🐕 Müddessir Suresi 43 45 Ayet Meali
Kuranı Kerimi anlamak, ona göre yaşayabilmek, işte bütün mesele bu. Müddessir suresi 43. âyet Hakkı Yılmaz meali: Suçlular, “Biz, salâtçılardan [mâli yönden ve zihinsel açıdan destek verenlerden; toplumu aydınlatmaya çalışanlardan] değildik,
Mekkede nâzil olmuştur; 56 (ellialtı) âyettir. Sûre, adını ilk âyetindeki "el-müddessir" kelimesinden almıştır. "Müddessir", örtüsüne bürünen, sarınan demektir. Hz. Peygamber'e hitap eden ilk âyet, Müzzemmil sûresinden önce nâzil olmuştur. Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. 1. Ey örtünüp bürünen (Peygamber!) 2.
Kur'an-ı Kerim. Kuran-ı Kerim 74. suresi olan Müddessir Suresi Mekke’de nazil olmuştur, 56 ayettir. Müddessir Suresi Arapça-Türkçe okunuşu, Diyanet Meali ve Fazileti. Sûre, adını birinci âyette geçen “el-Müddessir” kelimesinden almıştır. “Müddessir” kelimesi anlamı, “Müzzemmil” kelimesinde olduğu gibi
43- Zuhruf Suresi. 44 - Duhan Suresi. 45 - Casiye Suresi. 46 - Ahkaf Suresi. 47 - Muhammed Suresi. 48 - Fetih Suresi. Müddessir Suresi. 75 - Kiyamet Suresi. 76
74 Sure. Müddessir Suresi 43. Ayet Meali, Müddessir 43, 74:43. Onlar şöyle derler: “Biz namaz kılanlardan değildik.”
Ayet Tüm Mealler: Müddessir 45. Elmalılı Hamdi Yazır (Orijinal): Müddessir 45. Diyanet İşleri Başkanlığı: Müddessir 45. Elmalılı Hamdi Yazır: Müddessir 45. Ali Fikri Yavuz: Müddessir 45. Diyanet Vakfi: Müddessir 45. Elmalılı Hamdi Yazır (Sade): Müddessir 45. Elmalılı Hamdi Yazır (Sade 2): Müddessir 45.
MüddessirSüresi 42. Ayet Tefsiri. 38: Her bir fert, kazandıklarına karşılık Allah katında tutulan bir rehindir. 39: Ancak amel defterleri sağdan verilen uğurlu ve mutlu kimseler başkadır. 40: Onlar cennetlerdedir. Aralarında soruşurlar: 41: Hayatları günah hasadıyla geçmiş inkârcı suçlular hakkında.
jzAURGH. Bayraktar Bayraklı Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali- Onlar da şöyle cevap vereceklerdir "İnanıp kulluk edenlerden değildik. Yoksulları doyurmuyorduk. Batıla dalanlarla birlikte dalardık. Ceza gününü yalanlardık. Sonunda ölüm bize geldi çattı."Mehmet Okuyan Kur’an Meal-TefsirOnlar da şöyle diyecekler "Biz salât ibadet edenlerden değildik.*Edip Yüksel Mesaj Kuran ÇevirisiDiyecekler ki, "salat etmezdik"*"Musallin"*den olmadık." Vakfı Süleymaniye Vakfı MealiOnlar da, "Biz namaz kılan kişiler değildik." Rıza Safa Kur'an-ı Kerim GerçekDediler ki "Destek olanlardan değildik!"Mustafa İslamoğlu Hayat Kitabı Kur’anCevap verecekler "Biz hem Allah'la bağımızı koparmıştık,Yaşar Nuri Öztürk Kur'an-ı Kerim MealiCevap verdiler "Namaz kılıp dua edenlerden değildik."Ali Bulaç Kur'an-ı Kerim ve Türkçe AnlamıOnlar "Biz namaz kılanlardan değildik" sadeleştirilmiş Onlar derler "Biz namaz kılanlardan değildik,Muhammed Esed Kur'an MesajıBerikiler "Biz" diyecekler, "ne namaz kılanlardan idik,Diyanet İşleri Kur'an-ı Kerim Türkçe MealiOnlar şöyle derler "Biz namaz kılanlardan değildik."Elmalılı Hamdi Yazır Kur'an-ı Kerim ve Yüce MealiDerler biz namaz kılanlardan değildikSüleyman Ateş Kur'an-ı Kerim ve Yüce MealiOnlar da Dediler ki "Biz namaz kılanlardan olmadık."Onlar "Biz namaz kılanlardan değildik" Basri Çantay Kur'an-ı Hakim ve Meal-i KerimGünahkarlar dediler derler "Biz namaz kılanlardan değildik".Derler ki Biz, namaz kılanlardan değildik,Şaban Piriş Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı-Namaz kılanlardan değildik, Yıldırım Kuran-ı Kerim ve MealiOnlar şöyle cevap verirler Biz namaz kılanlardan Hulusi Türkçe Kur'an ÇözümüDediler ki "Musallin'den bilfiil salatı yaşayanlardan değildik!"Edip Yüksel Eski Baskı Mesaj Kuran ÇevirisiDiyecekler ki, 'Desteklemezdik/namaz kılmazdık'Erhan Aktaş Eski Baskı Kerim Kur'an"Musallin"*den olmadık." Khalifa The Final TestamentThey will say, "We did not observe the contact prayers Salat.The Monotheist Group The Quran A Monotheist TranslationThey said "We were not as those who made the contact prayer."Edip-Layth Quran A Reformist TranslationThey said, "We were not of those who maintained communal support or observed contact prayer."
Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır. Kâlû lem neku mine-lmusallîneDerler ki Namaz kılmazdık.Onlar ise "Biz doğru dürüst namaz kılanlardan ve okuduğumuz Fatiha’da Rabbimize verdiğimiz sözlerde duranlardan değildik"[Not Örneğin; beş vakit namazda okuduğumuz Fatiha’da, günde 40 sefer “Ya Rabbi, ğadabına uğrayan Siyonist Yahudi merkezlerin ve dalâlete kayan ve he... Devamı..Berikiler diyecekler ki “Biz ne namaz kılanlardan idik,Onlar “- Biz namaz kılanlardan, dua ve niyaz ile Allah'a sığınanlardan, peygamberi salât ü selâm ile ananlardan, peygambere tabi olanlardan olmadık.” ki "Biz namaz kılanlardan 'Biz namaz kılanlardan değildik' şöyle derler “- Biz namaz kılanlardan değildik,Onlar Biz namaz kılanlardan Onlar da şöyle cevap vereceklerdir “İnanıp kulluk edenlerden değildik. Yoksulları doyurmuyorduk. Bâtıla dalanlarla birlikte dalardık. Ceza gününü yalanlardık. Sonunda ölüm bize geldi çattı.”Diyeler ki Bizler namaz kılmazdık!Cehennemlikler diyecekler ki “Biz Hak'tan yana olanlardan/kulluk edenlerden değildik.”“Musallin” kelimesini “namaz kılanlar” anlamında değil de “Hak’tan yana olanlar, insanca yaşamaya çalışanlar, sorumluluklarını bilinçli şekilde yerine... Devamı..Ânlar da "Biz hiç ’ibâdet itmedik,Onlar derler ki "Namaz kılanlardan değildik."Onlar şöyle derler “Biz namaz kılanlardan değildik.”Onlar şöyle cevap verirler Biz namaz kılanlardan değildik,Diyecekler ki, "Desteklemezdik/namaz kılmazdık"Bu ayetle başlayan ifadeler, hem dindar ve hem dinsiz inkarcıları "desteklemezdik/namaz kılmazdık" diye çevirdiğimiz kelime, ba... Devamı..Suçlular der ki "Biz namaz kılanlardan değildik."Derler biz namaz kılanlardan değildik“Musallin”¹den olmadık.” Çoğunlukla çevirilerde; “musallin” sözcüğüne, “namaz kılanlar” olarak anlam verilmekte ve bu ayetin çevirisi “Namaz kılanlardan olmadık” şeklinde y... Devamı..Günahkârlar dediler derler Biz namaz kılanlardan değildik».Onlar şöyle dediler “Biz namaz kılanlardan değildik.”Onlarda “Biz namaz kılanlardan değildik.”Diyecekler "Biz yalvarıya durmazdık,Onlar diyecekler ki namaz kılanlardan değildik,Onlar şöyle derler “Biz namaz kılanlardan değildik.”Onlar, “Biz namaz kılanlardan değildik” dediler.“Çünkübiz,” diye cevap verecekler, “namaz kılanlardan değildik! Türlü bahanelerle namazı terk ederdik. Bedenî ve bireysel hayatımızda Allah’ın tek rab ve ilâh oluşuna teslim olmazdık ve hak ile bâtılın mücâdelesinde müminler safında yerimizi almazdık!”Dediler ki “Namaz Kılanlar’dan değildik”.Cevap verirler " hiç namaz niyaz bilmedik, "Günahkârlar; "Salat-ı ikame edenlerden değildik!"Onlar da şöyle diyecekler “Biz [salât] ibadet edenlerden değildik. [*]Buradaki [salat/musallîn] kavramıyla verilen mesaj, “Biz, Allah’tan yana olanlardan değildik” şeklinde anlaşılmalıdır. Çünkü vahye, risalete ve ahir... Devamı..43,44. Onlar da “Biz namaz kılmazdık, yoksula yedirmezdik.” “Biz” diyecekler, “ne namaz kılanlardan idik, ²⁶26 Bu ilk dönem suresi nazil olduğu sırada namazın salât müminlere henüz farz kılınmamış olmasından dolayı, bu terimin, yukarıdaki bağlamda en geniş... Devamı..– Biz Allah ile bağımızı koparıp namaz kılmazdık. 18/100...105Cevap verecekler “Biz hem Allah’la bağımızı koparmıştık,[⁵⁴³⁵][5435] Lafzen “İbadet etmezdik” veya “namaz kılmazdık”.Dediler ki Biz namaz kılanlardan şöyle cevap verirler Biz namaz kılanlardan değildik. Onlar da Dediler ki "Biz namaz kılanlardan olmadık."Onlar da, “Biz namaz kılan kişiler değildik.” kılanlardan değildik, ki “Biz namaz verdiler "Namazı/duayı yerine getirenlerden değildik."eyittiler “olmaduķ namāz ķılıcılardan.”Eyideler Biz namāz ḳılıcılardan degül‐ deyəcəklər “Biz namaz qılanlardan deyildik;They will answer We were not of those who prayedThey will say "We were not of those who prayed;"
Müddessir Süresi 45. Ayet Tefsiri كُلُّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْ رَه۪ينَةٌۙ ﴿٣٨﴾ اِلَّٓا اَصْحَابَ الْيَم۪ينِۜۛ ﴿٣٩﴾ ف۪ي جَنَّاتٍۜۛ يَتَسَٓاءَلُونَۙ ﴿٤٠﴾ عَنِ الْمُجْرِم۪ينَۙ ﴿٤١﴾ مَا سَلَكَكُمْ ف۪ي سَقَرَ ﴿٤٢﴾ قَالُوا لَمْ نَكُ مِنَ الْمُصَلّ۪ينَۙ ﴿٤٣﴾ وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ الْمِسْك۪ينَۙ ﴿٤٤﴾ وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ الْخَٓائِض۪ينَۙ ﴿٤٥﴾ وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۙ ﴿٤٦﴾ حَتّٰٓى اَتٰينَا الْيَق۪ينُۜ ﴿٤٧﴾ فَمَا تَنْفَعُهُمْ شَفَاعَةُ الشَّافِع۪ينَۜ ﴿٤٨﴾ 38 Her bir fert, kazandıklarına karşılık Allah katında tutulan bir rehindir. 39 Ancak amel defterleri sağdan verilen uğurlu ve mutlu kimseler başkadır. 40 Onlar cennetlerdedir. Aralarında soruşurlar 41 Hayatları günah hasadıyla geçmiş inkârcı suçlular hakkında. Sonra suçlulara dönerek 42 “Nedir sizi şu Sekar’a sürükleyen?” derler. 43 Onlar da şöyle cevap verirler “Biz namaz kılanlardan değildik.” 44 “Fakirleri, yoksulları doyurmazdık.” 45 “Boş şeylere dalanlarla birlikte biz de dünyanın aldatıcı zevklerine dalar giderdik.” 46 “Hesap ve ceza gününü yalanlardık.” 47 “Böyle gaflet içinde yaşayıp giderken kaçınılması mümkün olmayan ölüm gerçeği geldi çattı.” 48 Artık şefaat edenlerin şefaati onlara bir fayda vermeyecektir. TEFSİR Dünyada insan hür iradesiyle ister hak, isterse bâtıl yolu tutabilir. Bu hususta Cenâb-ı Hak onu özgür bırakmıştır. Fakat kıyamet günü her can yaptıklarına karşılık rehin alınır, bağlanır, tutuklanır. Saadet veya felaketi kazancına bağlıdır. Sorumluluk ferdîdir. Her insan dünyadaki iman ve taatine yahut inkâr ve isyanına göre mükâfat veya ceza görür. Hâsılı insana ebedî kurtuluşu sağlayacak olan da, onu ebedî felâkete sürükleyecek olan da, onun dünyada tuttuğu yola ve o yolun Allah’ın rızâsına uygun olup olmamasına bağlıdır. Eğer bir insanın imanı bâtıl ve ameli bozuksa, onu en yakın dostlarının bile kurtarması mümkün değildir. Neticede Kur’an’ın “ashâb-ı yemîn” dediği; dünyada Allah’ın râzı olduğu itikat, ibâdet, ahlâk ve muâmelât çerçevesinde bir hayat yaşayıp, o imanla âhirete göçen ve mahşerde de amel defteri sağ elinden verilen bahtiyarlar, nefislerini rehin olmaktan kurtaracak ve cennete gireceklerdir. bk. Vâkıa 56/8, 27-40; Hakka 69/19-24 Bunların dışındakiler ise “ashâb-ı şimâl” olup amel defterlerini sol taraftan alacaklar ve cehenneme atılacaklardır. bk. Vâkıa 56/9, 41-56; Hakka 69/25-37 Bu arada cennetliklerle cehennemlikler arasında vuku bulan bir konuşma dile getirilerek, cehennemliklerin oraya atılma sebepleri haber verilir. Bunun hedefi, dünyadaki kâfirlere âhiretteki durumlarını anlatmak, bu yaptıklarından orada pişman olacaklarını gösterip onları uyanmaya ve doğru yola sevk etmektir. Bu sebepler şunlardır › Namaz kılmamak, › Fakirlere, yoksullara, muhtaçlara yemek yedirmemek, › Bâtıla, boş şeylere dalanlarla birlikte dalıp gitmek, › Hesap ve ceza gününü yalanlamak. İşte böyle bir inkâr ve günah hali üzere ölenlere o gün hiçbir şefaatçinin şefaati fayda vermeyecektir. Öyleyse, bu gerçekler karşısında insanın uyanıp kendine gelmesi ve yürüdüğü yanlış yolları bırakıp doğru yolu tutması gerekmez mi? Bu yüzden şöyle soruluyorKaynak Ömer Çelik Tefsiri
müddessir suresi 43 45 ayet meali