeği yaptın kaldı… Makarna kaldı… Her gün aynı makarnayı yemeye devam etmene gerek yok! O makarnayı da bir şeye dönüştürebilirsin… O patatesi de ekmeği de… Misafir geldi diyelim ki, et yaptın, bir parça arttı… Onunla doymazsın belki ama onu bir şeye katıp, evinde 4 kişiyi doyurabilirsin… O hayvanı yetiştirmek için ne kadar su kullanılıyor biliyor musun? Ne kadar çevre kirliliği yaratılıyor. Yani hiçbirimizin, “O etin kalanı atarım!” deme gibi bir lüksümüz yok. Böyle bir dünya yok! Olmamalı… Ben kendi evimde, kendi mutfağımda yaptıklarımla biraz olsun ilham uyandırabilirsem, birilerine ufacık bir fikir verebilirsem ne mutlu bana… Ekmekti, etti, balıktı, patatesti gibi kalan malzemelerle 11 video çekiyorum, her birinin sonunda diyorum ki, “Ben artan malzemelerle bunu yaptım. Siz ne yapıyorsunuz?” Çok güzel şeyler gelmeye başladı bile. Heyecanla takipteyim! Hadi siz de katılın challenge’ımıza… Sen Şemsa olarak, şu anda aklına gelenleri söyle, kendi evinde ne tür şeyler yapıyorsun… -Salata yapıyorum diyelim. Sosu da nefis. Salata bitiyor. Sosu kalıyor. Ben mesela ben o sosu alıyorum, bir kavanoza koyuyorum. Akşamın salatasında kullanıyorum. Oh misss oluyor! Tavuk mu yapıyorum? Tavuğun kemikleri kalıyor. Onu iki dakika kaynat, tavuk suyu oluyor. Başka bir yemeğin lezzetini yükseltmeme yardım ediyor! Mesela bir şeyler haşlıyorsam, onların sularını, küçük küçük donduruyorum. Bir başka yemeğe onları kullanıyorum. Ben de çözümler sonsuz. Ve inanılmaz keyif alıyorum. Sen, çekirdekleri filan da biriktirir misin? -Elbette, ekiyorum onları. Bizde hiçbir şey ziyan olmuyor! Bir de tavuklarım var. Beni versen, yerler! Bizim tavuklar, evin artanıyla besleniyor. Mutfakta “sıfır atık” için ilk adım ne olmalı? -Bir kere bu bilinç olmalı. Biz de bilinci yaratmaya çalışıyoruz zaten. Mesela mutfağında streç film kullanma. O topa girme! Aldığın plastik değil, cam kap olsun. Eski kavanozları muhakkak kullan. Ben salata sosunu da kavanozda yapıyorum. Üstlerinin kapağı olsun. Yıka, tekrar tekrar kullanabilirsin. Halbuki streçi çekiyorsun ve çöpe atıyorsun. Naylon o. Yapma! Böyle şeylere dikkat etmek lazım. Sürekli kâğıt havlu yolup, elini ona kurulama. Mutfak havlusu, mutfak bezi diye bir şey var. Onu kullan. İki günde bir değiştirirsin. Evet, yıkarken su ve deterjan harcıyorsun ama kâğıt israfından çok daha az zarar vermiş oluyorsun. Sen buzdolabında neleri muhafaza ediyorsun? -Mümkün mertebe kullanacağım kadar malzeme almaya özen gösteriyorum. Kilolarca domates patates almıyorsun… -Almıyorum. Az alıyorum, az tutuyorum. Haftalık liste yapmaya çalışıyorum. Mutlaka pazardan alışveriş yapıyorum. Haftada bir pazara gidiyorum. Burhaniye Pazarı, benim pazarım. Pazartesi günleri olağanüstü! Peynirimi de pazardan almaya çalışıyorum. Mümkün mertebe kapalı peynir almıyorum. Markete gidip peynir almayalı epey zaman oldu. Hep söylüyorsun ya, “Mevsiminde ve kendi toprağında yetiştirilen yerli sebzeyi meyveyi tüketin” diye. Bunu çok önemsiyorsun… -Evet. İstanbul’da yaşamıyorum artık. Kuzey Ege’ye taşındım. Bazı gıdalar çıktı hayatımdan. Mesela avokado yok. Özlüyorum ama anamın karnından avokadoyla mı doğdum? Varsın olmasın! Ben bu topraklarda yetişenle yaşıyorum. Köylülerin kendi tezgahlarında sattıklarını alıyorum. Neyin hormonlu neyin ilaçlı olduğunu nasıl anlıyorsun? -Anlayamam ki… Pırıl pırıl olmayanları mı tercih ediyorsun? -Öyle yaptığım da oluyor. Gerçi köylü de uyandı. Diyor ki, “Bu organik!” “Ne organiği arkadaşım diyorum!” Organiğe de bu kadar takılmak lazım mı? Onu da çok bilmiyorum. Geleneksel tarımın nispeten daha doğru olduğunu düşünüyorum. Bahçesinde küçük bir şey yetiştirmiş belli, az bir şey. Onu almaya çalışıyorum. Genellikle de inanılmaz lezzetli oluyor. “O domates neydi!” diyorum, ertesi sabah koşarak yine o kadına gidiyorum. Evdeki artan malzemelerle yaptığınız yemeğin fotoğrafını çekin. Video istemiyorum, story’de bir fotoğraf yeter bana. Ama altına, “Ekmek köftesi yaptım içine taze soğanla, dereotu koydum, tavada kızarttım” gibi şeyler yazın. Bu kadar kısa da olur. Uzun anlatmak istiyorsanız, canıma minnet. Ve bunu story’nizde paylaşın. Muhakkak benim ve HSBC Türkiye’nin Instagram adreslerini ve ArtanMutfağı’nı tag’leyin. Bu kadar. Hepinizin tariflerini bekliyorum. İhtiyacımızdan fazlasını almamayı nasıl başaracağız? -Zor ama başaracağız! Tamamen tüketmeye göre kurgulanmış bir dünyada yaşıyoruz. Tüketim manyağıyız hepimiz. Bunun değişmesi lazım. “Param var alıyorum”… Anladık, öyle yapıyorsun da… Hiç mi bir sorumluluk hissetmiyorsun? Çocuğuna ne bırakacaksın? Çocuğun nasıl bir dünyada yaşayacak? Senin çocuğun, senin çocukluğunun geçtiği dünyadan daha kötü bir dünyada yaşayacak. Onun çocuğuna ne olacak? Dünya diye bir şey kalmayınca ne olacak? Kim, nerede yaşayacak? Gıda olmayınca, kimyasal haplar yutarak mı yürüyecek bu iş? Bu gidişatta hiç mi sorumluluğumuz yok? Soruyorum size… Artık bu olan bitene bir “dur” demenin zamanı gelmedi mi? HSBC Türkiye neden Artan Mutfağı projesini hayata geçirdi? -Parçası olduğumuz topluma ve dünyamıza olan sorumluluğumuzun bankacılık faaliyetlerimizin ötesinde olduğuna inanıyoruz. Sahip olduğumuz gücü ve kaynaklarımızı, toplumda pozitif değişimi hızlandırmak, yarattığımız sosyal değeri artırmak ve daha sürdürülebilir bir dünya hedefi için kullanıyoruz. Son dönemde daha da artan doğal afetler, yaygın orman yangınları, gıda krizi, küresel ısınma… Dünyamız bize her fırsatta alarm zili çalıyor, uyanmamız, harekete geçmemiz, hızlanmamız yönünde uyarı veriyor. HSBC Türkiye olarak zaten sürdürülebilirlik alanında birçok projemiz bulunuyor Kâğıt, su, enerji ve atık tasarrufu sağlayan birçok projeyi hayata geçirdik. Sürdürülebilirlik konusunda hedeflediğimiz noktaya vaktinde ulaşabilmek için herkesin iş birliğine ve hızla uygulanıp sonuç alınabilecek daha fazla sayıda projeye ihtiyaç var. Sürdürülebilirlik, artık davranışlarımız, tercihlerimiz ve günlük yaşamımızın her alanında karşımıza çıkıyor ve aslında bir kültüre dönüştü. Bu konuda harekete geçmek ve etkili aksiyon almak için büyük, teknik projelerin dışında herkesin katılabileceği, pratik ve hızla sonuç alınabilecek alanlar da var. Mutfak da onlardan biri… -Aynen öyle! Tüm kültürlerin en önemli bileşenlerinden biri mutfaklarımız. Aileleri, dostları, insanları bir araya getiriyor. Alışveriş tercihimizden, gıda tüketimimize kadar pek çok alanda küçük değişiklikler yaparak daha sürdürülebilir bir mutfağa sahip olmak, israfı önlemek ve daha sağlıklı tercihler yapmak mümkün. 2021 Birleşmiş Milletler Gıda İsrafı Raporu’na göre, tüm dünyada her yıl yaklaşık 931 milyon ton gıda israf ediliyor. Bunun büyük bölümü evlerimizin mutfağında gerçekleşiyor. Daha iyi bir gelecek için, israfı önlemek için harekete geçmek hepimizin sorumluluğu. Bu konuya dikkat çekmek, değişimi en başta evlerimizde başlatmak ve yeni tarifler denemek için sevgili Şemsa Denizsel’le artan lezzetleri değerlendirdiğimiz ilham dolu bir mutfak hareketi başlattık. Artan Mutfağı projemizde, Şemsa Hanım’ın videolarıyla mutfaklarda artan malzemelerin, yaratıcılık dolu bir yolculuktan sonra lezzetli tariflere dönüşmesini hep birlikte izliyoruz. Mutfakların, sıfır atık anlayışını benimseyerek, değişikliğe başlamak için en kolay yerlerden biri olduğunun bilincinde olmalıyız. Her yemek, farklı hikayesi ve tadıyla, bir coğrafya için dilden dile ve tabaktan tabağa yayılan değerli bir kültürel araç. Kültürümüz içinde de önemli bir yer tutan mutfağı ve yemeği, sürdürülebilirlik ekseninde Artan Mutfağı projemizle buluşturduğumuz için de mutlu ve gururluyuz!
3. Sınıf Türkçe Evinizde nasıl bir iş bölümü var? Kim hangi işleri yapıyor? konusunu kısaca ve uzun ele nasıl bir iş bölümü var? Kim hangi işleri yapıyor? konusu ile ilgili kısaca bir yazı örneği ;Cevap Bizim evimizde eşit dağılmış bir iş bölümü Yemekleri yapar ve temizlik işlerine bakar, bizimle Çalışır, işten gelince evde tamir işleri yada taşınması gereken ağır işler varsa onları Kendi odamı toparlarım, sofrayı kurup kaldırırken anneme yardımcı olurum. Bir şey istedikleri zaman alıp nasıl bir iş bölümü var? Kim hangi işleri yapıyor? konusu ile ilgili uzun bir yazı örneği ;Cevap Herkeste olduğu gibi bizimde Evimizde herkesin iş bölümü vardır. Babamla ben annemi çok yormadan ona ev işlerinde yardımcı olmak isteriz. Babam hafta içi çalıştığı için hafta sonları yardımcı olabilir. Ona düşen tamir, tadilat ve market alışveriş işlerini evin içinde ortalığı dağıtmamaya çalışırım. Odamı temiz tutar, dağıldığı zaman toparlar, sofra kurulurken anneme yardım ederim. Annemin işin büyük bir bölümünü üstlenmektedir. Ben okula babamda işe gittiği için geri kalan zamanlarda evde anneme yardımcı oluruz. İşlerimiz bittiğinde hafta sonları ailecek gezmeye, sahile yürüyüş yapmaya, büyük anneleri ziyarete gideriz. Evinizde nasıl bir iş bölümü var? Kim hangi işleri yapıyor?Konusu Hakkında Soru Sormak İster Misiniz ? Yorum ve Düşüncelerinizin Bizim İçin Ne Kadar Değerli Olduğunu Biliyor Musunuz ? Destek ve Yorumlarınız için Tıklayınız...
3. Sınıf Hayat Bilgisi Ailenizde ev işlerinde iş bölümü yapılmazsa neler olabilir? konusunu kısaca ve uzun ele ev işlerinde iş bölümü yapılmazsa neler olabilir? konusu ile ilgili kısaca bir yazı örneği ;Cevap İş bölümü yapılmazsa bütün iş evde tek bir kişiye yüklenir oda bunları yapmakta ev işlerinde iş bölümü yapılmazsa neler olabilir? konusu ile ilgili uzun bir yazı örneği ;Cevap Ev işlerinde iş bölümü her ailede yapılması gereken bir konudur, herkes sorumluluğunu bilirse zaten evde fazla dağılmaz ve temiz kalır. Eğer biz iş bölümü yapmazsak nasıl olsa bir temizleyen toparlayan var diye düşünerek evi daha çok kirletiriz. Bütün evin yükü bir kişiye kalır. Bu nedenle oda kendine zamma ayıramaz sürekli evi toparlaması temizlemesi gerekir. Ailenizde ev işlerinde iş bölümü yapılmazsa neler olabilir?Konusu Hakkında Soru Sormak İster Misiniz ? Yorum ve Düşüncelerinizin Bizim İçin Ne Kadar Değerli Olduğunu Biliyor Musunuz ? Destek ve Yorumlarınız için Tıklayınız...
evimizde nasıl bir iş bölümü var